nevruzla ilgili nasıl bir kompozisyon

'Frmartuklu Soru-Cevap Bölümü' forumunda Kayıtsız Üye tarafından 25 Şubat 2011 tarihinde açılan konu

  1. Sponsorlu Bağlantılar
    nevruzla ilgili nasıl bir kompozisyon konusu nevruzla ilgili nasıl bir kompozisyon

    İlkbahar belki de mevsimlerin en güzelidir. Kış ayını terk ederken resmen donmuş olan doğal hayat yeniden yaşama merhaba dercesine büyük bir coşku ile yeniden doğuşu yaşar. Belki farklı yarım kürelerde farklı zamanlarda yaşansa bile bizim ülkemizin yer aldığı Kuzey Yarımkürede 21 Mart ile 22 Haziran tarihleri arasında yaşanmaktadır.

    Eski kültürler incelendiğinde yeni yılın başlangıcının nhep 21 Mart ya da 22 Mart’a denk geldiği görülür. yani atalarımız aslında yeni yılın başlangıcı olarak Bahar aylarının başlangıcını kabul etmişlerdir. Bu sebeple binlerce yıldır bu günler Yeni Gün ya da Nevruz olarak kutlanmaktadır. Hem de sadece bir halka ait bir bayram olarak değil Balkanlardan Orta Asya’ya kadar çeşitli hikaye ve destanlara bağlı olarak ama hep aynı günde Nevruz yani Baharın gelişi kutlanmaktadır.

    Baharın gelmesi aynı zamanda insanların üzerinde muhteşem güzel değişikliklerinde olmasını sağlamaktadır. Her ne kadar bahar yorgunluğu ve alerjen etkiler bazı kişileri olumsuz etkilese bile bahar aylarında insanlarda kendilerini iyi hissederler. Artık sık sık hastalanmazlar içleri heyecan dolu olur ve genelde yeni aşklar ya da yeni işler hep bu mevsimde başlar. İnsanın içi içine sığmaz papatya denen o muhteşem çiçek ve kelebekler hep bu mevsimde olur. hele yeşil erik yok mu hemen ağzımızın sulanmasını nasıl durdurabiliriz.

    Yani İlkbaharın gelişi bir mutluluk gösterisidir ve bu mutluluk herkese sadece insanoğluna değil tüm canlılara aittir.
     
  2. Mavi_inci

    Mavi_inci Özel Üye

    nevruzla ilgili nasıl bir kompozisyon

    Her milletin hafızasında yer etmiş, silinmez mürekkeple yazılmış önemli günler mevcuttur. Öyle ki bu günler, bir milleti oluşturan bütün fertlerin acılarını, sevinçlerini, heyecanlarını bir başka deyişle söz konusu milletin kültürünü yansıtırlar. Milli bayramlar, bu izaha uygun olan belirli ve önemli unsurlardır. “Nevruz” da milli bir bayramdır.
    Nevruz köken itibarıyla Farsça bir kelime olup; “yeni” manasına gelen “nev” ile “gün” anlamına gelen “rûz” kelimelerinin birleşimi neticesinde oluşmuş “yenigün”manasına gelen birleşik bir kelimedir. Kültürler arası etkileşimin doğal bir sonucu olarak; Türkler, Farslar, Kürtler, Arnavutlar, Gürcüler ve Afganlarca benimsenmiştir. Bu milletlerce sahiplenilmiş olan Nevruz Bayramının başlangıcı milattan önceki yıllara dayanmaktadır. Nevruz Bayramı olarak kutlanılan gün Türklerin inancına göre “Asena”adlı dişi bir bozkurt rehberliğinde etrafı dağlarla çevrili Ergenekon denilen yerden çıktıkları gündür. Orta Asya Türklerinde baharın gelişi önemli bir yere sahipti. Kışın gelmesiyle birlikte her taraf sakinleşir, doğa alabildiği en sade şeklini alır. Baharın gelmesiyle birlikte çiçekler açar, çayırlar yeşerir, göz alabildiğine her yer renk cümbüşüne döner. Bu sefer doğa kışın aksine alabildiği en canlı şeklini alır. Bu hâdise Türklerin yaşadığı coğrafyadan dolay 21 Mart’a tekabül ederdi. Türkler bu canlılığın, hareketliliğin getirdiği o sevinçle, heyecanla 21 Mart gününü bahar bayramı olarak kutlanmaktadır. Yakın tarihten Osmanlı Devletinde de kutlanan Nevruz “Nevruziye”adı verilen şenliklerle, coşkuyla kutlanırdı. Osmanlı sarayında Nevruz günü Hekimbaşı özel macun kaynatır, başta padişah olmak üzere akabinde devlet büyüklerine ikram edilirdi. Nevruziye adı verilen bu macun hala Manisa’da 21 Mart’ta yapılmaktadır. Nevruz’un Türk Edebiyatı’nda göz ardı edilemeyecek bir yeri vardır. Türk Edebiyatına Nevruz; Nevruz-ı Asl, Nevruz-ı Arap, Nevruz-ı Bayati, Nevruz-ı Hicaz, Nevruz-ı Acem, Nevruz-ı Seba olarak girmiştir. Ayrıca Türk Destanlarından biri olan Ergenekon Destanı’nda da bahsi geçmektedir. Tüm bunlar Nevruz’un Türk Kültürüne olan katkısının somut delilleridir.
    Nevruz şu anda Asya Kıtasının büyük bir bölümünde Mart ayının gelmesiyle birlikte coşkuyla kutlanmaktadır. Birçok milletin kültür değerlerinde önemli bir yere sahip olan Nevruz Türklerde de bugüne kadar nasıl önemini kaybetmeden kutlanmışsa bundan sonra da aynı hazla kutlanacaktır.

    İbrahim KILIÇBAY'dan alıntı...
     

Bu Sayfayı Paylaş