Network RehbeRi

'İnternet ve Network' forumunda NeslisH tarafından 18 Aralık 2008 tarihinde açılan konu

  1. NeslisH

    NeslisH Özel Üye

    Sponsorlu Bağlantılar
    Network RehbeRi konusu Bilgisayarlar hep yalnız kalsaydı ve bilgisayar ağları olmasaydı, ne olurdu hiç düşündünüz mü? En basitinden bir örnekle başlayalım. Eğer ağ kavramıyla tanışmasaydık şu an siz bu yazıyı burada okuyamıyor olacaktınız ;-) Evet Internet'i bir birinden uzak bir çok Local Area Network'un (Yerel alan ağ'larının) birleşmesiyle oluşan milyonlarca Wide Area Network'lerin (Geniş alan ağ'ların), routerlar vasıtasıyla bağlanması sonucu oluşan en geniş ağ olarak nitelendirebiliriz sanırım. Yani dünyadaki bir çok bilgisayardaki ufak bilgilerin paylaşıma açılmasıyla uçsuz bucaksız bir bilgi dünyasına açılıyoruz kısacası. Bu yüzden Internet'i büyük bir bilgi paylaşımı olarak nitelendiriyoruz. Bütün bilgisayarlar, sunucular kapalı olsa Internet diye birşey olmazdı. Yani eğer paylaşım olmasaydı Internet de olmazdı! Bu gün sizde internet'e bağlandığınız süre içersinde eğer KaZaA, i-mesh gibi dosya paylaşım programlarını kullanıyorsanız bilgisayarınızı bu bilgi ağının bir parçası yapıyorsunuz demektir.

    [​IMG]
    Bu yazımızda sizlere bu işlerin temelinden başlayıp biraz önbilgi vereceğiz. Daha sonraki yazılarımızda, basit bir yerel ağın A'dan Z'ye kurulumu'nu derinlemesine anlatacağız. Böylece bir çok kullanıcının aklındaki network ile ilgili sorularını cevaplayacağız sanırım.

    Bu yazımız network'e giriş tarzında bir makale; bilgisayar ağları'nın temellerinden bahsedip örnekler üzerinde yorumlarımızı sizlere sunacağız.

    Bu makalemizde:

    -LAN, WAN kavramlarına; bilgisayar topolojilerine ve yerel ağlar için gerekli olan ağ ekipmanlarını göz atacağız.

    Neden bilgisayar ağ'larına ihtiyacımız var?

    Önce girişte bahsettiğimiz "LAN" ve "WAN" kavramları ile başlayalım.Yerel ağ olarak tanımladığımız Local Area Network'e aynı yapı içindeki sınırlı bir alanda bir birine bağlanmış bilgisayarlardan oluşan bilgisayar ağına diyoruz. Örnek olarak hepimizin bildiği internet kafeler, yerel ağın oluşumuna güzel bir örnektir. Wide Area Network ise; farklı bölgelerdeki yerel ağların bağlanması sonucu oluşan bilgisayar ağıdır. Mesela; Bir kargo şirketin'nin İstanbul, İzmir,Ankara ... şubelerinde ki yerel ağları'nın bir birbirine bağlanması.


    [​IMG]
    -Ufak bir Local Area Network-

    LAN' larda temel amaç aynı yapı içinde kullanılan bilgisayarların bazı donanımları paylaşmasını, ortak çalışma ortamını sağlayarak zamandan tasarruf edilmesi sayesinde bilginin hızlı bir şekilde okunması ve işlenmesini sağlamak. Örneğin bir oda içersinde 10 bilgisayar var. Her bir bilgisayarın sürekli yazıcı kullanması gerekli. Eğer ağ ortamı yoksa, bunu ya hepsine ayrı ayrı yazıcı bağlayarak halledersiniz ya da kim doküman çıkaracaksa o kişi dokümanını diskete kaydedip yazıcının bağlı olduğu bilgisayardan çıkış alarak sorunu halleder. Burada bahsettiğimiz birinci yöntem masraflı bir yöntem, ikinci yöntem ise çalışma performansını düşüren ve çok zaman kaybına sebep olabilecek bir yöntem.Bu sorunu ufak bir ağ kurarak ve yazıcının kullanım sıklığına bağlı olmak kaydıyla ağ'a bağlı bir yada iki bilgisayara yazıcı kurup bu yazıcıları da ağ'daki diğer bilgisayarların kullanımı için paylaşıma açabiliriz. Böylece hem maddi yönden tasarruf sağlarız hem de çalışma performansını arttırırız.

    WAN'lara bir örnek verecek olursak ta yukarıda bahsetmiş olduğum kargo şirketi örneğini sürdürelim. Eğer bir kargo şirketine sahipseniz bir çok ilde yada ülkede geniş bir ağa sahip olmanız gerekir. Çünkü kargo için girilen her hangi bir kaydın rahatlıkla diğer şubelerde de eş zamanlı okunabilmesi gerekir. Aynı durum bankalarda da geçerli eğer siz her hangi bir bankanın x şubesinde hesap açtırdınız ve paranızı oraya yatırdıysanız. Peki nasıl oluyorda bilgileriniz başka bir şubesinde kayıtlı olabiliyor hatta başka bir banka ATM şubesinden dahi kendi hesabınıza erişebiliyorsunuz? Aslında burda anlatmış olduğumuz şubeler birer client (istemci) olmuş oluyolar ve bilgileri Merkez' deki yani Server'ın (Sunucu'nun) bulunduğu yerden okumak için çağırıyor yada kayıt ederken oraya kayıt ediyor. Yani kısaca havuz sistemi diyelim biz. Bilgi havuzu yani ;-)



    [​IMG]
    -Büyük bir Wide Area Network-

    Toparlayacak olursak; Network, birbirine bağlanmış server,printer, pc yada benzeri haberleşme ekipmanlarının en ekonomik ve verimli yoldan kullanılmasıdır diyebiliriz. Bu bağlamda network'ün bizlere yararları da zamandan ve maliyetten tasarruf ederek ortak çalışma ortamı sağlamasıdır.


    Server, Client ve dolayısıyla karşınızda : Band genişliği sorunu

    Sırası gelmişken Server-Client ilişkisinden bahsedelim ve bilgisayar ağlarında Ana makine dediğimiz "Server'lara neden ihtiyamız var?" , "Ağ'da bant genişliğine niçin ihtiyacımız var? " gibi akıllarda ki sorularını yanıtlayalım.

    Server, Sunucu, Ana Makine hepsi aynı şey... Siz ne şekilde adlandırırsanız adlandırın, biz amacı ağ ortamındaki diğer bilgisayarlara kaynaklarını açıp programların paylaşıldığı, bilginin toplu halde biriktiği veri tabanlarının kurulu olduğu makineler diyelim kısaca. Server olarak olarak tabir ettiğimiz ana bilgisayarlar, kullanım şekline göre farklı bir şekilde sunuculuk görevini üstlenebilirler. Mesela bilginin belli bir havuzda toplanması amacıyla kurulan bir data server düşünelim. Buradaki amaç diğer kullanıcı dediğimiz yani client'lerin (istemci'lerin) bu bilgilere rahatlıkla erişip kullanım yapmasıdır ve ortak bir data'nın kullanılmasıdır. Yukarıdaki örnekte bahsettiğimiz banka ve kargo şirketi böyle bir server kullanması gerekmektedir.

    Biraz önce de dediğimiz gibi bir bir ağ da farklı yada aynı amaçlar için bir çok server olabilir, kullanıcı sayısı arttıkça ağ'daki bant genişliği azalacaktır. Sunucudan bilgi gönderip almada, bekleme de sorunları olacaktır. O yüzden ağ'daki bant genişliğini arttırmak için bir Server'e bir kaç işlevsellik verip yaptırmak yerine bir ağ'a bir kaç tane server kurabiliriz.

    Şimdi isterseniz bir örnek verelim; Merkezi bir veritabanının kullanıldığı 20 kullanıcılı gibi, fazla geniş olmayan bir LAN'da buna ek olarak Internet paylaşımı ve yazıcı paylaşımı olduğunu var sayalım. Bütün paylaşımları tek bir makine'den yapmaya kalkarsanız ağ trafiğiniz allak bullak olur. Düşünsenize, bu tek bilgisayardan Internet'e bağlısınız oraya belli bir paket alıp gönderiyorsunuz. Ayrıca kullanıcılar Internet'e çıkış yaptıkça onlara da ayrıca bir bant genişliği ayırıyorsunuz, sonra bir bakmışsınız yazıcıda kuyruk çok, bu arada veritabanınıza sürekli kayıt işleniyor ve okunuyor.

    Yani anlıyacağınız 20 şeritli(biraz abarttık ama) bir yolun en sonunda tek şerit'e inen bir köprü var. Eee haliyle 20 araba belli bir sıraya girerek bu yoldan geçmek zorunda! Fakat bu işlemleri farklı farklı bilgisayarlara bölüp gerçekleştirirseniz o tek şeritli köprüyü 3 şerit'e çıkarmış olursunuz. Sanırım bu örnekle ağlarda ki bant genişliği gereksinimini kafanızda sağlam bir şekilde oturttuk.

    Nasıl iletişim yapılıyor peki?

    Bilgisayar ağlarında kullanılan kablolardan bahsedelim birazda. Yerel alan ağlarında kullanılan kablo çeşitleri :

    -Thin Ethernet coaxial (ince koaksiel kablo )
    -Thick Ethernet coaxial (kalın koaksiel kablo)
    -CAT 3 Unshielded Twisted Pair (Kategori 3 korumasız dolanmış çift tel)
    -CAT 5 Unshielded Twisted Pair (Kategori 5 korumasız dolanmış çift tel)
    -Fiber optik kablolar (Kablonun gidemeyeceği yerler için )
    - Ve son zamanlarda kablolardan kurtulmak için tercih edilen Wireless(kablosuz) iletişim

    Yerel ağlarda, koaksiel kablolar kullanım kolaylığı sağlamaması yüzünden günümüzde fazla kullanılmamaktadır. Fakat uzun mesafeli iletişim sağlarlar. BNC konnektörlerle bilgisayarda sonlandırılır. CAT3 ve CAT5 standartlarında kullandığımız UTP kablo yerel ağlarda daha çok kullanılıyor. UTP kabloların sonlandırmak için RJ-45 dediğimiz konnektörleri kullanıyoruz. Ek olarak bilgi vermek amacıyla söyleyeyim, CAT1 UTP kablosunuda telefon kablosu olarak bilmekteyiz ve sonlandırıcısı da RJ-11 konnektördür. Ayrıca kablonun gidemeyeceği yerler içinde fiber optik kabloları kullanıyoruz.Wireless'ler ise radyo dalgasıyla çalışan kablosuz iletişim için bir çözüm ama bant genişliği şuan için az.



    [​IMG]
    -LAN ortamında kullanılan kablolar ve sundukları maksimum bant genişliği ve sinyal taşıma uzaklığı-
    Network Topolojileri
    Ağdaki bilgisayarların birbirine göre bağlantı şekline topoloji diyoruz.

    BUS

    Bus topolojisinde bilgisayarlar bir hat üzerinden Coaxial (koaksiel) kablo ile bağlıdır. Bu hattın sonunuda terminatör denen sonlandırıcı ile kablo sonlandırılır.

    Bus topolojisinin artıları ve eksileri:

    Basit ağ genişlemesi sağlar, Hub, swich gibi elemanlara ihtiyaç yoktur. Ancak Hattın belli bir yerinde kopukluk olduğu zaman tüm ağı etkiler.Ağın toplam uzunluğu 185m'yi geçemez. Standartlarından dolayı En fazla 35 bilgisayar bağlamaya izin verir. Arıza tespiti zordur.




    [​IMG]

    RING

    Ring topoloji adından anlaşılacağı gibi halka bir biçimde sıralanmış bilgisayarlardan oluşan bir topolojidir.

    Burada kablonun belli bir tarafında arıza olsa dahi veri kablonun öbür tarafından gelerek iletim devam eder. Bu topolojinin dezavantajı ise kompleks bir yönetim sisteminin olması





    [​IMG]
    STAR

    Merkezi bir hub/swich'e bağlı bilgisayarların oluşturduğu topoloji olan star,en çok kullanılan topoloji biçimidir.

    Star topolojini artı ve eksi yanları;

    Ekonomik kablolama, hızlı kurulum,swich yada brige'lerle rahat genişleyebilmesi,Bağlantıda gelebilecek bir kablo kopukluğunda tüm ağı etkilememesi, hub yada swich üzerindeki led'ler sayesinde hata tespitinin kolay olması artı yönleridir. Ancak UTP kablo ile bağlantı mesafesi 100m'yi aşması durumunda sinyal iletimi olamayacağından bağlantı gerçekleşemez.





    [​IMG]
    Yerel ağlarda kullanılan ekipmanlar:

    Ethernet kartı :Bilgisayarınızın ağ kartı. Yani kabloların gelip sonlandırılarak bilgisayara bağlandığı yer diyelim.

    Swich/Hub : Star yapıya sahip bilgisayar ağlarındaki bütün bağlantıların birleştiği merkez olarak tanımlanırlar. Buraya gelen sinyaller diğer bilgisayarlara dağıtılır. 10/100Mbps olarak piyasada satılırlar. Gerçi genellikle hub'lar 10Mbps'dir. Switch'lerin hub'lardan farkı daha akıllı olmalarıdır. İletilmesi istenilen paketi sadece istenilen yere dağıtır bütün ağa göndermez. Örneğin internet çıkışı isteyen sadece 2 makine varsa bütün makinelere gönderilerek bant genişliğini azaltmaya gerek yok deyip diğer makinelere çıkış vermez. Tabii Explorer'a tıklamadıkları sürece.

    Konnektörler: Önceden de değindiğimiz gibi kablo tiplerine göre kablonun uzunu sonlandırmak ve bilgisayardaki ethernet kartlarına bağlanmasına sağlamak amacıyla bazı aparatlara ihtiyacımzı var. İşte onlara konnektör diyoruz. CAT3-5 kablo için RJ-45, Koaksiel kablo için BNC gibi

    Ve tabi ki yukarıda anlattığımız kablolar ve kablosuz iletişim ekipmanları bir ağın vazgeçilmez unsurlarıdır. Bu ekipmanlar yerel bilgisayar ağları için yeterli olanlardır.

    Kablolama nasıl yapılır?

    Kullanıcıların bir çoğunun kendi ağlarını oluştururken kafaları karıştıran en önemli noktalardan biri kablolama konusudur. Genelde bize gelen sorular şu yönde: "Renklerin bağlanma sırası önemli mi? 2 bilgisayarı bağlarken hangi renkleri nasıl bağlayacağım?"

    Kablolama konusunda bu karışıklığı gidermek için bu soruların cevaplarını, nasıl CAT5 kablo oluşturacağınızı, resimler eşliğince göstereceğiz.

    Network için kablo yaparken öncelikle bakmanız gereken şey kablonuzun standardı. CAT5 kablolar için genel olarak kullanılan iki standart var 586-A ve 586-B. Bu standartlar kablonuzun üzerinde yazar. Kablonuzu renklerine göre bağlayacağınız standartlarda bunlardan ibarettir.




    *** 568 A ya göre Bağlama ***
    [​IMG]

    1-Yeşil-Beyaz

    2-Yeşil

    3-Turuncu-Beyaz

    4-Mavi

    5-Mavi-Beyaz

    6-Turuncu

    7-Kahverengi-Bayaz

    8-Kahverengi


    *** 568 B ye göre bağlama ***
    [​IMG]

    1-Turuncu-Beyaz

    2-Turuncu

    3-Yeşil-Beyaz

    4-Mavi

    5-Mavi-Beyaz

    6-Yeşil

    7-Kahverengi-Bayaz

    8-Kahverengi



    Bilgisayarları Hub ya da Swich yardımıyla bir birine bağlamak için kablo yapma

    Birden çok bilgisayarı bir birine bağlamak istiyorsanız, Hub ya da Swich yardımıyla bu işi rahatlıkla yapabilirsiniz. Kablonun renklerine göre bağlama yöntemi ise yine kablonuzun üzerinde yazan standart'a göre yapmanız tavsiye edilir. Tavsiye edilir diyorum çünkü ben kendi kafama göre yaptığım farklı renklerde bağlamada da bir network ağını çalıştırabildim. Ama en iyi performans alacağınız biçim kablonun üzerinde yazan standart'a göre kablo'nun uçlarını bağlamaktır.

    Bilgisayarları Hub yada Swich ile birbirine bağlıyorsanız, kabloyu düz bağlayacaksınız yani kablonun her iki ucu da, kablonun üzerindeki standart'a göre ya 586-A yada 586-B'ye göre bağlanacak.
    İki Bilgisayarı birbirine bağlamak için cross kablo yapma

    İki bilgisayarı birbirine bağlamak için cross(çapraz bağlantılı) kablo yapmak gerekir. Bunun için de kablonun bir ucunu 586-A'ya göre bir ucunu da 586-B'ye göre yapmanız yeterli olacaktır.

    Adım Adım kablomuzu oluşturalım
    [​IMG]
    Malzemelerimiz hazır:

    CAT 5 kablo, RJ45 konnektör, kablo sıkma pensesi ve konnektöre takmak isterseniz pabucu :)
    [​IMG]
    Kablomuzun ucunu 4-5 cm kadar sıyırıyoruz. Bunu sıkma pensesinde bulunan makas yardımıyla yapabilirsiniz. Dikkatli olun kabloyu sıyırırken fazla derin'e girmeyin. Yoksa içindeki çift sarılmış tellere de zarar verebilirsiniz. Ufak bi çizik atıp elinizle kabloyu sıyırın. Gördüğünüz gibi 4 tane birbirine sarılmış çift tel çıkıyor.
    [​IMG]
    Bu dolanmış telleri açtıktan sonra kablonun standart'ına uyarak (586-A veya 586-B için) tellerin renklerine göre sıralamaya başlıyoruz.Kablonun renklerini ayarladıktan sonra bir elinizin baş ve işaret parmağını kullanarak sıyrılmış kablonun başlangıçını, diğer elimizin yine baş ve işaret parmağını da renk sırasına göre dizilmiş tellerin bitişini sıkı bir şekilde tutup yukarı aşağıya elimizi kıvırarak telleri düz bir hale getirmek için uğraşıyoruz.
    [​IMG]
    Sıyrılmamış kablodan itibariyle 1,5-2cm'lik kısmı yeterince düzleşmişse, Yine sıyrılmamış kablonun başlangıçı itibariyle 1-1,5cmlik bir kısmından düzgün bir şekilde kesiyoruz.
    [​IMG]
    Kablomuzu, RJ45 konnektörün alt ve üst kısmını kontrol ederek doğru bir şekilde takıyoruz.
    [​IMG]
    Kablo sıkma pensesi yardımıyla RJ45 konnektörümüzü kablomuzla sıkıştırıyoruz.

    Evet kablomuz hazır. Daha önceden de değindiğimiz gibi eğer hazırlayacağınız kablo 2 PC içinse diğer ucu çapraz bağlayacaksanız, ama Hub/Swich'e bağlamak içinse düz bağlayacaksınız.


    Network için İşletim Sistemi ayarları

    Kablolamayı hallettik, Ethernet kartlarımız kurulu olduğunu varsayıyorum, şimdi işletim sistemimize göre network'ümü yapılandırmaya başlayalım.

    Windows 9x/ME İşletim Sistemi kurulu bilgisayarlar için gerekli ayarlamalar
    Ben Windows 98SE kurulu bir bilgisayar üzerinde bu konuya değineceğim ama başlıktada görüldüğü gibi bu anlattıklarım Windows 9x/Me işletim sistemi kurulu bilgisayarlar için geçerlidir.

    Şimdi Windows 98 işletim sistemi kurulu bir bilgisayar için gerekli ayarları adım adım yapalım.

    Başlat-->Ayarlar-->Denetim Masası-->Ağ kısmını açıyoruz.


    Ekrana gelen ilk sekmeden gerekli protokolleri yükleyelim. Bunları eklemek için, Ekle-->iletişim kurallarını seçip ekle kısmına tıklıyoruz. Daha sonra Üretici firma Microsoft'u seçip aşağıdaki protokolleri ekliyoruz.

    -IPX/SPX uyumlu iletişim kuralı

    -NetBEUI

    -TCP/IP (normalde zaten kurulu olması lazım)

    Bu üç protokol bizim ağımızda uygulayacağımız işlemler için(internet paylaşımı, dosyaların paylaşımı vs...) gerekli protokoller.
     
  2. NeslisH

    NeslisH Özel Üye

    Eğer dosya ve yazıcılarınızı paylaşmak istiyorsanız ve ağ protokol ve bileşenlerinin olduğu bölümde Microsoft ve Ağları için dosya ve yazıcı paylaşımı yoksa bunu da yine Ekle-->Hizmet bölümünden ekleyebilirsiniz.

    Dosya yazıcı paylaşımı sekmesinden dosya ve yazıcılarını paylaşıma açmak için seçili hale getirebilirsiniz. Tabi bunu yapmakla dosyalarını yada yazıcınızı hemen ağ ort¤¤¤¤¤ açmış olmuyorsunuz. Buna biraz sonra değineceğiz.

    Tanımlama bölümünde ise, Bilgisayarımızın ağ ortamında görülecek ismi ve çalışma grubumuzun adını belirtip tamamı tıklıyoruz. Bilgisayar gerekli dosyaları yükleyecek ve sisteminizi baştan başlatmanızı söyleyecektir.

    Bu arada dikkat ederseniz hiç IP'den bahsetmedim. Bilgisayarımıza şuan sabit bir IP atamadık. Bilgisayarınızı her başlattığınız da otomatik bir ip alıyor.Bunu yapmamızın nedeni ise şu an ilk öncelikli hedefimiz en basit şekilde bir bilgisayar ağı kurabilmenizi sağlamak. Daha sonra sabit IP vererek zaten uygulamalar yapacağız.

    Windows 98'te masa üstünde bulunan Ağ komşularına tıkladığınız zaman Ağ'a bağlı bulunan bilgisayarları göreceksiniz

    Windows 98 ile disk ya da bölümlerinizi çok rahatlıkla paylaşıma açabilirsiniz. Eğer disk yada bölümlerinizi paylaşıma açmak istiyorsanız diskinizin ya da bölümünüzün üzerine sağ tıklayıp paylaşım sekmesinden diskinizi ya da bölümünüzü tüm ağ ort¤¤¤¤¤ açabilirsiniz. Aynı şey yazıcılarınız içinde geçerlidir.



    Şimdi eğer her iki sisteminiz ya da diğer bütün Ağ'a bağlı bilgisayarlarınız Windows 98 işletim sistemiyle ağ'a bağlanıyorsa bilgisayar adı dışında bütün ayarlar aynı olacak biçimde ayarlayın. Windows 98 işletim sisteminde bu adımları gerçekleştirdikten sonra ağımız çalışır bir şekilde hazır sizi bekliyor olacaktır.

    Windows 2000 işletim sistemi kurulu bilgisayarlar için gerekli ayarlamalar

    Başlat-->Ayarlar-->Denetim Masası-->Ağ ve Çevirmeli Bağlantılar' ı açıyoruz

    Kablonuzun takılı olduğu ethernet kartı için Yerel Ağ ve Bağlantısı kısmını açın. Ethernet kartınızı sisteminize kurmanız ile birlikte bir çalışma grubu için gerekli olan bileşenlerde zaten kurulmuş oluyor. Şimdilik başka protokollere ihtiyacımız yok. Normal ayarlar bize yetiyor.

    Başlat-->Ayarlar-->Denetim Masası-->Sistem kısmını açıyoruz.

    Ağ Kimliği sekmesini tıklıyoruz. Ekrandaki görünen Özellikler bölümüne açtığımız zaman Bizden bilgisayar adını ve Çalışma grubunuzu yazmanız isteniyor. Ortak çalışma grubunuzun adını verip, farklı bir bilgisayar adı tanımlıyoruz. Windows'unuzu ağa bağlamak için bütün yapmanız gereken bu. Her iki sistem için de aynı çalışma gurubunu yazmalısınız.


    -Masa üstündeki ağ bağlantılarımdaki yakındaki bilgisayarlar'a bakarsanız ağ'ınızdaki bilgisayarları görebilirsiniz-

    Kullanıcıların büyük çoğunluğunun asıl zorlandığı kısım dosya ve yazıcı paylaşımı. Windows 2000/XP'de, Win98'in aksine, kaynaklarınızı kullanıma açtığınız zaman herkes giremiyor. Windows 2000, kullanıcılara "Arkadaş dur bakalım, senin buraya erişme hakkın var mı?" diye soruyor.

    -Windows 98'ten Windows 2000 de paylaşılmış kaynağa erişirken çokça karşılaşılan sorun-

    Yukarıdaki resimde görülen "Ağ parolasını girin" kısmında ister admin parolası girin, ister kendi bilgisayar parolanızı fayda etmez. Bu hata şu ifadeyi taşır: "Bağlanmaya çalıştığınız Windows 2000'nin kullanıcılar kısmında tanımlı değilsiniz".

    O zaman Windows 98'ten bağlanmaya çalıştığımız Windows 2000'e kullanıcı tanımımızı ekleyelim. Peki kullanıcı tanımı derken neyi kastediyoruz? Bilgisayarı açtığınız zaman ki login olurken kullandığınız kullanıcı adı ve parolası.

    Windows 2000'de bu parola sorunu fazla sorun yaratmasa da Windows98 de çok sorunlar çıkıyor (Enter'a basıp login bile olabiliyorsunuz yani) Kullanıcılar yanlışlıkla Win98 login kısmına şifre yazarken bir karakteri yanlış yazsalar dahi oturum ağa açılır, ağınızda bulunan diğer Win98'in paylaşılmış kaynaklarına rahatlıkla (yol geçen hanı gibi) erişebilmenize rağmen, ağınızdaki Windows 2000 yüklü bir bilgisayarın paylaşmış olduğu kaynağa erişmeniz mümkün değildir. Çünkü siz o bilgisayarın kullanıcılar kısmındaki hesabında bulunan login şifrenizi (yanlışlıklada olsa) farklı bir şifre kullanarak kendi Windows 98'i açtınız. Windows 2000'de hiç ciddiyetini bozmadan, size "sen kimsin kardeşim?" der ;-) Lafın özü ilişkinizi hemen koparır. Böyle bir durumda Windows 98 işletim sisteminde tekrar login olun ve kullanıcı adı ile şifrenizi doğru bir şekilde girmeyi deneyin.

    Windows 2000'lerin bağlanma konusunda böyle bir sorunu yoktur çünkü Login sırasında sizin belirlemiş olduğunuz kullanıcı adı ve parolası dışında sisteme zaten girmenizin olanağı yoktur. O yüzden böyle talihsiz kazalarla karşılaşmazsınız.

    Bunun dışında Windows 2000'de Windows 98 olduğu gibi diskinizin yada bölümünüzün tamamını paylaşıma açma gibi bir zorunluluğunuz yok. Sadece İstediğiniz klasörleri paylaşıma açabilirsiniz.



    -Kaynaklarınızı görmek istediğiniz ağdaki kullanıcıların kendi bilgisayarındaki login kullanıcı adı ve parolasını buraya ekleyin ama mutlaka özelliklerden güvenliğiniz için sınırlandırın.

    Windows 2000 işletim sisteminde paylaşıma açtığınız kaynakların da erişim izinlerini düzenleyebiliriz. Mesela "Belgelerim klasörünü" paylaşıma açtınız. Burada ki izinler kısmından belgelerinizin sadece okunabilir olmasına izin verebilir. Sadece belli kullanıcılarında teker teker "Ad Ekleme" bölümünden ekleyerek ayrı kısıtlamalar verebilirsiniz. Aşağıda ad kısmımda görülen "Everyone" ise kullanıcı hesabınızda kayıtlı olan bütün kullanıcıların verdiğiniz izinler doğrultusunda paylaşılan kaynağa erişebileceğini gösteriyor


    Neyse güvenliğe fazla girdik gibi ;-) Amacımız, bir ağı nasıl oluşturup kaynaklarımızı paylaştırmaktı. Sanırım bunu da başardık. Burada anlattığımız Windows 2000 ile ilgili tüm ayarlar Windows XP için de geçerlidir. Tekrar anlatmaya gerek duymuyorum.

    ]
    Internet'i paylaştırmak hiçte zor değil!

    Geçen yazılarımızda da belirttiğimiz gibi herhangi bir yerel ağ içinde bulunan bilgisayarların bazı kaynaklarını paylaşması maddi anlamda çok büyük rahatlık sağlar. Bir yerel ağda herhangi bir bilgisayarda bulunan modem'i Internet'e açarak tüm ağınızın Internet'e bağlanmasını sağlayabilirsiniz. Hem de çok kolay bir şekilde.

    Şimdi anlatacağım "Internet'i nasıl paylaştırırız?" konusu için bilgisayar ağınızın hazır ve çalışır durumda olduğunu varsayıyorum. İlk hedefimiz olan kolay bir şekilde paylaşımı, proxy olarak nitelendirdiğimiz 3. parti bir yazılım kullanmadan, sadece Windows'un içinde bulunan Internet bağlantı paylaşımı ile gerçekleştireceğim.

    Windows 98SE/ME'de Adım Adım ICS ile Internet Paylaşımı

    Windows 98SE'den itibaren Microsoft, kendi işletim sisteminin içinde Internet'i kolayca paylaştırabilmemiz için ICS (Internet Connection Sharing) uygulamasını bütün işletim sistemlerine ekledi.

    ICS, bir yerel ağda (LAN'da) Internet'e çıkmış olduğunuz bilgisayar üzerinden diğer bilgisayarlara Internet'i paylaştırmak amacıyla kullanılan bir uygulamadır.

    Şimdi Internet paylaşımının nasıl yapılacağını görelim.

    Modem'in olduğu bilgisayar için gerekli ayarlamalar:

    Benim sistemimde WindowsME yüklüydü. Ufak tefek farklılıklar dışında görüntüler Windows98SE ile aynıdır.

    İlk önce Denetim Masası - Program Ekle/Kaldır - Windows Kur'a gelerek İletişim şeçeneğini seçip Ayrıntılar'a tıklayın.



    Internet Bağlantı Paylaşımı'nı (ICS'yi) işaretleyip sisteminize yükledikten sonra hemen ardından Ev ağı kurma sihirbazı bağlıyacaktır.Daha sonra ileri dedikten sonra Internet'e bağlanırken kullanmış olduğunuz Modem'i seçeceğiniz kısım geliyor.

    Eğer DialUp ile Internet'e çıkıyorsanız onu, Kablo Net / ADSL kullanıyorsanız bu modemleri bilgisayara bağlamış olduğunuz bağdaştırıcıyı seçeceksiniz. Örneğin ben Internete çıkmak için kullandığım Kablo Modem'in bilgisayarım'a bağlı olduğu ethernet kartını şeçtim.İleri diyerek burayı da geçiyoruz. Bu program, yerel ağa bağlandığımız ethernet kartımız'ın ip numarasını 198.162.0.1, Alt Ağ Maskesi'de 255.255.255.0 olarak sabit yapıyor.

    Internet'i paylaşacağımız diğer bilgisayarlar için gerekli ayarlamaları hızlı bir şekilde yapmak için Ev Ağı Kur disketi'mizi oluşturalım. Bunun için boş tek disket yeterli. Bu işlem bittikten sonra diğer bilgisayarları ayarlamak için oluşturduğunuz disketi çıkarıp bilgisayarınızı baştan başlatın.

    Diğer bilgisayarların ayarlanması:

    Oluşturduğumuz disketi Internet'e çıkacak diğer bilgisayarlara takarak içindeki programı çalıştırın. Bu disketteki program, sizin elle yapacağınız birtakım şeyleri otomatik yapmasını sağlıyor. Kaldı ki modem olmayan diğer bilgisayarlarda bunlar default olarak çoğu zaman ayarlı oluyor. Şimdi isterseniz biraz Internet paylaşımını talep eden bir ağdaki bilgisayarların ayarlamalarının nasıl olması gerektiğini söyleyelim.

    Eğer disketteki uygulamayı çalıştırmadıysanız yapmanız gereken 2 işlem var:

    1-) Şimdi'ye kadar, deminden ICS'nin kurulu olduğu bilgisayar hariç hiç sabit ip kullanmadık, ki ICS'nin yapmış olduğu bu işlem Internet'in paylaşılması için program tarafından zorunlu olarak yapılan sabit bir atamadır.

    Şuan sadece ICS'nin bağlı olduğu bilgisayar'ın sabit ip numarası var. Diğer bilgisayarlar için sabit bir ip numarası vermiyoruz. Onlar her açıldıklarında DHCP serverdan kendileri 192.168.0. X türevinde bir otomatik ip alacaklar.

    Geçen yazımızdan hatırlayacağınız gibi bu işlemi kontrol etmek için Denetim Masasında- Ağ ayarlarına girip Yerel Ağ'a bağlantı kurduğunuz ethernet kartının TCP/IP kısmından özellikleri seçiyorsunuz.

    IP adresi kısmına bakacak olursanız eğer otomatik olarak bir IP adresi al seçili ise sorun yok demektir. Eğer sabit bir ip adresi varsa onu "otomatik olarak bir ip adresi al" sekmesini seçerek işlemimizi tamamlıyoruz.

    2-)Internet explorer'da gerekli olan ayarlamayı yapmanız gerekli. Ayarlama yapacağınız bilgisayara da herhangi IE açarak Araçlar-Internet özellikleri-Bağlantılar'a gelip üst sağda bulunan IE'ınızın Ağ ortamından Internet'e bağlanmanızı sağlamak için gerekli ayarı yapmanızı sağlayan kur sihirbazını çalıştırın.(Bu arada ben IE'nin en son sürümünü yüklemiştim. O yüzden altta ingilizce görünüyor. ;-) )

    Internet Bağlantı sihirbazı açıldığında aşağıdaki resimde de görülen "Internet bağlantımı kendim kurmak ya da yerel bir ağ (LAN) üzerinden bağlanmak istiyorum" seçeneğini seçip ilerliyoruz.






    Burada da "Bir yerel ağ (LAN) üzerinden bağlanıyorum" seçeneğini seçip ilerliyoruz.

    Sadece "Proxy sucuyu otomatik olarak bul" olduğunu gördükten sonra burayı da geçiyoruz. Bundan sonraki ekranda da "yeni bir mail hesabı istiyor musunuz?" gibilerinden bir soru geliyor; buna hayır diyelim ve geçelim. Karşımıza çıkan en son ekranda ki "son" sekmesini tıkladıktan sonra artık Internet'e yerel ağ üzerinden bağlanabiliriz. (Tabi Modem'in bağlı olduğu bilgisayar şuan Internet'e bağlı ise)


    Windows 2000/XP'de Adım Adım ICS ile Internet Paylaşımı

    Windows 2000/XP işletim sisteminde Internet paylaşımı daha da kolay yapılıyor. Şimdi Modem'in bağlı olduğu bilgisayar ve ağdaki diğer bilgisayarların nasıl ayarlanacağına bakalım.

    Modem'in olduğu bilgisayar için gerekli ayarlamalar:

    Denetim Masası - Ağ ve Çevirmeli Bağlantılar kısmına gelin. Burada sisteminizdeki kurulu olan Dial up Modem, Ethernet kartları,yada diğer ağlar ile ilgili bağlantıları göreceksiniz.

    Yukarıda görmüş olduğunuz gibi Modem'in olduğu bilgisayarda genelde 2 tane bağlantı bulunuyor. Birincisi diğer bilgisayarlarla olan ağ bağlantısı, ikincisi de DialUp yada Internet'e çıkmak için kullanmış olduğunuz diğer bağlantı türlerinin bilgisayarınızda kurmuş olduğu bağlantılar. Örneğin yukarıda benim bilgisayarımdaki Kablo Modem'in bağlantısını ve diğer bilgisayarlarla olan network bağlantısını görüyorsunuz. Yapmanız gereken tek şey DialUp yada Kablo Modem bağlantınızın özelliklerine girip paylaşım kısmından "Bu bağlantı için Internet Bağlantı Paylaşımı'nı etkinleştir" seçeneğini işaretleyip tamam demek.

    Tamam dedikten sonra ekrana bir uyarı mesajı geliyor. Yerel ağ bağdaştırıcınızın yani Ağ'a erişirken kullanmış oldunuz ethernet kartınızın IP adresi 192.168.0.1 olarak sabit olmak kaydıyla değiştiriliyor.Uyarıda şunu söylemeyi de ihmal etmiyor: "Diğer bilgisayarların otomatik IP adresi almak üzere ayarlanmanız gerekiyor".

    Bazen karşılaşılan sorunlardan biri de ethernet kartlarının hangisinde Modem'in bağlı olduğunu karıştıran kullanıcılar bazen burada karışıklık yaşayabiliyorlar. Nedeni ise paylaşıma açarken Kablo Modem'in yerine, LAN bağlantısını paylaşıma açmaktır. Çünkü bu seferde sabit IP, Modem'in olduğu bağlantıya verilecektir.Kablo Modem'e sabit IP verilince de ağınızdaki diğer kullanıcıları bırakın siz bile Internet'e çıkamazsınız.

    Evet, Windows 2000/XP 'de ICS ile Internet paylaşımı bu kadar kolay sadece yapmanız gereken Modeminizi paylaşıma açmak. Diğer kullanıcılarda yapılan ayarlamaları anlatmıyorum çünkü daha önceden Win98/ME'de "diğer bilgisayarların ayarlanması" kısmında anlattığım 1. ve 2. adımın aynısını diğer bilgisayarlara burada da uyguluyorsunuz.

    İşte ICS ile Internet paylaşımını hem kolay hem de sorunsuz bir biçimde gerçekleştirebilirsiniz. Eğer diğer bilgisayarlara Internet erişimi verirken bazı kısıtlamalar getirecekseniz. O zaman proxy kurmanız gerekecek. Böylelikle diğer bilgisayarlara da birer sabit IP verebilirsiniz.Ancak şunu belirtmeleyim ki ICS her ne kadar yönetimsel açısından hiç bir şey yapamasa da (kısıtlamalar,Log tutma vs.) hiç bir yere bağlanmama sorunu da yaşamassınız.


    [/i][/color]

    Remote Admin ile Uzaktaki Bilgisayarlarınıza Hükmedin


    Bir yerel ağı yöneten kişilerin en büyük sıkıntısı yazılımsal ufak tek sorunlar için yerinden kalkıp sorunun olduğu bilgisayara gidip düzeltmek için gün boyu koşuşturma içerisinde olmalarıdır.

    Bu soruna yönelik bir çok, yani uzaktaki bilgisayarları yönetmeye yönelik program olsa da şuan sizlere anlatacağım program olan Remote Admin programını son derece kullanışlı ve basit olması sebebiyle aralarından sıyrılıyor. Bu program ile bir yerel ağ yada Internet'ten, programın yüklü olduğu bilgisayarları kontrol edebilirsiniz.

    Programın kurulumu

    Programı kurarken karşılaşacağınız aşağıdaki ekranda "Install RAdmin server as system service" modunu işaretli olarak kurun. Bu şeçenekle kurmamızın sebebi her Windows açılışınca programın tray'da hazır çalışır vaziyette yer alması ve her istediğiniz bilgisayardan diğer bilgisayarlara bağlanabilmenizi sağlaması. Bu özellikle kurmak çok faydalı oluyor fakat şifrenizi kimseye vermeyin zira bilgisayarına başka biri tarafından erişilmiş olduğu bilgisayar sahiplerinden biri size telefon edip mouse'um ekranda kendi kendine oynayıp duruyor diyebilir ;-)

    Burayıda geçtiğimiz zaman karşınıza gelecek ekran, kurmuş olduğunuz bilgisayara bağlanırken kullanacağınız en az 8 karakterli şifreyi gireceğiniz şifre ekranı. Şifrenizi girip OK dedikten sonra bilgisayarınızı baştan başlatın. Artık Remote Admin programı bilgisayara kurulmuş olacaktır. Unutmadan yerel ağınızda uzaktan erişebileceğiniz bütün bilgisayarlara bu programı kurmanız gerekiyor.

    Şimdi programı incelemeye başlayalım.Aşağıdaki resimde görüldüğü üzere Program'ın 4 kısmı var.

    Remote Administrator viewer: Programı yöneteceğiniz konsol.

    Settings for Remote Administrator server: Programın ayarlarını değiştirebileceğiniz kısım.

    Start Remote Administrator server: Eğer Programınız uzaktaki herhangi bir bağlantının olabilmesi için çalışır bir şekilde tray'de beklemiyorsa buradan programı çalıştırabilirsiniz.

    Stop Remote Administrator server: Bu da Tray'de çalışan uygulamayı durduruyor. Bu sayede sisteme hiç kimse uzaktan erişemez.

    Şimdi uzaktaki bilgisayara erişmek için Remote Administrator Viewer'ı çalıştırın. Yeni bağlantı kurmak için Connection Menüsünden New'i seçin.

    New Connection kısmındaki Name of entry kısmına o bilgisayarın ismini verin ya da aklınızda o bilgisayarı çağrıştıran birşey. IP address or DNS name kısmına da bağlanacağınız bilgisayarın IP adresini girin. Sabit IP'ye sahip bilgisayarlarda sorun yok çünkü siz hangi IP'nin kime ait olduğunu biliyorsunuz. Fakat şimdi diyeceksiniz ki her defasında otomatik IP adresi alan karşı bilgisayarın ip adresini nereden bileceğiz? Evet ICS ile Internet paylaşımı yaptığımız için Modem'in bağlı olduğu bilgisayar hariç diğer bilgisayarlar sabit IP'ye sahip değiller. O yüzden IP adresini şuan için bilemiyoruz.

    Nasıl öğreneceğiz peki? Bulunduğumuz yerel ağ'daki bağlanacağımız bilgisayarın sahibine telefon açıp "Şey...ben sizin bilgisayarınıza bağlanacaktım da IP adresinizi söylermisiniz?" gibi bir soruyu sorsak, oda bilgisayarındaki trayde duran Remote Admin programının üzerine gelip kendi IP numarasına baktıktan sonra size cevabını verirse sorun yok ;-) Zaten siz 192.168.0.X kısmını biliyorsunuz önemli olan son X kısmı. Onunda 255 kadar olasılığı var ;-)

    Şaka bir yana peki nasıl halledeceğiz bu sorunu? Bizim donanım testlerinde sürekli kullandığımız her derde deva, Sisoft Sandra programı yine iş başında. ;-) Eğer ağınızdaki diğer bilgisayarlar otomatik IP adresi alıyorsa o zaman Sisoft Sandra'daki Network Benchmark progamı ile LAN'daki bilgisayarların IP adreslerine ulaşabilirsiniz. Sabitse zaten sorun yok.

    Şimdi bağlantının özelliklerine bakalım bunu gerçekleştirmek içinde ekrandaki bağlantıyı seçtikten sonra Connection-Properties'i tıklıyorsunuz.Buradan Remote control/view sekmesine geçin.

    Color Format: Sizin uzaktaki bilgisayara bağlandığınızda ekranın ne kadar renk derinliğini sahip olması gerektiğini belirttiğiniz seçeneklerden oluşuyor.

    View Mode: Uzaktaki bilgisayara bağlandığınız zaman karşı tarafının ekran görüntüsünün:

    -Normal View: Normal bir explorer kadar mı?

    -Fullscreen view:Tamamen ekranınızı kaplayacak bir biçimde mi?

    -Stretch view :Ufak bir pencerede içinde açılıp sizin istediğiniz gibi genişletebilmenize olanak sağlayan bir biçimde mi" açılmasını belirteceğiniz seçeneklerden oluşuyor.

    Maximum number of updates per second: Uzaktaki bilgisayarları masaüstünü görerek tamamen kontrol ederken, ekrana gelen saniyede ki görüntüyü belirleyeceğiniz yer. 100 normal şartlarda gayet yeterli bir rakam. 500'e kadar yolu var.

    100Mbps bir ağ'da aşağıdaki ayarlarla hiç bir takılma olmadan uzaktaki bilgisayarı yönetebilirsiniz. Fakat daha önceden belirttiğim gibi bu programla Internet'ten de bağlantı gerçekleştirebiliyorsunuz. Eğer Internet'ten uzaktaki bir bilgisayara bağlanacaksanız, Internet hızınızın en az 256Kbps olması sizin için yeterli olabilir. Tabii ayarları kısarak.

    IP adreslerini ve gerekli ayarlamaları yaptıktan sonra geldi bağlanma Moduna. Remote Admin ile 5 farklı şekilde uzaktaki bilgisayara bağlanabiliyorsunuz.

    Full Control: Klavye ve Mouse kontrolü de kullanarak uzaktaki bilgisayarı kendi bilgisayarınız gibi rahatlıkla kullanabileceğiniz bağlanma modu.

    View: Sadece ekranı görüp izleyebileceğiniz müdahale edemeyeceğiniz bağlanma modu.

    Telnet: Telnet ile bağlantıyı gerçekleştirebileceğiniz bağlantı modu. Gerçi Telnet'i kullanan varmı bilmiyorum ama olsa bile SSH, Telnet'ten daha güvenli.


    Shutdown: Uzaktaki bilgisayarı kapatabiliyorsunuz.

    Şimdi bağlantınızın üzerine çift tıklayın ve uzaktaki bilgisayara bağlanmak için hazırlanın. Ekrana aşağıdaki gibi bir görüntü geldiyse işler yolunda demektir. Bağlanacağız bilgisayarın şifresini yazın ve bağlanın.(Hepsine aynı şifreyi vererek kurarsanız karışmaz)

    Eğer aşağıdaki gibi bir görüntü geldiyse ya girilen IP adresi yanlıştır ya, o IP adresinde Remote Admin programı kurulu değil, ya da trayde çalışmıyordur.

    Eğer Uzaktaki bilgisayara bağlandıysanız onun Masaüstünü de şuan görüyorsunuzdur.
     

Bu Sayfayı Paylaş