Nesh Nedir?

'Dini Terimler Sözlüğü' forumunda Mavi_Sema tarafından 10 Mayıs 2010 tarihinde açılan konu

  1. Mavi_Sema

    Mavi_Sema Özel Üye

    Sponsorlu Bağlantılar
    Nesh Nedir? konusu Nesh Nedir?



    Nesh sonradan gelen bir şer'i hüküm ile önceki hükmü yürürlükten kaldırmaktır. Ebû Müslim el-isfahanî "Ne önünden, ne arkasından kendisine batıl gelmez" mealindeki âyet-i kerime'ye dayanarak İslâm dininde nesh yoktur” diyor. Cumhûr-u ulemâya göre neshin vukuu mümkündür ve vaki olmuştur. Nesh'in vukuuna delalet eden çok âyet bulunduğu gibi çok hadîs de vardır. Birkaç misâl verelim:
    1-Peygamber (sa.) Medine-i Münevvere'ye hicret ettikten sonra Allah'ın emriyle birbuçuk yıla yakın müslümanlar Beytü'l-Makdis'e doğru namaz kıldılar. Fakat Peygamber (sa.) dünyada ilk mabed olarak inşa edilen ve İbrahim el-Halil (sa.) tarafından yeniden bina edilen Kabe'yi çok sevdiğinden kıble olması için başını göğe katdıra-rak Allah'a yalvarıp durdu. Cenâb-ı Hakk da Peygamber (sa.)'in bu içten gelen duasını kabul buyurup şu âyet-i kerimeyi inzal buyurdu: "Göğe doğru yüzünün dönüşünü görüyoruz. Bunun için hoşuna gidecek bir kıbleye doğru yüzünü çevirteceğiz. Mescidü'l-Haram'a doğru yüzünü çevir". Ve böylece Beytü'l-Makdis kıble olmaktan çıktı.
    2-İslâm'ın ilk günlerinde bir kadın, kocası vefat ettiğinde bir yıla kadar iddet beklerdi. "Eşlerini bırakıp ölenler bir yıla kadar evlerde kalıp iddet beklemeleri ve faydalanmaları için vasiyet etsinler". Sonra "bir sene kadar" hükmünü kaldırıp dört ay on güne indiren ve önceki âyet-i kerîmeyi nesh eden şu âyet-i celîle nazil oldu: "Eşlerini bırakıp ölenlerin eşleri dört ay on gün bekleyeceklerdir".
    3-Müslümanlar çok az oldukları zamanlarda bir müslümanın on kafire karşı savaş sahasında sebat etmesi için Allah'ın emri vardı. Cenâb-ı Hak şöyle buyuruyor: "Sizden sabreden yirmi kişi olursa ikiyüz kişiyi mağlup edebilir". Müslümanlar çoğaldıktan sonra bir müslümanın iki kafire karşı sebat etmesini emredip önceki âyet-i kerîmeyi nesh eden şu âyet-i kerîme nazil oldu: "Allah sizdeki güçsüzlüğü bildi. Bunun için sizden sabreden yüz kişi olursa ikiyüz kişiyi mağlup edebilir".
    Ayet, âyeti ve hadîsi neshedebildiği gibi, hadîs, âyet ve hadîsi neshedebilir. Çünkü din ve ahkâm ile ilgili bulunan Peygamber'in hadîsleri yine vahye dayanır. Meselâ Kur'ân-ı Kerîm namaz kılınmasını emrediyor. Ama bu namaz kaç vakittir. Ve her birisi kaçar rekâttır. Her rekâtta ne kadar rükû, ne kadar sücûd vardır, bütün bunları âyet-i kerîme değil, hadîs beyân etmiştir. Ve bunu inkâr etmek de küfürdür. Yine âyet-i kerîmeler zekâtın verilmesini emrediyor. Ama neyin zekâtı, kaçta kaç verileceğini belirten âyet-i kerime değil, hadîs-i nebevidir. "Zina eden erkek ile zina mealindeki Ayeti nesheden hadîs için misal: eden kadının her birisine yüzer değnek vurunuz" âyet-i kerîme evli olsun, bekar olsun zina cinayetini işleyen kimsenin cezasının yüz değnek olduğunu ifâde ediyor. Sonra Peygamber (sa.) zina eden kimse evli olduğu takdirde recm edilmesini emrediyor. Ve böylelikle hadîs âyetin umumî hükmünü kaldırıp nesh ediyor.


    Alıntıdır.
     

Bu Sayfayı Paylaş