Necla Nazır kimdir ?

'Sanatçı Tanıtımları' forumunda Mavi_Sema tarafından 24 Mayıs 2009 tarihinde açılan konu

  1. Mavi_Sema

    Mavi_Sema Özel Üye

    Sponsorlu Bağlantılar
    Necla Nazır kimdir ? konusu Necla Nazır kimdir ?

    [​IMG]
    1956 yılında İskeçe'de doğdu. Ortaokulu terk etti. 1972'de Ses Dergisi'nin düzenlediği yarışmada birinci olarak sinemaya geçti. 1973'te ilk filmi olan "Isdırap"ı çevirdi. 1978'den sonra sahneye çıkarak arabesk türde şarkılar söyledi ve çoğunlukla bu türdeki filmlerde oynadı. Ferdi Tayfur'la olan birlikteliğinden bir kızı olan Necla Nazır sinemayı bırakıp evinin kadını oldu.
    Düşünsenize, kendi kariyerini geri plana itmeye tam 14 sene önce karar vermiş bir kadın. Oyunculuğunu, hatta hamileyken doldurduğu kasetini unutmuş. Duvarlardan resimlerini indirmiş, kendi adına hiçbir şey istememiş. Anne olmaya karar vermiş ve susmuş... Necla Nazır, baştan aşağıya değiştireceğini söylediği evinin duvarlarında
    sadece Ferdi Tayfur'un afişlerinin olmasıyla ilgili olarak "Bir eve bir star yeter," diyor. O hayatının merkezine hep başkalarını koymuş, koymaya devam ediyor.
    Bir dönemin en güzel kadınlarından, en gözde oyuncularından Necla Nazır kendisini fena halde ev kadınlığına kaptırmış. Annenizin arkadaşı gibi. Ya da çaya gideceğiniz komşu. Tam 14 yıl boyunca kendisi için hiçbir şey yapmamış. Tek bir adım atmamış. Ondan akıllarda kalan sadece bir başörtüsü olmuş.
    Şimdi kozasından çıkmaya çalışıyor. Her anlamda...
    [​IMG]
    röpörtajı
    Bugün gazetede okudum, "Teklifleri değerlendireceğim," demişsiniz. Nasıl bir şeydir bu, siz beklersiniz ve eve haber mi gelir?
    Genellikle sanatçılara, eve haber geliyor zaten. Ya da telefonla aranıyorlar... Senaryo gönderiyorlar, sanatçı senaryoyu okuyor, beğenirse kabul ediyor. Bunun gibi... Ben çok isteyerek hamile kaldım, kızımı kendim büyütmek istedim. 14 senelik bir annelik dönemim oldu. Şimdi anneliği bırakmış değilim tabii! (Gülüyor) Tuğçe artık büyüdü, yapabileceğim diziler, kadınlara yönelik programlar olabilir... Bu saatten sonra bir aşk filminde oynayamam. Ya anne oynayacağım, ya ooooo kullanan bir çocuğum olacak... Genel, klasik hikâyeler...
    Geri dönmeye nasıl karar verdiniz?
    Aslında bu bir özlem. Sahne kokusu, tozu vardır... Özledim. Ani kararlar veririm, çok düşünmem, pek programlı değilimdir, hissettiklerimi o an yaşarım, çok derin düşüncelerim yok. (Gülüyor) Çünkü her şey anlık. Çalışmak istiyorum şimdi. Ama setten sete koşacak değilim; çok keyfi, çok seçici olacak...
    Ta başlarda her şeyi bırakmak zor olmadı mı?
    Galiba Necla Nazır'lık beni sıkmıştı. Necla Nazır çok kalabalık, binlerce insanla birlikte yaşıyor. Ben Necla olmak istedim. Çünkü Necla benim için çok değerli. Necla Nazır da öyle ama o çok kalabalık. Zannediyorum yorulduğum dönemler oldu.
    Peki hep evdeydiniz ya, çok baskıcı, kontrolcü bir anne mi oldunuz?
    Evet. Bu konuda - itiraf ediyorum - inanılmaz suçluyum. Benim elimde olmayan bir şey. İnanılmaz bir koruma içgüdüsü... Mesela Tuğçe özel arabayla okula gidip geliyor, servise vermedim. Biraz baskı altında tuttum galiba. Bu yıl biraz kendimi geri çektim.
    Ferdi'nin benden kaçacak deliği yok"
    Şimdi ciddi bir ev kadını mısınız?
    Evet. Yemek güzel yaparım. (Gülüyor) Ama ev işinden falan anlamam.
    Ama hiç evden çıkmıyor değilsiniz?
    Ay çıkıyorum! Ben sıkıntılı insanım, ne işim var evde. Tuğçe'yle sinemaya gidiyoruz, bowling oynamaya gidiyoruz. Benim kızımla programlarım var. Tatile gidiyoruz. Vaktimi hep Tuğçe'yle geçirdim.
    Tuğçe'nin arkadaşları var mı?
    Var tabii, olmaz mı! Geliyorlar, alt katta birlikte oluyorlar. Hafta sonları sinemaya gidiyor arkadaşlarıyla, her ne kadar ben aynı mekân içinde olup başka bir sinemaya gidiyorsam da! (Gülüyor)
    Ya, bunu gerçekten yapıyor musunuz?
    Ay yapıyordum ama vazgeçtim! (Gülüyor) 15 dakikada bir cep telefonunu çaldırırım.
    İnanılmaz yani... Bu konuda çok suçlu olduğumu itiraf ediyorum.
    Kızınız sert çıkmaya başlamadı mı?
    (Dişlerini sıkarak) 'Ya anne tamam, ya anne lütfen, arkadaşlarım var, anne, anne!' diye... Bir gün ona "Bak Tuğçe, sana söz veriyorum, aramayacağım," dedim. Akmerkez'e gitmişti arkadaşlarıyla, inanılmaz biçimde burada aramamak için mücadele veriyorum. Üç saatliğine başardım, telefonum çaldı. "Anne, iyi misin?" dedi. "İyiyim, bir şey mi var?" dedim. "Hayır, beni aramadın da," dedi. Tuğçe eve gelene kadar ben aradım. (Gülüyor)
    Ferdi Tayfur nasıldır?
    Ay Ferdi'nin umuru değil. Benim gibi bir kadın var. Ne yapsın! (Gülüyor) Nefes aldırmıyorum ki insanlara. İçinden "Nasılsa Necla var," diyor.
    Siz kendinizi geriye çektiğinizde, o da Köyümüze Dönelim, Emmioğlu gibi provokatif işler yapıyordu. Sizden kaçıp mı yapıyordu?
    Benden kaçacak hiçbir deliği yok onun! (Gülüyor) Ne dünyada, ne ahirette! Ferdi çok rahat ettiği için bu kadar başarılı diye düşünüyorum. Tuğçe'ye gösterdiğim bu yoğun ilgiyi Ferdi'ye asla göstermedim, göstermem de.
    Ödüller alırken, alkışları toplarken, siz de faydalanmak istemediniz mi?
    Hayır. Ben hayatım boyunca istemediğim hiçbir şeyi yapmadım. O yüzden hiç böyle
    bir özlemim olmadı. Galiba sanatçı olarak birazcık geri kalmam da kıskanç ruhlu bir insan olmamdan...
     

Bu Sayfayı Paylaş