Ne Sevebilirsiniz Ne de Terkedebilirsiniz.

'Şiirler' forumunda Dine tarafından 4 Aralık 2009 tarihinde açılan konu

  1. Dine

    Dine Özel Üye

    Sponsorlu Bağlantılar
    Ne Sevebilirsiniz Ne de Terkedebilirsiniz. konusu
    Öyle bir ilişkiye tutulursunuz ki ne sevebilir nede terkedebilirsiniz



    körkütük bağlanmışsınızdır aslında
    en güzel yıllarınızın acı tatlı hatıralarınızın ortağıdır.
    İç çekişmelerinizin nedeni yazılarınızın ilhamı sohbetlerinizin konusudur.
    Gözyaşlarınızda bilinçaltınızda kahkakanızdadır.
    Korkunca saklandığınız bir sığınak coşunca öptüğünüz bir bayrak.
    sevdanız riyasız çıkarsız karşılıksızdır
    sınırsız ve nihayetsiz
    "ölmek var dönmek yok" tur
    Gün gelir anlarsınız içten içe birşeylerin kanadığını
    tutkulu sevdaların gizli hançerleri başlar parıldamaya
    Şurasından burasından eleştirmeye koyulursunuz
    "şöyle görünse öyle demese" "değişse biraz yada eskisi gibi olsa ...."
    Başkalarını örnek göstermeye "bak onlar nasıl yaşıyor"ı demeye başlarsınız.
    Hem birlikte yaşayıp hem özgür olmanın yollarını ararsınız
    Aşkınızın gözü kör değildir artık Yanlışlarını görüp düzeltmek istersiniz
    "Eskiden böylemiydi ya...." diye başlayan sohbetlerde açılır eleştirilerin kapısı
    açıldıkça bastırılmış itirazlar yükselir bilinçaltınızdan
    böyle süremeyeceğini bilirsiniz değişsin istersiniz
    O sevgisizliğe yorar bunu ihanete sayar
    Tutkulu ilişkilerde ihanetin bedeli ölümdür.
    "Ya sev böyle yada terket" diye gürler.
    Bir zamanlar bir gülücüğüyle alacakaranlığı ısıtan o rüya
    bir kabusa dünüşür birden...
    kapatır gönlünün kapılarını yasaklar kendini size..
    Hoyrattır bakmaz yüzünüze
    zehir akar dilinden konuşturmaz
    suçlaryargılar mahkum eder
    mühürler dudaklarınızı yırtar atar yazdıklarınızı
    siler sizi defterden
    "iyiliğin içindi hepsi seni sevdiğim için"
    dersiniz dinletemezsiniz.
    Ayrılırsanız yaşayamayacağınızı bilirsiniz
    ama böyle de sevemesssiniz.
    İhanetten kırılmıştır kaleminiz severek terk edersiniz.
    "Madem öyle" nin çağı başlamıştır ondan sonra....
    Mademki siz böylesine tutkunken
    o hep başkasını seçmiştir.
    Mademki kıymetinizi bilmemiştir
    o halde "günah sizden gitmiştir"
    Lanet ederek bu karşılıksız aşka
    Çekip gitmeleri denersiniz
    Aşkın göçmenlik çağı başlar böylece...
    Daha özgür olacağınız limanlara demirlersiniz bir süre
    Ne varki unutamaz uzaktan uzağa izlersiniz olup biteni.
    Etrafı bir sürü uğursuzla dolmuş kurda kuşa yem olmuştur
    Delikanlılar eli kanlılar uğruna ölenler
    Sırtına binenler sarmıştır çevresini
    gurur duyar onlarla koynunda besler
    gözünü oysunlar diye....
    Uğruna kan dökenleri sever
    yoluna gül dökenlerden fazla...
    "Bana ne... Kendi seçimi..."
    diye omuz silkmeye çabalarsınız bir süre
    "Ama sonra........."
    ansızın kulağına çalınan bir şarkı
    yada kapı aralığından süzülüp gelen bir koku
    hatırlatır onu yeniden.
    Yaban ellerde başka kollarda ondan bahseder ağlarsınız
    Kokusunu özlersiniz türküsünü söylemeyi şarkısını dinlemeyi
    Yemeğini yemeyi elinden bir kadeh şarap içmeyi
    Karşı nehrin kenarından hasret şiirleri haykırırsınız
    sular kulağına fısıldasın diye. Dönüp
    "seni hala seviyorum" diye bağırmak geçer içinizden
    Dönemessiniz
    Göremedikçe bağlanır uzaklaştıkça yakınlaşırsınız.
    Anlarısınız ki bir çaresiz aşktır bu
    Ne onunla olur ne onsuz
    Hem kollarında ölmek kucağına gömülmek arzusu
    hem "ne olacak sonunda " korkusu
    Böyle sevemezsiniz Terk de edemessiniz
    Sürünüp gidersiniz.


    ...
     

Bu Sayfayı Paylaş