namaz ile ilgili kısa ayetler

'Frmartuklu Soru-Cevap Bölümü' forumunda Kayıtsız Üye tarafından 25 Şubat 2011 tarihinde açılan konu

  1. Sponsorlu Bağlantılar
    namaz ile ilgili kısa ayetler konusu namaz ile ilgili kısa ayetler
    namaz ile ilgili ayet bulur musunuz

    1. "Şüphesiz ki namaz hayasızlıktan ve kötülükten alıkoyar."

    Ankebût sûresi (29), 45

    اتْلُ مَا أُوحِيَ إِلَيْكَ مِنَ الْكِتَابِ وَأَقِمِ الصَّلَاةَ إِنَّ الصَّلَاةَ تَنْهَى عَنِ الْفَحْشَاء وَالْمُنكَرِ وَلَذِكْرُ اللَّهِ أَكْبَرُ وَاللَّهُ يَعْلَمُ مَا تَصْنَعُونَ

    Âyet-i kerîmenin tamamının anlamı şöyledir: "Sana vahyedilen kitabı oku ve namazı kıl. Şüphesiz ki namaz hayasızlıktan ve kötülükten alıkoyar. Allah'ı anmak elbette en büyük ibadettir. Allah yaptıklarınızı bilir."

    Âyette hayasızlık ve kötülük diye tercüme edilen "fahşâ" ve "münker" kelimelerinin anlamı daha kapsamlıdır. Fuhşiyat, açıktan ve alenî işlenilen bütün çirkinlikleri, edepsizlikleri ve ahlâk dışı davranışları ifade eden bir kelimedir. Münker de, aklın ve şerîatın beğenmediği bütün uygunsuz davranışları ve günahları ifade için kullanılır. Öncelikle namaz içinde böyle şeyler yapılmaz, onun gerektirdiği bütün edeplere uyularak namaz kılınır. Gerçekten şuurla ve hakikatına erilerek, farkında olunarak, ne olduğu bilinerek kılınan bir namaz, namaz dışında da insanı her türlü çirkinlikten, uygunsuz davranıştan, edep dışı hareketlerden alıkoyar. Onun için Resûl-i Ekrem Efendimiz: "Kim namaz kılar da o namaz kendisini hayasızlıktan ve kötülükten alıkoymazsa, o namaz olsa olsa onun Allah'tan daha fazla uzaklaşmasını sağlar" buyurmuştur (Münâvî, Feyzü'l-kadîr, VI, 221). Kur'an'ın namazla ilgili birçok âyeti vardır. Nevevî'nin konuyla ilgili olarak sadece bu âyetle yetinmesinin sebebi, onun kapsayıcılığından olsa gerektir.

    2. "Namazlara, özellikle orta namaza devam ediniz."

    Bakara sûresi (2), 238

    حَافِظُواْ عَلَى الصَّلَوَاتِ والصَّلاَةِ الْوُسْطَى وَقُومُواْ لِلّهِ قَانِتِينَ

    Beş vakit namazı eksiksiz kılmak ve bunu ara vermeksizin yapmak gerekir. Çünkü âyetteki muhafaza kelimesi namazların eksiksiz, en mükemmel şekilde ve vaktinde kılınması gibi özellikleri kapsamına alır. Ayrıca bütün rükünlerini ve şartlarını da yerine getirerek namaz kılmamız icap eder. Zira âyetin devamındaki "Allah için boyun eğerek kalkın namaza durun" emri bunu gerektirir. Burada geçen kunut tabiri, taati, huşûu, boyun eğmeyi ve ayakta durmayı ifade eder ki, dilimizde buna divan durmak denir. Peygamberimiz: "Namazın en faziletlisi kunutu uzun olandır" buyurmuştur (Müslim, Müsâfirîn 164-165).

    Orta namaz dediğimiz salât-ı vustânın hangi vaktin namazı olduğu hakkında çeşitli görüşler ileri sürülmüşse de, genel kabul gören ikindi namazı olduğudur. Sahâbeden Hz.Ali, İbni Mes'ûd, Ebû Eyyûb, İbni Ömer, Semüre İbni Cündeb, Ebû Hüreyre, İbni Abbas, Ebû Saîd el-Hudrî, Hz.Âişe ve daha birçokları salât-ı vustânın ikindi namazı olduğu görüşündedir. Ebû Hanîfe, İmam Mâlik, bir görüşünde İmam Şâfiî ve Ahmed İbni Hanbel de aynı kanaattedirler. Hz.Ömer, Ebû Mûsa ve Muâz'ın da aralarında bulunduğu bazı sahâbîler ise sabah namazı olduğunu söylemişlerdir. Bazı sahâbîlerin öğle namazı, bazılarının akşam, bazılarının da yatsı namazı dedikleri nakledilir. Hatta bu görüşler cuma namazından bayram namazına kadar uzanan bir çerçeveye oturtulmaya çalışılır. Bunların her biri üzerinde duracak değiliz. Fakat Peygamber Efendimiz'in: "Orta namaz ikindi namazıdır" hadisi (Tirmizî, Salât 19) ve Ahzab harbi gününde: "Bizi orta namazdan, ikindi namazından alıkoydular. Allah onların evlerini ve kabirlerini ateşle doldursun" (Müslim, Mesâcid 205) buyurması,"ikindi namazıdır" diyenlerin delilini teşkil etmektedir. Ayrı namazlar olduğunun ifade edilmesi de, bütün namazların korunması ve hiçbirinin ihmal edilmemesi gerektiğini ortaya koyar. Nitekim âyetin başında bütün namazları muhafaza ediniz emrinin yer alması bunun en kesin delilidir.

    3. "Eğer tövbe ederler, namazı kılarlar, zekâtı verirlerse onları serbest bırakın."

    Tevbe sûresi (9), 5

    فَإِذَا انسَلَخَ الأَشْهُرُ الْحُرُمُ فَاقْتُلُواْ الْمُشْرِكِينَ حَيْثُ وَجَدتُّمُوهُمْ وَخُذُوهُمْ وَاحْصُرُوهُمْ وَاقْعُدُواْ لَهُمْ كُلَّ مَرْصَدٍ فَإِن تَابُواْ وَأَقَامُواْ الصَّلاَةَ وَآتَوُاْ الزَّكَاةَ فَخَلُّواْ سَبِيلَهُمْ إِنَّ اللّهَ غَفُورٌ رَّحِيمٌ

    Bu ayetin tamamının anlamı şöyledir: "Haram ayları çıkınca Allah'a ortak koşanları nerede bulursanız öldürün; onları yakalayın, hapsedin ve her gözetleme yerinde oturup onları bekleyin. Eğer tövbe ederler, namazı kılarlar, zekâtı verirlerse onları serbest bırakın. Çünkü Allah bağışlayan, esirgeyendir."

    İnsanın mü'min olmasının en önemli göstergelerinden biri namazdır. Namaz kılan insana âyette geçen muamelelerin hiçbiri yapılmaz. Bu âyetin hükmü müşrik Arapları kapsamaktadır. Onlar iman edip namaz kılmayı ve zekât vermeyi kabul edince, daha önce yapmış oldukları şeyler, küfür ve haksızlıklar bağışlanır. Çünkü İslam insanın geçmişini örter, kişi âdeta hayata yeni başlamış ve dünyaya yeni gelmiş gibi muamele görür.

    4. "Cuma namazı kılınınca yeryüzüne dağılın ve Allah'ın lütfundan isteyin. Allah'ı çok zikredin ki kurtuluşa eresiniz."

    Cum'a sûresi (62), 10

    فَإِذَا قُضِيَتِ الصَّلَاةُ فَانتَشِرُوا فِي الْأَرْضِ وَابْتَغُوا مِن فَضْلِ اللَّهِ وَاذْكُرُوا اللَّهَ كَثِيرًا لَّعَلَّكُمْ تُفْلِحُونَ

    Cuma namazından önce ve sonra kılınacak sünnet namazlar hakkında 101 numaralı hadiste bilgi verilmiştir. Bu âyet-i kerîmenin bulunduğu Cuma sûresinin dokuzuncu âyetinde cuma ezanı okununca, işi gücü bırakıp Allah'ı anmak üzere cuma namazı kılınması gerektiği belirtilmekte, açıklamakta olduğumuz yukarıdaki onuncu âyette de cuma namazını kıldıktan sonra herkesin tamamen serbest olduğu, dilediği şekilde hareket edebileceği ifade edilmektedir. Diğer bir söyleyişle, cuma namazını kılan kimsenin bu görevini yerine getirmiş olduğu, şayet ticaretinin başına dönmek istiyorsa dönebileceği, ilim öğrenmek istiyorsa tekrar kitaplarının başına oturabileceği, ibadet etmek istiyorsa dilediği şekilde ibadet edebileceği, hatta dinlenmek istiyorsa dinlenebileceği ortaya konmaktadır. Âyet-i kerîmedeki "yeryüzüne dağılın" ifadesi kesin bir emir değildir. Artık herkesin dilediğini yapmakta serbest olduğu yönünde bir açıklamadır.

    Âyet-i kerîmenin devamındaki "Allah'ı çok zikredin ki kurtuluşa eresiniz" buyruğu, cuma namazı kılanlara bir hatırlatma ve uyarı mâhiyetindedir. Yüce Rabbimiz bu kısa ve özlü tavsiyesi ile bize şöyle demektedir:

    Siz cuma namazını kılmakla bir görevi yerine getirdiniz, artık dağılıp gidebilirsiniz; ama kendinizi büsbütün dünyaya kaptırmayın. Kalbinizi devamlı surette canlı ve uyanık tutabilmek için işinizin başında veya evinizde iken yahut bir yere gelip giderken Allah'ın adını anıp zikrederek, zaman zaman Kur'an okuyarak, nâfile namazlar kılarak, Allah'ın kullarına ve diğer mahlûkatına iyi davranıp hizmet ederek, O'nun size esirgemeden verdiği lütufları düşünerek Cenâb-ı Hakk'ı her fırsatta anıp zikredin. Böyle davranırsanız Allah'ın rızâsını kazanabilir ve dolayısıyla kurtuluşa erebilirsiniz.
     
  2. Mavi_inci

    Mavi_inci Özel Üye

    Namazla ilgili ayetler

    1)Rabbim beni namazında sürekli kıl soyumdan olanlarıda.Rabbimiz duamı kabul buyur.(İbrahim suresi 40)
    2)Namazları ve orta namazını(üstlerine düşerek titizlik göstererek)koruyun ve Allah’a gönülden boyun eğiciler olarak (namaza) durun (bakara suresi 238)
    3)Onlarki Allah anıldığı zaman kalpleri ürperir;kendilerine isabet eden musibetlere sabredenler,namazı dosdoğru kılanlar ve rızık olarak verdiklerimizden infak edenlerdir(hac suresi 35)
    4)İman etmiş kullarına söyle:alışverişin ve dostlugun olmadıgı o gün gelmezden evvel dosdogru namazı kılsınlar ve kendilerine rızık olarak verdiklerimizden gizli ve açık infak etsinler(İbrahim suresi 31)
    5)Ehline(ümmetine)namazı emret ve onda kararlı davran.Biz senden rızık istemiyoruz biz sana rızık veriyoruz sonuçta takvanındır(Taha suresi 132)
    6)Allah Resulu(sav)buyurdularki: “Namaz dinin diregidir”.Kim namazını kılarsa dinin direwgini dikniş olur.Kimde namazını kılmazsa dinin diregini yıkmıs olur.
    7)Allah resulu (sav)buyurdularki Allah’ın en çok sevdiği amel vaktinde kılınan namazlardır
    8)Onlarki yeryüzünde kendilerini yerleştirir iktidar sahibi kılarsak,dosdogru namazı kılarlar,zekatı verirler,magrufu emrederler,münkerden sakındırırlar.Bütün işlerin sonu Allaha aittir.(Hac suresi 41)
    9)Sabır ve namazla yardım dileyin bu şüphesiz husu duyanların dısındakiler için agır (bir yük)dır.(Bakara suresi 45)
    10)Suçlu-günahkarları;Sizi su cehenneme sürükleyen-iten nedir?onlar biz namaz kılanlardan değildik dediler.(müdessir suresi 43)
    11)Peygamber(sav)buyurdularki;namaz dinin diregi, müminin miracı, cennetin anahtarı ve gözümün nurudur.
    12)Sana kitaptan vahyedileni oku ve namazı dosdogru kıl gerçekten namaz çirkin utanmazlıklardan alı koyar.Allahı zikretmek ise muhakkak en buyuk (ibadet )tur.Allah yaptıklarınızı bilir(ankebut suresi 45)
    13)Gerçekten ben Allah’ım benden baksa ilah yoktur;su halde bana ibadet et ve beni zikretmek için dosdogru namaz kıl(Taha suresi 14)
    14)Onalar gaybe inanırlar namazı dosdogru kılarlar ve kendilerine rızık olarak verdiklerimizden infak ederler(Bakara suresi 3)
    15)Ey iman edenler Sabırla ve namazla yardım dileyin.Gerçewkten Allah sabredenlerle beraberdir.(Bakara suresi 153)
    16)Ey Meryem Rabbine ibadet et;secdeye kapan (onun huzurunda)egilenlerle beraber sende egil(ali imran suresi 43)
    17)De ki:Şüphesiz benim namazım ibadetlerini dirimin ve ölümüm alemlerin Rabbi olan Allah’ın dır.(Enam suresi 162)
    18)Onlar namazı dosdogru kılarlar ve kendilerine rızık olarak verdiklerimizden infak ederler(enfal suresi 3)
    19)Nerde olursam(olayım)beni kutlu kıldı ve hayat sürdüğüm müddetçe bana namazı ve zekatı emretti(Meryem suresi 31)
    20)Dosdogru namazı kılın ,Zekatı verin ve elçiye itaat edin umulurki rahmete kavusturulmus olursunuz
     

Bu Sayfayı Paylaş