Namaz İle İlgili Hadisler

'Sünnetler & Hadisler' forumunda ASİ MARDİNLİ tarafından 30 Nisan 2009 tarihinde açılan konu

  1. Sponsorlu Bağlantılar
    Namaz İle İlgili Hadisler konusu NAMAZLA İLGİLİ HADİS ve BİLGİLER


    Kâfirler ile mü'minler arasındaki en önemli fark namaz kılmaktır. Namaz kılmak kâfirlerden ayrılmaktır. Bu konu ile ilgili Hadîs-i Şerif'te mevcuttur. Namaz kılan kişinin imânı daimi tazelenir. Ancak devamlı ve gereği gibi kılmak farzdır.

    Namazı aklı-başı yerinde olan herkes kılmalıdır. Eğer ayağı sakat ise oturarak, elleri sakat ise kafasıyla, bedeni zorlanıyorsa gözleri ile namaz kılmak gerekir. Kabir'e girdiğimiz zaman ilk namazdan hesaba çekileceğiz. Eğer bir kimse dünya hayatında her türlü hayırlı iş yapsın ancak namaz kılmaya dursun, o kişi cennetlik dahi olsa, kılmadığı vakitler için azap görür. Başka bir deyişle namaz kılınmayan her vakit ahiret yılıyla (ya da dünya yılıyla) binlerce sene azap gerektiren günah olarak yazılır. Dikkat ediniz ki sadece bir vakit için. Şöyle bir hesap yapın kendinizce 1 gün namaz kılınmazsa, 5 vakit namaz terk ediliyor ve belkide yüzbinlerce yıllık günah yükleniyor kişiye. Bu yüzden imkânımız varken olabildiğince namaz ibâdetine çok dikkat etmeli ve sıkı sıkı sarılmalıyızki yüce yaratana hamd etmiş olalım. Yalnız burada dikkat etmemiz gereken bir olay var. Namaz ihlaslı (samimiyetle), Allah'ın rızâsını kazanmak için kılınmalıdır. Azabın şiddetleri "emrin yerine getirilmemesi" yüzündendir.

    Konuyla İlgili Bazı Hadis-i Şerifler:

    İman ile küfür arasındaki fark, Namazı kılıp kılmamaktır. [Tirmizi]

    Duâ rahmetin, abdest namazın, namaz Cennetin anahtarıdır. [Abdullah İbn. Abbas]

    Dinde namazın yeri, vücutta başın yeri gibidir. [Taberânî, el-Mu’cemu’s-Sağîr, 1/61]

    Mazeretsiz ve kasden namaz kılmayanın adını ALLAH C.C. cehenneme gireceklerden biri olarak cehennemin kapısına yazar. [Ebû Nuaym]

    Kul namaza durduğunda, bütün günahları getirilir.Başı ve omuzları üzerine konulur. Rüku ve secdeye gittikçe dökülür, o insandan ayrılır. [Taberani]

    Kıyamette kulun ilk sorguya çekileceği ibadet, namazdır. Namazı düzgün ise, diğer amelleri kabul edilir. Namazı düzgün değilse, hiçbir ameli kabul edilmez. [Taberani]

    Bir mümin namaz kılmaya başlayınca, Cennet kapıları onun için açılır. Rabbi ile arasında bulunan perdeler kalkar. Bu hâl namaz bitinceye kadar devam eder.

    Riyâzüs Sâlihîn'de zikredilen sahih bir hadis:

    Peygamber Efendimiz(s.a.v) Cebrâil (a.s.)'la giderken birisinin ötekisinin başına kocaman bir kayayı pat diye vurup, kafasını ezip parçaladığını görüyor. Parçaları yerlere saçılıyor. Fakat Allah(c.c.)'tan tekrar kafası bir araya geliyor... Tekrar vuruyor, tekrar parçalıyor... Tekrar bir araya geliyor, tekrar parçalıyor... Tabii, bu bir azab...
    Soruyor:

    - Yâ Cebrâil kardeşim, bu adam buna niçin böyle vuruyor? Bunun sebebi nedir, ne suçu var bu vurulanın?

    O zaman Cebrâil(a.s.) buyuruyor ki:
    - Yâ Rasûlallah! Bu adam bu aklıyla dünyada iken duydu, öğrendi namaz kılmanın farz olduğunu; fakat kılmadı. Onun için böyle kafasına kafasına vuruluyor." dedi.

    Bakınız ki ahirette başımıza kakılıyor. Onun kafasına öyle vuruyor ki kafa parçalanıyor ve toplanıyor ve bir daha vuruluyor. Allah(c.c) bir azab verdim mi daha nicelerini de farklı yöntemlerle helâk eder. Örneğin, cehennem azabında vücudumuz yandıktan sonra artık ölü bir deri olur üzerimizde. Ölü deri ise acıyı hissetmez. Bakın ayeti kerimeye meâlen :

    Şüphesiz âyetlerimizi inkâr edenleri gün gelecek bir ateşe sokacağız;
    onların derileri pişip acı duymaz hale geldikçe, derilerini başka derilerle değiştiririz ki acıyı duysunlar!
    Allah dâima üstün ve hakimdir. (SÛRE-İ NİSÂ 56.âyet)

    Evet değerli mü'minler. Uyku içinde olmalyalım. Gözümüzü açalım. Bu dünyanın sonu vardır. Herşeyin başlangıcı ve sonu vardır. Sonumuzu düşünelim. Azapta yanmak ya da yanmamak bizim bu dünya da ektiğimiz tohumlar (salih amellerdir). Burada tohum ekmezsek ahirette biçemeyiz, helâk olanlardan oluruz ki Allah korusun bizleri. Ahirette "...Ah, keşke dünyaya geri gönderilsek de bir daha Rabbimizin âyetlerini yalanlamasak ve inananlardan olsak..." (SÛRE-İ EN'ÂM,27.âyet) diyenlerden olmayalım Allah korusun.Allah (c.c.)'ın bize verdiği nimetlere şükrün en iyi ifadesi ilk başta NAMAZ dır.


    Amin Demenin Fazileti

    Ravi: Ebu Hüreyre
    Tanım: Resulullah (sav) buyurdular ki: "İmam amin deyince siz de amin deyin. Zira kimin amin'i meleklerin amin'ine tevafuk ederse geçmiş günahları affedilir." İbnu Şihab der ki: "Resulullah (sav) amin derdi."

    Kütüb-i Sitte Hadis No : 2526 Kaynak: Buhari, Ezan 112; Müslim, Salat 72, (410); Muvatta, Salat 44, (1, 87); Ebu Davud, Salat 172, (936);

    Ravi: Ebu Hüreyre
    Tanım: Buhari'de diğer bir rivayette şöyle gelmiştir: "Kari (okuyucu) amin deyince siz de amin deyin. Zira melekler "amin" der. Kimin amin'i meleklerin aminine tevafuk ederse geçmiş günahları affedilir."

    Kütüb-i Sitte Hadis No : 2527 Kaynak: Buhari, Da'avat 63


    Cemaatin Fazileti

    Ravi: İbnu Ömer
    Tanım: Resulullah (sav) buyurdular ki: "Cemaatle kılınan namaz, ayrı kılınan namazdan yirmiyedi derece üstündür."

    Kütüb-i Sitte Hadis No : 2767 Kaynak: Buhari, Ezan 30; Müslim, Salat 272

    Ravi: Ebu Musa
    Tanım: Resulullah (sav) buyurdular ki: "Namazda en çok sevap alan kimse, en uzak olanlarıdır, yürüme yönüyle en uzaktan gelenler, imamla kılıncaya kadar namazı bekleyen kimse, hemen kılıp sonra da uyuyandan daha çok sevaba mazhardır." [Rezin ilavesidir. Derim ki bu rivayet Buhari'nin Sahih'inde mevcuttur. (Buhari, Ezan 31).]

    Kütüb-i Sitte Hadis No : 2768 Kaynak: Rezin

    Ravi: Osman
    Tanım: Resulallah (sav)'ı işittim, şöyle diyordu: "Kim yatsıyı bir cemaat içinde kılarsa sanki gecenin yarısını ihya etmiş gibi olur, kim de sabah namazını bir cemaat içinde kılarsa sanki gecenin tamamını namazla geçirmiş gibi olur."

    Kütüb-i Sitte Hadis No : 2769 Kaynak: Müslim, Mesacid 260, (656); Muvatta, Salatu'l-Cema'a 7, (1, 132); Ebu Davud, Salat 48, (555); Tirmiz

    Ravi: Übeyy İbnu Ka'b
    Tanım: Bir adam vardı Mescide ondan daha uzakta oturan birini bilmiyordum. Namazları da hiç kaçırmıyordu. Kendisine: "Bir eşek alsan da karanlık veya sıcak zamanlarda binsen!" denilmiştir, şu cevapta bulundu: "Evimin mescide yakın olması beni memnun etmez. Ben mescide kadar yürümelerimin, sonra da aileme dönüşlerimin sevab olarak yazılmasını diliyorum." Resulullah (sav), (Adamın bu sözünü işitince): "Allah Teala hazretleri bu isteklerinin hepsini yerine getirdi" buyurdu.

    Kütüb-i Sitte Hadis No : 2770 Kaynak: Müslim, Mesacid 278, (663); Ebu Davud, Salat 49, (586)

    Ravi: Ebu Hüreyre
    Tanım: Resulullah (sav) buyurdular ki: "Kişinin cemaatle kıldığı namazın sevabı evinde ve çarşıda (iş yerinde) kıldığı namazından yirmibeş kat fazladır. Şöyle ki, abdest alınca güzel bir abdest alır, sonra mescide gider, evinden çıkarken sadece mescid gayesiyle çıkmıştır. Bu sırada attığı her adım sebebiyle bir derece yükseltilir, bir günahı affedilir. Namazı kıldı mı, namazgahında olduğu müddetçe melekler ona rahmet okumaya devam ederler ve şöyle derler: "Ey Rabbimiz buna rahmet et, merhamet buyur." Sizden herkes, namaz beklediği müddetçe namaz kılıyor gibidir.

    Kütüb-i Sitte Hadis No : 2766 Kaynak: Buhari, Ezan 30, Cuma 2; Müslim, Salat 272 (649); Ebu Davud, Salat 49, (559); Tirmizi, Salat 245


    Havf (Korku) Namazı

    Ravi: Seki İbnu Ebi Hasme
    Tanım: Resulullah (sav) ashabına korku namazı kıldırdı. Bu maksadla ashabı arkasında iki saf yaptı. Hemen arkasında bulunan safa birinci rek'ati kıldırdı. Sonra ayağa kalktı ve arkasındakilere bir rek'at namaz kıldırıncaya kadar kıyamda kaldı. Sonra gerideki safta bulunanlar ilerledi, ön safdakiler de geriledi. Bu şekilde ilerleyenlere de bir rek'at namaz kıldırdı, Sonra gerileyenler bir rek'at namaz kılıncaya kadar yerinde oturdu. Sonra da selam verdi.

    Kütüb-i Sitte Hadis No : 2911 Kaynak: Buhari, Megazi 31; Müslim, Müsafirin 309, (841); Muvatta, Salatu'l-Havf 1, (1, 183); Tirmizi, Salat

    Kütüb-i Sitte Hadis No : 2912
    Tanım: Muvatta'nın bir diğer rivayetinde şöyle gelmiştir: Korku namazı şöyledir: "İmam, beraberinde arkadaşlarından bir grup olduğu halde namaza durur, bir grup da düşmana karşı yerini alır. İmam bir rek'ati beraberindekilerle rüku ve secde ile kılar, ve ayağa (ikinci rek'ate) kalkar. Tam doğrulunca öyle kalır. Cemaat geri kalan rek'ati kendi başlarına tamamlayıp selam verirler ve oradan ayrılırlar. İmam yerinde ayakta durmaya devam eder. Namazını kılanlar düşmanın karşısında yerlerini alırlar. Namaz kılmamış olan diğerleri gelip imamın arkasında dururlar,tekbir getirerek uyarlar.İmam onlara da bir rek'at namaz kıldırır, secdeden sonra oturur ve selam verir. İmama uyan bu ikinci grup imam selam verince kalkıp, geri kalan rek'ati kılıp selam verirler."

    Kaynak: Muvatta, Salatu'l-Havf 2 (1,183)


    Ravi: Cabir
    Tanım: Biz Zaturrika'da Resulullah (sav) ile beraberdik. Koyu gölgeli bir ağacın yanına gelmiştik. Bu ağacı, altında dinlenmesi için Aleyhissalatu Vesselam'a bıraktık. (Resulullah kılıncını ağaca asıp istirahete çekilmişti ki, O'nu gizlice takip eden) müşriklerden biri gelip (asılı olan kılıncı kapıp) kınından sıyırarak (Resulullah'a): "Benden korkmuyor musun?" dedi. Aleyhissalatu Vesselam: "Hayır!" deyince: "Peki seni benden kim kurtaracak?"dedi. Efendimiz: "Allah!" diye cevap verdi. (Duruma muttali olan) ashab adamı tehdid etti. (O da kılıncı kınına koydu ve ağaca astı). Sonra namaz kılındı. Resulullah (sav) bir gruba iki rek'at kıldırdı. Bunlar geri çekildiler. Sonra ikinci grup geldi, onlara da iki rek'at namaz kıldırdı. Resulullah'ın namazı dörde tamamlanmıştı, cemaatin namazı ise iki rek'atti."

    Kütüb-i Sitte Hadis No : 2913 Kaynak: Buhari, Megazi 31, 84, 87; Müslim, Müsafirin 307-311, (840, 843); Nesai, Salatu'l-Havf 1, (3,175, 17

    Ravi: İbnu Ömer
    Tanım: Resulullah (sav) korku namazını iki gruptan birine tek rek'at olarak kıldırırken, diğer grup düşmana karşı durmuştur. Kılanlar kalkıp, düşmana dönük vaziyette, (bekleyen) arkadaşlarının yerine geçtiler, onlar da gelip (Resulullah'ın arkasına geçtiler). O da bunlara bir rek'at namaz kıldırdı, sonra da bu iki gruptan her biri birer rek'at namazlarını kaza ettiler."

    Kütüb-i Sitte Hadis No : 2915 Kaynak: Buhari, Salatu'l-Havf 2, Megazi 31, Tefsir, Bakara 44; Müslim, Müsafirin 205, (839); Muvatta, Salatu

    Ravi: Ebu Hüreyre
    Tanım: Resulullah (sav) Dacnan ile Üsfan arasında, müşriklerle sarılmış bir yere indi. Müşrikler (aralarında): "Bu müslümanların bir namazları var (topluca kılarlar), bu onlara evlatlarından da, bakirelerinden de kıymetlidir, işte bu, ikindi namazlarıdır. Hazırlığınızı yapın, üzerlerine toptan bir kerede çullanın!" dediler. Cebrail (as), Resulullah (sav)'a, gelerek ashabını iki kısma ayırmasını, onlardan bir grupla namaz kılarken diğer grubun geri tarafta ayakta beklemesini, tedbirli olmalarını ve silahlarını beraberlerine almalarını, birinci gruba bir rek'at kıldırmasını, bu kısmın birinci rekatten sonra geri çekilmesini, arkadaki grubun öne ilerlemesini, bu yeni gruba da bir rek'at kıldırmasını, böylece her bir grubun Resulullah'la birlikte birer rek'atlerinin olmasını, Resulullah'ın da böylece iki rek'at kılmış olmasını emretti."

    Kütüb-i Sitte Hadis No : 2916 Kaynak: Ebu Davud, Salat 284, (1240, 1241); Tirmizi, Tefsir, Nisa, (3038); Nesai, Salatu'l-Havf 1, (3, 173,

    Ravi: Abdullah İbnu Üneys
    Tanım: Resulullah (sav), beni, Halid İbnu Süfyan el-Hüzeli'yi öldürmem için bulunduğu yere gönderdi. O, Urane ve Arafat taraflarında idi. "Git onu öldür!" dedi. Ben onu gördüğümde ikindi namazının vakti girmişti. Kendi kendime: "(Bu herifi öldürme işi) onunla benim arama girip namazımı geciktirmesinden korkarım" dedim. (Ara vermeden) ilerledim. Hem yürüyor hem de ima ile namazımı kılıyordum. Herife tam yaklaşmıştım ki: "Sen kimsin?" dedi. "Araplardan biriyim. Duydum ki, şu adam için asker topluyormuşsun, onun için sana katılmaya geldim!" dedim. "Evet ben bu işin içindeyim" dedi. Onunla bir müddet yürüdüm, öldürmeme imkan sağlayacak bir fırsat doğunca kılıçla tepesine bindim ve geberttim.

    Kütüb-i Sitte Hadis No : 2917 Kaynak: Ebu Davud, Salat 289, (1249)


    İstihare Namazı
    Ravi: Cabir
    Tanım: Resulullah (sav) bize, Kur'an'dan bir sure öğrettiği gibi her işte istiharede bulunmamızı öğretirdi. Derdi ki: "Biriniz bir iş yapmaya arzu duyduğu zaman, farzlar dışında iki rek'at namaz kılsın, sonra şu duayı okusun: "Allahım, senden hayır taleb ediyorum, zira sen bilirsin. Senden hayrı yapmaya kudret taleb ediyorum, zira sen vermeye kadirsin, Rabbim yüce fazlını da taleb ediyorum. Sen herşeye kadirsin, ben acizim. Sen bilirsin, ben cahilim. Sen gayıbları bilirsin. Allahım, eğer biliyorsan ki bu işi bana dinim, hayatım ve sonum için -veya hal-i hazırda ve ileride demişti- hayırlıdır, bunu bana takdir et ve yapmamı kolay kıl. Sonra da onu hakkımda mübarek kıl. Eğer bu işin, bana dinim, hayatım ve akibetim için -veya hal-i hazırda ve ileride dedi- zararlıdır, onu benden çevir, beni de ondan çevir. Hayır ne ise bana onu takdir et, sonra da bana onu sevdir!" Hz. Cabir dedi ki: "Bu duadan sonra yapacağı işi zikrederdi."

    Kütüb-i Sitte Hadis No : 3079 Kaynak: Buhari, Da'avat 48, Teheccüd 25, Tevhid 10; Ebu Davud, Salat 366, (1538); Tirmizi, Salat 394, (480);


    Tesbih Namazı

    Ravi: İbnu Abbas ve Ebu Rafi
    Tanım: Resulullah (sav) Abbas İbnu Abdilmuttalib (ra)'e dediler ki: "Ey Abbas, ey amcacığım! Sana bir iyilik yapmayayım mı? Sana bağışta bulunmayayım mı? Sana ikram etmeyeyim mi? Sana on haslet(in hatırlatmasını) yapmayayım mı. Eğer sen bunu yaparsan, Allah senin bütün günahlarını önceki-sonraki, eskisi-yenisi, hataen yapılanı-kasden yapılanı, küçüğünü-büyüğünü, gizlisini-alenisini yani hepsini affeder. Bu on haslet şunlardır: Dört rek'at namaz kılarsın, her bir rek'atte Fatiha süresi ve bir süre okursun. Birinci rek'atte kıraati tamamladın mı, ayakta olduğun halde onbeş kere "Subhanallahi velhamdülillahi ve lailahe illallahu vallahu ekber" diyeceksin. Sonra rüku yapıp, rükuda iken aynı kelimeleri on kere söyleyeceksin. Sonra secde edip, secdede iken onları onar kere söyleyeceksin. Sonra başını secdeden kaldıracaksın, onları onar kere söyleyeceksin. Sonra tekrar secde edip aynı şeyleri onar kere söyleyeceksin. Sonra başını kaldırır, bunları on kere daha söylersin. Böylece her bir rek'atte bunları yetmişbeş defa söylemiş olursun. Aynı şeyleri dört rek'atte yaparsın. Dilersen bu namazı her gün bir kere kıl. Her gün yapamazsan haftada birkere yap, haftada yapamazsan her ay da bir kere yap. Ayda olmazsa yılda bir kere yap. Yılda da yapamazsan hiç olsun ömründe bir kere yap."

    Kütüb-i Sitte Hadis No : 3081 Kaynak: Ebu Davud, Salat 303, (1297, 1299); Tirmizi, Salat 350, (482); İbnu Mace, İkamet 190, (1386, 1387)


    Namaz ve Hutbede Kıraat

    Ravi: Ubeydullah İbnu Ebi Rafi
    Tanım: (Emevi halifelerinden) Mervan, Ebu Hüreyre, (ra)'yi Medine'ye halef tayin etti. Ebu Hüreyre, cumayı kıldırdı ve birinci rek'atte, el-Hamd süresini okuduktan sonra Cuma süresini okudu, ikinci rek'atte Ve iza caeke'l-Münafikun'u okudu. Dedi ki: "Ben Resulullah (sav)'ın bunları okuduğunu işittim."

    Kütüb-i Sitte Hadis No : 2869 Kaynak: Müslim, Cuma 61, (877); Ebu Davud, Salat 242, (112); Tirmizi, Salat 374, (519)

    Ravi: Semüre İbnu Cündüb
    Tanım: Resulullah (sav) cum'ada Sebbihisme Rabbike'l-A'la ve Hel etake hadisu'l-Gaşiye sürelerini okurdu.

    Kütüb-i Sitte Hadis No : 2870 Kaynak: Ebu Davud, Salat 242, (519); Nesai, Cum'a 39, (3, 111,112)

    Ravi: İbnu Abbas
    Tanım: Resulullah (sav) cuma günü sabah namazında Elif-lam mim Tenzil'i birinci rek'atte; Hel Eta'yı da ikinci rek'atte okurdu. Cuma namazında da Cuma ve Münafikun surelerini okurdu.

    kütüb-i Sitte Hadis No : 2871 Kaynak: Müslim, Cuma 64, (879); Ebu Davud, Salat 218, (1074); Tirmizi, Salat 375, (520); Nesai, Cuma 38, (3,


    Ravi: Ümmü Hişam Bintu Harise İbnu'n-Nu'man
    Tanım: Kaf ve'l Kur'ani'l-Mecid suresini, cuma günü minber üzerinden her cum'ada okurken Resulullah (sav)'ın kendi dillerinden aldım.

    Kütüb-i Sitte Hadis No : 2872 Kaynak: Müslim, Cuma 52, (873); Ebu Davud, Salat 229, (1100); Nesai, Cuma 28, (3,107)

    Ravi: Ya'la İbnu Ümeyye
    Tanım: Resulullah (sav)'ı minberde: "... (Zuhruf 77) diye okurken işittim."

    Kütüb-i Sitte Hadis No : 2873 Kaynak: Buhari, Tefsir, Zuhruf 2, Bed'ü'l-Halk 6, 10; Müslim, Cuma 49, (871); Ebu Davud, Huruf 1, (3992)


    Akşam Namazı


    Ravi: Mervan İbnu'l-Hakem
    Tanım: Bana Zeyd ibnu Sabit (ra) dedi ki: "Sen niye akşam namazında (kısaru'l-mufassal denilen) kısa surelerden okuyorsun? Ben Resulullah (sav)'ın Tula't-Tuleyeyn'i okuduğunu işittim." (Ebu Davud'un rivayetinde şu ziyade var: "...Dedim ki: Tüla't-Tuleyeyn nedir? Bana "el-A'raf, öbürü de "el-En'am" diye cevap verdi.")
    Kütüb-i Sitte Hadis No : 2543 Kaynak: Buhari, Ezan 98; Ebu Davud, Salat 132, (812); Nesai, İftitah 67, (2, 169, 170)

    Ravi: Ümmü'l-Fadl
    Tanım: Resulullah (sav)'ın akşam namazında ve'l-mürselati urfen suresini okuduğunu işittim. Bundan sonra artık bize, ruhu kabzedilinceye kadar hiç namaz kıldırmadı.
    Kütüb-i Sitte Hadis No : 2544 Kaynak: Buhari, Ezan 98, Megazi 83; Müslim, Salat 173, (462); Muvatta, Salat 24, (1, 7; Ebu Davud, Salat 1

    Ravi: Aişe
    Tanım: Resulullah (sav), A'raf süresiyle akşamı kıldırdı. Süreyi ikiye bölerek her iki rek'atte bir parçasını okudu.
    Kütüb-i Sitte Hadis No : 2545 Kaynak: Nesai, İftitah 67, (2,170)

    Ravi: Cübeyr İbnu Mut'im
    Tanım: Resulullah (sav)'ı akşam namazında et-Tur süresini okurken işittim.
    Kütüb-i Sitte Hadis No : 2546 Kaynak: Buhari, Ezan 99, Cihad 172, Megazi 11, Tefsir, Tür 1; Müslim, Salat 174, (463); Muvatta, Salat 23,

    Ravi: Ebu Osman en-Nehdi
    Tanım: İbnu Mes'ud (ra)'un arkasında akşam namazı kılmıştım. Namazda Kulhüvallahü ahad'i okudu.
    Kütüb-i Sitte Hadis No : 2547 Kaynak: Ebu Davud, Salat 133, (815)

    Ravi: Abdullah İbnu Utbe İbni Mes'ud
    Tanım: Resulullah (sav) akşam namazında Ha-mim-ed-Duhan süresini okudu.
    kütüb-i Sitte Hadis No : 2548 Kaynak: Nesai, İftitah 66, (2,169)

    Ravi: Ebu Abdillah es-Sunabihi
    Tanım: Hz. Ebu Bekr (ra)'in hilafeti sırasında Medine'ye geldim, arkasında akşam namazını kıldım, ilk iki rek'atinde Fatiha ile (kısaru'l-mufassal denen) kısa sürelerden birer süre okudu. Sonra üçüncü rek'ate kalktı. Ben (ne okuyacağını işitmek için) hemen kendisine -elbisem elbisesine değecek kadar- yaklaştım. Fatiha ve beraberinde "Rabbena la tuziğ kulübena ba'de iz hedeytena veheb lena min ledünke rahmeten inneke ente'l-Vehhab" (Rabbimiz, bize hidayet verdikten sonra kalplerimizi saptırma. Katından bize bir rahmet lutfet. SDen çok lutfedenlerdensin) ayetini okuduğunu işittim.
    Kütüb-i Sitte Hadis No : 2549 Kaynak: Muvatta, Salat 25 (1,79)


    "Kafirlerle aramızdaki fark namazdır. Kim onu terkederse muhakkak ki kafir olmuştur." (Tirmizi, Nesei, Ahmed, İbn-i Mace) (Hakim ve Zehebi bu hadis için sahih dediler.)

    "Kişiyle şirk arasındaki engel namazın terkidir." (Müslim, Ebu Davud, Tirmizi)

    "İkindi namazını geçiren kimsenin salih ameli boşa gitmiştir." (Buhari, Müslim)

    "Kim bilerek namazı terkederse, Allah'ın teminatından uzaklaşmıştır." (Ahmed, Beyhaki)

    (Münziri Tergib ve Terhib'inde: "Ahmed b. Hanbel'in bu hadisin rivayet senedindeki raviler güvenilir kişilerdir, fakat senedindeki Maçhul, hadisi rivayet eden Ümmü Eymen'den hiçbir hadis nakletmemiştir." dedi.)

    Ceriri, Abdullah b. Şakik'den, o da Ebu Hureyre radiyallahu anh'den; o şöyle demiştir:

    "Rasulullah sallallahu aleyhi ve sellem sahabeleri namazı terketmek hariç, hiçbir amelin terkini küfür saymazlardı." (Tirmizi) (Hakim ve Zehebi bu hadis için sahih dediler.)

    Ebu Hureyre radiyallahu anh'den;

    Rasulullah sallallahu aleyhi ve sellem'in şöyle buyurduğu rivayet edilmiştir:

    "Kıyamet günü kul önce namazlarından ötürü hesaba çekilir. Eğer namazları tam ise mutlu ve kazanmış kişi olur. Şayet namazları fasit (bozuk) ise kaybetmiş ve hüsrana uğramış kişilerden olur." (Tirmizi rivayet etti ve bu hadise hasen sahih dedi. Nesei de rivayet etmiştir.)

    "İnsanlarla La İlahe İllallah Muhammedun Rasulullah'a şehadet edip namazı eda edinceye ve zekatı verinceye kadar savaşmakla emrolundum. Eğer bunu yaparlarsa benden, Allah'ın hakkı müstensa mallarını ve kanlarını korumuş olurlar. Onların gizli halleri Allah'a aittir." (Buhari, Müslim)


    İbn-i Abbas radiyallahu anh diyor ki:
    "Namazı zayi etmek, onu tamamıyla terketmek manasında olmayıp, belki vaktinden çıkarmaktır."

    Rasulullah sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyuruyor:
    "Kafirlerle aramızdaki fark namazdır. Kim onu terkederse muhakkak ki kafir olmuştur." (Tirmizi, Nesei, Ahmed, İbn-i Mace) (Hakim ve Zehebi bu hadis için sahih dediler.)

    "Kişiyle şirk arasındaki engel namazın terkidir." (Müslim, Ebu Davud, Tirmizi)

    "İkindi namazını geçiren kimsenin salih ameli boşa gitmiştir." (Buhari, Müslim)

    "Kim bilerek namazı terkederse, Allah'ın teminatından uzaklaşmıştır." (Ahmed, Beyhaki)

    (Münziri Tergib ve Terhib'inde: "Ahmed b. Hanbel'in bu hadisin rivayet senedindeki raviler güvenilir kişilerdir, fakat senedindeki Maçhul, hadisi rivayet eden Ümmü Eymen'den hiçbir hadis nakletmemiştir." dedi.)

    Hz. Ömer radiyallahu anh şöyle demiştir:
    "Bilinmelidir ki namazı zayi edenin İslamdan nasibi yoktur."

    Eyub'us Sahtiyani bu söze benzer bir söz söylemiştir.


    Ceriri, Abdullah b. Şakik'den, o da Ebu Hureyre radiyallahu anh'den; o şöyle demiştir:
    "Rasulullah sallallahu aleyhi ve sellem sahabeleri namazı terketmek hariç, hiçbir amelin terkini küfür saymazlardı." (Tirmizi) (Hakim ve Zehebi bu hadis için sahih dediler.)

    İbn-i Hazm rahimetullahi aleyh şöyle demiştir:
    "Şirkten sonra, vakti çıkartılarak geciktirilen namazdan ve haksız yere bir müslümanı öldürmekten daha büyük günah yoktur."

    Ebu Hureyre radiyallahu anh'den;
    Rasulullah sallallahu aleyhi ve sellem'in şöyle buyurduğu rivayet edilmiştir:
    "Kıyamet günü kul önce namazlarından ötürü hesaba çekilir. Eğer namazları tam ise mutlu ve kazanmış kişi olur. Şayet namazları fasit (bozuk) ise kaybetmiş ve hüsrana uğramış kişilerden olur." (Tirmizi rivayet etti ve bu hadise hasen sahih dedi. Nesei de rivayet etmiştir.)

    "İnsanlarla La İlahe İllallah Muhammedun Rasulullah'a şehadet edip namazı eda edinceye ve zekatı verinceye kadar savaşmakla emrolundum. Eğer bunu yaparlarsa benden, Allah'ın hakkı müstensa mallarını ve kanlarını korumuş olurlar. Onların gizli halleri Allah'a aittir." (Buhari, Müslim)


    Ebu Said radiyallahu anh'den:
    "Bir adam, Rasulullah sallallahu aleyhi ve sellem'e:
    "Ya Rasulallah! Allah'tan kork!" dedi.
    Rasulullah sallallahu aleyhi ve sellem ise buna karşılık şöyle dedi:
    "Yazıklar olsun sana! Ben, yeryüzünde insanların Allah'tan en çok korkanı değil miyim?"
    Bunun üzerine Halid b. Velid:
    "İzin ver de şu adamın boynunu vurayım" dedi.
    Rasulullah sallallahu aleyhi ve sellem:
    "Hayır. Belki o, namaz kılanlardandır." buyurdu. (Buhari, Müslim)

    Abdullah b. Amr radiyallahu anh'den,
    Rasulullah sallallahu aleyhi ve sellem'in şöyle buyurduğu rivayet edilmiştir.
    "Kim namazını muhafaza etmezse, onun için bir nur, bir delil ve bir kurtuluş sebebi olmaz ve kıyamet gününde bu kişi Karun, Firavun, Haman ve Übeyy b. Halef ile beraber haşrolunacaktır."

    (Ahmed, Darimi, İbn-i Hıbban, Taberani) (Münziri Tergib ve Terhib'inde, bu hadis için sahih dedi.)


    Akşam Namazının Nafilesi

    Ravi: Enes
    Tanım: Müezzin akşam ezanını okuduğu zaman Resulullah (sav) ashabından bir grup kalkıp mescidin sütunlarına doğru koşup Resulullah (sav) (evinden) çıkıncaya kadar akşamdan önce ikişer rek'at nafile kılıyordu. (Müslim'in rivayetinde şu ziyade var: "Bazan bir yabancı gelip mescide girecek olsa, namaz kılanların çokluğunu görünce, akşamın farzını kılınmış zannederdi.")

    Kütüb-i Sitte Hadis No : 2955 Kaynak: Buhari, Ezan 14, Salat 95; Müslim, Müsafirin 303, (837); Nesai, Ezan 39, (2, 28, 29)

    Ravi: Abdullah İbnu Mugaffel el-Müzeni
    Tanım: Resulullah (sav) dediler ki: "Akşamdan önce iki rek'at namaz kılın." (Efendimiz) sonra, insanların bunu bir sünnet yapmasından korkarak "Dileyen kılsın" dediler."

    Kütüb-i Sitte Hadis No : 2956 Kaynak: Ebu Davud, Salat 300, (1281); Buhari, Teheccüd 36, İ'tisam 27; Müslim, Müsafirin 304, (838)

    Ravi: İbnu Ömer
    Tanım: Resulullah (sav)'la birlikte, akşam namazından sonra hane-i saadetlerinde iki rek'at (nafileyi) kıldım.

    Kütüb-i Sitte Hadis No : 2958 Kaynak: Tirmizi, Salat 320, (432)


    Ravi: Ka'b İbnu Ucre
    Tanım: Resulullah (sav) Beni Abdi'l-Eşhed mescidinde akşam namazını kılmıştı. Cemaat, farzı bitirince nafileyi kılmaya başladı. Bunu gören Resulullah: "Bu, evlerin namazıdır" buyurdular. (Nesai'de şu ifade vardır: "Size, bu namazı evlerde kılmanız gerekir.")

    Kütüb- i Sitte Hadis No : 2959 Kaynak: Ebu Davud, Salat 304, (1300); Nesai, Kıyamu'l-Leyl 1, (3,198, 199)


    Bayram Namazları

    Hadis No : 3022 Ravi: İbnu Abbas
    Tanım: Resulullah (sav) bayram günü çıkıp iki rekat namaz kıldırdı. Ne bunlardan önce ne de bunlardan sonra başka namaz kıldırmadı.

    Kaynak: Buhari, Iydeyn 8, 16, 18, 26, 32, Ezan 161, Zekat 21, 33, Tefsir, Mümtahine 1, Nikah 124, Libas 56,


    Hadis No : 3023 Ravi: Aişe
    Tanım: Resulullah (sav), fıtr (ramazan) ve kurban bayramlarının namazlarında, birinci rekatte yedi (ziyade) tekbir getirirdi, ikinci rekatte ise, iki rüku tekbirinden başka beş (ziyade) tekbir getirirdi.

    Kaynak: Ebu Davud, Salat 252, (1149, 1150)

    Hadis No : 3024 Ravi: Kesir İbnu Abdillah (an ebihi an ceddihi)
    Tanım: Resulullah (sav) bayramlarda birinci rek'atte kıraatten önce yedi kere tekbir getiriyordu, ikinci rek'atte de kıraatten önce beş kere tekbir getiriyordu.

    Kaynak: Tirmizi, Salat 386, (536)

    Hadis No : 3025 Ravi: Cabir İbnu Semüre
    Tanım: Resulullah (sav) ile birlikte, birçok kereler bayram namazını ezansız ve ikametsiz kıldım.

    Kaynak: Müslim, Iydeyn 7, (887); Ebu Davud, Salat 250, (1148); Tirmizi, Salat 384, (532)


    Hadis No : 3026 Ravi: Nafi'
    Tanım: İbnu Ömer (ra) dedi ki: "Resulullah (sav), Hz. Ömer ve Hz. Ebu Bekr (ra), bayram namazlarını hutbeden önce kılarlardı."

    Kaynak: Buhari, Iydeyn 7, 8; Müslim, Iydeyn 8, (888); Tirmizi, Salat 383, (631); Nesai, Iydeyn 9, (3, 183)


    Hadis No : 3028 Ravi: Ubeydullah İbnu Abdillah İbni Utbe İbni Mes'ud
    Tanım: Hz. Ömer (ra), Ebu Vakid el-Leysi (ra)'ye sordu: "Resulullah (sav) kurban ve ramazan bayramlarında ne kıraat buyururdu?" "Resulullah bu namazlarda Kaf ve'l-Kur'ani'l-Mecid, İkterebeti's-saatu ve'n-Şakka'l-Kameru sürelerini okurdu" diye cevap verdi.

    Kaynak: Müslim, Iydeyn 14, (891); Muvatta, Iydeyn 8, (1, 180); Ebu Davud, Salat 252, (1154); Tirmizi, Salat


    Hadis No : 3029 Ravi: Nu'man İbnu Beşir
    Tanım: Resulullah (sav), bayramlarda ve cumada Sebbihi'sme Rabbike'l-A'la, Hel etake hadisu'l-ğaşiye okurdu. Bazan cuma ve bayram bir günde birleşirlerdi. Resulullah bu surelerin her ikisini de (cuma ve bayram) namazlarında birlikte okurdu.

    Kaynak: Müslim, Cum'a 62, (878); Muvatta, Cuma 19, (1, 111); Ebu Davud, Salat 242, (1122,1123); Tirmizi, Sal
     

Bu Sayfayı Paylaş