Muhasebenin İşletmedeki Yeri

'Muhasebe' forumunda mynq tarafından 11 Ekim 2008 tarihinde açılan konu

  1. mynq

    mynq Üye

    Sponsorlu Bağlantılar
    Muhasebenin İşletmedeki Yeri konusu
    MUHASEBENİN İŞLETMEDEKİ YERİ
    Mal ve hizmet üreterek insan ihtiyaçlarını karşılamak üzere faaliyet gösteren yerlere işletme denir.Bütün işletmeler üç genel amaçla faaliyet yaparlar, bu amaçlar
    1- Kar etmek,
    2- İşletmenin devamını sağlamak,
    3- Topluma hizmet etmek,
    Bütün işletmeler faaliyete başlarken bu faaliyetlerinin uzun vadeli olmasını düşünürken, kar amacı da güderler. Faaliyetler sürerken ürettikleri mal veya hizmetleri de insanlara sunarak topluma hizmet etmiş olurlar. Günümüzde ekonomik faaliyetlerin çeşitliliği nedeni ile ihtiyaçlarımız da artmıştır. Bütün bu ihtiyaçlarımızı takas ekonomisi dönemlerindeki gibi tek başımıza sağlamamız mümkün olmadığından her alandaki işletmeler toplumun vazgeçilmez parçalarıdırlar.
    İşletmeler belirtilen önemleri ile amaçlarına ulaşabilmeleri için hesapları bakımından iyi örgütlenmeleri ile mümkündür. Hesap organizasyonu yönetimler tarafından gerçekleştirilir. Bu organizasyonda İşletmenin Muhasebesi aşağıdaki şekilde bölümlere ayrılır.
    1- Genel Muhasebe,
    2- Maliye Muhasebesi,
    3- İşletme İstatistikleri,
    4- İşletme Bütçeleri.
    İşletme Bilgisi dersinde İşletme çeşitleri geniş bir şekilde görüldüğünden o konuya girmeden, İşletmenin çeşidi ne olursa olsun her işletmede Muhasebe önemli bir bölümdür.
    Çünkü muhasebe; belirli bir anda sahip olunan varlıkları, bu varlıklar üzerindeki hakları, borç ve sermayenin değerini gösterir.
    Varlık: İşletmenin sahip olduğu ekonomik değeri ifade eder,
    Sermaye: İşletme sahiplerinin varlıklar üzerindeki haklarını ifade eder,
    Borçlar: Üçüncü şahısların varlıklar üzerindeki haklarını ifade eder.
    İşte muhasebenin temel amacı işletmelerin mali ve ekonomik durumlarını ifade etmektir. Bu bakımdan müteşebbislerin işletmedeki en önemli kontrol araçları muhasebedir.
    * * *
    Birinci Ünitemize başlarken, sevgi ile insanların daha mutlu olacaklarını, sevgi sayesinde kurulacak olan daha iyi insan ilişkileri ile ihtiyaçlarını daha kolay sağlayacaklarını söylemiştik. Ancak bu söylenenlerin gerçekleşmesi için barışın sadece bizde olması yetmez.Ülkemizin bulunduğu dünya bölgesinin de barış içinde olması, hatta teknolojik ulaşım ve iletişim araçları ile birbirine çok yaklaşmış olan dünya insanlarının da barış ve sevgi içinde bulunması gerekir.
    Farklı, kültür, örf, adet ve gelenekler içinde yaşayan dünya insanları birbirlerini tanıdıkça, ilişkilerini arttırdıkça birbirlerini severler. Bu bakışla uzağımızda yaşayan insanları da sevmemiz insanlık görevimizdir.
    Dünya tarihine kısa bir bakışımız, kin nefret ve savaşların insanları mutsuz ettiğini, acılar içinde bıraktığını görmemize yeterlidir. Bu nedenle kin ve nefret yerine sevgi, savaş yerine barışı istemek her insanın hakkı ve bu uğurda çalışmak zorunda olduğu görevidir. Milletler arası kuruluşların, dünyanın güçlü ülkelerinin, dünya barışı için yapacakları elbette daha fazla şeyler vardır.
    Din, dil, ırk, cinsiyet, ve diğer farklılıklar insanların birbirine karşı düşman olmalarına neden değildir ve olmamalıdır.
    Zaten insanlık ailesine mensup toplumların geçirmiş oldukları aşamalar itibariyle, her toplumun kendi kültürü içinde “medeni” olduğu gerçeği gözden uzak tutulmamalıdır.
    Biz de ait olduğumuz medeniyet nedeni ile bütün insanları yaratandan ötürü hoş görebilmek düzeyinde bulunmaktayız. Bu bilgilerden sonra Ticari Belgeler Ünitemize geçiyoruz.
    -----------------
     
  2. Google

    Google Özel Üye

    Eline sağlık paylaşım için teşekkürler
     

Bu Sayfayı Paylaş