Muğla Yel Değirmenleri

'Muğla Tanıtımı' forumunda ASİ MARDİNLİ tarafından 25 Mart 2009 tarihinde açılan konu

  1. Sponsorlu Bağlantılar
    Muğla Yel Değirmenleri konusu MUĞLA YEL DEĞİRMENLERİ

    Muğla yöresinde, özellikle Bodrum ilçesinde bulunan yel değirmenleri ilçenin simgesi konumundadır. Bodrum’daki yel değirmenleri ilk defa 1850’li yıllarda, bol rüzgâr alan tepelerde yapılmıştır.

    Tarihi kaynaklara göre ilk yel değirmeni MS.644 yılına tarihlenen İran-Afganistan sınırındaki Seistan’da görülmüştür. Bunun ardından MS.750-850 yıllarında Çin’de pirinç tarlalarının sulanması amacıyla kullanılmıştır. Sonraki yıllarda da doğuda ortaya çıkan yel değirmenleri, batıda geliştirilmiş ve bu değirmenler yatay eksenli bir konuma getirilmiştir. Tarihteki ilk yatay eksenli yel değirmeni Normandiya Krallığı zamanında XII.yüzyılın sonlarına doğru yapılmıştır.

    Kule tipi yel değirmenleri ise Akdeniz yöresinde yoğun biçimde yapılmıştır. Daha sonraki yıllarda rüzgâr elektiriği de Danimarkalı Prof.Paul la Cour tarafından 1891 yılında yel değirmeninden yararlanarak üretilmiştir.

    Muğla ili Bodrum ve Milas ilçelerinde sıkça görülen yel değirmenleri kesme veya moloz taştan silindirik gövdeli olarak yapılmışlardır. Değirmenin üzeri ahşap konik bir çatı ile örtülmüştür. Ana duvarlar genellikle beyaz badana ile sıvanmış, bazen de taş gövdesi olduğu gibi bırakılmıştır. Yel değirmenlerinin içerisine yuvarlak kemerli basit bir kapıdan girilmektedir. Duvarlardaki küçük boyutlu mazgal pencerelerle içerisi aydınlatılmıştır. Ayrıca içeride ahşap katlar yapılmış ve zemine değirmen taşı ile buğdayı öğüten mekanizma yerleştirilmiştir. Bazı örneklerde de değirmenin yanında veya içerisinde un depoları da bulunmaktadır.

    Bu tür yel değirmenlerinin benzerlerine İspanya ve İtalya başta olmak üzere Akdeniz ülkelerinde rastlanmaktadır. Daha çok buğday öğütmeye yönelik olan bu değirmenlerin önlerinde ahşap malzeme üzerine yelken bezi türünden değirmen çarkı bulunmaktadır.

    Muğla yöresindeki yel değirmenleri günümüzde kendi hallerine bırakılmış, bazıları depo, samanlık ve ahır olarak kullanılmaktadır. Bu örneklerin bazılarının restore edilerek değirmen müzesi şekline sokulması, kültür varlığı yönünden yararlı olacaktır.


    [​IMG][​IMG]
     

Bu Sayfayı Paylaş