Muğla Çaltılar Köyü Kırkpınar Yağlı Güreşleri Hakkında

'Türkiye Tatil Yerleri Hoteller' forumunda Mavi_Sema tarafından 6 Ağustos 2009 tarihinde açılan konu

  1. Mavi_Sema

    Mavi_Sema Özel Üye

    Sponsorlu Bağlantılar
    Muğla Çaltılar Köyü Kırkpınar Yağlı Güreşleri Hakkında konusu Ülkemizde kırk tane pınarın yan yana aktığı yer neresidir? Bu soruyu ‘Edirne’ diye cevaplıyorsanız yanılıyorsunuz. Oysa cevap, Muğla’nın Fethiye ilçesine bağlı Çaltılar köyü olmalıydı. Yörede pınarlarıyla ünlü olan Çaltılar, doğallığını koruyan ve görülmesi gereken yerlerden biri.
    Ülkemizde ‘Kırkpınar’ denince, akla hemen Edirne ve tarihî yağlı güreşlerin yapıldığı Sarayiçi gelir. Yağlı güreşin en büyük organizasyonunu yerinde izlemek için Türkiye’nin dört bir tarafından Edirne’ye gidenlerin gözleri, Sarayiçi’nde pınar arar. Fakat bırakın kırk tane pınarı, bir tanesini bile görmek mümkün değildir. Oysa ülkemizde kırk tane pınarın yan yana aktığı bir köy var: Çaltılar…

    Muğla’nın Fethiye ilçesine bağlı Çaltılar, su kaynakları bakımından oldukça zengin bir yayla köyü. En önemli turizm merkezlerimizden Fethiye’yi en kısa mesafeden Antalya, Denizli, Ankara ve İstanbul’a bağlayan karayolu üzerinde bulunuyor. Fethiye’ye bir saat (75 km) mesafedeki köyün sınırları içinde çok sayıda pınar var. Bunda su kaynaklarının yanı sıra hayırseverliğin yaygın olması da önemli bir rol oynuyor. Bu yüzden köydeki birçok mevki, pınarlarla adlandırılıyor: Çingircik Pınarı, Yurtpınarı, Körcepınar, Söğütlüpınar, Yarıkkuyu, Yılanlıpınar, Sineklipınar, Ovapınarı, Kösepınarı, Taşpınar, Heybecik Pınarı, Kulağız Pınarı, Ardıçlıpınar, Marmalı Pınarı, Arif Pınarı, Bekir Pınarı, Güzelbeyim Pınarı, Kırkpınar…

    Çaltılar’daki pınarlar içinde en büyüğü, adından da anlaşılacağı gibi Kırkpınar... Köy halkının ‘Cuma’ dediği Kırkpınar, Çaltılar’ın tarihî ve sosyal yaşantısı açısından oldukça önemli. Likyalılar’dan kalma bir höyüğün de bulunduğu köyün tarihi, milattan önce 3 bin yılına kadar uzanıyor. İngiltere’nin Bristol Üniversitesi’nden arkeolog Dr. Nicoletta Momigliano, Kırkpınar’ın suladığı ovanın ortasındaki höyükle ilgili olarak birkaç yıldır araştırma yapıyor. Sonuçları henüz açıklanmayan araştırmanın konusu, “Bronz ve Erken Demir Çağ Yerleşim Tarihi ve Arkeolojik Bulgular”. Beş bin yıllık höyük gösteriyor ki Likyalılar da Kırkpınar’dan dolayı yaşamak için burayı tercih etmiş.

    Kırkpınar, Likyalılar için olduğu kadar Çaltılarlılar için de oldukça önemli. Köyün sosyal hayatı tamamen bu zengin su kaynağının etrafında şekilleniyor. Kırkpınar’a aynı zamanda, ‘toplanma’ anlamına gelen ‘Cuma’ denmesinin sebeplerinden biri de bu. Bir diğer sebep de yaklaşık yirmi yıl öncesine kadar cuma günleri kurulan hayvan pazarı. Şimdilerde burada perşembe günleri halk pazarı kuruluyor, yaz aylarında haftada en az üç-dört gün mevlit okutulup yemek veriliyor. Çaltılarlılar; ölen yakınları için, sağlıkları için, kaza-beladan korunmak için, kısacası hayır için burada kazanlar kurup yemekler pişiriyor, köy halkına ve dışarıdan gelen misafirlere ikram ediyor. Bu gelenek Ramazan ayında iftara dönüşüyor. Eski imam, yeni muhtar Nafiz Aktan, köyün en önemli özelliklerinden birinin hayırseverlik olduğunu söylüyor. Aktan, “Yazın köyümüze gelen bir misafir, günlerce burada kalsa aç kalmaz. Hemen her gün bir mevlit programı olur.” diyor.

    Çaltılar, özellikle yaz aylarında yörenin önemli uğrak yerlerinden. Bilhassa Fethiye ve Antalya’nın sıcağından kaçıp Çaltılar’a gelenler; Kırkpınar’ın her çeşmesinden birer yudum soğuk su içip serinliyor, hemen yanı başındaki asırlık kavağın gölgesinde dinleniyor, bir zamanlar yağlı güreşlerin düzenlendiği çayırdaki köşklerde piknik yapıp yorgunluğunu atıyor. Köy sakinlerinden Galip Seçkin, köyün yeterince tanıtılmadığını belirtiyor: “Köyümüz önemli bir karayolu üzerinde olmasına rağmen turizmden yeterince yararlanamıyor. Buraya genelde bilenler geliyor. Tabii güzelliklerin yanı sıra özellikle Kırkpınar, köyümüz için önemli bir gelir kaynağı olabilir.”


    Yağlı güreşler yeniden yapılsın

    Edirne’deki Kırkpınar’dan bahsedildiğinde hemen güreş akla geliyor. Aslında bu durum Çaltılar’daki Kırkpınar için de geçerli. Çünkü, bundan yirmi yıl öncesine kadar burada da yağlı güreş düzenleniyordu. 1980 yılında Kırkpınar şampiyonu olan başpehlivan Mehmet Güçlü, Edirne’den sonra dönemin en önemli yağlı güreş organizasyonlarından birinin Çaltılar’da düzenlendiğini ifade ediyor. “Yıllarımı çayırlarda geçirdim. Güreştiğim en kaliteli çayırlardan biri buradaydı. Burası gerçekten Edirne’den sonra ikinci Kırkpınar’dı.” diyen Güçlü, şunları söylüyor: “Çaltılar’a iki-üç gün önce giderdim. Tandır kebabını yiyip Kırkpınar’ın soğuk suyunu içmek, asırlık kavağın dibinde çay içip köylülerle güreş muhabbeti yapmak, bana ekstra güç verirdi. Hüseyin Çokal, Saffet Kayalı, Magrus İbrahim (Gümüş) ve Sabri Acar gibi dönemin ünlü pehlivanlarıyla Çaltılar’da kıran kırana güreş tutardık. Güreşteki paralar büyüdükçe köy bunun altından kalkamaz oldu. Yağlı güreşler belediyelere kaldı. Bence Güreş Federasyonu, yağlı güreş camiası ve Gençlik Spor Genel Müdürlüğü destek olup organizasyonu tekrar canlandırabilir. Ben de elimden gelen desteği vermeye hazırım.”

    Köyün eski muhtarı Osman Seçkin de destek olması halinde yağlı güreşin tekrar canlandırılabileceğini söylüyor: “Köyün camisini, içme suyu şebekesini yaparken yağlı güreşten elde edilen gelir önemli bir destek olmuştu. Biz ünlü pehlivanları köy köy dolaştırıp hem tanıtım yapardık hem de bilet satardık. Sonra köy güreşin altından kalkamaz oldu. Yetkililerden destek olursa güreş yeniden düzenlenebilir, Edirne’den sonra yine ikinci Kırkpınar olabiliriz.



    Alıntıdır
     

Bu Sayfayı Paylaş