Motorsiklet terimlerİ

'Motosiklet Dünyası' forumunda Mavi_Sema tarafından 17 Ekim 2009 tarihinde açılan konu

  1. Mavi_Sema

    Mavi_Sema Özel Üye

    Sponsorlu Bağlantılar
    Motorsiklet terimlerİ konusu A

    Avans
    Ateşleme avansı olarak da bilinir. Silindir içinde sıkıştırılan yakıt hava karışımının tamamen yanabilmesi için gereken süredir.

    B
    Beygir Gücü (BG) (İng.Brake Horse Power) 75 Kg’lık bir ağırlığı 1 metre hızla hareket ettirmek için gereken güç. Motorun gücünü belirtmek için kullanılır. 1 KW = 1,36 metrik HP ‘dir (Yaklaşık olarak) Kısaltma olarak bazen CV (İt. Cavalli Vapore) , PS (Alm.Pferde Starke) , CV (fr.Cheval Vapeur) veya CV (Sp. Caballo de Vapor)karşılaşılabilir. SAE (Society of Automotive Engineers – USA)‘ye göre 1 HP = 1,0138 PS (DIN - Deutsches Institut für Normung) . Not: 1 metrik HP = 1 PS

    Boxer (ing.)İlk kez Ferdinand Porsche tarafından tasarlanan , iki pistonun 180 derece acıyla yere paralel ve birbirlerine karşı çalıştığı motor sistemi. Piston kollarını birbirlerine karşı çalıştığı için boksör hareketine benzetilerek bu isim verilmiştir. BMW R serisi motosikletlerde bu tip motor kullanılmaktadır. (Flat Twin de denir)

    Buji (Fr.Bougie , İng. Spark Plug) Ateşleme ünitesi. Porselen bir yalıtkanın içine yerleştirilmiş bakır bir çubuk ve bunun ucunda + ve – kutupları temsilen aralığı genellikle 1- 3 mm olan iki metal parça arasında oluşturduğu yüksek voltajlı kıvılcım vasıtası ile sıkıştırılmış benzin ve hava karışımını ateşlemeye yarayan motor parçası.

    Bobin (Fr.Bobine) Akü voltajını bujide atlama yapıp kıvılcım oluşturabilecek seviyede yükselten ( 15.000 – 25.000 Volt , düşük amper) araçtır.

    C
    Custom (İng.) Sipariş üzerine özel üretilmiş , veya zevkinize göre kendinizin kişiselleştirdiğiniz her tip motora verilen ad. (Custom XT200 , custom CBR900RR gibi..)

    Cruiser (İng.) Fabrika üretimi tüm gezinti motorlarına verilen ad. Yere yakındırlar. Sürat ve viraj almak için uygun değildirlerdir. Seri olarak üretilmiş tüm Harley Davidson’lar , Honda Shadow-Magna , Kawasaki Vulcan-EN serileri vs. bu gruba girerler)

    Conta (İt.Giunta , İng.Gasket) Sızdırmazlığı sağlayan , genellikle ısıya dayanıklı kauçuk , kösele veya kurşun gibi malzemelerden yapılmış ince parçalara verilen genel ad. (Örnek: Silindir bloğu ile silindir kapağı arsındaki sızdırmazlığı sağlayan silindir contası)

    D
    D.O.H.C. (İng. Double Over Head Camshaft) Çok supaplı (silindir başına 4 ve fazlası) motorlarda motor üstünde bulunan supap açma kapamaya yarayan çift kamın kısaltılmış hali.

    Desmodromic Motosiklet motorunda özel bir supap kontrol sistemi. Geleneksel yay ile geri çekme yerine ilk kez Mercedes tarafından kullanılmış ve şimdi Ducati motosikletlerinde gelenekselleşmiş bir sistemdir. Daha yüksek devir ve beygir gücüne imkan tanır

    DOT (İng. Department of Transportation) Ulaşım departmanın belirlediği standartları imleyen kısaltma.
    Dört Zamanlı Pistonun her devrinde 4 işlem yapılır. 1.zaman:Hava veya yakıt hava karışımını emme 2. Sıkıştırma, 3. Ateşleme/Patlama (Kimyasal enerjinin mekanik enerjiye dönüştüğü nokta 3.Egzozdan atma

    Dual Sport (İng.) Hem iyi yol hem de kötü yol koşullarına cevap verebilecek nitelikteki motosikletlere verilen ad.
    Distribütör (Fr. Distributeur) Motorun ateşleme sırasına göre bujilere akım dağıtan araç

    E
    Entegre Fren Tek bir pedal veya kola fren uygulandığında işlemci veya mekanik dağılım ile ön-arka tekerleklere giden hidrolik basıncını ayarlayarak motosikletin en kısa/güvenli şekilde durmasını sağlayan fren sistemi

    F
    Flat Twin (İng.) İki pistonun 180 derece acıyla yere paralel ve birbirlerine karşı çalıştığı motor sistemi.(Bknz.Bokser)

    Full-Face Kask (İng.) Çenesi açılıp kapanmayan , yarım olmayan ve kafanın tamamını koruyan kask tipine verilen ad. En iyi korumayı sağlayan kask tipidir. Kullanımı nispeten biraz daha zordur.

    G
    GPS (İng. Global Positioning System) Küresel konumlama sistemi. Dünya yörüngesindeki yaklaşık 24 uydudan gelen sinyalleri analiz ederek noktasal hassasiyette konumunuzu belirlemeye yarayan sistem. Uygun donanımlı ve yazılımlı bir GPS aleti ile yol tarifi alabilir , gittiğiniz yerleri hafızaya kaydedebilirsiniz.

    H
    Heel – Toe Shifter (İng.) Motosikletteki klasik vites değiştirme sistemine eklanan bir parça ile ayağınızı koyduğunuz bir plaka vasitası ile topuk kısmına bastırdığınızda vitesi büyüten , burun kısmına bastırdığınızda ise vitesi küçülten bir sistemdir. Genellikle Cruiser tipi motorlarda görülür

    K
    Kaliper Disk frenlerin, balataları da içeren ve disklerin hidrolik olarak sıkılmasına yarayan kısmı.

    Karbüratör (fr.Carburateur) Patlamalı motorlarda yakıt ile havayı karıştıran düzenek

    Kill Switch (İng.) Motorun ateşleme düzeneğine giden elektriği kesmeye yarayan düğme. Özellikle kaza anında ilk yapılması gerekenlerden biri motora giden ateşlemeyi keserek olası bir yangını engellemektir.

    Konjektör Voltaj Ayarlayıcı. Alternatörün ürettiği yüksek voltajlı elektriği tüm elektrik sistemini besleyebilecek seviyede sabit tutmaya yarayan regülatör.

    Katalitik Konvertör Egzoz gazında bulunan zararlı CO veya HC bileşiklerini yakarak daha az zararlı gazlara çeviren , 1974 yılında buluşu yapılmış , gaz emisyonunu düşüren bir parçadır.

    L
    Lambda Sensörü Katalitik Konvektör’ün önüne yerleştirilen , egzoz gazındaki O2 miktarını ölçen aygıttır. Sen sör karışımdaki O2 miktarını mV olarak hesaplayıp değeri kumanda merkezine (beyin) ileterek en uygun karışımın hazırlanmasını sağlar.

    O
    Odometre (fr.odomètre) Motosikletin o ana kadar kattetiği mesafeyi mil ya da kilometre cinsinden gösteren ekrana verilen ad.

    Off-Road (İng.)Asfaltlanmış , beton atılmış , düzlenmiş , kısaca işlem görmüş yollar dışındaki yollar. Köy yolları veya stabilize yollar off-road değillerdir.

    P
    Paralever (Alm.) İlk kez BMW R100GS de kullanılma radikal bir arka süspansiyon sistemidir. Paralelogram prensibi ile çalışan ve bir tork kolu yardımı ile şaftın iki açıda hareketine olanak tanıyan sistem.

    Peg Motosikleti kullanırken ayakların konulduğu yer , ayaklık (Yanlış kullanım : ped)

    Pilyon (ing.pillion) Motosiklette sürücünün arkasında yolculuk yapan kişi, yolcu.

    R
    RPM (İng. Revolution Per Minute) Motorun bir dakikada yaptığı tur sayısı. Devir/dakika

    Radyatör (Fr.Radiateur) Soğutma sistemi yağ veya su ile olan araçlarda ısınmış sıvıyı peteklerinden geçirirken fan veya aracın hızının oluşturduğu akımdan faydalanarak soğutmaya yarayan araçtır.

    S
    S.O.H.C. (İng. Single Over Head Camshaft) Supaplı (silindir başına 2 veya fazlası) motorlarda motor üstünde bulunan supap açma kapamaya yarayan üstten tek kamın kısaltılmış hali
    Sıkıştırma Oranı Piston alt ölü noktada iken hesaplanan silindir içi hacmin , piston üst ölü noktaya geldiğinde hesaplanan hacime oranıdır.Dizel motorlarda sıkıştırma oranı benzinlilere göre daha yüksektir

    Swing Arm (İng.) Salıncak. Motosikletin şasesi ile arka tekerleğin birbirinden bağımsız hareket etmesine olanak tanıyan parça

    T
    Tank Bag (İng.) Mıknatıs ve/veya kayışlar aracılığı ile depo üstüne yerleştirilebilen fermuarlı çanta

    Tank Slapper (İng.) Gidonun ani ve yoğun dengesiz salınım hareketi. Genellikle tümsekli bir viraj çıkışındaki güçlü hızlanmalar sırasında görülür. Gidon amortisörleri ile bu hareket kontol altına alınabilir.

    Telelever (Alm.) BMW tarafından kullanılan ön amortisör sistemi. Öndeki iki çatalın içi yağ ile doluyken iki dirsek noktası ile salıncak görevi gören bir mekanizma vardır. Bunun sayesinde motosiklet ağır frenlemelerde ve çukurlarda ön tarafa dalma yapmaz

    Tork (fr.Torques) Bir nesnenin ekseninden belirli mesafede uygulanan döndürme kuvvetine verilen addır. Örneğin bir somunu anahtarla açmaya çalışan bir operatör eğer 20 kgf’lık bir kuvvet uyguluyor ise ve anahtar yük boyu 0,3 metre ise 6kgf-metre tork uygulandı denilir.

    Twin-Port (İng.) İki egzoz çıkışının olduğu silindir kafasına verilen ad.

    V
    V-Twin (İng.) Konumlanması V şeklinde ve belli bir açıda olan (45 , 55 , 60 vs..) motorlara verilen ad.

    Viskozite (Fr. Viscosité) Akıcılık derecesi.Belli yoğunluk ve hacimdeki sıvının belli bir çaptan akma zamanı ile ölçülür. Numaralar düştükçe akıcılık artar (Su düşük , bal yüksek viskosdur)

    Vuruntu Detenasyon da denir. Yakıt hava karışımının bujinin ateşlemesinden önce kendi kendine tutuşmasından doğan düzensiz ateşlenmedir. Bunun sonucunda motorun verimi düşer ve vuruntu denilen sesler duyulur

    W
    Wheelie (İng.) Gazın (debriyaj yardımı ile de olabilir) belirli bir güçte kullanılması ile ön tekerleğin yerden kesilmesine verilen ad. Tek teker.
     
  2. Mavi_Sema

    Mavi_Sema Özel Üye

    ABS :
    (İng. anti-lock brake system , alm. "anti blockier sytem" - wabco gmbh tarafından patentli)kilitlenme önleyici fren sistemi. sistem, yol şartlarına göre kilitlenmeyi hissedip, bilgisayarda değerlendirmekte ve durma süresince birden cok kez freni açıp kapayarak kilitlenmeyi önlemektedir
    Artçı motosiklet :
    motosikletlerle grup sürüşü sırasında en arkadan gelen motosiklete verilen genel isim
    Alternatör :
    (fr.alternateur , İng.alternator) motor çalışırken ürettiği doğru akım (dc) ile elektrik sistemini besleyen güç üretim ünitesi;

    Antifriz :
    (İng.anti freeze) soğutma suyunun donmasını engellemek için radyatöre konulan , %50'si glisol , %50'si su olan bir sıvıdır.
    Avans :
    ateşleme avansı olarak da bilinir. silindir içinde sıkıştırılan yakıt hava karışımının tamamen yanabilmesi için gereken süredir.
    Balaklava :
    genellikle kış kullanımı için, bazen sadece gözleri, bazen de tüm yüzü açık bırakan , kafaya geçirilen bir nevi bere
    Beemer :
    bmw motosikletlere verilen , yerleşik argo bir tanımlama.
    Beygir gücü (bg) :
    (İng.brake horse power) 75 kg'lık bir ağırlığı 1 metre hızla hareket ettirmek için gereken güç. motorun gücünü belirtmek için kullanılır. 1 kw = 1,36 metrik hp 'dir (yaklaşık olarak) kısaltma olarak bazen cv (İt. cavalli vapore) , ps (alm.pferde starke) , cv (fr.cheval vapeur) veya cv (sp. caballo de vapor)karşılaşılabilir. sae (society of automotive engineers - usa)'ye göre 1 hp = 1,0138 ps (din - deutsches institut für normung) . not: 1 metrik hp = 1 ps
    Boxer :
    (ing.)İlk kez ferdinand porsche tarafindan tasarlanan , iki pistonun 180 derece acıyla yere paralel ve birbirlerine karşı çalıştığı motor sistemi. piston kollarını birbirlerine karşı çalıştığı için boksör hareketine benzetilerek bu isim verilmiştir. bmw r serisi motosikletlerde bu tip motor kullanılmaktadır. (flat twin de denir)
    Buji :
    (fr.bougie , İng. spark plug) ateşleme ünitesi. porselen bir yalıtkanın içine yerleştirilmiş bakır bir çubuk ve bunun ucunda + ve - kutupları temsilen aralığı genellikle 1- 3 mm olan iki metal parça arasında oluşturduğu yüksek voltajlı kıvılcım vasıtası ile sıkıştırılmış benzin ve hava karışımını ateşlemeye yarayan motor parçası.
    Bobin :
    (fr.bobine) akü voltajını bujide atlama yapıp kıvılcım oluşturabilecek seviyede yükselten ( 15.000 - 25.000 volt , düşük amper) araçtır.
    Countersteer:
    (İng.) gidonun dönülmesi gereken virajın yönünün tersine çevrilmesi işlemine verilen ad. solu it sola dön , sağı it sağa dön tekniği. (detaylı eğitimi almadan denemeyin)
    Custom :
    (İng.) sipariş üzerine özel üretilmiş , veya zevkinize göre kendinizin kişiselleştirdiğiniz her tip motora verilen ad. (custom xt200 , custom cbr900rr gibi..)
    Cruiser :
    (İng.) fabrika üretimi tüm gezinti motorlarına verilen ad. yere yakındırlar. sürat ve viraj almak için uygun değildirlerdir. seri olarak üretilmiş tüm harley davidson'lar , honda shadow-magna , kawasaki vulcan-en serileri vs. bu gruba girerler)
    Chopper :
    (İng.) tam kelime karşılığı helikopterden gelmedir. seslerinin benzemesinden çağrışım yapılmış olabilir.Ön çatal açısı (rake) geniş olan cruiser tipi özel üretim motorlara verilen isimdir. seri olarak üretilmezler. webmaster dan not: helikopterler havayı kestikleri için chopper diye anılırlar. genelde cruiser tipi motosikletlerin kesilip biçilerek yada tamamen elde yapanın kendi tasarımı olarak ama yine kesip biçilerek yapılmasından kaynaklanan bir terimdir.
     
  3. Mavi_Sema

    Mavi_Sema Özel Üye

    Conta :
    (İt.giunta , İng.gasket) sızdırmazlığı sağlayan , genellikle ısıya dayanıklı kauçuk , kösele veya kurşun gibi malzemelerden yapılmış ince parçalara verilen genel ad. (Örnek: silindir bloğu ile silindir kapağı araındaki sızdırmazlığı sağlayan silindir contası)

    D.O.H.C :
    (İng. double over head camshaft) Çok supaplı (silindir başına 4 ve fazlası) motorlarda motor üstünde bulunan supap açma kapamaya yarayan çift kamın kısaltılmış hali.
    Debriyaj kuru :
    otomobillerde bulunan sistem gibi , daha çok yüksek torklu motosikletlerde motor hareketi ile dişli kutusunu ayıran kuru(yağsız) debriyaj sistemidir.
    Debriyaj islak :
    Şanzıman yağının içinde bulunan birçok kavramadan oluşur. kavramaların arasında yağ bulunur. daha çok yüksek devirli spor motosikletlerde kullanılır (soğutma amaçlı)
    Desmodromic :
    motosiklet motorunda özel bir supap kontrol sistemi. geleneksel yay ile geri çekme yerine ilk kez mercedes tarafından kullanılmış ve şimdi ducati motosikletlerinde gelenekselleşmiş bir sistemdir. daha yüksek devir ve beygir gücüne imkan tanır
    Dirt bike :
    Özel bir yariş türü olan çamurlu pistlerde yarışmak amacı ile üretilmiş motokros tipi motosikletlere verilen ad
    Disk fren :
    frenlemenin fren balatası - kaliperler ve çelik disk üçlüsü ile sağlandığı sistem.
    Dot :
    (İng. department of transportation) ulaşım departmanın belirlediği standartları imleyen kısaltma.
    Dört zamanlı :
    pistonun her devrinde 4 işlem yapılır. 1.zaman:hava veya yakıt hava karışımını emme 2. sıkıştırma, 3. ateşleme/patlama (kimyasal enerjinin mekanik enerjiye dönüştüğü nokta 3.egzozdan atma.
    Dual sport :
    (İng.) hem iyi yol hem de kötü yol koşullarına cevap verebilecek nitelikteki motosikletlere verilen ad.
    Distribütör :
    (fr. distributeur) motorun ateşleme sırasına göre bujilere akım dağıtan araç.
    Easy rider :
    meşhur motosiklet filmi.(1969, peter fonda, dennis hopper, jack nicholson)
    Egzoz :
    (İng. exhaust) motorlu tasitlarda yanan gaz veya bunun duzenegi (yanlış kullanım : eksoz, egzos , egsoz , ekzost.....)
    Enduro :
    (İng. endurance) kelime anlamı dayanıklılıktan gelen bu terim hızdan çok zamana karşı belli tecrübe ve yeteneklerin ön plana çıktığı yarışlara verilen genel addır
    Enduro motosikleti :
    (İng.) motokros motosikletinden farklı olarak daha aralıklı vites oranları ve 650cc'ye kadar da motor hacimleri olabilir. daha hızlı olmakla birlikte motokross motosikletlerinden daha ağır olurlar.
    Entegre fren :
    tek bir pedal veya kola fren uygulandığında işlemci veya mekanik dağılım ile ön-arka tekerleklere giden hidrolik
    Flat twin :
    (İng.) İki pistonun 180 derece acıyla yere paralel ve birbirlerine karşı çalıştığı motor sistemi.(bknz.bokser)
    Full-face kask :
    (İng.) Çenesi açılıp kapanmayan , yarım olmayan ve kafanın tamamını koruyan kask tipine verilen ad. en iyi korumayı sağlayan kask tipidir. kullanımı nispeten biraz daha zordur.
    Gidon :
    (fr.guidon) motosikleti yönlendirmeye yarayan tutamaç.yönelteç (yanlış kullanım : didon)
    Gidon amortisörü :
    ani bir çukura girildiğinde ön tekerleğin motosikletin yol çizgisinden ani sapmasını engellemek için insan gücünün karşılayamayacağı büyüklükteki yükü absorbe etmek için kullanılan düzenek. genellikle yarış motosikletlerinde kullanılır
     
  4. Mavi_Sema

    Mavi_Sema Özel Üye

    Gps :
    (İng. global positioning system) küresel konumlama sistemi. dünya yörüngesindeki yaklaşık 24 uydudan gelen sinyalleri analiz ederek noktasal hassasiyette konumunuzu belirlemeye yarayan sistem. uygun donanımlı ve yazılımlı bir gps aleti ile yol tarifi alabilir , gittiğiniz yerleri hafızaya kaydedebilirsiniz.
    Hava filtresi :
    motorun emme manifolduna giden havayı temizlemeye yarayan süzgeç/filtre.
    Heel - toe shifter :
    (İng.) motosikletteki klasik vites değiştirme sistemine eklanan bir parça ile ayağınızı koyduğunuz bir plaka vasitası ile topuk kısmına bastırdığınızda vitesi büyüten , burun kısmına bastırdığınızda ise vitesi küçülten bir sistemdir. genellikle cruiser tipi motorlarda görülür
    Highsiding :
    (İng.) sürücünün motosikletin gidonunun üzerinden uçtuğu durumlar için kullanılan terim. genellikle arka frenle yapılan ağır frenlemelerde motosikletin arkası yalpalarken sürücünün freni bırakması sonucu boşalan yükün tepkisi sonucu sürücüyü üzerinden fırlatması durumu.
    Hog :
    (İng. harley owners group) harley sahipleri grubu. dünyaya yayılmış yaklaşık bir milyon üyesi olan , 1983'de kurulmuş bir kulüptür
    Iron butt :
    (İng.) tam türkçeye çevirmek yerine neyi ifade ettiğini söylemek daha iyi olacaktır. 1 günde 1000 mil (1609 km) yol yapan motosikletçilerin kazandığı gayri resmi bir ünvandır. iron butt rally ise 11 günde 11.000 mildir.
    Jikle :
    (fr.gic lée) emme manifolduna giden havayı kısarak karışımın zengin (yakıt ağırlıklı) olmasını sağlayan düzenek. bazı motosikletlerde elle , bazılarında otomatiktir. Özellikle soğuk havalarda ilk çalıştırmada kullanılır. (zenginleştirici - enrichener olarak da kullanılır) (yanlış kullanım : cikle)
    Jump start :
    (İng.) Şarjı bitmiş bir akünün çalışır durumdaki bir aracın iyi durumdaki bir aküsünden paralel kablolarla şarj/diğer aracı çalıştırma yöntemidir.
    Jant :
    lastiklerin takildigi tekerlegin cember bicimindeki bolumu,ispit (fr.jante) (yanlış kullanım : cant)
    Kampana fren :
    frenlemenin fren balatası - yay - güç kolu ve çelik tas ile sağlandığı sistem. genelde eski motorlarda ve günümüzde de bazı motosikletlerin arka tekerleklerinde kullanılır.
    Kaliper :
    disk frenlerin, balataları da içeren ve disklerin hidrolik oalrak sıkılmasına yarayan kısmı.
    Karbüratör :
    (fr.carburateur) patlamalı motorlarda yakıt ile havayı karıştıran düzenek
    Karenaj :
    motosikletin sasisini orten bir nevi karoser (yanlış kullanım : grenaj)
    Kask :
    (fr.casque) kullanıcının başını ciddi yaralanmalardan korumak için giydiği koruyucu başlık
    Kickstarter :
    (İng.) günümüzde yaygın olarak kullanılmamakla birlikte motocross , scooter , commuter tipi motorlarin bazilarinda elektrikli marşla birlikte veya tek başına sunulan , bir pedala aşağı doğru bir kuvvet uygulanarak motorun başlangıç hareketinin sağlanması sonucu motorun çalışmasına yardımcı olan düzenek.
    Kill switch :
    (İng.) motorun ateşleme düzeneğine giden elektriği kesmeye yarayan düğme. Özellikle kaza anında ilk yapılması gerekenlerden biri motora giden ateşlemeyi keserek olası bir yangını engellemektir.
    Konjektör :
    voltaj ayarlayacı. alternatörün ürettiği yüksek voltajlı elektriği tüm elektrik sistemini besleyebilecek seviyede sabit tutmaya yarayan regülatör.
    Karter :
    motorun alt kısmını muhafaza eden parça.
    Katalitik konvertör :
    egzoz gazında bulunan zararlı co veya hc bileşiklerini yakarak daha az zararlı gazlara çeviren , 1974 yılında buluşu yapılmış , gaz emisyonunu düşüren bir parçadır.
    Lowsiding :
    (İng.) motosikletin ve sürücünün yere düştüğü durum. bazen motosiklet sürücüleri bilinçli olarak motosikletlerini bırakarak/kaydırarak düşerler , ancak bu durum bazen daha fazla hasar ve yaralanmalara yol açabilir.
    Led :
    (İng. light emitting diode) işık saçan diyot. klasik ampüllere göre elektrik akımına daha hızlı tepki verdiklerinden dolayı ikaz ışıklarında (sinyal , stop lambası gibi) kullanılmaya başlanmıştır.
    Lambda sensörü :
    katalitik konvertör'ün önüne yerleştirilen , egzoz gazındaki o2 miktarını ölçen aygıttır. sensör karışımdaki o2 miktarını mv olarak hesaplayıp değeri kumanda merkezine (beyin) ileterek en uygun karışımın hazırlanmasını sağlar.
    Moped :
    (fr.)pedaldan yardım alarak çalışan max.50 cc'lik motorlu bisiklet.
    Motokros (mx) :
    (ing. motocross) genellikle insan yapımı tepeler ve dönüşlerle dolu , toprak-çamur karışımı pistlerin olduğu ve "moto" adı verilen (bizde bilinen adı ile motokros motoru , dağ motosikleti) motorlarla yapılan yarışma
    Motokros motosikleti :
    yerden yüksek , yüksek ve yakın vites oranlı (yüksek hızlanma , düşük üst hız) , fazla ön amortisör yolu olan , özel dişli lastikli , büyük cantli motosikletler. dağ motosikleti olarak da bilinirler. genellikle 250 cc'ye kadar olurlar.
    Motor koruma demiri :
    motosiklet motorunu dış darbelerden korumak için şasiden destek almış çelik bir korumadır
     
  5. Mavi_Sema

    Mavi_Sema Özel Üye

    Motosiklet :
    (fr.motocyclette) motor silindirinin hacmi 125 cm³ den buyuk olan, iki tekerlekli motorlu tasit (yanlış kullanım : motorsiklet)
    Orta sehpa :
    Motosikleitn alt kısmına monte eidlmiş, yaylı mekanizması olan, kullanıldığıdında motosikletin arka lastiğini yerden havada tutan veya motosikleti dengede tutan aparat.
    Odometre :
    (fr.odomètre) Motosikletin o ana kadar kattetiği mesafeyi mil ya da kilometre cinsinden gösteren ekrana verilen ad.
    Off-road :
    (İng.) Asfaltlanmış , beton atılmış , düzlenmiş , kısaca işlem görmüş yollar dışındaki yollar. köy yolları veya stabilize yollar off-road değillerdir.
    Orta sehpa :
    (İng. centre stand) Motosikletin ağırlık merkezine çok yakın konumlandırılmış , motosikletin dengede durması sağlayan (zincir yağlarken , lastik değiştiriken , kışlamalarda) çift ayak.
    Paralever :
    (alm.) İlk kez bmw r100gs de kullanılna radikal bir arka süspansiyon sistemidir. paralelogram prensibi ile çalışan ve bir tork kolu yardımı ile şaftın iki açıda hareketine olanak tanıyan sistem.
    Peg :
    Motosikleti kullanirken ayaklarin konulduğu yer , ayaklik (yanlış kullanım : ped)
    Pilyon :
    (ing.pillion) Motosikletde sürücünün arkasında yolculuk yapan kişi, yolcu.
    Pilot :
    Motosiklet sürücüsü , sürücü
    Rider :
    (ing) Pilot , motosiklet sürücüsü , sürücü
    Ride to work day :
    (İng.) 1989 yılında işten eve evden işe t-shirtleri ile ağza dolanan bu etkinlik 1992 'den beri düzenli olarak her yıl motosiklet sürücülerinin motosikletleri ile işe gitmesi ile anılır.
    Rpm :
    (İng. revolution per minute) Motorun bir dakikada yaptığı tur sayısı. devir/dakika
    Radyatör :
    (fr.radiateur) Soğutma sistemi yağ veya su ile olan araçlarda ısınmış sıvıyı peteklerinden geçirirken fan veya aracın hızının oluşturduğu akımdan faydalanarak soğutmaya yarayan araçtır.
    Reflektör :
    (İng.reflector) Yansıtaç. kendisine gelen ışığı değişik açılarda yansıtmaya yarayan araç.
    Rölanti :
    (fr.ralenti) Gaz kelebeği serbest durumdayken, motorun yüksüz ve boşta çalışma devridir.
    S.O.H.C. :
    (İng. single over head camshaft) Supaplı (silindir başına 2 veya fazlası) motorlarda motor üstünde bulunan supap açma kapamaya yarayan üstten tek kamın kısaltılmış hali.
    Sele :
    (fr. selle) Motosikletin veya bisikletin oturulacak yeri
    Sıkıştırma oranı :
    Piston alt ölü noktada iken hesaplanan silindir içi hacmin , piston üst ölü noktaya geldiğinde hesaplanan hacime oranıdır.dizel motorlarda sıkıştırma oranı benzinlilere göre daha yüksektir.
    Sissy bar :
    (İng.) Genellikle cruiser tipi motorlarda pilyon (yolcu) nun yaslanabileceği arkalık.
    Scooter :
    (İng.) Ortada ayak koyma yeri olan -veya ortada deposu olmayip , sadece şase geçişi olan - küçük motosiklet.(piaggio vespa türün ilk örneklerindendir.)
    Sportbike :
    (İng.)pistlerde yarışmak amacı ile üretilmiş hız motosikletlerinin genel adı ( honda cbr 1000rr , kawasaki zx10r , yamaha r1..)
    Sport-tourer :
    (İng.) Spor bir motosiklet gibi sportif motora sahip olan , ancak turlama motorlarındaki gibi konfor içeren motosiklet ( honda pan european st1300, yamaha fjr 1300 , bmw k1200gt...)
    Stoppie :
    (İng.)Ön frenlerin ayarlı bir şekilde sıkılması ile ön teker dengeli bir biçimde duruken arka tekerleğin havalanmasına verilen ad(dikkat , sadece profesyoneller yapabilir ve tehlikelidir)
    Supap :
    (fr.soupape) Valf olarak da bilinir. 4 zamanlı motorlarda silindirlerin üzerinde , iki zamanlılarda yanlarında buluna giriş ve çıkış kanallarının kapakları. 4 zamanlı motorlarda biri emme , biri ekzoz olmak üzere en az 2 adet bulunmaktadır.(yanlış kullanım : sibop , sübap vs..)
    Supercross :
    (İng.) Motocross yarışmalarının kapalı alanlarda ve görece daha kısa parkurlarda yapılan hali.
    Swing arm :
    (İng.) salıncak. motosikletin şasesi ile arka tekerleğin bribirinden bağımsız hareket etmesine olanak tanıyan parça.
    Sentetik motor yağı :
    Petrol bazlı mineral yağların aksine kimyasal reaksiyonlarla ortaya çıkarılmış ileri teknoloji ürünü performanslı motor yağlarına verilen genel ad.
    Tank bag :
    (İng.) Mıknatıs ve/veya kayışlar aracılığı ile depo üstüne yerleştirilebilen fermuarlı çanta
    Tank slapper :
    (İng.) Gidonun ani ve yoğun dengesiz salınım hareketi. genellikle tümsekli bir viraj çıkışındaki güçlü hızlanmalar sırasında görülür. gidon amortisörleri ile bu hareket kontol altına alınabilir.
    Target fixation :
    (İng.) Hedefe sabitlenme. motosiklet sürücüsünün yol veya yol dışında bir noktaya (nesneye) odaklanması ve bu noktaya (nesneye) doğru sürüş yönünün kilitlenmesi sonucu sürüş çizgisinin bozulması. "nereye bakarsan oraya gidersin!"
    T-bone :
    (İng.) Motosikletin -genellikle- bir otomobile yandan vurmuş haline verilen ad.
    Takometre :
    (İng. tachometer) Motorun dakikadaki devrini gösteren ekran/gösterge.
    Telelever :
    (alm.) Bmw tarafından kullanılan ön amortisör sistemi. Öndeki iki çatalın içi yağ ile doluyken iki dirsek noktası ile salıncak görevi gören bir mekanizma vardır. bunun sayesinde motosiklet ağır frenlemelerde ve çukurlarda ön tarafa dalma yapmaz.
    Tork :
    (fr.torques) Bir nesnenin ekseninden belirli mesafede uygulanan döndürme kuvvetine verilen addır. Örneğin bir somunu anahtarla açmaya çalışan bir operatör eğer 20 kgf'lık bir kuvvet uygulyor ise ve anahtar yük boyu 0,3 metre ise 6kgf-metre tork uygulandı denilir.
    Trike :
    (İng.) Arkası iki tekerlekli olan üç tekerli motosikletlere verilen genel ad. motosiklet şasesi üzerine kurulur ve arka tekerlek sökülerek yerine otomobil dingili ve özel bir şanzıman konulur.
    Touring bike :
    (İng.) Turlama motosikleti. her ne kadar her motosiklet turlama için kullanılabilse de , genel anlam olarak az bakım gerektiren , çantalı , büyük yakıt tankı ve rüzgar koruması olan motosikletlere verilen genel ad.
    Tubeless :
    (İng.) Şambrelsiz (iç lastik) lastik anlamında kullanılır.(yanlış kullanım : dubleks)
    Twin-port :
    (İng.) İki egzoz çıkışının olduğu silindir kafasına verilen ad.
    Valf :
    (İng.valve) Bakınız supap.
    V-twin :
    (İng.) Konumlanması v şeklinde ve belli bir açıda olan (45 , 55 , 60 vs..) motorlara verilen ad.
    Viskozite :
    (fr. vscosité) Akıcılık derecesi.belli yoğunluk ve hacimdeki sıvının belli bir çaptan akma zamanı ile ölçülür. numaralar düştükçe akıcılık artar (su düşük , bal yüksek viskosdur)
    Vuruntu :
    Detenasyon da denir. yakıt hava karışımının bujinin ateşlemsinden önce kendi kendine tutşmasından doğan düzensiz ateşlenmedir. bunun sonucunda motorun verimi düşer ve vuruntu denilen sesler duyulur.
    Wheelie :
    (İng.) Gazın (debriyaj yardımı ile de olabilir) belirli bir güçte kullanılması ile ön tekerleğin yerden kesilmesine verilen ad. tekteker.
    Yağ filtresi :
    Motorun yağını filtreden geçiren düzenek. her motosiklet sürücüsü manuelde belirtilen periyodlarda yağ değişimi ile bu filtreyi değiştirmelidir. aksi halde filtrede biriken metal parçacıklar motora hasar verebilir.
    Yan ayak :
    Motosiklet park pozisyonundayken soluna belli açıda yatmasını sağlayan yardımcı çubuk. günümüzde birçok motosiklet yan ayak açıkken ya çalışmaz ya da vitese atıldığı anda durur.
    Yan Çanta :
    (İng.saddlebags) motorun arkasında her iki yana sarkan ve tutturulan sert malzeme(plastik , aliminyum , fiber vs) veya deriden yapılmış çantalar
    Yolcu :
    Motosikletde sürücünün arkasında yolculuk yapan kişi. bknz. pilyon
    Zenginleştirici :
    (İng. enrichener) bknz. jikle
    Zincir tahrik :
    Motor gücünün arka tekerleğe bir zincirle aktarılması
     

Bu Sayfayı Paylaş