Motorsiklet Sürüş Teknikleri VE ÖNEMLİ BİLGİLER

'Trafik Bilgisi & Teknik Bilgiler' forumunda _Mr.PaNiK_ tarafından 6 Eylül 2008 tarihinde açılan konu

  1. _Mr.PaNiK_

    _Mr.PaNiK_ Üye

    Sponsorlu Bağlantılar
    Motorsiklet Sürüş Teknikleri VE ÖNEMLİ BİLGİLER konusu
    Motorsiklet kullanımında arka frenin önemi

    Ön frenin motor durma gücünün esasını teşkil ettiği doğrudur ancak arka freninde devreye girmesi daha düzgün ve daha kısa mesafede durmak demektir. Bazı durumlarda(dönüşlerde) gazı kesmek yada ön frene müracaat yerine arka freni kullanmak şase üzerinde daha az etki yaparak sizi dönüş hattında tutacaktır. Arka freni doğru kullanabilmek için pedalının doğru ayarlanmış olması gerekmektedir. Pedal rahat oturuş pozisyonunda iken ayağınızın birkaç milimetre altında olacak şekilde ayarlanırsa bu sizi garip oturma şekillerinden ve/veya kullanım zorluklarından koruyacaktır.

    Dönüşe girerken ön freni bırakıp motoru yatırmadan arka freni bırakmayın. Bu hareket ön fren bırakıldıktan sonra önün kalkmasını ve dönüş kuvvetlerinin çatalları sıkıştırmaya başlamasından önce ön tarafın kalkmasını engelleyecektir. Gazı açar açmaz eğer hızınız fazla ise arka frenle hızınızı ayarlayın. Gazı kapatmak önü aşırı yükler ve dönüş açınızı genişletir ama arka freni kullanmak hattınızı daraltır sizi virajın içine çeker. Fazla fren ve gaz kullanmaktan kaçının sadece ön tekere ağırlık bindirmemek için yeterli olacak gazı verin.

    U dönüşü yaptığınız düşük hız manevralarında ve hat aralarından süzülme sürüşlerinizde motorun dönen kısımlarının açısal ivme etkileri sizin dengede kalmanızı sağlar. Bunu arka freni kullanarak ve debriyajı hafif kaydırarak devir tutturmak suretiyle kendinizin lehine bir avantaja çevirebilirsiniz. U dönüşlerde arka freni bırakarak mı yoksa debriyajı kaydırarak mı(kavrama noktasında tutup hafif ileri geri hareketler yapmak) size ve motorunuza uygun denemelisiniz. Genel olarak yeterli devir ve debriyaj kaydırması şasenin düzgün ve hareket halinde kalmasına yeterlidir. Burada hız arka frence düzenlenmektedir. Bu teknik debriyaj balatalarını ve arka fren balatalarını aşındıracağı için bu parçalar sıkça kontrol edilmelidir.

    Yokuş aşağı dönüşlerde gaz açıkken arka fren bilhassa uzun dönüşlerde çok fazla hızlanmayı önler. Düz dönüşlerde gazı ön tekerin yükünü azaltmak için mümkün olduğunca çabuk açarken hızınızı arka freni kullanarak kontrol edin. Yokuş inişlerdeki dönüşler ön tekeri yüklerler ve sizin virajı açık almanıza sebep olurlar. Ama gazı açık tutarak arka freni kullanmak motordaki ağırlık dağılımını daha birbirine yakın(ön ve arkanın) tutarak size daha iyi bir hatta kalma imanı sağlayacaktır. Pratik ve denemelerle arka freni kullanan ayağınızın iyice ustalaştırılması, hassaslaştırılması size güven verecektir. Böylece motorunuzu sarsmadan, güvenle kullanabileceksiniz. Bu teknik sizi birçok endişe verici durumdan kurtaracaktır.
    (Motosikletler gaz verilince süspansiyonlarının üzerinde yükselirler. Bu da sürücüye ilave bir yatırma alanı sağlar ancak virajda yatmış vaziyette iken hızlanmadan gaz vererek yükselmenin yapılması arka fren kullanımı ile olur.)
     
  2. _Mr.PaNiK_

    _Mr.PaNiK_ Üye

    Virajlarda frenleme

    Viraj dönmede anahtar hareket yaklaşmadan motorun süspansiyonlarının üzerine yerleşmiş olması gerektiğidir. Yani frenleme işini bitirmiş ve doğru hıza inmiş olarak viraja giriyor olmanız demektir. Ağırlığınızın hafif bir gazla geri verilmiş olması demektir. Frenleri ani sıkma yada ani bırakma, gazın veya debriyajın sert kullanımı, beceriksizce vites değiştirmeler lastiklere binen yükü değiştirerek motorun dengesini bozar. Ne olursa olsun ön ve arka süspansiyonların dengeli tutulmasına dikkat etmelisiniz.

    Bir viraja yaklaşırken frenlerin tek bir işlevi vardır; motorun doğru hıza getirilmesidir. Gidona viraj için kontra basmadan önce frenlemeyi tamamlamış ve hafif gazlamaya başlamış olmanız için iki neden vardır:

    Süspansiyonun doğal durumuna gelmiş olması ve hafifçe arkaya doğru basılmış olması, hafif gazlama bunun içindir. Bu durum çatalların normal statik bükülmeleri veya hafifçe boşalmış olması halidir ki cadde kullanımı için ideal durum budur. Ön fren basılı ve ağırlık önde durumda çatallar basılmış olur, rake(kaster) açısı azalır ve gidon ağırlaşır ve doğru tepki vermesi azalır. Bu durumda motor dikleşmeye ve dümdüz gitmeye çalışır.

    Ön tekerin iki görevi vardır. Motora yön vermek ve motoru durdurmak. Normal süratlerde hafif frenlemelerle ve hafif yatış açılarıyla bu iş yapılır. Ancak sürat arttıkça ve siz daha fazla yatırma açılarını kullanmaya başladığınızda motoru yönlendirme görevi olan ön tekerdeki yükü arttırmaktasınız. Bu anda bir de frene basarsanız durum iki bileşenin lastiğin yolu tutma gücünü aşıp ya ön teker kilitlenmesi yada ön tekerin kaymasına sebep olacağı bir noktaya gelir. Bu durum kaza demektir.

    Günümüz modern spor motosikletlerinin düzgün yüzeylerde ön tarafının viraj alırken kontrolden çıkması neredeyse imkansız gibidir ancak:

    . Hala frenlerdeyseniz. (Frenleme devam ediyorsa).
    . Aşırı yatırma açıları kullanarak dönüyorsanız. (Bu şartlarda iki lastikte tutmayı bırakabilir)

    Viraj devam ederken motoru gazı kesmeden gerekli güçte tutmak önün yükünü azaltır ve motorun yönlendirilmesini kolaylaştırır ve arka tekerinde hafif sürüklenmesine vesile olarak virajları daha dar açıyla dönmenize imkan verir.
     
  3. _Mr.PaNiK_

    _Mr.PaNiK_ Üye

    Ön fren kullanma şartları

    Onları kapmayın, kapar gibi kavramayın, bu motoru dengesizleştirir ve süspansiyonlar dibe vurursa ön fren kilitlenebilir.

    Motor dik durumda freni kullanın. Virajda yatmışken kullanmak motoru dik pozisyona getirir ya da ön tekeri kilitler.

    Freni çok geç bırakmayın.

    Yumuşak ve kademeli artışla sıkmak yoldaki hedefiniz olmalıdır.

    Freni yumuşak ve kademeli artışla istenilen noktaya bir kerede sıkın. Pompalama gibi hareketler yapmayın. Süspansiyonlar otursun, yerleşsin ve süspansiyonun yavaşça rebound (geri sekmesi) için sonunda freni gevşetin.

    Şunu deneyin, 55km den yürüme hızına düşecek şekilde freni sertçe sıkın ve sonra tekrar debriyajı usulüyle bırakarak sürüşe devam edin. Eğer yukarıda anlatılan metotlara uyduysanız motor bu işlem sırasında sarsılmadan hareket ediyor olacaktır.
     
  4. _Mr.PaNiK_

    _Mr.PaNiK_ Üye

    virajlardaki potansiyel tehlike

    VİRAJLARDAKİ POTANSİYEL TEHLİKELER


    Motosiklet kullanımında belki de en zevkli taraf dönüşlerdir. Tek iz üzerinde giden bir araç olan motoru yatırarak tüm ilgili güçleri devreye sokmak ve istenilen yöne gitmek güzel bir duygudur. İster yollarda olsun yada pistte bu hareketi yüzlerce hatta binlerce kere yapmış olsanız da bu hareket her seferinde yine zevklidir ve yine heyecan verir. 40 yıldır belki milyon kilometre yol yapmış olsanız bile virajlara tam doğru yaklaşma hızıyla, bileğin doğru kontra basıncını elciğe uygulamasıyla, gaz tam kararında açık olarak ve ideal apeks noktasına götürecek doğru yatış açısını tutturarak son dakika ayarlamaları yapmadan dönülen viraj sayısı bir düzineden fazla değildir. Viraj hattına girdiğinizde mutlaka son dakika ayarlamaları gerekmektedir. Yere yapışmamak için çok ani ve sert değişiklikler yapamazsınız. Bu tip hareketlerden kaçınmak içinde ilerinizde neyin sizi beklediğini bilmek zorundasınızdır.

    Bir viraja girmek kritik bir andır ve bunu nasıl yaptığınız önünüzdeki virajın size nasıl göründüğüne bağlıdır. Bu viraj her gün döndüğünüz bir viraj olabilir. İlk defa böyle bir açı çizeceğiniz yeni bir viraj da olabilir. Her gün geçtiğiniz bugüne kadar belki yüzlerce kez dönmüş olduğunuz bir virajda olsa yoldaki her çatlağa, yüzeyin bozuk kısımlarına bakın. Yüzeyi değerlendirmeden bir viraja dalmayın. Bir dakika evvel oradan geçmiş olsanız bile durum değişmiş olabilir. Öbür tarafta çalıların gizlediği alanda arıza yapmış bir araç duruyor olabilir yada geçen bir vasıtadan yola yağ, mazot dökülmüş olabilir. Kum dökülmüş olabilir vs. Yatmadan önce yol yüzeyinin durumunu değerlendirecek yeterli görüşünüz olmalıdır. Bunu engelleyen bir çok durum vardır. Peki ne yapalım diyeceksiniz. Yatmayın. İlerisini göremediğiniz bir viraja kendinizi teslim etmeyin. Yavaşlayın, hattınızın dış tarafından genişçe viraja girin ki bu size yolun daha ilerisini daha erken görme imkanı verecektir.

    Geniş viraj alış her durumda size avantaj vermez. Sağa dönen bir virajda sizi orta şeride dolayısıyla karşı yönden gelen araca yaklaştırır. Ya karşı yönden gelen araç orta şeridi ortalamış geliyorsa! Yada yol yüzeyi kumlu veya yağlı ise ve bu durumda motoru kaldırmanız gerekirse lastikleriniz sizi karşı yöne geçirecektir. Ben tahmini olarak olabilecekler karşısında her durumla baş edebileceğim bir süratte hattımın içinde kalarak, öbür tarafta yola yuvarlanmış sizi selamlamak için bekleyen bir kayayla tokalaşmamak için, tedbirli bir dönüşü tercih ederim.

    Dönüşü yaparken ben planladığım hattın görebileceğim en ilerisini ve motorumun biraz ilerisini görecek şekilde sürekli gözlerimi hareket ettiririm. Çıkışa kadar tüm hattı görüp değerlendirdikten sonra güvenli ise yatışa geçerim.

    Maalesef her potansiyel tehlike görünür değildir. Yeni dökülmüş mazot ve bazı soğutucu maddeler yol yüzeyinde görünmesi adete imkansız maddelerdir. Burnunuz size alarm verebilir. İnce bir tabaka kum ise hem görünmez hem de kesinlikle kokusu alınamaz bir tehlikedir. Işıkta sizin görüşünüzü kısıtlayabilir. Gözünüzü alan alçak irtifadan gelen güneş ışıkları herhangi bir şeyi görmenizi bile çok zorlaştıracaktır. Tek elle motor kullanmak zorunda kalabilirsiniz şayet iyi bir güneş korumalı vizörünüz yada gözlüğünüz yoksa. Düşük irtifada asılı duran güneş ayrıca dönüşler boyunca gölgeler oluşturur. Gölgeli bir viraja yatıp ta girdikten sonra, gölgede saklanan kum, yaprak döküntüleri veya diğer kaygan maddeler yüzünden kaba etlerinin üzerinde kayarak virajdan çıkanlar çoktur. Ayrıca gece yola inen çiği ve henüz gölgede kaldığı için güneşin kurutmadığı ıslak alanları fark etmek, yol yüzeyinden ayırt etmek neredeyse imkansızdır. Kışın ise bu alanlar yol yüzeyinden ayırt edilmesi çok zor siyah buza dönüşürler.

    Sağa dönüşte bir engelle karşılaşıldığında, şayet bu engel orta şeride çok yakınsa engelin dışından, sizin hattınızın ortalarına yakınsa iç tarafından geçiniz. Hattınızın ortasındaki bir engeli dışardan geçerseniz bu sizi yolun kenarında ve kenara doğru yatık bir durumda bırakır ki ikinci bir engelle baş etme imkanınız kalmaz.

    Sola dönüşlerde engelin her iki tarafını da kullanabilirsiniz.

    Açıklama: Yol hattı sizin gidiş hattınızı belirleyen iki beyaz çizginin içindeki alandır. Virajın iç hattı dendiğinde kastedilen taraf dönüş tarafıdır. Sağa dönüşlerde sağ taraf ki yol hattının dışıdır, sola dönüşlerde sol taraf yani yol hattının içidir. Virajın dış tarafı ise dönüş tarafının tersinde kalan taraftır. Sağa dönüşlerde yol hattının iç tarafı, sola dönüşlerde yol hattının dış tarafıdır.

    Her iki durumda da trafiğin durumu, engelin yeri önemlidir. Burada kırma(ani yön değiştirmek) işlemi ile frenleme işlemi birbirinden ayrılmalıdır. İkisi birlikte yapılmamalıdır. Engele bakışlarınız kilitlenmemelidir. Engeli aşar aşmaz tekrar normal dönüş hattınıza dönünüz.

    Ters eğimle karşılaştığınızda motor eğim tarafına kaçmak isteyecektir. Kontrayı bunu dengeleyecek şekilde sürekli bastırmanız gerekir. Hızınız uygunsa motoru kaldırın. Dış taraftaki pedala ağırlık veriniz.

    Her bilinçsiz hareket büyük risk demektir. Bilinçli ve kontrollü olarak pistlerde yarışmak dalgın veya yorgun yada alkollü motor kullanmak kadar tehlikeli değildir. Kurallara boş vermeyi adet haline getirenler bir an için kendilerine hayatlarının, sağlıklarının bedeli nedir diye sorsunlar.
     
  5. _Mr.PaNiK_

    _Mr.PaNiK_ Üye

    Dar alanda U dönüş teknigi


    Park yerlerinde oraya buraya çarpmamak, dar alanlarda U dönüşler yapabilmek, tanıdık veya tanımadıklarınızın önünde düşüp komik olmamanız için bu tekniği geliştirmeniz şarttır. Ayrıca sizi lüzumsuz masraftan kurtarır.

    Dönüşe başlamadan önce mümkün olduğunca geriye oturun, sırtınıza destek olması için dizlerinizi depoya dayayın. Bu aynı zamanda dirsek ve omuzlarınızı serbest bırakır ve ağırlık didondan alınmış olur. Didonlara ağırlığınızı vermek yavaş dönüş kontrol tekniğini bozar. Ayak ayalarınızla basılı olarak dönüş yapılmaz. Ayağınız frenin pedalının üstünde de olacak şekilde durmalıdır. Başınızı döndürebildiğiniz kadar dönüş yönüne döndürünüz (Mümkünse bir baykuşun nasıl yaptığına göz atınız). Asla aşağıya, zemine yada yolun yanlış bir yönüne bakmayınız. Baktığınız yöne gidersiniz. Gözlerinizi ufuk seviyesine paralel bir çizgide tutunuz, bu vücudunuzun viraj içine yatmasını önler.

    Ayaklarınızın pedalların üstünde kalmasına konsantre olunuz. Kaldırıp yol yüzeyinde sürterseniz zeminin bozuklukları dengenizi bozabilir. Ayrıca depoya dayanmadıkları için sırtınıza destek olma işlevi bozulur ve ağırlığınız kollarınıza binmeye başlar. Tabi arka freni de kullanamazsınız!

    Teknik:

    Birinci vitestesiniz. Sıkı yürüyüş hızında(10km/s) dönüşe başlayınız. Daha yavaş olursa devrilirsiniz. Motor yatsın. Ön freni kullanmadığınızdan emin olun. Dönüşe 5 metre kala hızınızı ayarlamak için gerekli frenleme işini(buraya kadar iki freni de kullanın) yapıp bitirmiş olmanız gerekmektedir. Beş metre yakınlıktan itibaren ön fren bırakılmış ve arka frende(kilitlemeden ve pompalama yani sabit bir basınçta tutmama yapmadan) dönüşe başlayın. Burada gaz kolu sabit(stop etmeyecek bir seviyenin üstünde açık ama çok da bağırttırmayınız) tutulur ve debriyaj kavrama noktasında gereği kadar açıp sıkmakla gazlama işlevini yerine getirmek için kullanılır.

    Dönüş esnasında süratinizi debriyaj gazlaması yerine arka frenle ayarlamak durumunda kalırsanız daha yüksek motor devrine ihtiyacınız olacaktır. Ayağınızı arka fren üzerinde sabit basınçta tutun. Basınç değişikliği olmamalıdır. Pedala uyguladığınız basınç motorun arka tekerin gevşek tutan balatalara sürterek gitmesi noktasında olsun. Bu nokta ihtiyacınız olduğunda frenlemenin başlayacağı noktadır. Eğer süratinizin fazla olduğuna karar verirseniz sakın debriyajı sıkmayın. Bu motorun aniden durmasına ve yan tarafına düşmesine sebep olur. Bunun yerine arka freni kullanın. Sürati artırmak istediğinizde de arka freni biraz bırakın.

    Kontrollü bir dönüşü gerçekleştirebilmek için debriyajı devamlı kavrama noktasında kullanarak(yarım debriyaj) ta ki motor dik konuma gelinceye kadar gidin. Çıkışı görünce yani dönmek istediğiniz yönü gördüğünüzde debriyajı hemen bırakmayın. Bu gaz açtığınızda kontrolsüz bir gidişe sebep olabilir. Kontrolü kaybederseniz sakın ön frene dokunmayın. Bu tekeri alta alır, denge kaybolur ve düşersiniz.

    Şayet dönüşe başlamakta sorun olursa şunu unutmayın; kontra tekniği sıkı bir yürüyüş hızında bile motoru yatırır bu durum 5mil/saat üstündeki her süratte geçerlidir.

    Normal sürüşün dinamiklerinin tersine yavaş dönüşte motorun yattığı tarafa yatmak dönüş çapını genişletir. Bu yüzden dik durulur. Gözleriniz ufuk çizgisiyle paralel tutulmalıdır, bu sizin bedeninizi dönüş içine doğru yatırmanızı engeller. Kontra ağırlık denen bu usulle kumandalara da yakın olunur. Yakınlık kullanım kolaylığıdır.

    Bu hareketi gidonu tam sonuna kadar çevirebilinceye kadar önce düz hatlarda daha sonra slalom şekillerde trafiğe kapalı alanlarda alıştırma yaparak geliştirmelisiniz.

    Not.: Motosiklet kullanımında bakışlarınızı doğru kullanmak özellikle çok önem taşıyan bir noktadır. Hem peri ferik(geniş açılı) hem de fovealı(dar açılı) bakış yeteneğinden faydalanarak önünüzü ve çevrenizi devamlı taramalısınız. Ayrıca aynalardan sık olarak arkanızı da kontrol etme alışkanlığını kazanmanız sizi en beklenmedik bir anda olmayacak kazalardan koruyacaktır.
     
  6. _Mr.PaNiK_

    _Mr.PaNiK_ Üye

    Kör virajlar ve sürüş teknigi

    Ötesi görünmeyen virajlara yaklaşırken her zaman insanda bir endişe vardır. Ancak normalden biraz farklı bir viraj hattını seçmek bu gereksiz endişeyi minimuma indirecektir. Burada anahtar viraja biraz daha yavaş ve virajın görünen yarıçapından daha geniş bir hatla girmektir. Bu size engel çevresindeki en uzun görüntüyü sağlayacaktır. Sürücü bakabildiği en ileriye bakarak en sağdan viraja girmelidir. Burada önemli olan, hızınızın görebildiğiniz alanda gerektiğinde durabileceğiniz bir seviyede olmasıdır.

    Kapanan bir viraj olması ihtimali göz önünde tutularak kör bir viraja girdiğinizde hızınızı gerektiğinde dönüşünüzü daraltacak bir seviyede tutunuz. Çıkışı gördüğünüzde apeksi azaltmaya başlayın ve giriş süratinizin düşük olduğunu göz önüne alırsak hemen gaz vermeye başlamanızın motor dinamiklerin oturmasını(yerleşmesini) sağlayacaktır. Dönüş açısının hiçbir zaman 180 derece olması mümkün değildir bu yüzden virajın artık kapanmasının mümkün olmadığını görebildiğiniz bir noktaya geldiğinizde viraj çıkışını görmeden apekse başlayabilirsiniz.

    Herhangi bir engel arkasından fırlayıp çıkan bir vasıta bilhassa bir motosiklet çok şaşırtıcıdır ve siz gözlerinizle bunu takip etmeye zorlanırsınız. Sakın seyretmeyin yoksa yoldan çıkarsınız. Dikkatinizi yola verin ve mümkün olduğunca ileri bakın. Benzer şekilde önünüze aniden çıkacak bir engelden kaçış yolunuza karar verin ve engele uzun müddet bakmayın. Aniden çıkan objeler üzerinde bakışların kilitlenmesi kolaydır. Bunu engellemek bakışlarınızı istediğiniz noktaya odaklayabilme egzersizleri yaparak olur.

    Viraja girerken kendinizi doğruyu yapmaya zorlamanız motoru dik duruma getirirken geri ödeme yapacaktır. Viraja hızlı girip erken apeks yaptığınız durumdaki hattın dışına kaçarak fren yapmak zorunda kalmadan gazlayarak virajdan çıkarsınız. Viraj girişinde mümkün olduğunca fazla dönüşü görebilmek motoru yönetme güveninizi artıracaktır ve sizin tam orta yerde bir sürprizle karşılaşmanızı önleyecektir. Yavaş giriş ve geç apeks virajın kapanması veya bir engel çıkması durumunda sürüş kontrolünü kuvvetlendirir. Sizi viraj çıkışında güvenli bir şekilde kendi hattınızda tutar.


    Uyarı:

    İki şeye dönüşlerde bilhassa dikkat ediniz:

    . Kollarınızı kasıyor musunuz? Cevabınız evet ise bunu yapamayın. Kollar rahat olmalıdır. Kasılı kollar viraj hattınızın açılması demektir.

    . Nefesiniz düzenli ve derin mi? Yoksa düzensiz ve sığ mı? İkinci şık yanlıştır ve siz paniklemiş durumdasınızdır. Birinci şık geçerli olmalıdır. Nefesinizi doğru kullanınız.
     
  7. _Mr.PaNiK_

    _Mr.PaNiK_ Üye

    Kapanan virajlar ve dönüş teknikleri

    Kapanan virajlar şaşırtıcıdır, çünkü virajlara genellikle bunu bilmeden normal bir viraja yaklaşır gibi yaklaşırsınız. Bu yüzden de tedbir almazsınız. Birde bu viraj ilerisi görünmeyen bir viraj çıkarsa durum daha da kötüleşir. Bu yüzden hiçbir viraja gelişigüzel, bir rezerve hız bırakmadan girmeyiniz. Karşınıza yoldaki bir taş da çıkabilir, ters eğimli bir virajda olabilir ve kapanan bir virajda siz tümünü gerektiğinde bertaraf edebileceğiniz bir emniyet payına sahip olmasınız. Sürücünün kapanan bir viraja dış hattan doğru bir şekilde girmesi iyi bir görüş sağlar. İlaveten viraj daralırsa durumla baş etmek için iyi bir açı verir. Hiçbir viraja fazla agresif girmeyin.

    Biz daima virajın içine doğru ve yolun ilerisine bakın deriz ve bu kuralın istisnası yoktur. Şayet bilmediğiniz bir yolda gidiyorsanız bu kural sizi daralan virajlar konusunda bir şey yapmak için çok geç olmadan uyaracaktır. Erken apeks kullanmaktan kaçının. Bu sizi viraj kapanmaya başladığı noktadan itibaren yolun dış kenarına sürükler. İdeal bir durum değildir. Motoru döndürmeden evvela frenleri bırakın sonrada ön tekerin yükünü hafifletmek için mümkün olduğunca çabuk gaz verin. Erken gazlamanın virajı dönmede motor üzerinde yaptığı olumlu etki sizi şaşırtacaktır. Sürücü henüz virajın 1/3 ünde olmasına rağmen frenleri bırakmış ve gazlama işlemine başlamış olmalıdır.

    Arka fren motoru yavaşlatmak ve motorun dönüş açısını daraltmak için kullanılır. Bunu yapmak için önce arka freni kullanan ayağınızı iyice hassalaştırın ki kilitleme yapmayasınız. Motorların istisnasız tüm tiplerinde arka frene basıldığında arka şase alçalmaz ve arka lastik yere basmaz tam tersi arka teker üzerinde şase yükselir. Bu da traksiyonu (yol tutum) azaltır. Kilitlenmeyi kolaylaştırır. Arka fren asla sert kullanılmamalıdır. Arka tekeri yere bastıran gazdır. Fren değildir. Ön freni de sert kullanmayınız çünkü onu kilitlerseniz motor sizin reaksiyon süreniz çok üstünde bir hızla yatar. Basitçe viraj kapandıkça daha fazla yatma açısı verin. Bu yüzden hiçbir viraja tam yatmış halde girmeyin ki gerektiğinde daha da yatacak elde bir rezerviniz olsun. Arka fren motoru yatırır ve virajın içine doğru alır, ön fren motoru kaldırarak dışa çeker. Entegre ABS li motorlarda bu geçerli değildir. İki teker birden çalışacağı için motor her durumda kalkar.

    Sürücünün viraj alırken panikleyip motoru dik duruma getirmesi çok büyük sayıda kazaların nedenidir. Halbuki birçok kişinin düşündüğünün aksine paniklenen virajlar aslında daha büyük süratlerde dahi alınabilecek virajlardır. Kapanan açılı bir virajda geciktirilmiş apeks sizin yolun ortasına doğru yaklaştırır. Ve siz motorun doğal bir şekilde yolun ortasına gelmesine izin verir ve virajdan çıkarsınız. Tabi yolu ayıran orta şeritten yeterince uzak olmayı ihmal etmeden.
     
  8. _Mr.PaNiK_

    _Mr.PaNiK_ Üye

    Viraj alırken gaz kontrolü

    GAZIN KONTROLÜ:

    Çıkışı görene kadar gazlamayın. Çıkış görünmüyorsa giriş süratinizi muhafaza edin.(Doğal gazlama).

    Usta sürücüler ön ve arka tekerin traksiyonunda ani değişmeler olmaması için hassas bir şekilde gaz verirler. İdeal olan ağırlığın ön ve arkada eşit dağılıyor olmasıdır.

    Yumuşakça gaz vermek süspansiyonları dengeye oturtur. Motorun her iki yönde de hafifçe yükselmesine neden olur. Buda zemin açıklığının yükselmesi demektir.(Bunun süspansiyon geometrisi ile de ilişkisi vardır, anti-çökme vs). Tersi olarak gazı keserseniz motor iki uçta da iner, süspansiyonları sıkıştırarak zemin açıklığını azaltır. Süspansiyonu sıkıştıran merkezkaç kuvvetinin etkisini gaz vermek dengeler. Yatmış durumda hızı muhafaza etmek için gaz vermek gereklidir. Motor yattığında lastik yere temas halkasının çapı küçülür. Küçülen çapı karşılamak için arka tekerin daha hızlı çevrilmesi süratin sabit kalması için gereklidir.
     
  9. _Mr.PaNiK_

    _Mr.PaNiK_ Üye

    viraj problemleri ve sebepleri

    VİRAJ PROBLEMLERİ I

    Giriş hızı biraz fazla;

    Sonuç; gözle takip zayıflar, yargı hataları olur, durum kötüye gider.

    Yanlış tepkiler; gazı kapamak, yatık durumdayken sert fren yapmak, yolun kenarına bakmak.

    Doğru tepki; Gazı devam ettirin(süspansiyonlar dengede kalır), yön kontrolü için dönüş içine bakmak, daha fazla yatmak için kontra basmak, ağırlığı viraj içine aktarmak. Bu merkezkaç kuvvetini karşılayarak motorun zeminden açıklığını(yüksekliğini) artıracaktır.

    Giriş hızı çok fazla:

    Uyarı: Altta açıklanacak doğru tepkiler, doğru yol ve doğru trafik şartları ile beraber geçerlidir. Zamanlamanın mükemmel olması şarttır.

    Doğru tepki; motoru çabuk olarak dik konuma getirin, gidonu düzeltin, maksimum düz hat frenlemesi yapın, frenleri bırakın, dönüşün içine bakın, kontra basıp tekrar yatın. Tüm bunlar en fazla 1-2 saniyede tamamlanamazsa yoldan çıkarsınız.


    Motosiklet parçalarının zemine sürtmesi:

    Sebep; yüksek sürat. Bu durum fazla yatış gerektir. Çözüm; daha iyi göz takibi, giriş süratinin görüş mesafesi, eğim, yüzeyin durumu ve sürücü yeteneklerine göre ayarlanması. Yavaş girip hızlı çıkmak her zaman iyidir.

    Sebep; uygun olmayan, çok fazla yatış açısı isteyen sürüş hattı. Çözüm; düzgün giriş hızı ayarlayın, sabit hızınızı muhafaza edin veya dönüş boyunca gaz verin,

    Sebep; gaz kesmek. Çözüm; yaklaşırken dönüşün içine bakın (kenara yada diğer objelere bakmak sürücüde gaz kesme iç güdüsünü harekete geçirir), hattınızı planlayın dönüş boyunca elciklere uygun basınç uygulamaya çaba sarf edin.

    Sebep; süspansiyon ayarsızlıkları veya yanlış ayar. Çözüm; sürüş öncesi kontrollerini ihmal etmeyin ve bu durumda tekrar yapın, süspansiyon sıkışmasını azaltmak için hızınızı azaltın, gazı çevirmek(motorun boşunu alana ve hafifçe yüklenmesine kadar) süspansiyonların oturması için bu durumda da gereklidir(hızı azalttıktan sonra gazı kapamayın-motoru boşta gider duruma sokmayın), dönüş açısını büyüterek yatış açısını azaltın.

    Sebep; yük çok fazla. Çözüm; fazla yük duruma uygun yeni süspansiyon ayarı gerektirdiği için çözüm süspansiyon ayar bozukluğundaki durumla aynıdır.

    Sebep; ters eğimli viraj(taçlı yollar). Çözüm; görüş kabiliyetinizi geliştirin(önceden görün), hızınızı ve yatış açınızı azaltın.


    Uygun olmayan hat seçimi:

    Sebep; sürücünün kötü görüş kabiliyeti. Çözüm; 12 saniye sonra olacağınız yere bakın(90m), dönüşü inceledikten sonra viraja yaklaşırken hattınızı planlayın.

    Sebep; uygun olmayan hız. Çözüm; gazı çevirin, bileğinizi aşağıda tutun.

    Sebep; uygun olmayan yatış açısı. Çözüm; kontra basıncınızı gerekli yönde artırın yada azaltın, vücudunuzun yatış açısını kontrol edin.


    Yanlış ve doğru viraj dönüş grafik ve resimleri:
    [​IMG]

    [​IMG]
     
  10. _Mr.PaNiK_

    _Mr.PaNiK_ Üye




    Motorsikleti yan yatırma teknigi

    MOTORU YATIRMAK:
    Yatırmayı başlatmak için kontra tekniğini devreye sokun. Sağa yatmak için sağa sola yatmak için sola basın. Dönüşün ters tarafına doğru uygulanan kuvvetin yaratacağı merkezkaç kuvveti bizi yönümüze çevirecektir. İstenen yatış açısına ulaşılıncaya kadar basınç uygulamaya devam edin. Basıncı önün dönüş hattı boyunca dengelenebilmesi sağlayacak şekilde ayarlayın.

    Bedeninizi motorla birlikte yatırın; motoru bedeninizi dik tutarak kendinizden uzağa itmeyin. Bazı sürücülerde sağ veya sola yatma fobisi vardır. Bu korkunun 3 sebebi vardır; birincisi sürücü korktuğu tarafla ilgili kötü bir kaza geçirmiştir ve zihninde hala bu kazanın olumsuz izlerini taşımaktadır, ikincisi sürücü kontra tekniğini anlamamıştır, üçüncüsü sürücü motoru araba gibi döndürmeye kalkmış ve felaketle yüzleşmiştir.

    Leanophobia (motoru bir yada iki tarafa da yatırma korkusu) semptomları: Korktuğunuz tarafa dönmeniz gerektiği zaman vücudunuz gerilir, kasılmalar olur. Vücudunuz dik kalır, gözler dönüşe bakmaz(kısa görüşlülük) veya kollarınızı kasarak dönmeye çalışmak.
     
  11. _Mr.PaNiK_

    _Mr.PaNiK_ Üye

    Viraj alırken virajın içine bakma

    VİRAJIN İÇİNE BAKMAK:


    Baş ve gözler görsel yönlenme kontrolü sağlar. Baktığınız yere ve/veya objeye yönelirsiniz.

    Başınızı ve gözlerinizi görme/algılama uyumsuzluğu olmaması için ufuk hattına olabildiğince paralel tutun.

    Mümkünse çıkışa bakın, görünmüyorsa 12 saniye önünüze bakın. (12 saniye sonra olacağınız yer).
     
  12. _Mr.PaNiK_

    _Mr.PaNiK_ Üye

    Viraj alırken virajın içine bakma

    VİRAJIN İÇİNE BAKMAK:

    Baş ve gözler görsel yönlenme kontrolü sağlar. Baktığınız yere ve/veya objeye yönelirsiniz.

    Başınızı ve gözlerinizi görme/algılama uyumsuzluğu olmaması için ufuk hattına olabildiğince paralel tutun.

    Mümkünse çıkışa bakın, görünmüyorsa 12 saniye önünüze bakın. (12 saniye sonra olacağınız yer).
     
  13. _Mr.PaNiK_

    _Mr.PaNiK_ Üye

    DEĞİŞİK DÖNÜŞLERE GÖRE UYGUN HATLAR:

    Sabit açılı virajlar: Dıştan girin, dönüşün ortasında apeksleyin, içe geçin ve dönüşün dışından çıkın.

    Kapanan(daralan) açılı virajlar: Dönüşe dışarıdan başlayın, geç apeksleyin ve dışarıdan çıkın.

    Açılan(genişleyen) açılı virajlar: Dışardan dönüşe başlayın, erken apeksleyin ve dışardan çıkın.

    Çoklu virajlar: Dışardan dönüşe başlayın, her dönüşte de geç apeksleyin ve dışardan çıkın.

    Kör(görüş olmayan) virajlar: Dışardan girin ve çıkışı görene kadar dışarıda kalın(geç apekslemeyi planlayın) ve dışarıdan çıkın.


    Motorsikletinizle virajı alırken süratin ayarlanması

    Uygun giriş süratine karar verin. (Sizin tüm dönüş boyunca hızı muhafaza etmenize veya kademeli arttırmanıza olanak sağlayacak bir sürat).

    Seçtiğiniz yol süratine uygun vites/hız oranını seçin.

    Yaklaşım hızınızı yumuşak bir geçişle giriş hızına indirin.


    VİRAJA YAKLAŞIRKEN İNCELENMESİ GEREKLİ NOKTALAR

    . Yol işaret ve ikaz levhaları.

    2. Virajın keskinliği ve yol yüzeyinin durumu.

    3. Yolun eğimi.

    4. Yaklaşan araçlarla olması muhtemel karşılaşma ihtimalleri
     
  14. _Mr.PaNiK_

    _Mr.PaNiK_ Üye




    Motosiklet Teorisi #21 RISK YONETIMI

    Tamamen risksiz motosiklet surmek mumkunmudur? HAYIR! Pekala, amacimiz mademki keyifli, saglikli, bilincli motosiklet kullanimi o halde hedefimiz guvenli, sorumlululuguna vakif bir surucu olarak kendimizi egitmek ve karsilasabilecegimiz riskleri kontrol altinda tutmak, hatta dusurmek.

    Riski elimizin altinda, mumkun oldugunca kendi kontrolumuz icinde tutabilme basarisi icin once “risk” in ne-neler oldugunu anlamak zorundayiz.

    Bizim icin “Risk”; yaralanma, hasar olusumu yada topyekun mal ve/veya can kaybi sansi veya olasiligidir.

    Motosiklet surdugumuz surece (yada dikis dikerken, ava ciktiginizda, ogle yemegi yerken, hatta uyurken kisaca ne yapiyor olursak olalim) bir miktar risk her zaman alirsiniz.

    Cevrede, ortaminizda herzaman arzu edilmeyen, zarar verebilecek birseyler gelismesi sansi vardir. Ve bu olay cevre sartlariyla birlikte surekli gelismekte, degismektedir. Eger bir tehlikeyi gozden kacirir, yada tehlike olarak tanimlayamazsaniz risk duzeyi yukselir ve kendinizi gercek tehlikenin tam gobeginde caresiz buluverirsiniz.

    Bazi aktivitelerde risk duzeyinin yuksek oldugu zaten bilinir, ornegin parasutle atlama, bugee jumping, dagcilik gibi…bu aktivitelere katilanlar risk duzeyini dusurmek, kontrol altinda tutmak icin koklu onlemler alir ve disiplinli bir sekilde uygular. Egitim gorur, kendini egitir, yetenek ve fiziksel sinirlarini sonuna kadar zorlamaz. Teskilati, takimi, giyimi, kusami her zaman tamdir. Kendisi ruhen ve fiziksel olarak bu aktiviteye hazirdir. Iste motosiklet surucusu olarak icine daldigimiz ortam, trafik, ve motosiklet surusu bu turden bir aktivitedir.

    Riski kontrol altinda tutabilmenin baslica yolu onu surekli analiz edebiliyor olmaktir. “Ongoreceksiniz”…bu sartlar altinda ne gibi bir risk olusabilir? Ve bu riski dusurmek icin benim seceneklerim nelerdir.

    Bu, motosiklete bineceginiz gunku hazirliklarla baslar, surus boyunca, gun boyunca riskleri tanimlamak ve elimine etmekle surer. Zihinsel olarak, en kotu senaryoya kendinizi alistirin ve bu senaryodaki sonucu olumlu yolda degistirecek etmenlerdeki rolunuzu buyutmeye bakin.

    Riskin paylasimi hakkinda da birseyler ekleyecegim…Evet risk paylasilir. Siz herhangi bir risk aldiginizda cevreyle bu riski bir oranda paylasirsiniz. Toplum buna izin verir, yada bazi hallerde vermez. Ornegin sigara icmek riskli bir aktivite…kanser, kalp hastaliklari, hatta en basitinden sacimiza sinen kokusu vs. baslica bildik riskleri bu kotu aliskanligin ve bu riski goze alarak iciyor tiryakiler sigarayi. Toplum bu riski paylasmaya izin vermez, yada soyle diyelim. Bu riski baskalariyla paylasmaya hakkimiz yoktur.

    Bir arac kullanmak ta beraberinde riskler getirir, ve toplum bunu sizinle paylasir. Kaldirimda yuruyen her yaya, yoldan gecmekte olan her aracla, tepesinden gecmekte olan her ucakla belli bir risk paylasmaktadir. Yine benzeri sekilde yuksek duzeyde bir riski goze alarak bunu baskalariyla paylasmaya hakkimiz yoktur. Yuksek hiz, alkollu arac kullanma bunun sivri orneklerinden…Ya bilincsiz, bilgisiz, yada kendi yetenek ve fiziksel sinirlarini zorlayan surucu? Aldigi riskin yuksekliginin farkindami? Baskalariyla paylasmaya hakki varmi?

    Risk duzeyini degistirmek, kendimiz ve o riski paylasanlar adina dusurmek bizim elimizdedir. Eger bunu yapamiyorsak motora atlayip kendimizi “kara talih”in kucagina atiyoruz demektir ki “bilinc”iniz bununla mucadele etmek ve kazanmak zorunda.

    Yukarda “risk”in ne oldugu, nasil paylasildigi mezuuna deginmistik…simdi de trafikte biz motorcularin karsilastigi riskleri nasil kontrol altinda tutabileceklerine yogunlasalim. Once iyi bir gorsel bilgi derleme uzerine calisalim diyorum.

    Amerikan Motosiklet Guvenlik Vakfi der ki “savunma hattinin en onundeki askerlerimiz gozlerimizdir”. Evet sadece gormek savunma icin yeterli degildir ama komputerimize giden primer data akimi gozler yoluyla elde edilir. Bir motosiklet seyahatinden aldigimiz baslica etkilenim gorseldir. Gorme merkezi bu bilgileri alir ve egitimli bir beyin bu bilgiyi isler. Ne kadar iyi egitilmisse o kadar iyi isler tabii ki. Cevrede ne olup bitiyor, yaklasan aracin hizi, kenarda top oynayan cocuklarin yonu, parketmis arac yola cikmaya hazirlaniyormu vs.

    ABD de Ohio Universitesi surus sirasinda goz hareketlerini takip eden bir arac gelistirmis ve bununla detayli incelemeler yapmis…bu cihaz surucunun yolda nereye baktigini, nelere odaklandigini kaydediyor. Deneyler sonucunda tecrubesiz suruculerin gozlerini cok az hareket ettirdikleri ve risk duzeyi dusuk, luzumsuz ayrintilara uzun sure odaklandiklarini saptamislar. Tecrubeli ve iyi suruculerin ise genelde gidilen yone odaklanmakla beraber risk olusturabilecek cisim ve olaylara yeterli zaman ayirdiklari gorulmus.

    Demekki iyi goz aliskanliklari edinmek gerekiyor once…bunun icin baslica uc ana tema vardir.

    1 Gitmek istedigin yone konsantre olun ve cevrenizdeki tarfigin hareketi ile beraber herzaman yeterli mesafeleri koruyun.

    2 Mumkun oldugunca uzagi gorebilecek sekilde basinizi dik tutun.

    3 Gozlerinizi hareket etmeye zorlayin ve siklikla aynalara, saga sola kisa araliklarla kaydirarak cevrede ne olup bittigini surekli takip edin.

    Bu hizli hareketler saniyenin onda biri / ucte biri hizinda ani odaklanmalar seklinde olmali ve genis gorus acisini hic kaybetmeden esas bakis noktaniz daima ileri, hedeflediginiz yon olmali.

    Fiziksel sinirlar her zaman bu gorsel veri akimini engeller. Baslicalari uykusuzluk ve/veya yorgunluk, ki gozler ve bakis, basin durusu “duser”. Daha yakina ve yolun sagina konsantre olmaya baslarsiniz…digeri de alkol yada baska uyusturucu etkisi olan kimyasallar (agri kesiciler, soguk alginligi ilaclari vb.). bu durumda bakis ileri odaklanir ve goz hareketleri neredeyse sifira iner. Kaza kayitlari motosiklet kazalarinin %50sinde alkol vb. Uyusturucularin etkisini gostermektedir. Gorus potansiyel tehlikeyi gorustur. Ne kadar iyi gorurseniz o kadar az risk alirsiniz. Ne kadar az gorurseniz onun karesi kadar yuksek risk alirsiniz. Risk duzeyini kontrol altinda tutmanin en kestirme yolu bu bilinci kazanmak…

    Gorus kabul edilebilir sinirlarin altina dustugunde motosikleti hic surmemek en dogru secimdir. Ornegin karanlik basti, yagis var…bir motele girmek icin bir saniye bile tereddut etmeyin. Bulabileceginiz en pahali otel bile hastahanede gecirebileceginiz haftalarca suerbilecek aci bir tecrubeden kiyaslanamayacak kadar ucuzdur. En ucuz, pis ve boceklerle dolu bir otel bile daha iyidir bir kaza gecirme riskini goze almaktan.

    Unutmayin morglar ve hastahane koguslari “bi sey olmas abi yea” diyen binlerce cahil cuhela ile dolu…onlara katilmayin. Ve su veciz Murphy kanununu hic bir zaman aklinizdan eksik etmeyin “Kotu bir sey olma ihtimali varsa olur”…ihtimalleri-riskleri kontrol etmek, sifira dusurmek elimizde degil biliyorum, ama duzeyini dusurmek elimizde.
     
  15. _Mr.PaNiK_

    _Mr.PaNiK_ Üye

    Motosiklet Teorisi #20, Yağmurda Sürüş

    Yağmurda sürüş doğayla içiçe olan biz motorcuların başlıca sorunlarından biri. Yağmurda görüş mesafemiz daralır, otomobillerdeki avantajmız “sileceği”nden yoksun olmamız büyük bir eksikliğe dönüşür, yollar kayganlaşır, yayalar dikatsizleşir, günlük güneşlik havada dahi “görünmez” olan bizler hepten kayboluruz diğer araçların buğulu cam ve ıslak aynalarında…ayrıca diğer araç sürücüleri bu tip havalarda motosiklet sürücülerini etraflarında görmeyi de beklemezler.

    Yağmurda sürüş için önce biz hazırlıklı olmalıyız bu şartlara biraz. Motosikletler yağışta kuru havaya gore daha fazla arıza yapar. Su hava basıncıyla bütün elektrik devrelerinin derinliklerine kadar girebilir, “aman basınçlı suyla motosiklet yıkamayın” diye öğütte bulunan bütün arkadaşlarınızın tavsiyeleri boşa gider ister istemez. Yani motorun tüm su geçirmez noktalarının gerçekten öyle olması gerekiyor.

    Yağmurda sürüş için motosikletin ön camı olmalı, ve bu turing tipi olmalı, lastikler bakımlı, taze, diş derinlikleri yeterli olmalıdır. Sürüşten once tüm stop, sinyal ve farlarının gerektiği gibi çalışır durumda olduğunu kontrol etmelisiniz ayrıca.

    Motor hazırsa sıra size geliyor… Bir yağmurluğunuzun olması ve çizmelerinizin su geçirmez olması şart tabii...yağmur mevsiminde bunları motorda bulundurmakta ve yağışı gördüğünüzde ıslanmadan evvel giymenizde fayda var. Tam kapalı bir kaskınız olmalı ve eldivenlerinde başparmak dışı yada işaret parmağı iç kısmının süet olması lazim ki vizorünüzü silebilesiniz. Kaskın havalandırması da önemli, yağış sırasında sıcaklık düşer ve vizör kolayca buğulanır. İşin aksi tarafı kaskın tepe hava kanalını kapatmanız gerekir, çünkü oradan içeri su dolar ve kaskın içi sırılsıklam oluverir hemen ki bu buğulanmayı daha da artırır.

    Elleriniz için şayet su geçirmez eldiveniniz yoksa büyük boy bir çift bulaşık eldiveni bulundurup bunu normal eldiveninizin üstüne giyebilirsiniz, eldiven yenlerini ceketin/ varsa yağmurluğun üstüne çıkartin ki kollarınızdan içeri su yürümesin. Ancak bu plastık eldiven vizörü silmenizi zorlaştıracaktır.

    Vizörde ve otomobil ön camlarında su tutmaması için kullanılan sprey mamuller vardir, bunlardan kullanabilirsiniz. Bunlar akrilik vizöre herhangi bir zarar vermeyecektir ama yinede kutuların üstünü okumak iyi bir alışkanlıktır.

    Sıra sürüşe geliyor…Önce “uzun” farınızı yakarak işe başlayın.

    Yağmur yağmaya başladıktan bir kaç saat sonra sorun değil ama, ilk yağış anında yoldaki bütün kil, çamur, yağ, pislik, antifriz, yakit artıklari vb. yüzeye çıkar ve yüzey özellikle trafigi ağir yollarda çok kaygan olur.

    Fren ve gazı daha pürüzsüz, yumuşak kullanmanız gerekiyor. Takip mesafelerini artirmak lazim...zaten öndeki araçlarin püskürttuğü su ve çamurdan da uzaklaşmak için bu şart. Araçlari sollamaya pek meraklı olmayın, hele kamyon,TIR gibi büyük tekerlekli araçlar bir iki dakika süresınce bütün görüşünüzü kaybettirecek kadar çok su püskürtür yanlardan ki o sirada yagmur yağmiyor dahi olabilir...yoldaki su yeter buna…

    Yağmurda metal yüzeyler (menhol kapakları, ızgaralar, tren/tramvay rayları, köprü genleşme ızgaraları vb) son derece kayganlaşır. Plastik kaplı/boyalı (yaya geçidi çizgileri/ yol cizgileri vs.) kayganlaşır.

    "Gözünüzle" kullanmaya calışacaksınız yağışta. Motorun baktığınız yere gitmekte olduğunu düşünün sürekli. Hızınızı virajlarda fazla yatmaya gerek kalmayacak şekilde ayarlamayı unutmayın.

    Su birikintisinden gecerseniz “aquaplaning” e karsi hazirlikli olun ama unutmayın ki yağis sirasinda yolda özellikle drenaj da yeterli degilse her zaman bir iki mm, yada daha fazla "su filmi" bulunur ve bu da aquaplaning denilen olaya yol açabilir. Yani illa "birikinti" olmasi gerekmez. “Aquaplaning” tekerleklerin altından kaçamayarak sıkışan suyun aracı yoldan kaldırması – kesmesi şeklinde özetlenebilir ve çok tehlikelidir. Böyle bir şey başınıza gelirse yapılabilecek şeyler çok kısıtlıdır, belki hafifçe gaz kesebilirsiniz o kadar, gözünüzü karşıdan ayırmayın. Fren, vites, gaz ve gidonla oynamayın, gidonu gayet relaks tutmaya ve elinizden geldigince relaks olmaya, yapabiliyorsaniz sırıtmaya çalışın...Bu durumda motorun bir yada iki tekerleği birden yerden kesilmiştir, düz bir doğrultuda gitmiyorsanız düşersiniz. Yani virajlarda su birikintisine girilmeyecek...yani gördüğünüz kadar gitmeye çok daha fazla dikkat edeceksiniz. Aquaplaning genellikle arka tekerlekte çekiş kaybıyla ortaya çıkar ve bunu “motorun devrinin artması ama hızınızın değişmemesi” şeklinde algılarsınız. Motor bu durumda yatmaya başlarsa yapabileceğiniz tek şey yumuşak ve soğukkanlı bir kontra tekniği ile düzeltmek olabilir.

    Gece ve yağmurda sürüşü kesinlikle tavsiye etmem. Zaten dediğim gibi görünmüyoruz, bu şartlarda hiçkimsenin sizi görmekte olduğunu varsayamazsınız. Bir de asfaltın rengi simsiyah olur, ve yol çizgilerinin görünüşü de oldukça zayıflar…Çukur, engebe, su birkintisi gibi tehlikeler tamamen görünmez hale gelir. Vizorünüzdeki su damlacıklarının ışığı dağıtması nedeniyle karşıdan gelen araçların farları görüşünüzü tamamen engeller. Cok risklidir ve gereği ne olursa olsun bu riski almaya değmez.
     
  16. _Mr.PaNiK_

    _Mr.PaNiK_ Üye

    Motosiklet Teorisi #19 . ELLER AYAKLAR VE OTESI

    Forumlardan, ve bizzat karsilastigim acmazlardan anladigim kadariyla motosiklette durus kadar makineyle fiziksel alis verisin temel noktalari olan eller ve ayaklarin konumu, durusu ve kullanimi ile ilgili bir tema incelememiz gerekiyor.

    Gerci bir kac eski yazismada gecmisti ama burada olabildigince detayli olarak su gidon tutusu meselesine bir egilelim once.

    Elcigi ayni otomobil direksiyonu zihniyetiyle tutarsiniz, yani ille herkese gore dogru bir yontem yoktur. Kimi 3u ceyrek gece tutar, kimi 10 u 10 gece gibi tutar vs. ana kural relaks ve size gore en rahat sekliyle tutmaktir. Boylece en guvenli tutus saglanabilir. Relaks olmayan ve konforsuz bir tutusla hic bir araca hakim olamazsiniz.

    Daha once yazdigim bir tabiri tekrarlayacagim, gidonu daima "bir genc hanimin bilegi" gibi sIkmadan, kararli ve guvenli bir sekilde tutacaksiniz. Soyle yapin... Eliniz, omuzunuz relaks olsun, dirsekleriniz esnek ve kirilmamis olsun, elinizi yeterince ileri uzatip dort parmaginizla fren ve debriyaj levyelerini kavrayacak sekilde (kucuk parmagin ilk -tirnaga yakin olan- bogumu levyeye gelecek sekilde) elciklerin ustune koyun. Avucunuzun seklini bozmadan parmaklarinizla elcigi kavrayin. Iste tutus budur. Bu olay sirasinda siritirsaniz relaks tutus hakkinda dah iyi bir fikriniz olur. (ciddiyim)

    Fren nasil sIkilir...fren dort parmakla "progresif" olarak, yani kararli ve gittikce artan bir basincla surekliligi bozulmaksizin yeterli sonuc alinincaya kadar sIkilir. Iki parmakla fren yapmak yaris teknigidir, cunku yarislarda motosikleti durdurmak soz konusu degildir. Ileri duzeyde suruculer "durma"soz konusu olmayan frenlemelerde kullanabilir tabiiki, bu "ileri duzey" den kastim "ne zaman iki ne zaman dort parmak kullanilacagi hakkinda sasmaz bir tecrubeye sahip" duzeydir. Ve bu ileri duzeyde suruculer ozellikle dusuk hizlarda durmak gerektiginde daima dort parmakla fren yapar, cunku "precise" hassas frenleme ancak ve ancak kucuk parmak ve yuzuk parmagi ile saglanir ve neydi...ayni anda otomatik olarak motor gaz keser.

    Debryaj nasil sIkilir...Bir defada tamami dort parmakla.

    Motorsuz bir deney…Sag elinizin gerdirerek acin. Sag basparmak “elcik”, isaret parmagi da “debriyaj kolu” dur. Simdi sol elinizle sag basparmaginizi kavrayain. Farzedin ki elcigi tutuyorsunuz, simdi ayni debriyaji sIkar gibi gibi sag isaret parmaginizi dort parmaginizla cekin…sag basparmaginizi kirmayin. Debriyajin tamamini bir defada sIkIn. Zaten dogal olarak oyle calistigini goreceksiniz.

    Ayaklara gelelim. Once Turkcede karsiligi olmayan bir bolgeden bahsedecegiz, bu bolgeye Ingilizcada “Football” – “Ball of the Foot” yani “Ayak Topu” deniliyor. Ayak tabaninda, parmaklarin, ozellikle basparmagin ayaga baglandigi yerde bir yari kuresel cikinti vardir. Bu bolgeye “ayak topu” diyecegim. Bunu en iyi bisikletciler anlar, ozellikle yaris bisikletlerinde “kalpiye” denilen bagciklar pedala baglandiginda ayak pedala bu bolge ile basar. Ozel bisiklet ayakkabilarinda da pedal kilidi ayagin bu bolgesine denk gelecek sekilde ayarlanmistir. Iste motor surerken “peg” lere (ayak basilan yerler) ayaginizin bu noktasi ile basacaksiniz (cruiser / chopper kullananlar istedikleri gibi basabilir, bu tur motorlarda ayagin fonksiyonu motorun surus mekanigini etkilemez).

    Yani motor surerken bisiklette tup gaz tasiyan bakkal ciraklari gibi ayaginizin ortasiyla basmaycaksiniz peglere, hele ayak burunlarini disariya acmayi aklinizdan bile gecirmeyin.

    Niye?

    Cunku viraj tekniklerinde bir ileri asamaya geciyoruz da ondan. Buradan sonrasini kontra teknigini bilmeyen, kullanmayan hic okumasin. Ve hemen deneye gecelim…

    Oturdugunuz yerde, simdi, ayaginizin tabanini yere basin ve dizinizi yukseltmeye calisin…tabiiki mumkun degildir. Iste bu ayak ayni tabanin ortasiyla peg e basiyor gibidir. Pekala, peg e bastiginizda dizinizi bir iki cm kaldirabileceginizi kabul ediyorum, ama bu hic bir ise yaramaz.

    Simdi, ayak topunuzu (dikkat “topuk” degil) yerden ayirmadan dizinizi yukseltin…Diz en az 7-8 cm yukselir ki iste bu bize lazim olacak.

    Soyle, diyelim sol virajdasiniz, sol elinizi ittiniz ve kontra ile viraja girdiniz, hizinizi bin kere soylememe ragmen ayarlayamadiniz J ve yeterli yatis acisini yakalayamiyorsunuz…sag dizinizi kaldirin ve tanki dizinizle sola itimeye baslayin. Kalcanizdan dizinize giden dogrultu virajin cikisini gosterecek sekilde…fazla degil.

    Iste size kontra tekniginizi destekleyecek, asiri hizla viraja girdiginizde biraz daha az ter fiskirmasini saglayacak bir teknik. Unutmayin bu yanliz basina kullanilmaz, sadece kontrayi olagan ustu durumlarda desteklemek icin.

    Bir destek daha var, ki o da agirliginizi ayni anda sol peg e vermek. Ve bunlari yapabilmek icin peglere ayak “top”unuzla (TOPUK DEGIL) basiyor olmaniz gerekiyor.

    Bu durusun bir diger avantaji, herhangi bir sebeple panige kapilirsaniz virajda araka frene basmak gibi son derece tehlikeli bir hareketten sizi alikoymasidir. Normal suruste ise sag yada sol ayagin fren yada vites levyelerine gidip gelmesi son derece kolaydir. Aliskanlik edinmeye bakin.

    Peglere ayak “top”u ile basmanin bir baska ve onemli nedeni daha var ki bunu da ozellikle enduro ve kros tarzi suruste kullaniyoruz. Yolunuzda bir kasisle. yukselti veya cukur, motorun suspansiyonuna vucudunuzla yardim etmeniz gerekir ve bunu da peglerde ayaga kalkarak yaparsiniz. Birinci dikkat edilmesi gereken sel diz ve dirseklerin hafif bukuk olmasidir ki enerjiyi yutabilsinler. Ve esas enerji yutacak olan organ ise ayak bilekleri ve bilek diz arasindaki genis kastir ki bunu da ancak peglere ayak topu ile basiyorsaniz yapabilirsiniz. Komputerin basindan ayaga kalkip bir kac kez ayak topunuzun ustunde, topugunuzu yere degdirip kaldirarak denerseniz bu kasin nasil bir islevi oldugunu kolayca gorursunuz. Ayagin ortasi ile basarsaniz bu kasi kullanamazsiniz.


    Cogu motosikletcinin basina dert olan karpal tunel sendromunun baslica nedeni sizin yanlis dizayn edilmis olmaniz degil, vucudunuzu dogasina aykiri seylere zorlamanizdir. Relaks, naturel olmaya bakin. Yine tekrar...Motosiklet boynuzlarindan tutup zaptetmeye calistiginiz bir boga degil...tamamen teknik isidir.
     
  17. _Mr.PaNiK_

    _Mr.PaNiK_ Üye

    Motosiklet teorisi #18, Yolda Yolculu Yolculuk

    Evet sira yolculu motosiklet surusu teorisine geldi…Hani demistik ya..."motor tehlikeli ve keyiflidir ama grup surusu daha tehlikeli ve daha keyiflidir" gibi bir seydi...hah iste...bir yolcu ile seyahat en az grup surusu kadar tehlikeli ve onun kadar keyiflidir...hele hepsi yolculu bir grup gezisi tadindan yenmez dogrusu..

    Yani yolculu geziyi siddetle tavsiye ederim ..emme velakin onceden yapilacak bircok sey var ki bu keyif burnunuzdan gelmesin...cunku yolcu ile motor kazasi tek basina olamaktan cok daha tahrip edicidir...hem sizi, hem cevrenizi...bir hata yaptiginiz ve yolcunuz olan sevgilinizin sakat kalmasina sebep oldugunuzu dusunun...bir an...tamam artik dusunmeyin, o kadar yeter.

    Gelelim isin kitabina...once tabii sizin de tahmin edebileceginiz gibi, acemi birinin arkasina yolcu almasi dusunulemez. Once "solo" olarak yeterli tecrubeye kavusmali, "O" motorun butun inceliklerine, davranislarina vakif olmalisiniz. Virajlarda nasil, frenleri nasil, hizlanmasi nasil vs.

    Kendinizi hazir hissetmiyorsaniz, hazir degilsiniz demektir.

    Hic zorlamayin "sanslarinizi".

    Diyelim hazirsiniz artik, bu buyuk keyfi paylasmak istiyorsunuz, pekala simdi kucuk bir gezi yapalim hep beraber.

    -Bir Pazar sabahi gibi trafigin sakin oldugu, guzel bir gun secin.

    -Esinize (bu "es" kelimesi surus esi anlaminda, arkadasiniz, kardesiniz de olabilir haliyle) kask, bir eldiven ve bir bot temin edin. Bir pantalon ve bir ruzgarlik (mont) giyiyor olmali. Kendi belinize biraz bolca bir kemer baglayin, ve siz de full aksesuar giyinin.

    -Simdi burayi iyi dinleyin lutfen...
    Amaciniz, ona motosikleti sevdirmek, sizin ne kadar "smooth" yumusacik ve sakin sakin, guven telkin eder bir sekilde motor kullandiginizi gostermektir. Motosikletin guzel guzel gezinti yapilabilecek, harika bir alet oldugunu gostermektir.
    Yani kendinizden iyice emin olmalisiniz bu bir.
    Yapilabilecek en buyuk hata esinizi korkutmak, hizli gitmek, sert fren yapmak, hizla kalkmak, tasitlarin arasina girip aralardan sivismak vs. dir. Bunlari yaparsaniz geri kalan omrunuzde (sayet yeni bir hayat arkadasi ise esiniz) yanliz bir surucu olarak kalacaksiniz demektir. Bir daha hic bir zaman sizinle gezmeye gelmeyecektir.

    Yolcunun onunde tutunacagi saglam bir destek olmadigi gibi nereye gidildigi, ne zaman durulacagi, onde neler olup bittigi gibi bir fikri yoktur. Kendini tamamen size emanet etmistir...olayda "neredeyse" hicbir aktif rolu yoktur. En ufak bir urkuntu ona seyahati zehir edecek, "bir an once varcagimiz yere varsak ta kurtulsam" duygusu icinde yolunuza devam edeceksiniz.

    Musteri memnuniyeti 1 numarali hedefimizdir arkadaslar.. Unutmayin, bu gunku yolcunuz yarinki motosikletli arkadasiniz da olabilecektir, ona bu olayi sevdirmek, yada gelecek omru boyunca nefret ettirmek tamamen sizin elinizdedir

    Evet, simdi ona gerekli talimatlari verin, nelerle karsilasilabilir, ne yapmak lazim...buyrun...

    -Ayaklarini basacagi yerleri ona tek tek gosterin.
    -Tutunacagi yerleri tek tek gosterin, hic bir sekilde iki elini birden birakmayacak...hatirlatin.
    -Motor calismadan, vites 1 e alinmadan ve surucu "haydi bin" isareti vermeden yolcu motora binmeyecek, basinizal nasil isaret edeceginizi ona gosterin.
    -Zincir. arka tekerlek, egzoz gibi tehlikeli yerlere ayagini sokmayacak...tek tek gosterin...egzozun ne oldugunu herkes biliyor zannetmeyin.

    - O belinize biraz bolca bagladiginiz kemere tutunacak. Ilerde "buddy belt" denilen tutamaklardan alirsaniz rahat edersiniz. Vucudu size ne kadar yakin olursa o kadar guvenli bir surus saglanir.

    -Yolda virajlari alirken motorun saga sola yatacagini, bunun tehlikeli bir sey olmadigini, sadece "relax" olmaya calismasini soyleyin.

    -Frende agirliginin one kayacagini, bununla savasmamasini, butun agirliginin tum vuduyla size yuklenmesini beklediginizi, buna hazir oldugunuzu soyleyin.

    -Yesil isikta, durustan kalkisa gecerken motorun hizlanacagini, duruslarda iki eliyle tutunuyor olmasinin onemli oldugunu soyleyin.

    -Duruslarda ayaklarini hic bir sekilde yere indirmemesi gerektigini soyleyin. Ne zaman inilecegini yine isaretle ona anlatacaksiniz.
    Inilecek yere gelinmis olsa dahi sizden isaret almadan yolcu inmemelidir. (Manevraniz bitmemis olabilir, arkadan araba geliyordur ve siz aynadan goruyorsunuzdur ama o gormuyor ve kasktan dolayi duymuyordur vs.)

    Bu inis - binis isini motor calismaz durumda iken bir kac kez deneyin. Yolcu yuzu donuk olarak motora yanasir, sol elini surucunun omuzuna koyar, sol ayagini ayak destegine yerlestirir ve kendini bu tek ayak ustunde havaya kaldirirken agirligini biraz one verir. Surucuye asilmamasi lazimdir, yoksa ikiniz birden motoru sol yana devirirsiniz. Kotu bir tecrubedir.
    Inerken de ayni hareket tersinden yapilacak haliyle. Yolcu sag ayagini basacagi yere onceden bakmalidir, muhakkak uyarin. Kaldirim, su izgarasi, bir tas parcasi, camur vs olabilir, duser, sizi de dusurur.

    Surucu bu olay sirasinda ileri bakacak, relax olacak ve motoru saga sola yatirmayacak.

    Nasil ki in-bin emrini surucu veriyorsa, dur kalk emirlerini de yolcu vermelidir. Bindikten sonra, "tamam hazirim gidelim" isaretini almadan harekete gecmeyin.
    Yolda, yavas, dur vb. bir isaret aldiginizda ne deniyorsa yapin, yolcunun kafasini bozmayin...

    Surus sirasinda konusmaya calismayin, bir iki belirlenmis isaret olsun aranizda, cok gerekiyorsa onlari kullanin. Konusmalar genellikle anlasilmaz, tartismalara, yanlis anlasilmalara, gerilim ve tatsizliga neden olur. Surucunun dikkati dagilir vs. (kac paralik dikkatiniz var? bosuna harcamayin)

    Ilk surus kisa, trafikten uzak, en iyi bildiginiz rotada, elinizden geldigince GUZEL bir gezi olsun. Gittiginiz yerde durup bir seyler icebileceginiz bir cay bahcesi vb. bir yer olsun. Dag basina gidip, "ihi ihi...ni guzel diimi", deyip haldir huldur geri donmeyin. YANLIZ degisiniz. Unutmayin, O nun az once goze aldigi geziyi belki siz goze almayabilirdiniz.

    Ilk bir iki gezinin bu sekilde ve basarili gectigini varsayarsak sira ciddi hazirliga, ve gezilere geldi demektir.

    Giyim kusam...evet, sizin ustunuzde ne varsa onun da olmali, hatta daha iyisi olmalidir. VE her zaman giymelidir. Ayni sizin gibi.
    ”ALL THE GEAR ALL THE TIME" – “HER ZAMAN TAM KUSAM”, yani, full aksesuarini-koruyucularini her zaman giyecek, kullanacaksiniz.

    Bir de artik ona virajlarda motor yattiginda relax olmanin yani sira "sizin baktiginiz tarafa" bakmasini ogretebilirsiniz. Bu kadari guvenli surus icin yeterlidir.

    Su ilave bilgilerle bu gunku ahkami bitiriyorum...

    - Eger motorunuzda yolcu selesi yoksa, yolcunuz da olmayacak demektir.
    - Yolcu daima arkaniza biner. Onunuze cocuk falan almayi aklinizdan dahi gecirmeyin, cok COK tehlikelidir.
    - Lastik basinci ve suspansiyon ayarini degistirmeniz gerekebilir.
    - Motor daha yavas hizlanir ve daha zor durur. Takip mesafeleriniz artirin, ve ozellile yokus asagi ve/ veya frende sirtiniza binecek yuke hazirlikli olun. Frenlerinizi iki defa kontrol etmelisiniz.
    - Virajlarda "daha onceden ustalasmis oldugunuzu varsaydigim" kontra teknigini kullanin, ozellikle motoru asiri yatirmamaya gayret edin (yani hiza cok dikkat edin).

    Haydi tatli geziler...
     
  18. _Mr.PaNiK_

    _Mr.PaNiK_ Üye

    Motorsiklet kullanımda çevrenin tepkisi

    Once ustunden gecmek istedigim bir iki sey var, once onlari dile getireyim...

    Bir; once ustad Cahit Sitki nin bu millete ettigini daha hic kimse etmemistir. Iste bu agzimdaki baklayi bir cikartayim dedim. Milletimizin yetistirdigi bu buyuk sair, Cumhuriyet doneminin acili buruk zor yillarinda yasamis, genc yasinda hastalanmis (verem), ve bu melankoli icinde 35 yas siirini yazmistir. Bu siir butun bu ruh hali dikkate alinmadan yillar ve yillar boyu okunmus dilden dile gezinmis veee akillarda kala kala "Yas 35 yolun yarisi eder" misrai kalmis, ve butun bir ulus (hani neredeyse) 35 yasin gercekten yolun yarisi olduguna inanmis ve inanmaktadir.

    Bu durum buyuk sair in kendi sahsi saglik ve o donemin ruh hali ile ilgili olup BIZIMLE HICBIR ILGISI YOKTUR. Bana bir ornek teskil etmiyor.

    Yani "30 yasima geldim, bu saatten sonra motosiklete binmeye baslarsam elalem ne der?" sorusunu kafanizdan silin.

    Size yazdim, pek dindar biri degilimdir ama tanriya inanirim diye, sizde inanin ve OlUmu tanriya birakin. Yani nasil ki siz nasil, ne zaman ve hangi sartlar altinda, hangi gezegenin hangi koordinatinda dogacaginiza karar vermediyseniz, olumunuze de ayni sekilde karar verecek degilsiniz. Verimli, onurlu, durust bir hayat surdurmeye bakin. Tadini cikartin, dunyayi, hayati, insanlari sevin. Iyi titresimler yayin, iyi titresimlerin pesinde kosun.

    "Ortayas krizi" olayina da deginelim...(toplayabilirsem sonunda helal olsun bana yani)

    Nasilki, bebeklik, cocukluk, (bizde adi konmamis olan ) teenager (onlu yaslar), delikanlilik, ihtiyarlik vb. donemler ve bu doneme ozgu davranis, algilama bicimleri varsa 30-70 yas arasindada bir olgunluk donemi vardir ve BU BIR "KRIZ" DEGILDIR. Bir takim seylerin zamani gelmistir artik...zaten bu "zamaninin gelmis olmasi" durumu bu yukarda saydigim her doneme ozgu bir olgu degilmi? Kimisi 20 yillik karisini bir Rus dilberinin beyaz tenine degisir, kimisi 40 yillik ulkesini degistirir, Kimisi tutar bir tekne alip acik denizlere yelken basar, kimi de tutar bi motosiklet alir...Anliyormusunuz..."Bir seylerin zamani gelince" o seyler yapilir. Egitime baslanir, hacca gidilir, bekarete bir nokta konulur, sunnet olunur, evlenilir, yerimiz genclere terkedilir....icimizdeki, genlerimize yazili saati durduramazsiniz. Esas kriz onunla mucadeleye basladiginiz zaman ortaya cikar.

    Biz bu dunyaya bir elimiz yagda bir elimiz balda yasamaya gelmedik...oyle olsaydi Ortaasyadaydik daha. Anamizin sicak evindeydik, yeni kitalar orda oyle kesfedilmeyi bekliyordu, aya gitmemistik, baska gezegenlere gidecek ilerki nesilleri hayal etmiyor, hayvan gudup, sebze yetistirip yuvarlanip gidiyorduk.

    Kesfedilmeyi bekleyen koca bir kita var burnumuzun dibinde ki o bizim kendimiz, kendi benligimiz, kendi yetenegimizin limitleri. Urkutucu, cesaret isteyen bir arastirma gezisidir bu.

    Boyle devam edersem hayatta bitiremeyecegim bu mevzuyu, o yuzden bizim dar motor alanina donelim diyorum...ama arkasina boyle bir fon cizmeden nasil anlatabilirdim ki...

    Simdi, siz motor alip binmek, ogrenmek ISTIYORSANIZ eger, bunu yaparsiniz. Sizi kimse durduramaz. Kimseyi ikna etmeye gerek duymazsiniz. AMA siz kendinizden emin degilseniz, "yahu bu benim yiyecegim bir halta benzemiyor" duygusu icindeyseniz, iste o zaman cevrenin destegine ihtiyaciniz var demektir. Burada ben sidiye kadar "pek" kimseye motor konusunda cesaret verici, "haydi aslanlar yapin su isi, korkmayin bisey olmaz" filan diye bir sey yazmamama ragmen benim yazdiklarimi cesaret verici bulmanizin (en azindan bazilari tarafindan) nedeni bu iste. Bilgiye acsiniz-aciz, merak ettiginiz bir sey var, ayri bir dunyanin kapisi var onunuzde ama kapinin ardinda sizi neler bekliyor bilmiyorsunuz...ben ve benim gibi bazi bilgi paylasimindan yuksunmeyen insanlar, yazarlar bir takim ipuclari verebiliyoruz sadece, gerisi size kaliyor. Burada benden baskalari da var yardimi esirgemeyecek, yol gosterecek, benden cok daha bilgili-tecrubeliler var yolun(m)uza isik tutacak, yeter ki siz "yol" da ilerlemek isteyin. Bende yolun sonunda degilim...onumuzdeki gunler, yillar neler gosterecek bilmiyorum..benimde bilgiye, tecrubeye en az sizin kadar ihtiyacim var...ama gercek arayis budur zaten. Bitti, tamam, ogrendim, iste bu, diye birsey yoktur. Bu duygu tuzaktir, sinegin yapistigi "bal" dir...Ve TEHLIKELIDIR.

    Siz hic acemi bir kayakcinin dusup kolunu bacagini kirdigini, ciddi bir kaza gecirdigini gordunuzmu? (istisnalar vardir muhakkak) Kayak kazalari her zaman bu isi dogru durust bir temele oturtmadan ogrenmis, "artik tamam biliyorum, kaptim bu isi" kanisi ile tepeden asagi kaptirip inenlerin, limitlerinden haberleri olmayanlarin basina gelir. Motorda da bu tamamen aynidir. (burada kaza geciren profesyonellerden bahsetmiyoruz, sebebi yarisma ortamidir. Simdilik konumuzun disi)

    Isi biraz pratige dokelim...yazdiklarimi okuyun, tabii ki yetinmeyin, sorun, sadece bana degil...bu konularda kitaplar, dergiler var, elestirici-akilci gozlerle tarayin bunlari. Diyelim hic tecrubesiz, ama motora ilgili birisiniz...bir kursa yazilin. Iyi kotu bir motorla kurs alin, sonra ehliyet alin... Bu uzun bir yol, aceleye getirmeyin, once hafif, kullanmasi kolay bir motorla trafikten olabildigince uzak tecrube kazanmaya bakin. Ilk denemelere bir CBR la baslamanin intihardan farksiz oldugunu yazdim burada defalarca, bu hataya dusmeyin. Bugunun dunya sampiyonlarinin izledigi yol budur, baskalarinin tecrubelererinden yararlanmak, onlarin yaptigi hatalari tekrarlamamak insan beyninin yetenegidir. Bunu kullanin.

    Iste bu saglam adimlar sizin ihtiyaciniz olan ozguveni saglayacak. Sonra gerisi kendiliginden gelecektir. Bunun yasla basla, coluk cocuga karismis olmanizla alakasi yok...kendinizle alakasi var. Sonra hedef te onemli...45 yasinda motora binip Marmara bolge sampiyonu olmak gibi bir hedef koymayin kendinize. Yetenek onemlidir, ama islenmemis yetenek hicbir ise yaramaz. Muthis bir muzik kulaginiz olabilir ama oturup bir enstruman ogrenmediyseniz vaktiyle, sadece kendinizi eyleyebilecek kadar faydalanabilirsiniz bundan. 5 yasindan baslayarak gunde 4 saat piyano dersi almadiysaniz 35 yasinda resitale cikamazsiniz.

    Motosiklet kendi limitlerinizi tanimak icin bir enstrumandir, limit ise esnek bir cizgi...koptugu yerde olumcul bir ucurumda bulursunuz kendinizi. Hamur acmak gibi...yavas yavas, yedire yedire, ama hep genisleterek...koparmadan, delmeden.

    Iste bu yola girdiginizde cevreniz zaten sizi goruyor olacak, onlar da sizi destekleyecek. Aya giden astronotu, muthis bir sov yapan sirk cambazini, bir maraton kosucusunu, bir otomobil yariscisini desteklemiyormuyuz? Niye adam her an olebilir yahu ! Niye alkisliyoruz? Gareziniz mi var kardesim??? Niye daha hizli, niye daha yuksek, niye butun ulus ayaga kalkiyoruz halterci iki kilo daha fazal kaldirsin diye? Dusmanmiyiz bu adamlara? Bir sey olsa hosumuza mi gidecek? HAYIR!

    Insanlik adina limitleri esnetiyorlar...kendileri adina...bizim adimiza...Sehirce, ulusca, insanlik olarak destek oluyoruz sirasinda, birakin akrabayi esi dostu...

    Evet motosiklet tehlikelidir...bisiklet, ucak, otomobil, askerlik, paten, futbol, yuzuculuk, balikadamlik, karate, bugee jumping...n'apalim simdi yani?
     
  19. _Mr.PaNiK_

    _Mr.PaNiK_ Üye



    Motorsiklet teorisi sağa donus teknigi

    "Evet “Sola Donus” konusunda epey birseyler yazdik cizdik, en azindan cogunluk tarafindan simdiye kadar hep ayni sanilan sola ve saga donusun ayni olmadigini, neden sola donuslerde zorlandigimizi,, neden daha cok kaza oldugunu idrak ettik beraberce…Maalesef yollar kapali daireler seklinde olmadigindan, bazen (!) saga da donmemiz de gerekir…: ) Hele yolunuzu kaybedip bir otoyol yoncasinda takildiysaniz sabaha kadar saga donebilirsiniz
    [​IMG]
    Sola donuste anlattigim bir test fasli vardi, ve biliyorsunuz artik motoru laboratuar sartlarinda saga dondurmek, bir yandan gaz veren elle ayni anda onu saga itmek zorunda oldugunuz icin, gerektiginde on freni kullanabilmek icin hazir beklediginiz icin daha zordu. Ama kazin ayagi sokaga ciktiginiz zaman oyle degildi. Cunku bu kez yolun “kamber acisi” sizin lehinize calisiyor. Govdenizin karsidan gelen trafik seridine gecme tehlikesi de yok. Ayrica gitmekte olan yone bakmakta mesafe ve virajin gelecegi hakkinda tahminlerde bulunmak sag yanda bir suru referans cismi (kaldirim, agaclar, yayalar, telefon direkleri vb.) oldugu icin daha kolay.

    Simdi biraz da hem sag hem sol virajda kullanabileceginiz bir puf noktasi vereyim. Surucunun bakis acisindan virajlarda yollar ilerde sifir olup bitiyormus gibi gorunur. Yukardaki basit cizimi bunun icin yaptim. Iste bu yollarin, cizgilerin birlestigi noktaya “ok ucu” diyoruz. Bu ok ucu yaricapi sabit bir virajda, hiziniz korudugunuz surece sizle aranizdaki mesafeyi korur. Viraj biterkende yokolur gider.

    Eger bu ok ucu sizden hizla uzaklasiyorsa viraj yaricapi buyuyor, “viraj aciliyor” demektir. Eger size dogru yaklasiyorsa da tam tersi, viraj yaricapi daraliyor, viraj sertlesiyor-kapaniyor anlamina gelir. Herhangi bir viraji guvenle almanin baslica sartlarindan biri gozunuzu bu ok ucuna dikmeniz, onu hedeflemeniz, “genis gorus acinizla” da cevreyi taramanizdir.

    Hic unutmayin, motor nereye bakarsaniz oraya gider. Ve bu ozelligi kendi avantajiniza kullanmasini bilin. Virajda hedefiniz “ok ucu” dur…Virajin CIKISI dir.

    Yani simdi biraz da “Object Fixation Syndrom” – Hedefe Kitlenme Sendromu- ndan bahsetmem gerekiyor.
    Ikinci dunya savasinda hava catismalarina katilan havacilarin baslica dertlerinden biri pilotlarin ates etmekte olduklari ucaktan gozlerini ayiramamasi ve gidip o ucaga yada ucusan enkazina carpmasiydi. Sonradan bu sendromun adi konulmus, ve avci ucagi egitiminde hedef vuruldugu anda pilotun gozlerini baska bir yere, tercihan kacis rotasina cevirmesi egitimi verilmeye baslanmistir.

    Ayni dert biz motorcularin basinda da vardir. Yolun ortasinda bir cukur gorursunuz, gozunuzu ayirmazsaniz doogru bodoslama girersiniz icine. Yada daha tehlilkelisi, viraj alirken virajin icinde-karsisinda bir cisme-olaya gozunuz takilir…hatta soyle olur; hiziniz fazladir biraz, bu hizla viraji alamayacaginizi sanirsiniz/dusunursunuz bir an icin, panige kapilir ve carpmaniz muhtemel yere kitlenir gozleriniz. Ve motor hic sasmaksizin o kitlendiginiz yere gider.

    Bu durumda ne yapmalisinz? Hemen basinizi /gozunuzu -tum varliginizi- kacis noktasina cevirin. Virajda iseniz ok ucuna. Degilseniz daha tehlikesiz baska bir referans noktasina, mesela o korkunc cukur yerine yanindaki daha kucuk/masum cukura yada sol ilerdeki sigara paketine vs. Kendinize her zaman guvenle kitleneceginiz hedefler bulun ve bunu motor surerken bir eglence haline getirin.

    “Panik” bilgisizlik ve tecrubesizlik sonucu ortaya cikan bir yangindir. Pek cok nedeni vardir ve herseyi berbat eder. Iste hedefe kitlendiginizde yeni hedef secmek/ hedef degistirmek bu yangini sondurmek icin birebirdir. Bu bilgiyi tabii ki bisiklet, otomobil, jetski vb. Her aracta kullanabilirsiniz.

    Bol virajli yollar dilerim…
     
  20. _Mr.PaNiK_

    _Mr.PaNiK_ Üye




    Motorsiklet teorisi sola dönüş teknigi

    Baska aracin etken olmadigi, viraj alma hatasi sonucu meydana gelen motosiklet kazalarinin buyuk cogunlugu sola donerken oluyor. Cunku "Sola donmek, saga donmekten daha zordur!"..

    Aslinda konuya biraz geriden baslayalim ve kontra teknigini hatirlayalim.Nasildi? Solu it sola don, sagi it saga don.kisaca tabii.

    Simdi hemen bir deneyle yukarda yazdigim tezi curuteyim; oturdugunuz yerden sol elinizin iciyle onunuzdeki masayi itin.Ayni motordaki gibi on-kolunuz yere parallel, relaks bir tarzda. Kolayca gittigini goreceksiniz. Simdi, sag elinizi yumruk yapip, sanki gaz verir gibi bukerek, yumrugunuzla itin. Evet eliniz biraz aciyabilir ama hemen anlayacaksiniz ki sol kolun verdigi gucu veremiyorsunuz. Solu itmek daha kolay yani. Genis duz bir alana cikalim ve kontra teknigini hem saga hem sola deneyelim.saga donerken ayni zamanda gaz da verdigimiz icin bunun sola donusten biraz daha zor oldugunu gorursunuz.iste yukardaki tez ikinci kez curutulmus oldu...

    Bir baska konu da viraj yaricapi ile ilgili. Bir virajin yaricapi ne kadar buyukse o viraji almak o kadar kolaydir degilmi? Yani aslinda dumduz bir yol yaricapi sonsuz bir daire parcasidir.Neyse lise ogretmenligi bir yana, diyecegim su ki sola donuslerde virajin yaricapi her zaman saga donusten daha buyuktur.Hoppalaa..mi.unutmayin saga donerken saginizda kaldirim, sola donerken solunuzda karsi / gelis seridi vardir.iste bu seridin eni kadar daha buyuktur yaricap. Ve iste ucuncu kez yukardaki iddia curutuldu.(Tabii pistlerden, tek seritli-yonlu yollar gibi ozel durumlardan bahsetmiyorum.) Yani sola donusun aslinda daha kolay olmasi icin butun sartlar hazirdir. Tabii bunlar hep laboratuar sartlari altinda, ve ucaktan bakinca...

    Gecenlerde "kamber" yada Turkce "Kambur" diyebilcegimiz bir acidan bahsettiydim, biliyorsunuz yollarin ustu su tutmasin diye ortalari yuksek, kenarlari dusuk yapilir ki yagmur suyu yolda gollenmesin. Iste bu kamber acisi sag virajda motoru daha kolay ve guvenli yatirmanizi (motorun yatmasini) sagladigi gibi sol virajda ise tam aksi, viraj almayi dengesiz, ve guvensiz hale getiriverir. Ayni yaricaptaki sag ve sol viraji ayni maksimum hizda almaniz mumkun degildir. Sol virajda motor yere yapisiverir (lowsiding), dolayisi ile daha yavas girmeniz gerekir. Ama az once bahsettigim gibi sol virajlar her zaman sag virajlardan daha uzun yaricapli oldugu icin bu dezavantaj ortadan kalkar. Ama kamber acisi dezavantaji (buna "ters egim" de diyebilirsiniz) herzaman orada sizi beklemektedir.

    Bir diger dezavantaj ise kamber acisinin minimum odugu yer olan iki seridin birlestigi yer, yani yolun (seridin degil) tam ortasindaki cizgiden kullanmak icgudusudur. Bu durum hem orta cizginin (plastik yada boya) kaygan olmasi (ozellikle yagista) ve hem de tekerlek sizin seritte olmasina ragmen yatis sebebi ile vucudunuzun karsi seride gecmis olmasi dolayisi ile gayet tehlikelidir. Bu yuzden once yolu ortalarsiniz, sonra bakarsiniz karsidan biri geliyor, hop biraz saga kayarsiniz, bu sefer kamber acisi yuzunden motor yatis acisi/gaz/denge dagilmaya baslar, yine ortaya gecer, yada gaz kesmek gibi yanlis birsey yapabilirsiniz, arkadaki araba sikistirir.cok rahatsiz edicidir yani. En tehlikesiz durumda bile virajda beceriksizce zig-zag lar cizer kendi kendinize soylenirsiniz.

    Sola donusun bir dezavantaji daha vardir.o da viraj cikisini gorememektir. Nasil olur? Sag viraj daha kotu, agaclar, duvarlar vs. virajin cikisini kapatiyor diyebilirsiniz, dogrudur, ama sol virajda isin icine karsi serit girdigi icin virajin uzunlugunu kestirmek, ve daha da onemlisi gittikce daraliyormu-genisliyormu sorularina cevap bulmak yanibasinizda kaldirim veya yol dis cizgisi gibi saglam bir arkadas olmadigindan cok zordur.

    Gordugunuz gibi sola donmek biraz daha zor.ne kadar mi? Batili okullarda ogrettiklerine gore %20 daha zor.bu figur bana birsey ifade etmiyor ama bilgi bilgidir, belki isinize yarardiye ekleyeyim dedim. Saga donmenin de kendine ozgu numaralari var, bir sonraki yazida ona deginecegim .
     

Bu Sayfayı Paylaş