Montaigne (Montaigne Kimdir Montaigne Hakkında Bilgi)

'Biyografi & Otobiyografi' forumunda Mavi_Sema tarafından 14 Mart 2009 tarihinde açılan konu

  1. Mavi_Sema

    Mavi_Sema Özel Üye

    Sponsorlu Bağlantılar
    Montaigne (Montaigne Kimdir Montaigne Hakkında Bilgi) konusu Montaigne (Montaigne Kimdir Montaigne Hakkında Bilgi)

    [​IMG]


    Çoğunuz duymuşunuzdur eminimMontaigne'iKiminiz DENEMELER adlı eserini okumuş kiminiz uzun ve anlamsız bulduğu için ilgilenmemiştir bileAncak o kadar basit birşey değilKimilerinin hayat felsefelerini değiştiren kimilerin ise düşüncelerini olgunlaştıran kimilerine ise ters gelen kelimelerle ateş yakan motaigne nin bu eserini bölüm bölüm sizlerle paylaşacağım

    MONTAIGNE'İN YAŞAMI

    1533-Michel de Montaigne doğuyor ve Papessus köyünde bir
    sütnineye gönderiliyor

    1535-Michel, Fransızca bilmeyen Horstanus adlı bir Alman
    eğitmenine veriliyor Bu eğitmen Michet'in babasının İtalyada
    gördüğü yeni bir yöntemle çocuğu hep Latince konuşarak yetiştiriyor

    1539-Michel, altı yaşında; Fransa'nın en iyi kolejlerinden birine,
    Guyenne Kolejine giriyor Burada yedi yıl okuyor Latin şiirinin
    tadına varıyor ve biraz da Yunanca öğreniyor

    1546-Bordeaux da; Edebiyat Fakültesinde felsefe okuyor

    1548-Bordeaux da isyan: Michel, Toulouse da hukuk okuluna
    gidiyor

    1554-Montaigne in babası Bordeaux Belediye Başkanı oluyor

    1555-Montaigne babasıyla Paris'e gidip geliyor

    1557-Bordeaux Belediye Meclisine giriyor

    1558-Montaigne'le La Boetie arasındaki büyük dostluk başlıyor

    1559-Bordeaux da mezhep kavgaları Bir tüccar diri diri yakılıyor:
    Amyot, Plutarkhos'un Hayatlar'ını Fransızcaya çeviriyor
    Montaigne'in en çok seveceği, okuyacağı kitap bu olacak

    1561-Bordeaux Belediye Medisi Montaigne'i önemli bir görevle
    saraya gönderiyor La Boetie siyasal hayata giriyor:

    1562-Protestanlara karşı şiddet hareketleri başlıyor Montaigne,
    Rouen şehrini Protestanlardan almaya giden kral ordusuna katılıyor:

    1563-Montaigne, Bordeaux'ya dönüyor: La Boetie ölüyor

    1565-9 Charles, Bordeaux'ya gelip bir süre kalıyor Montaigne,
    Françoise de la Chassagne'la evleniyor

    1568-Babası ölüyor Miras beş erkek, üç kız kardeş arasında
    bölünüyor Michel, Montaigne çiftliğinin sahibi oluyor

    1569-Montaigne; babasının isteğiyle yaptığı Raimond Sebond'un
    thelogia üzerine bir eserinin çevirisini bastırıyor

    1570-Montaigne, Bordeaux Belediye Meclisindeki görevinden istifa
    ederek Paris'e gidiyor La Boetie nin Latince şiirleriyle çevirilerini
    bastırıyor Montaigne'in ilk kızı doğup iki ay sonra ölüyor

    1571-Montaigne, çiftliğine çekiliyor ve kütüphanesine şu Latince
    kitabeyi yazıyor:

    «1571 yılı: Michel de Montaigne, otuz sekiz yaşında Doğum
    yıldönümünden bir gün önce; meclisteki kulluğundan ve
    memuriyetinden bıkmış; fakat sapasağlam olarak kitapları arasına
    dönüyor ve geri kalan günlerini orada, sessizlik içinde geçirmeye
    karar veriyor>

    1572-Saint-Barthelemy kırımı Montaigne Denemeleri'ni yazmaya
    başlıyor Plutarkhos'un Ahlaki Eserleri'nin çevirisi çıkıyor ve
    Montaigne in elinden düşmüyor:

    1573-İç savaş Montaigne kralın ordusuna katılıyor; görevle
    Bordeaux'ya gönderiliyor

    1574-Montaigne'in dördüncü kızı doğup üç ay sonra ölüyor

    1575-Montaigne Paris'e gidiyor

    1576-Montaigne, Pyrrhon felsefesiyle yakından ilgileniyor: Raimond
    Sebond üstüne babasına söz verdiği eseri yazmaya başlıyor

    1577-Montaigne'in beşinci kızı doğup bir ay sonra ölüyor Henri de
    Navarre, Montaigne'e yüksek bir rütbe veriyor Montaigne ilk kez
    kum sancılarına tutuluyor Denemeler'ine devam ediyor

    1578-Montaigne küçük bir orman satın alıyor

    1579-Montaigne kendini en çok anlattığı Denemelerini yazıyor

    1580-Denemeler ilk kez, iki cilt halinde basılıyor Montaigne
    İsviçre'ye, İtalya'ya gidiyor Paris'e dönüp kitabını krala sunuyor
    Kral beğeniyor

    1581-Montaigne evine dönüyor

    1582-Montaigne, Bordeaux Belediye Başkanı oluyor, Denemeler'i
    birçok eklemelerle yeniden bastırıyor

    1583-Montaigne in altıncı kızı doğuyor ve birkaç gün yaşıyor

    1584-Navarre Kralı (Sonraki V Henri) Montaigne'in çiftliğine gelip
    iki gün kalıyor

    1585-Montaigne Mareşal Matignon'la mektuplaşıyor İç savaşta
    önemli roller oynuyor Bordeaux'da veba çıkıyor Montaigne görevi
    başına gelemiyor Başkanlığı bitinceye kadar yakın bir kasabada
    kaldıktan sonra, ailesini alıp veba bölgesi dışına çıkıyor

    1586-Montaigne tarihçileri okuyor

    1587 Henri de Navarre tekrar Montaigne'in çiftliğine geliyor

    1588-Montaigne, Denemeler'in dördüncü baskısı için Paris'e gidiyor:
    Yolda Ligciler tarafından soyuluyor Paris'te, Denemeler'in
    hayranlarından Mademoiselle de Gournay'le tanışıyor İç savaş
    şiddetleniyor; Montaigne Kralla birlikte Rouen'e gidiyor Tekrar
    Paris'e dönüşünde bir gün için Bastille'e atılıyor

    1589-Montaigne evine çekilip kitap okuyor Denemeler'in yeni bir
    baskısını hazırlıyor: Birçok eklemeler yapıyor Kitap en olgun şeklini
    buluyor
    1590-Montaigne'in kızı evleniyor: Yeni kral 4 Henri, Montaigne'e
    mektup yazıyor, yanına çağırıyor Montaigne gidemiyor

    1591-Montaigne'in kızının bir kızı doğuyor

    1592-Montaigne ölüyor


    MONTAIGNE ÜZERİNE DÜŞÜNCELER

    - Denemeler'de gördüğüm her şeyi Montaigne'de değil kendimde
    buluyorum (Pascal)

    - Bir kitap buldum burada Montaigne'in kitabı; yanıma almadım
    sanıyordum Aman ne hoş adam Ne zevk onunla birlikte olmak
    (Mme de Sevigne)

    - Montaigne, o hoşsohbet insan,
    Bazen derin, bazen sudan
    Kuşku duymasını bilmiş
    Burnu bile kanamadan
    Kerli ferli softalarla
    Alay etmiş sakınmadan (Voltaire)

    - Eminim, alışacaksınız Montaigne'e İsanoğlu ne düşündüyse onda
    var ve bu kadar güçlü biçem zor bulunur Bir şey öğretmiyor, çünkü
    hiçbir şeyi kestirip atmıyor Doğmacılığın tam tersi Mağrur adam,
    ama kim mağrur değil ki? Alçakgönüllü görülenler büsbütün mağrur
    değiller mi? Her satırında Ben, Kendim diye konuşuyor, ama Ben,
    Kendim demeden hangi bilgiye varılabilir? Haydi, bırakın Allah
    aşkına hocam, filozofun, ****fizikçinin bundan iyisi görülmemiş
    (Mme du Deffand)

    - Montaigne, o tanrı gibi adam, 16 yüzyılın karanlıktan içinde tek
    başına diri ve tertemiz bir ışık saçmış; dehası ancak zamanımızda,
    gerçek ve felsefi düşünce boşinançların, geriliklerin yerini alınca
    anlaşıldı (Grimm)

    - Montaine'in düşünceleri yanlış, ama güzel (Malebranche)

    - Yazarların çoğunda, yazan adamı görüyorum, Montaigne'de
    ise düşünen adamı (Montesquku)

    - Çocukken babamın kitaplığından bana Dememeler çevirisinin
    perişan bir cildi kalmıştı Yıllar sonra, kolejden çıkışımda bir cildi
    okudum ve ötekilerini arayıp buldum Bu kitapla ne büyük haz ve
    hayranlık saatleri geçirdiğimi hatırlıyorum Bu kitabı, yaşadığım
    başka bir hayatta yazmışım gibi geliyor o kadar candan bana, benim
    düşüncemi, benim hayat deneyimimi söylüyordu (Emerson)

    - Montaigne amma da düşünce çalmış benden! (Beranger)

    - Montaigne ölüyor: Kitabını tabutunun üstüne koyuyorlar;
    cenazesinde yakını olarak din bilgini Charron ve manevi kızı
    Mademoiselle de Goumay var Resmen septik olarak Bayle ve Naude
    onlara katılıyor Sonra Montaigne'e az çok bağlananlar, bir an için
    ondan zevk almış olanlar, bir an için yalnızlık sıkıntısından kurtardığı,
    kuşku duydurmak sayesinde düşündürdüğü kimseler; akraba ve komşu
    olarak Madame de Sevigne, La Fontaine; onun yaptığını yapmaya
    özenip onu taklit etmeyi onur bilenler: La Bruyere, Montesquieu,
    Jean-Jacques Rousseau; ortada tek başına Voltaire; daha az önemli
    kimseler, karmakarışık: Saint-Evremond, Chaulieu, Garat Daha
    arkada çağdaşlarımız ve belki hepimiz Ne büyük bir cenaze alayı Bir
    insanın Ben'i için bundan daha fazla umulabilir mi? Peki ama, ne
    yapıyorlar bu cenaze alayında? Tören gereğince hüngür hüngür
    ağlayan Mademoiselle de Gournay den başka herkes konuşuyor:
    Ölenden, onun sevimli taraflarından, hayata bu kadar karışan
    felsefesinden sözediyorlar Herkes kendi kendinden sözediyor Onunla
    herkesin ortak olduğu taraflar ortaya konuyor Kimse ona olan
    borcunu unutmuyor; her düşünce onun bir yankısı gibi Korkarım bu
    alayda dua eden tek adam Pascaldır (Sainte-Beuve)

    - Montaigne'i sevmek kendini sevmek, kendini her şeye tercih
    etmektir Montaigne'i sevmek yalnız gerçeği değil, doğruluğu ve ödev
    duygusunu da yalnız kendinden yana çekmektirMontaigne'i sevmek,
    hayatımızda hazlara, zavallı yaradılışımızın kaldıramayacağı kadar yer
    vermektir (Brunetiere)

    - Montaigne Fransız Rönesansını bitirip Klasik çağı haber veriyor
    (Lanson)

    - Pilatus'un, devirler boyunca yankısı çınlayan korkunç sorusu
    karşısında Montaigne, daha insanca, daha din dışı, başka bir anlamda
    İsa'nın tanrıca cevabını vermiş oluyor:

    «Gerçek nedir?»

    «Gerçek benim!,»

    Yani Montaigne gerçek olarak sahiden tanıyabileceği tek şeyin
    kendisi olduğuna inanıyor Onu kendinden sözetmeye götüren budur
    çünkü kendini bilmeyi ayrıca her şeyden daha önemli sayıyor
    İnsanların ve her şeyin yüzünden maskeyi kaldırmalı, diyor
    Maskesini atmak için kendini anlatıyor Maske insanın kendinden çok
    ülkesine ve devrine ait olduğu için de insanlar maske yüzünden
    birbirinden ayrılıyor Böylece, maskesini gerçekten atan insanda
    hemen kendi benzerimizi buluyoruz (Andre Gide)



    KENDİSİ

    Boyum ortanın biraz altında, bedenim sağlam yapılı ve toplucadır
    yüzüm şişman değil, dolgundur; tabiatım, neşe ile hüzün arasında,
    oldukça ateşli ve sıcakkanlıdır Sağlığım, ta genç yaşımdan beri
    düzgündür: Hastalığa tutulduğum azdır

    İşte ben böyle idim; kendimi, kırk yaşımı aşıp ihtiyarlığın yolunu
    tuttuğum şu andaki halimle anlatmıyorum:

    Minutatim vires et robur -----um

    Frangit et in partem pejorem liquitur oetas (Lucretius)

    Yıllar için için aşındırır

    Olgunluk çağına varmış güçleri

    Bundan sonraki halim ancak yarım bir varlık olacak; ben artık o ben
    olmayacağım Gün geçtikçe kendimden ayrılıyor, uzaklaşıyorum

    Singula de nobis anni proedandur euntes (Horatius)

    Bir şey koparır bizden, yıllar, akıp giderken (Kitap 2, bölüm 17)




    DENEMELERİN KONUSU

    Başkaları insanoğlunu yetiştiredursun ben onu anlatıyorum ve
    kendimde, pek kötü yetişmiş bir örneğine gösteriyorum Bu örneği
    yeniden biçim vermek elimde olsaydı onu elbet olduğundan çok başka
    türlü yapardım Bir kez yapılmış artık Şunu söyleyeyim ki, kendimi
    anlatırken söylediklerim değişik ve değişken olmakla beraber hiç
    gerçeğe aykırı değildir Dünya durmayan bir salıncaktır: Orada her şey
    toprak, Kafkas'ın kayalıkları, Mısır'ın piramitleri, hem çevresiyle
    birlikte, hem de kendi kendine sallanır Durmanın kendisi bile daha
    ağır bir sallantıdan başka bir şey değildir Konumu (kendimi) hep aynı
    halde bulundurmak elimde değil Doğal bir sarhoşlukla, salına serpile
    yürüyüp gidiyor Onu belli bir noktada, canımın istediği bir andaki
    haliyle alıyorum Duruşu değil, geçişi anlatıyorum: Fakat yaştan yaşa,
    yahut halkın dediği gibi «yedi yıldan yedi yıla» geçişi değil, günden
    güne, dakikadan dakikaya geçişi Hikayemi saati saatine yazmam
    gerekiyor Az sonra değişebilirim Yalnız halim değil, amacım da
    değişebilir Benim yaptığım, değişen ve birbirine benzemeyen olaylar,
    kararsız ve bazen çelişmeli düşünceleri yazıya dökmektir Acaba
    benliğim mi değişiyor, yoksa aynı konulan ayrı koşullara ve ayrı
    bakımlara göre mi ele alıyorum? Her ne hal ise, kendi kendimden
    ayrıldığım oluyor Fakat Demades'in dediği gibi, doğrudan hiç
    ayrılmıyorum Ruhum bir yerde durabilseydi, kendimi denemekle
    kalmaz, bir karara varırdım: Ruhum sürekli bir arayış ve oluş içinde
    Anlattığım hayat basit ve gösterişsiz; zararı yok Bütün ahlak felsefesi
    sıradan ve kendi halinde bir hayata da girebilir, daha zengin, gösterişli
    bir hayata da: Her insanda, insanlığın bütün halleri vardır
    (Kitap 3, bölüm 2)

    Olgun bir okuyucu çok kez başkasının yazdıklarında yazarın
    düşünmediği güzellikler bulur, okuduklarına daha zengin anlamlar ve
    renkler kazandırır (Kitap 1, bölüm 26)

    Başkalarının bilgisiyle bilgin olabilsek bile, ancak kendi aklımızla
    akıllı olabiliriz (Kitap 1, bölüm 24)

     

Bu Sayfayı Paylaş