Modernizm Nedir - Modernizm Hakkında Bilgi

'Konu Dışı Başlıklar' forumunda Mavi_Sema tarafından 19 Şubat 2011 tarihinde açılan konu

  1. Mavi_Sema

    Mavi_Sema Özel Üye

    Sponsorlu Bağlantılar
    Modernizm Nedir - Modernizm Hakkında Bilgi konusu Modernizm akımı
    modernizm nedir

    Kültürel anlamda modernizm, 19. yy'da geleneksel anlamdaki sanatsal,edebi, sosyal organizasyon ve gündelik yaşamın geçerliliğini yitirdiği fikriyle ortaya çıkmıştır.

    Modernist hareketin 19.yüzyıl ortasında Fransa'da ortaya çıktığı kabul edilir. Modernizm kabaca 1884-1914 yılları arasında hüküm sürmüştür. Temelde dayandığı fikir, geleneksel sanatlar, edebiyat, toplumsal kuruluşlar ve günlük yaşamın artık zamanını doldurduğu ve bu yüzden bunların bir kenara bırakılıp yeni bir kültür icat edilmesi gerektiğidir. Modernizm ticaretten felsefeye her şeyin sorgulanmasının gerekliliğini savunur. Böylelikle kültürün öğeleri yeni ve daha iyi olanla değiştirilebilir. Modernizme göre 20.yy'ın ortaya çıkardığı yeni değişiklikler ve yenilikler kalıcıydı, aynı zamanda yeni oldukları için 'iyi' ve 'güzeldi' ve toplum dünya görüşünü bu öngörülere göre gözden geçirip uyarlamalıydı.

    Modernizm tanınmış gelenekleri kıran bir sitil anlatmak için kullanılmıştır.Yeni bir çağında duyarlılığına daha yerinde formları yaratmayı amaçlamıştır. Bazıları 20. yy'da gözlemnenen modernizmi "modernizm" ve "postmodernizm" olmak üzere iki harekette incelerler. Fakat bazı görüşlere göre modernizm ve postmodernizm bir hareketin sadece iki farklı açısıdır.



    Modernizm ve Gelecek

    Modernizm nedir? Tanrısız bir toplumun nihilizmi,bütün idealizmlerin sonu ve bürokrasisi yoluyla insanları boğan aşırı akılcılığı.Vaad edilen bir ülke yok,kaygısından kaçılabilecek gerçek bir limanda yok.Sadece tüketim hırsı ve işbilirlikle ifade edilen bir saygınlık halesi var.İnsanlararası ilişkiler hayatı paylaşmak için değil hayattan pay almak için yapılıyor. Nüfuz alanı arttıkça insan daha da 'adam'laşıyor.Herkes aynı bir sahteliğin içinde aynı umursamazlığı sergiliyor.Gizli-açık dramlarda parça parça ümitlerle aynı yabancılaşmanın pençesinde ruh dünyaları uyuşmuş durumda.Yaşamanın sadece hayvansal içgüdülerin tatmini ile sağlandığı bu hayat şekliyle insanlığın geleceğine yönelik köklü sosyal politikalar üretilemez.Dünyayı bir cennete döndürmek mümkün mü?Bireysel bilinç sosyal bilinçle bütünleştiğinde gelecekte daha insani, daha sorunsuz, daha elverişli bir dünya kurulabilir.Hayaletler ya da nesnel şartlarla kirlenmiş zihinler yüce ideallerin soldurduğu kötü anılarımız olabilir.Toplumsal örgütlenme ve üretim ilişkileri yeniden düzenlenebilir.Aydınlanma yaşamanın yaşatmaktan geçtiğini bilmektir.
     
  2. Mavi_inci

    Mavi_inci Özel Üye

    MODERNİZM NEDİR ?

    Bazı sanat tarihçileri, fotoğrafın icadıyla resim sanatının gerçekliği yeniden üretme yetkisinin sona erdiğini söylerler. Altyapıdaki teknolojik yenilik, görsel sanatların üst yapısal geleneklerini geçersiz hale getirmiştir.
    Gerçeklik sona ermekteydi.Marx’ın formülü, toplumun geleneksel ve üretici alanlarındaki farklı değişim parkurlarını anlamakta hâlâ yararlıdır.
    Altyapısal üretim alanında modernizm, neredeyse bir yüzyıl önce başlayan Sanayi Devrimi’nin ikinci gelgit dalgasında, kitlesel teknolojik yeniliklere tanık olan 1890-1900’lerde başladı.
    Kültürel ya da üstyapısal alandaki modernizm de 1900’lerin aynı dönemine denk gelir: Edebiyat, müzik, görsel sanatlar ve mimaride ilk cesur modernist deneyler bu yıllarda yapıldı.
    Paul Cézanne (1839-1906) gerçekçiliği bütünüyle reddetmemekle birlikte, onu gözden geçirerek, şeyleri algılayışımızın Kesinsizlik içerdiğindi savundu ona göre temsil, görme ile görülen nesne arasındaki karşılıklı ilişkinin doğurduğu etkiden; görülen şeydeki kuşku olasılıkları ve görüş açısındaki değişikliklerden de sorumlu olmalıydı.
    Cézanne gerçekliği değil de, onu algılamanın sonucunu resmederek, yeni ve devrimci bir yön tutturdu.
    Céanne’ın amacı, gerçekliğin parçalanmış, özel bir görüntüsünü yeniden üretmek değildi. O, algının değişkenliğinin altında yatan bir “birleşik alan” kuramının peşindeydi ve bu temeli elementer geometrik katı cisimlerde buluyordu.
     

Bu Sayfayı Paylaş