Minerallerin İnsan Bedenindeki Önemi

'Seviyeli-Ciddi Konular' forumunda SeLeN tarafından 2 Kasım 2010 tarihinde açılan konu

  1. SeLeN

    SeLeN Site Yetkilisi Editör

    Sponsorlu Bağlantılar
    Minerallerin İnsan Bedenindeki Önemi konusu Mineral nedir - Minarallerin önemi - Mineraller ne iş yarar - sağlığımız için minerallerin önemi

    Sizin yaratılışınızda ve türetip-yaydığı canlılarda kesin bilgiyle inanan bir kavim için ayetler vardır. (Casiye Suresi, 4)

    * Mineraller neden hayati öneme sahiptir?
    * Minerallerin eksikliğinde ortaya çıkan sağlık sorunları nelerdir?
    * Hangi mineralleri nasıl alabiliriz?
    * Minerallerin sağladığı faydalar nelerdir?


    İnsan Bedenindeki Minerallerden Bazıları

    Demir:

    Demir, vücuttaki hemoglobin (kırmızı kan hücresi), miyoglobin (kas pigmenti) ve enzim üretimi için gereklidir. Demir, insan bedeninde büyümeye yardımcı olur. Kişiyi yorgunluğa ve hastalıklara karşı korur. Demir minerali özellikle kadınlar için büyük önem teşkil eder. Çünkü kadınlar 1 ay içerisinde erkeklerin kaybettiğinin iki katı kadar demir kaybederler. Bu sebeple demir eksikliği hastalığı kadınlarda en sık görülen hastalıklardan bir tanesidir. Ayrıca demir, vücuttaki B grubu vitaminlerinin kullanımlarını arttırmaktadır.

    Kalsiyum:

    Kalsiyum sağlıklı bir yaşam için en önemli minerallerden bir tanesidir. Bu mineral kemiklerimizde yüksek miktarda bulunur. Eksiklik çekildiği durumlarda ise diş ve sırtta ağrılar, kemiklerde zayıflama, çatlama ve kolay kırılmalar görülür. Kalsiyum, sadece kemiklerde değil vücudumuzdaki pek çok alanda etkindir. Özellikle vücuttaki demirin kullanımı ve alınan gıdaların hücre zarından geçebilmesi için gerekli olan bir mineraldir. Stres, egzersiz yetersizliği, mineral yağ, fazla yağ alımı gibi faktörler nedeniyle vücuttaki kalsiyum miktarı azalır.

    Badem, süt ürünleri, soya fasulyesi ve sardalya balığı gibi gıdalar ise demir bakımından zengin ve sık tüketilmesi gereken yiyeceklerdir.

    Bakır:

    Bakır minerali karaciğerde depolanan önemli minerallerden bir tanesidir. Çünkü bakır, vücut dokusunun yeniden oluşması için gerekli enzimlerin hayati bileşenidir. Bunun yanı sıra hemoglobine bağlı demirin korunması ve C vitamininin kullanılması için gereklidir. Beyin sinirlerimiz ve bağ dokusu için de oldukça önemlidir.

    Fosfor:

    Fizyolojik kimyasal reaksiyonlara giren fosfor bunun yanısıra vücuttaki tüm hücrelerde bulunur. Sağlıklı kemik ve diş yapısı, kalp düzeni ve böbrek fonksiyonları için önem taşır. Özellikle süt ve deniz ürünlerinde yüksek miktarda bulunur.

    İyot:

    Metabolizmayı düzenlemekle görevli olan tiroid bezlerinin içeriğinde yer alan iyot minerali tiroid ve tiroid kontrol mekanizmasını düzenler, zihinsel fonksiyonlar, kilo ve enerji konularında önemli rol oynar.

    Krom:

    Krom minerali, vücuttaki basit şekerin parçalanması konusunda görev alır. İnsülin oluşumuna, kandaki şeker ve kolesterol düzeyinin kontrolüne yardım eder. Krom; vücuttaki enzim ve hormonlar için çok önemlidir. Yer fıstığı, üzüm suyu, peynir, buğday ve mayada bolca bulunur.

    Potasyum:

    Potasyum minerali, insan yaşamı için en önemli minerallerden biridir. Vücuttaki potasyumun yüzde 98'i hücre duvarlarının içinde bulunur ve sodyumla birlikte vücuttaki su dengesinin sağlanmasına yardımcı olarak gıdaların hücre içine geçişini sağlar. Potasyumun en önemli görevlerinden biri de sinir sistemindeki mesajları hücrelere iletmesidir. Her gün bu mineral vücutta kullanılır ve tekrar yeri doldurulur. Kalbimiz ve vücuttaki diğer kaslarımızın sağlıklı yapısını koruması potasyuma bağlıdır. Fazla şeker, diüretikler, laksatifler, fazla tuz ve stres bu mineralle birlikte vücuttan atılır. Bütün sebzelerde; kayısı, muz, patates, fındık, sardalye, avokado ve portakal gibi narenciye meyveler potasyum açısından zengin yiyeceklerdir.

    Magnezyum:

    Magnezyum minerali, vücudumuzun C vitamini, kalsiyum, fosfor, sodyum ve potasyumu daha etkili bir şekilde kullanabilmesi için gereklidir. Sağlıklı dişler ve sindirim sisteminin sorunsuz çalışması için gerekli olan bu mineral aynı zamanda sinir sisteminin ve kasların gevşemesini sağlar. Kandaki şekerin enerjiye dönüştürülmesinde büyük rol oynayan magnezyum, badem, soya fasulyesi ve yabani havuç gibi besinlerde bulunur.

    Boron:

    Vücudumuzda kalsiyum, magnezyum ve fosforun muhafazası için gerekli olan mineraldir. Boron bu üç mineralin vücutta maksimum şekilde kullanılmasını ve muhafazasını sağlayan yardımcı mineraldir.

    Kükürt:

    Saç, cilt ve tırnakların sağlıklı olması için gerekli olan kükürt, aynı zamanda vücuttaki oksijen dengesinin muhafazasına yardımcı olur, bu da beyin fonksiyonları için çok önemlidir. Kükürt aynı zamanda B-grubu vitaminlerinin işlevlerini yerine getirmesine ve karaciğerde safranın salgılanmasına yardımcı olur.

    Selenyum:

    Selenyum, vitamin E ile birlikte antioksidan ve hücre koruyucusu olarak çalışır. Erken yaşlanma ve dokuların oksidasyon nedeniyle zarar görmesini engeller. Erkeklerde bulunan selenyumun yarısı üreme sisteminde bulunur. Selenyum dokuların elastikiyetinin korunması için önemlidir.

    Çinko:

    Çinko minerali, vücudun sağlıklı bir yapıda tutulması için herşeyi harekete geçiren bir kıvılcım gibi çalışır. Vücuttaki pek çok fonksiyonda görev yapmaktadır. Özellikle RNA ve DNA oluşumu ve proteinlerin enerjiye dönüştürülmesi için çok önemlidir.

    İnsan vücundaki her hücrede çinko vardır. Zihinsel fonksiyonlarda, vücudun kendi kendini iyileştirmesi ve yenilemesi gereken durumlarda, kanın stabilizasyonunda, vücuttaki alkali dengesinin muhafazasında önemli roller üstlenir. Bu mineralin varlığına en çok ihtiyaç duyan organlar kalp, beyin ve üreme sistemidir. Zencefil, süt, ayçiçeği, helvacı kabağı tohumu, Ringa balığı çinko bakımından zengin yiyeceklerdir.

    Sodyum:

    Bu mineral sinir ve kas fonksiyonlarının devamı için çok önemlidir. Asıl görevi sıvı pompalanmasını ve gıdaların hücre zarından geçişini sağlamaktır. Sodyumun çok miktarda alınması, kan basıncının yükselmesine neden olur.

    ”... ALLAH, HER ŞEY İÇİN BİR ÖLÇÜ KILMIŞTIR”

    ,Yüce Rabbimiz’in Talak Suresi’nin 3. ayetinde bildirdiği üzere “... Allah, her şşey için bir ölçü kılmıştır.” Kainattaki tüm sistemler ve düzenler, çok ince detaylar üzerine kuruludur. Tekil bir atomun bile bir yaratılış sebebi ve önemli bir görevi vardır. İnsan bedeni de Allah’ın kusursuz yaratma sanatının en dikkat çekici örneklerindendir. İnsan bedeninin yaşamını sürdürmesine vesile olan pek çok etken vardır. Bunlardan biri de minerallerdir.

    Yazıda bahsettiğimiz üzere mineraller insan bedeni için hayati önem taşır ve sağlıklı yaşamın devamının sağlanması için olmazsa olmazlardır. Yaşamımızı devam ettirmek için sebeplere sarılmak ve sağlığımızı düşünmek en önemli görevlerimizdendir. Bu nedenle gerektiği kadarıyla, mineral açısından zengin yiyeceklerle beslenmek ve egzersiz yapmak, sağlığa zararlı alışkanlıklardan kaçınmak bir fiili dua olmak üzere her Müslümanın yapması gereken davranışlardandır. Çünkü bir Müslümanın en büyük amacı ve gayesi Allah rızası için bir yaşam sürmek ve tüm yaşamını İslam’a en çok fayda sağlayacak şekilde sürdürmektir. Bunun için de sağlıklı bir bedene sahip olmak kendine iyi bakmak çok önemlidir.

    Yukarıda faydalarını saydığımız ve insan yaşamı için hayati öneme sahip tüm bu minerallerin Yüce Rabbimiz tarafından, tam da insanların ihtiyaçlarına göre yaratılmış olduğu gerçeği asla aklımızdan çıkarmamamız gereken bir husustur. Kainattaki her detayı olduğu gibi, mineralleri yoktan var eden de, insan vücudundaki etkisini meydana getiren de Alemlerin Rabbi Yüce Allah’tır.

    “Gökten yere her işi O evirip düzene koyar…” (Secde Suresi, 5)

    
İNSAN BEDENİNDEKİ KUSURSUZ SİSTEM ALLAH’IN DİLEMESİYLE ÇALIŞIR

    Vücudunuzun güç kazanması için hangi yiyecekleri yemeniz gerektiğini, hangi minerallerden almanız gerektiğini ancak bu konuda yapılan bilimsel çalışmaları okuyarak öğrenebilirsiniz. Potasyumun, fosforun, kalsiyumun vücudunuza nasıl bir etkisi olduğunu, hangi besinlerden bunları elde edebileceğinizi, bunlardan hangi oranlarda ve ne zamanlar almanız gerektiğini ilgili uzmanlara danışmadan öğrenemezsiniz. Siz düşünebilen, akledebilen, görebilen, konuşabilen ve duyabilen bir kişi olarak ancak bu yardımcılara başvurarak sonuç alabilirken, çok küçük bir hücre yığını nelere ihtiyacı olduğunu, bunların hazır bulunmayıp üretilmesi gerektiğini, bunları kimlerin üretebileceğini, ancak bu üretimin başlaması için bir sinyal yollaması gerektiğini bilmektedir. Üstelik vücut içinde daha birkaç günlük geçmişi olmasına rağmen kimyasal bir bilgi yollamayı bilmektedir. Vücudun diğer organlarının bu kimyasal bilgiyi anlayabileceğini de hesaba katmaktadır.

    Elbette bu olağanüstü bilgileri bir hücre yığınının bildiğini ve bu bilgilerden yola çıkarak bir planlama yaptığını söylemek mümkün değildir. Bu hücre yığınına tüm mucizevi işlemleri yaptıran, onu bu yeteneklerle hazır şekilde yaratan üstün bir güç vardır. Bu gücün sahibi göklerin ve yerin tek hakimi olan Allah'tır. Allah, gözle görülmeyen, şuursuz canlılara insan aklının alamayacağı kadar mükemmel ve kompleks işler ilham ederek bizlere sonsuz kudretinin delillerini göstermektedir.


    Mineraller Bizim için Neden Önemlidir

    Mineraller inorganik yani doğada bulunan yapılardır. Doğada bulunan tüm mineraller de vücudumuzda bulunur. Mineraller, sağlıklı yaşam için şarttır. Onlar olmadan vücudumuzun yaşamaya devam etmesini sağlayacak gerekli fonksiyonlar sürdürülemez.

    İnsan sağlığı için hayati önem taşıyan 15 tane başlıca mineral vardır. Bu mineraller genellikle vitaminlerle çalışarak, vitaminlerin vücutta en fazla ihtiyaç duyulan bölgeye ulaşmalarını sağlar. Vitaminler de mineraller için aynı görevi görür.

    Bunun yanısıra mineraller, hücrelerin korunması, sağlıklı diş, kemik ve cilt yapısı için büyük önem taşır. Kalp ritmi, kandaki basınç, kas fonksiyonları, vücuttaki ısı dengesinin muhafazası ve üreme gibi pek çok fonksiyonda da önemli rol oynarlar. Bilim adamları tarafından yürütülen çalışmalar sonucunda minerallerin eksikliğinin insan bedeninde ciddi tahribata yol açtığı ve sağlığa direkt olarak etki ettiği ortaya çıkmıştır.

    Özellikle yaz aylarında vücut direncini artırmak ve vücudun yeterli miktarda vitamin ve mineral alımını sağlamak için, her gün birkaç porsiyon meyve ve sebze tüketilmeli, mercimek, nohut gibi besinlere sofrada yer verilmelidir.


    İlmi Mercek Dergisi

    alıntı
     

Bu Sayfayı Paylaş