Mide kanserine neden olan Helikobakter pylori mikrobu

'Genel Sağlık' forumunda Dine tarafından 7 Nisan 2010 tarihinde açılan konu

  1. Dine

    Dine Özel Üye

    Sponsorlu Bağlantılar
    Mide kanserine neden olan Helikobakter pylori mikrobu konusu Mide kanserine neden olan Helikobakter pylori mikrobu

    Dışarda yediğiniz yiyeceklerden geçen bu bakteri kanser riski taşıyor.

    [​IMG]

    Helikobakter pylori mide kanserine neden oluyor

    Tüm dünyada en yaygın görülen efeksiyonlardan 'Helikobakter pylori'nin (sindirim sistemine yerleşen bir bakteri) mide kanserine neden olduğu belirtildi.

    Uzmanlar, bakterinin mide mukozasını tahrip ettiği kişilerde kansere yakalanma riskinin, enfekte olmayan kişilere göre 90 kat daha fazla olduğuna dikkati çekerek, bakterinin bir kişinin midesinde ne kadar uzun kalırsa, ilerleyen yaşlarda kanser ortaya çıkma riskinin o derece artacağı için çocukluk yaşlarında bu enfeksiyonun alınıp alınmadığına dikkat edilmesi ve mutlaka tam olarak tedavi edilmesi gerektiği' uyarısında bulundu.

    Tıbbi Onkoloji Derneği Başkan Yardımcısı ve Hacettepe Üniversitesi Onkoloji Hastanesi Başhekimi Prof. Dr. Şuayib Yalçın, AA muhabirine yaptığı açıklamada, kanser görülme sıklığının tüm dünyada hızla arttığını, tüm kanserler içinde mide kanserinin görülme oranının da çok yüksek olduğunu belirterek, 'Mide kanseri, en sık görülen 4. kanser türüdür ve dünya genelinde kanserden ölüm nedenleri içinde 2. sıradadır' dedi.

    Yapılan araştırmalar sonucunda mide kanserinin gelişmesinde helikobakter pylori bakterisinin etkili olduğunu vurgulayan Yalçın, bu bakterinin Dünya Sağlık Örgütü tarafından 1994'te mide kanseri için birinci derecede kanserojen olarak ilan edildiğini hatırlattı. Yalçın, 'Helikobakter pylori, midenin iç yüzeyinde yaşar ve ilgili bölgeyi tahrip ederek önce gastrite, sonra ülsere ve yıllar sonra da midede kaldığı takdirde kansere neden olabilir. Bakterinin mide mukozasını tahrip ettiği kişilerde kansere yakalanma riski, enfekte olmayan kişilere göre 90 kat daha fazladır' diye konuştu.

    Helikobakter pylori enfeksiyonunun, özellikle gelişmekte olan fakir ülkelerin hastalığı olduğunu ve mide kanserinin de en sık Asya ülkelerinde görüldüğünü ifade eden Yalçın, 'Çocukluk yaşlarında bu enfeksiyonun alınıp alınmadığına dikkat edilmeli ve mutlaka tam olarak tedavi edilmeli. Çünkü, bakteri bir kişinin midesinde ne kadar uzun kalırsa ilerleyen yaşlarda kanser ortaya çıkma riski o derece artar' uyarısında bulundu.

    Yalçın, yapılan bir araştırma sonucuna göre, Türkiye'de hastaların yüzde 83.4'ünde mide kanseri taramalarında, 'Helikobakter pylori yönünden araştırma yapılmadığının' tespit edildiğini belirterek, 'Yeni yaptığımız bir çalışmada ülkemizde mide kanserli hastaların
    yüzde 81'inde helikobakter antikoru pozitif saptanmıştır' dedi. Bu bakterinin tespit edilmesi halinde uygulanacak olan tedavi ile bakterinin ortadan kaldırılmasının mümkün olabileceğini vurgulayan Yalçın, bakterinin erken dönemde yok edilmesiyle birlikte mide kanserine yakalanma riskinin de azalabileceğini bildirdi.

    Yalçın, hekimlerin şüphelenildiğinde tüm hastalara helikobakter pylori taraması yaptırması gerekir' şeklinde konuştu.

    BESLENME ALIŞKANLIĞI ETKİLİ

    Helikobakter bakterisinin dünyadaki en yaygın enfeksiyon olduğuna ve dünya nüfusunun yaklaşık yüzde 50-60'ında bu bakterinin bulunduğuna dikkati çeken Prof. Dr. Yalçın'ın verdiği bilgiye göre, bu oran Türkiye'de yüzde 80'lere ulaşırken, gelişmiş ülkelerde ise yüzde 10'larda kalıyor.


    Midede yanma-ekşime, kıvrandırıcı ve gece uykudan uyandırabilen, yemek borusuna kadar uzanan yakıcı ağrı şeklindeki şikayetlerin dikkate alınması gerekiyor.

    Sorunun, ülser (mide mukozasında yara), gastrit (mide mukozasının basit enfeksiyonu) aşamasında olup olmadığı, enfeksiyonun mide, onikiparmak bağırsağı ya da yemek borusunda bulunup bulunmadığı, 'endoskopi' yöntemiyle bölgeden alınan mukoza örneği biyopsisiyle tespit edilebiliyor. Bunun dışında nefes testi gibi basit yöntemlerle de bu enfeksiyona rahatlıkla tanı konulabiliyor. Bakterinin tespit edilmesi halinde, genellikle 10–14 gün süre ile asit azaltıcı ilaç ve iki ayrı antibiyotik kullanılıyor. Tedaviyle bakterinin yüzde 80–90 oranında yok oluyor, ancak tedavinin ardından bir yıl içinde yüzde 5 oranında bakteri tekrarlayabiliyor.

    Bakteri, kalabalık ailelerde, sosyo-ekonomik durumu düşük kişilerde, kışlalarda, yurt ve hastane gibi insanların yakın temas içinde oldukları yerlerde sık görülüyor.

    Beslenme alışkanlığı da mide kanserinin oluşmasında helikobakter pyloriye etki ediyor. Bunun dışında tuz, turşu, nitrit ve nitratdan zengin işlenmiş et gibi yiyecekler ve ev konserve tüketiminin de mide kanserinin oluşumunda negatif rol oynuyor. Bu nedenle tuz ve tuzlu gıdaların az tüketilmesi öneriliyor.

    'Meyve sebze, midedeki mikrobun yapacağı tahribatı azalttığı gibi, yetersiz tüketildiğinde kansere zemin hazırlamaktadır' uyarısının göz önünde bulundurulması gerektiği vurgulanıyor.
     

Bu Sayfayı Paylaş