Mezarlık ağacı

'İslami Kıssalar & Hikayeler' forumunda GizLi_ÖzNe tarafından 4 Mart 2009 tarihinde açılan konu

  1. Sponsorlu Bağlantılar
    Mezarlık ağacı konusu Mezarlık Ağacı
    Yeni taşındığı Apartmanın bahçesine, birkaç tane de mezarlık ağacı
    olarak bilinen selvi ağaçlarından dikmişti Ahmet Bey. Niyeti ağaca
    baktığında ölümü hatırlamaktı. Dünyasını kazanmaya çalışırken ahiretin
    varlığını da unutmamaktı. Daire komşuları da onun bu düşüncesinden
    memnun olmuşlardı.

    Bir gün, bu ağaçları sularken, yoldan geçen bir grup hanımdan biri,
    Ahmet Bey'e yaklaşıp sordu:

    - Apartmanın üst kalında perdesiz camlar var, acaba bu apartmanda
    kiralık daire var mı?

    Ahmet Bey, soruyu soran hanıma, "sahibi taşınacak" demeye fırsat
    bulamadan, gruptaki hanımlardan birisi sinirli şekilde bağırdı:

    - Ne yapıyorsun Türkan?
    - Daire kiralık mı? diye soruyorum.
    - Deli misin sen Allah aşkına?
    - Niye deli olayım? Sen, kiralık ev aramıyor musun? Sana yardımcı
    olmaya çalışıyorum.
    - Ev arıyorum da, bu binadan daire kiralanır mı hiç, görmüyor musun?
    Kadın etrafına bakındı, bir şey göremeyince sordu:
    - Ben bir şey göremiyorum. Sen ne görüyorsun söyle.
    - Ne göreceğim Türkancığım! Baksana bahçeye mezarlık ağaçları
    dikmişler. Her gün mezarlık ağaçları seyredilerek bu binada yaşanır
    mı?

    Ve selvi ağaçlarından rahatsız olan kadın, son sözünü söyledi:

    -Yürü Allah aşkına! Memlekette kiralık daire mi kalmadı. Bahçesinde
    mezarlığı hatırlatan ağaçlar dikili bir apartmanda oturulur mu hiç?

    Onlar hızla uzaklaşırken, Ahmet Bey de, selvi ağacının altında, şaşkın
    halde kalmıştı. Gülmek mi gerek, ağlamak mı, bir türlü karar
    veremiyordu.

    Ahmet Bey bu olayı, yakın dostlarına ibret vesilesi olsun diye zaman
    zaman anlattı. Hatta dostları arasında, o kadını tanıyanlar bile
    çıktı.

    Yıllar yılları kovaladı. Bir gün öğle namazını kıldığı semt camiinde,
    Ahmet Beyin kulağına, cenaze imamının gür sesi geldi:

    - Hatun kişi niyetine!

    Ahmet Bey de, cenaze namazına iştirak etti. Namazdan sonra cemaatten
    biri, Ahmet Bey'in kulağına eğilerek şu sözleri fısıldadı:

    - Namazını kıldığın bu kadının kim olduğunu biliyor musun?

    Ahmet Bey nerden bilsin?

    - Kim olduğunu bilmiyorum, dedi. Kulağına fısıldayan adam, derin bir
    nefes alarak, şu şaşırtıcı açıklamayı yaptı:
    - Vaktiyle bize anlattığın, bahçede mezarlık ağacı görmeye dayanamayan
    bir kadın vardı ya? Bu cenaze işte o kadının cenazesidir.

    Ve şöyle tamamladı sözünü:

    - Şimdi onu, bir selvi ağacının dibine kazılan mezarına, gömmeye
    götürüyorlar.

    Fatih Demir


    Biz ölümü görmezden geldiğimizde öLüm yok mu oLuyor..
    Ölümü çok hatırlayalım ki kendimize gelelim..
    vesselam.
     

Bu Sayfayı Paylaş