Meyvelerin diyetteki yeri ve önemi!

'Diyet Beslenme' forumunda Siraç tarafından 1 Kasım 2008 tarihinde açılan konu

  1. Siraç

    Siraç Site Yetkilisi Admin Editör

    Sponsorlu Bağlantılar
    Meyvelerin diyetteki yeri ve önemi! konusu
    Meyvelerin diyetteki yeri ve önemi!

    Sebze ve meyvelerin kalori miktarı düşük olduğu için diyette önemli yer tutarlar. Ancak yine de tavsiye edilen tüketim miktarını aşmamak gerekir.

    Meyve ve sebzeler sağlıklı beslenme önerileri içinde en büyük yeri tutan 2 temel gruptur. Ancak tüm meyve ve sebzelerin belirli bir enerji değeri ve şeker içerikleri vardır. Bu sebeple yenilen miktarlar önemlidir, yarım muzun enerji değeri 1 elmaya eşittir. Meyve porsiyonları meyvelerin şeker içeriklerine göre ayarlanarak tavsiye edilir. Sebzelerin genelde su ve lif oranlarının yüksek olması enerji değerlerinin düşük olmasına sebeptir. Çiğ olarak yenilebilen kıvırcık, göbek marul, nane, maydanoz, roka, biber, domates, salatalık gibi sebzeler çoğu zaman diyette serbest bırakılır. Pişirilerek yenilen sebzelerde ise durum içindeki yağ miktarına ve pişirme şekline bağlıdır. Sonuç olarak meyve ve sebzeler düşük enerji içerikli olmalarına rağmen diyet içinde tavsiye edilen miktarların üzerinde yenilmemelidir.

    Yararlarını biliyor musunuz?
    Üzüm: Vücudu zararlı madde etkilerine karşı koruyan, fitokimyasallardan flavonoidleri içerir. Kalp hastalıkları ve kansere karşı koruyan üzüm bol bol tüketilmelidir.

    Karpuz: İçerdiği laykopen maddesinin, kansere karşı koruyucu özelliği olduğu bilinen A ve E vitaminlerinden daha etkili olduğu saptanmıştır.
    Kayısı: İçindeki beta karoten adlı madde, hücrelere saldıran molekülleri kontrol altına alarak, kanseri önler. Bağırsakların çalışmasına yardımcı olur. Bir kayısı ne kadar parlaksa, içindeki beta karoten oranı da o kadar yüksektir.

    Domates: Domates özellikle laykopen yönünden zengindir. Laykopenin antioksidan etkisi nedeniyle göğüs, sindirim sistemi, mesane ve deri kanseri riskini azalttığı bilinmektedir.

    Biber: Bol miktarda A ve C vitamini içerir.
    Çilek: Bol miktarda A, B1, B2, C ve K vitamini, protein, şeker, meyve asidi, demir, fosfor, sodyum, kalsiyum, potasyum içerir.
    Şeftali: A ve C vitaminlerini içerir.
    Elma: Tok tutan, kalorisi fazla olmayan cilde ve saçlara iyi gelen elmada A, C vitaminleri bulunuyor. Potasyum zengini elma, sindirim için yararlı bol miktarda lif içeriyor.
    Kivi: Kalp ve damar sağlığı açısından kolestrolün düşürülmesinde etkili bir madde olan petkin, kivi de bol miktarda mevcut.

    Ara öğünleri atlamayın
    Diyette mutlaka 6 - 7 öğün yemelisiniz. 3 saatte bir yediğinizde bir sonraki öğünde daha az acıkmış olur ve daha az yersiniz. Kan şekeriniz düşmez, tatlı ihtiyacınız daha az olur. Yapılan çalışmalarda aynı kaloriyi almalarına rağmen 6 öğün yiyenlerin 3 öğün yiyenlere göre kilo verdiği ortaya çıkmış. Ara öğünler kesinlikle atlanmamalıdır. Aksi takdirde akşam yemeğinde daha fazla miktarda yemek yersiniz.

    Diyet ürünün etiketini okuyun
    Tüm diyet ürünlerin enerji değerleri sıfır değildir. Tüketilecek besinin etiket bilgisini incelemek gerekir. Örneğin diyet içecekler enerji içermezken diyet bisküvilerin enerji, yağ ve karbonhidrat içerikleri normalden daha az olarak tüketime sunulur.

    Aşırı tatlı içeceklere dikkat
    Abartılı diyetler genellikle uzun süreli sonuç vermez. Çünkü bir süre sonra metabolizma yavaşlayacağı için vücut daha az enerji harcamaya başlayacaktır.
    - Diyetleri abartmayın: Çabuk sonuç almak için aç kalmak yerine, porsiyonları küçültmeyi deneyin.
    - Ara öğünleri unutmayın: Sofraya aç oturmamak için, yemekler arasında geçen sürelerde biraz meyve, yoğurt gibi ara öğünlerin yararı olacaktır.
    - Krema ve soslardan uzak durun: Soslu, kremalı yiyecekler belki lezzetlidir ama çok da kalori verir. Bu tür katkılardan uzak yemeklerden lezzet almaya çalışın.
    - Tatlı içeceklerden kaçının: Şeker katkılı içecekler, meyve suları doymanızı sağlamadığı gibi gereksiz kalori de verecektir. Su, maden sodası ve diyet içecekleri deneyin.
    - Egzersizi aksatmayın: Egzersiz enerji harcamanıza katkıda bulunduğu gibi, kas kitlenizi geliştirerek enerji tüketiminin sürekli olmasını da sağlar.
    - Yavaş yiyin: Doyma refleksi en erken 20 dakikada başlar. Yavaş yediğiniz taktirde, daha az yemekle doyduğunuzu göreceksiniz.
    - Uyarıcı etkenlere dikkat: Günlük alışkanlıklarınızı gözden geçirin. Ne gibi durumlar sizin 'atıştırmanızı' sağlıyor, dikkat edin. Örneğin; TV seyrederken çoğu kişi bir şeyler yemek ister. Bu alışanlıklarınızı değiştirin

     

Bu Sayfayı Paylaş