Metro - Metro Nedir - Metro Hakkında Detaylı Bilgi

'Konu Dışı Başlıklar' forumunda Siraç tarafından 17 Haziran 2009 tarihinde açılan konu

  1. Siraç

    Siraç Site Yetkilisi Admin Editör

    Sponsorlu Bağlantılar
    Metro - Metro Nedir - Metro Hakkında Detaylı Bilgi konusu Metro
    Temel Britannica

    Kentler için geliştirilmiş toplu taşı*macılık sistemlerinin bir türü olan metro ya da yeraltı treni bütün dünyada kullanılmakta*dır. Birçok başkent ve kentteki metrolar hızlı ve ucuz bir ulaşım olanağı sağlayarak özellikle trafiğin yoğun olduğu saatlerde karayolların*daki trafik sıkışıklığını azaltır.
    Kent merkezinde caddelerin, evlerin ve bazen de ırmakların altında uzanan tüneller*den geçen metro hatları kimi yerde yerin üstüne çıkar. İlk metrolarda buharlı lokomo*tifler kullanılmıştır; ama günümüzde metrolar elektrik enerjisiyle çalışır ve bilgisayarlı dene*tim sistemleriyle donatılmıştır.
    İlk büyük metro sistemleri 19. yüzyılın sonunda ve 20. yüzyılın başında Londra, Moskova, New York ve Paris'te kurulmuştur. "Metro" sözcüğü, Yunanca ana anlamındaki meter ve kent anlamındaki polis sözcüklerin*den türetilmiş olan Fransızca métropolitain (anakent) sözcüğünün kısaltılmış biçimidir.
    1980'lerde dünyada bu tür 175 toplu taşıma sistemi vardı; ABD'de 32, SSCB'de 21, Japonya'da 10, İngiltere'de altı ve Çin Halk Cumhuriyeti'nde dört metro sistemi vardır.
    Yeraltı toplu taşıma sistemi olan kentler arasında Kuzey ve Güney Amerika'da New York, Boston, Chicago, San Francisco, Was*hington, Montreal, Toronto, Rio de Janeiro, Sao Paulo ve Santiago; Avrupa'da Londra, Atina, Barselona, Brüksel, Budapeşte, Ko*penhag, Hamburg, Helsinki, Lizbon, Madrid, Milano, Münih, Napoli, Oslo, Paris, Prag, Roma, Sofya, Stockholm, Viyana ve Varşo*va; SSCB'de Moskova, Kiev, Leningrad; Or*tadoğu'da İskenderiye, Bağdat ve Kahire; Hindistan'da Kalküta; Çin'de Pekin; Japon*ya'da Tokyo, Osaka ve Nagoya; Güneydoğu Asya'da Bangkok ve Singapur sayılabilir.
    Türkiye'deki ilk yeraltı raylı ulaşım sistemi olan Tünel, İstanbul'da Galata ile Beyoğlu arasında kurulmuştur. Fransız mühendis Henri Gaven'in ortaya attığı ve yapım hakkını aldığı proje 30 Temmuz 1871'de yapılmaya başlanmış ve 17 Ocak 1875'te işletmeye açıl*mıştır. Yolcuların, karşıt yönde hareket eden ve kabloyla çekilen iki vagonla taşındığı tünel, 1939'da kamulaştırılmıştır. Daha son*ra, buhar gücüyle çalışan çekici motorların yerini elektrik motorları almıştır.
    İki durak arasında sınırlı sayıda yolcunun taşındığı bu ilk yeraltı raylı sisteminden sonra benzer bir girişim için 100 yıldan fazla bir süre geçmiştir. 4 Eylül 1989'da Aksaray ile Esenler arasında 3,5 kilometrelik bölümü yeraltında olan 8,5 km uzunluğundaki bir hat boyunca kurulan hızlı tramvay sistemi işletmeye açıl*mıştır. Yapımı üç yılda tamamlanan bu sis*tem, 2,5 dakikada bir hareket edecek trenler*le, sekiz istasyon arasında 80 km hızla yolcu taşıyabilecek biçimde yapılmıştır. Ama hızlı tramvay, yolcu sayısı az olan bir bölgede yapıldığı için bir kitle ulaşım sistemi olama*mıştır. İşletmeye açıldığında 5.000 olan gün*lük taşınan yolcu sayısı, sonradan sağlanan ücretsiz otobüs bağlantılarıyla artırılarak ilk yıl içinde günde 35 bine ulaşılmıştır. Hızlı tramvay sistemi, kurulacak gerçek bir kitle ulaşım sistemi için bir başlangıç olarak kabul edilebilir.


    Metroların Amacı
    Metrolar ve hafif raylı sistemler yollardaki trafik tıkanıklığına çözüm getirdiği gibi, öbür taşıma biçimlerinin sınırlı olduğu kentlerde ulaşım sorununun çözümüne de yardımcı olur. Bir metro treni 400-600 kişi taşıyabilir. Aynı sayıda insanı karayoluyla taşımak için altı otobüs ya da 100 otomobil gereklidir.
    Metro gibi büyük bir yatırımın giderlerini, satılacak metro biletlerinin geliriyle kısa süre*de karşılama olanağı olmadığından, metro yapımı için gerekli parayı genellikle hükümet ya da kent belediyesi sağlar.
    Bir kentte metro yapılması planlanırken, kentteki nüfus artışı, araba sayısı, insanların boş zamanlarını değerlendirme ve yolculuk alışkanlıkları gibi etkenler de göz önüne alınır. Ayrıca metro sisteminin, kentler arası trenlerle, banliyö trenleriyle, karayolu, deniz*yolu ve havayolu ulaşım sistemleriyle bağlan*tısı da sağlanır. En başarılı modern metro sistemlerinde birbirine yakın istasyonlar ara*sında kısa aralıklarla hızlı trenler çalışır.


    İlk Metro
    İlk "yeraltı demiryolu" projesi 1835'te İngilte*re'de yapıldı. Ama, Londra'nın kenar semtle*rindeki iki demiryolu istasyonunu kentin mer*kezine bağlamayı amaçlayan bu proje "düş*sel" bulunduğu için uygulanmadı. Demiryol*larının, sokakların üzerinden değil altından geçirilmesinin yararlarını düşünebilen pek az kişi vardı. Geleceği görebilen birkaç parla*mento üyesinin baskılarıyla 1860'ta Londra' da dünyanın ilk yeraltı demiryolunun yapımı*na başlandı. 1863'te işletmeye açılan 6 km uzunluğundaki bu metro hattının yapımında "kaz ve ört" yöntemi uygulandı. Metro hattı*nın geçeceği yol boyunca derin bir hendek kazılıyor, hendeğin iki yanı duvarla örülüp üstü tuğla tonozla örtülerek tünel yapılıyor, sonra tünelin üstü toprakla doldurulup kapa*tılarak yol eski durumuna getiriliyordu. Bu yöntem günümüzde de uygulanmaktadır.
    Sonraki yıllarda yapılan ekler ve yeni hat*larla giderek genişleyen Londra metrosunda bugün 408 kilometrelik bir ağ üzerindeki 273 istasyon arasında çalışan 457 metro treni her gün yaklaşık 2,5 milyon yolcu taşımaktadır.


    Dünyanın Ünlü Metroları
    İngiltere'den sonra Avrupa'daki ilk metro 1896'da Macaristan'ın başkenti Budapeşte'de açıldı. Dünyanın en ünlü metrolarından biri olan Moskova metrosunun 197 kilometrelik toplam uzunluğunun 20 kilometrelik bir bölü*mü dışında tümü yeraltındadır ve 123 istasyo*nu vardır. 1930'larda yapılan Moskova metro*su, 1917 Ekim Devrimi'nin ilk büyük başarıla*rından biridir. Sovyet yönetiminin gücünü ve teknik gelişimini ortaya koyacak biçimde tasarlanan sistemin başlıca istasyonlarında barok üslupta döşenmiş, kristal avizelerle aydınlatılmış, yüksek tavanlı geniş salonlar ferah ve göz alıcı bir görünümdedir.
    1900'de işletmeye açılan 192 kilometrelik Paris metrosunun yapımında da benzer bir yaklaşım benimsenmiştir. Yalnızca kent içi ulaşımın belkemiği olarak değil, aynı zaman*da art nouveau (yeni sanat) üslubundaki iç süslemelerinin çekiciliğiyle de,dikkate değer bir metro sistemi kurabilmek amacıyla, tek*noloji ve sanat bir araya getirilmiştir. Burada "kaz ve ört" yönteminin değişik bir biçimi uygulanmış, belirli aralıklarla açılan düşey çukurların arasında tavanı desteklerle sağlam-laştırılan tüneller açılmıştır. Paris metrosun-daki 15 hattın dördünde, sessiz ve sarsıntısız bir yolculuk sağlayan lastik tekerlekli trenler çalışır.
    1904'te açılan New York metrosu, her yıl 1 milyardan fazla yolcuyu taşıyan ve hemen hepsi 24 saat hizmet veren 23 hattıyla dünya*nın en yoğun metrosudur. Bu metronun, 220,5 kilometresi yeraltında, 150,6 kilometre*si yerüstünde olan toplam 371 kilometrelik hatlarında 456 istasyon vardır.


    Çağdaş Metro Sistemleri
    Yeni yapılacak metro sistemlerinin kurulma*sını üstlenmek konusunda uluslararası bir rekabet olmasına ve büyük taşımacılık şirket*lerinin projelerini satmak için dış pazarlarda birbiriyle yarışmalarına karşın, sürekli ve bedava bilgi alışverişi dünyadaki bütün met*roların yapım tekniklerinin ve işletme yön*temlerinin temelde aynı olması sonucunu doğurmuştur.
    Modern sistemler genellikle iki demiryolu rayına paralel olarak uzanan bir enerji rayın*dan alınan 625-825 voltluk doğru akımla çalışır. Ama bazı sistemlerde trenin üstünden geçen tellerden alınan 1.500 voltluk akım kullanılır. En gelişmiş sistemlerde elektrik enerjisi, enerji rayının üstünden değil altın*dan alınır. Böylece rayın üstünün ve yanları*nın plastik kaplanarak yalıtılmasına olanak veren bu sistem hem daha güvenlidir, hem de kışın buzlanmadan doğabilecek sorunları azaltır.
    Bazı çağdaş hatlardaki sürücüsüz otomatik trenlerin hareketi, trenlere yerleştirilen ve merkezi bir bilgisayara bağlı olan bilgisayar*larla denetlenir. Ama öbür metro sistemleri*nin çoğundaki trenler sürücülüdür.
    Metro trenlerinde kullanılan hareketli par*çalar sağlam, ama az enerji tüketimine ve çabuk hızlanmaya olanak verecek kadar hafif*tir. Vagonlar genellikle kaynaklanmış çelik*ten ya da çelik ve alüminyumdan yapılır. İç bölümlerinin yapımında ateşe dayanıklı mad*deler kullanılır. Bir ya da iki bölümlü olan yolcu vagonları motorlu değildir. Hareketi sağlayan çekici birimler elektronik olarak denetlenen elektrik motorlarıyla donatılmış*tır. Modern metro trenlerinde iki fren sistemi bulunur; bunlardan biri diskli frenler, öbürü de motorun içindeki elektromagnetik kuvvet*lerle çalışan reostalı frenlerdir. Metroların hızı saatte 30 km ile 80 km arasında değişir.

    Güvenlik Önlemleri
    Hareket halindeki trenler arasında en az 4-5 dakikalık uzaklık olan demiryollarıyla karşı*laştırıldığında, bir dakika gibi çok kısa aralık*larla trenlerin birbirini izlediği metrolarda güvenlik önlemleri özellikle önemlidir. Tren*lerin işaretlere uyduğundan emin olmak için hatlarda otomatik denetleme sistemleri yay*gınlaştırılmıştır. Bunun için, 1872'de ABD'de William Robinson'un keşfettiği ray devresinin modernleştirilmiş bir biçimi kullanılır.
    Ray devresi sisteminde, raylardan geçen bir elektrik devresi işaret sistemine bağlanır. Raydaki elektrik akımı trenin tekerleklerin*den ve dingillerinden geçerek devreyi tamam*lar. Eğer iki işaret noktası arasındaki bölgede bir tren varsa, tren tekerleklerinden geçen akımla elektrik devresi kapanır ve arkada kalan işaret noktasında yolun kapalı olduğu*nu gösteren ışık yanar. Eğer iki işaret noktası arasında tren yoksa, elektrik akımı bir raydan öbürüne geçemez; böylece devre açık kalır ve arkadaki işaret noktasında yolun açık olduğu*nu gösteren ışık yanar. Modern sistemlerde elektrik akımı şifreli mesajlar ve renkli ışıklar biçiminde kullanılır.
    Bir başka güvenlik sistemi de rayın kenarı*na yerleştirilen ve "çelme" denen ****l kol*dur. Eğer "tehlike" işareti yanıkken bir tren geçerse, bu ****l kol kalkar ve trendeki bir kola çarparak elektrik akımını otomatik ola*rak kesip trenin fren sistemini çalıştırır. Çok kullanılan başka bir güvenlik sistemi, sürücü*nün ansızın bayılması ya da ölmesi gibi durumlarda devreye girip treni durduran oto*matik sistemdir. Bu sistemde sürücünün eli*nin altında bulunan yaylı bir kol, üzerindeki elin basıncı kalktığı anda treni durdurur.
    Aynı anda karşıt iki yönde geç işareti verilmesini önleyen sistemlerde, otomatik hız denetim sistemlerinde ve iki trenin sürücüleri arasında radyo haberleşmesini sağlayan sis*temlerde de hızlı bir gelişme görülmektedir.


    Modern Yapım Yöntemleri
    İlk örneği 1870'te Londra'daki Thames Irma-ğı'nın altında açılan derin metro tünellerinin yapımında görülen teknikler daha da geliştiril*miştir. 19. yüzyılda kullanılan kazma, kürek ve patlayıcıların yerini günümüzde, kesici döner dişleri olan ve hidrolik basınçla ilerleyen modern kazıcılar almıştır. Bu çok büyük tünel kazma makineleri, yüzeyde yapılan ve laser ışınlarıyla aşağıya aktarılan ölçümlerin yardı*mıyla yönlendirilir. Tünel yapımında dairesel destekler ve el kazması da hâlâ kullanılmakta*dır. Eğer tünel kayaların içinden geçiyorsa tünel çeperleri olduğu gibi bırakıla*bilir; ama yumuşak toprağın içinden geçtiğin*de çeperlerin dökme demir, çelik ya da beton levhalarla kaplanması gerekir. Tünel tamam*lanınca, kaynakla birleştirilmiş olan ya da belirli uzunluktaki parçaları uç uca ekleyerek döşenen raylar, traverslere takılır. Bazen tahta ya da beton traversler gürültüyü ve titreşimi azaltmak için kauçuk yuvalara yer*leştirilir.
    Metro sistemlerinin en iyi güvenlik koşulla*rı ve gelişmiş teknik özelliklerle donatılmış olmasının yanı sıra yolcular için çekici olmasına da çalışılır. Bu amaçla çağdaş metro sistemlerinde temiz ve iyi aydınlatılmış istas*yonlar ile rahat koltuklu, havalandırmalı yol*cu vagonları yapımına yönelinmiştir.
     

Bu Sayfayı Paylaş