Metin Özetleme Nasıl Yapılır

'Makaleler-Denemeler' forumunda SeLeN tarafından 15 Ağustos 2010 tarihinde açılan konu

  1. SeLeN

    SeLeN Site Yetkilisi Editör

    Sponsorlu Bağlantılar
    Metin Özetleme Nasıl Yapılır konusu Metin özetleme kuralları - Metin özetleme nasıl yapılır - Metnin türünün özellikleri - Metnin ana düşüncesi - Metinlerin incelenmesi


    Bir metni özetlemek, o metnin can damarlarını, esas hedefini bulmak ve onu tespit etmektir. Metnin yazılış amacı olarak sayabileceğimiz ana düşüncenin bulunması ve ana düşüncenin doğru algılanabilmesi ve anlaşılabilmesi için ona yardımcı olan yan düşüncelerin de iyi anlaşılması gerekir. İyi ve dikkatli okunmamış bir metnin yeteri kadar anlaşılabilmesi mümkün değildir. Bir metni özetlerken ana hatlarıyla şunlara dikkat etmemiz gerekir:
    a. Metni okumaya başlamadan önce o metni anlayabileceğimize ve ondan faydalanabileceğimize inanmalıyız. Faydası olacağına inanmadığımız ya da herhangi bir fayda beklemediğimiz bir metinden bir şey anlayabilmemiz mümkün değildir. Dolayısıyla, bizim metne bakışımız pozitif yani olumlu olmalıdır.
    b. Metin içerisinde kendimizce güzel gördüğümüz, can alıcı cümlelerin altını çizmeli ve gerekli yerlerde not almalıyız.
    c. Metne bir bütün olarak bakmalı ve metni bir bütünlük içerisinde değerlendirmeliyiz. Metne hakim bir bakış açısıyla onu incelemeye alırsak metnin neresinde ne var, hangi temel düşüncelerden bahsedilmiş bunları kolayca bulabiliriz.
    d. Metnin tür özelliklerini iyi bilmemiz gerekir. Her metin aynı özellikte ve türde değildir. Bir roman veya hikâye ile bir makale ya da deneme yazısı aynı özellikleri taşımaz. Taşıması da mümkün değildir. Çünkü onları farklı kılan da anlatımlarındaki, kuruluşunda ve kurgulanışındaki birbirine benzemeyen yönleridir. Dolayısıyla her metin farklı şekilde özetlenir. Bir roman veya hikâyede öncelikle olay örgüsünün nasıl oluştuğuna bakmak ondan sonra şahısların bu olaylardaki rol alış biçimlerine vurgu yapmak başlangıç olarak yeterli olsa da bu, diğer türler için geçerli değildir.
    e. Düşünce yazılarında özetleme işine, ana düşüncenin bulunmasından başlanmalıdır. Ana düşünceyi tespit ettikten sonra geriye kalanın özetlenmesi kolaydır. Ana düşünce, yazarın okuyucusuna duyurmak, ulaştırmak, iletmek istediği düşüncedir. Başka bir ifadeyle, yazının varlık sebebidir.
    f. Bir metinde güzel bulduğumuz düşüncelerin ifade edildiği cümleleri not alırken yakın cümleler varsa altını çizmede farklı kalemler kullanmamız düşüncelerin belirgin olmasına ve bizim seçiciliğimizin net olmasına vesile olur, dolayısıyla metni anlamamız da kolay olur. Metni anlayınca onu özetlemek de kolaylaşmış demektir.
    g. Özetleyeceğimiz bir kitap ise o kitabın içerisine bir kâğıt koyup o kitabı okurken notlarımızı o kâğıda almamız da özetlemeyi kolaylaştırıcı sebeplerdendir.

    Başlık

    Başlık, o yazıda işlenilecek ya da işlenmiş fikrin izlerini taşır, yazanı konudan uzaklaştırmamaya, okuyanın o şeyi daha iyi kavramasına yol açar. Yazıya başlık seçmek oldukça önemlidir; işlenilen fikre uygun olursa o yazının bütününü daha etkili ve anlamlı hâle getirir. Başlık, konu demek değildir; konu kelimesinin anlamı başlığa göre daha geniştir. İyi bir başlık, konu değil kompozisyondaki esas düşünceyi içerir; okuyanların, esas düşünceye dikkatini çekmeye yarar. Bir başlığın iyi olabilmesi için
    h. Yazının ana düşüncesini etkili bir biçimde anlatması,içermesi
    i. Uzun değil, kısa ve birkaç kelimeden ibaret olması
    j. İlgi çekici ve anlamlı olması lazımdır.

    Yazının ilk cümlesi daima bağımsızdır; başlık ilk cümlenin bir parçası sayılamaz. Meselâ Hırçın Kız başlıklı bir yazıya, �Orta hâlli bir ailenin çocuğu idi.� cümlesi ile değil, �Hırçın Kız, orta hâlli bir ailenin çocuğu idi.� diye başlarız.


    Metinlerin Ayrıntılarını Derecelendirme


    Metinleri incelemek için onları değişik açılardan ele almak lazımdır. Bunları şöyle sınıflandırmak ve incelemek mümkündür:

    ANLATIM YÖNÜYLE: Bir metin oluşturulurken nelere dikkat edilmiş, anlatım yollarından ve tekniklerinden hangisini kullanmış bunlar incelenebilir. Anlatım teknikleri şunlardır:
    a. Öyküleme(hikâye etme): Duyguları, düşünceleri, söylenmek istenenleri, anlatılanları, bir olay içinde ya da bir olaya bağlayarak anlatma şeklidir. Olay kaynaklı edebî türlerde bu anlatım şekli sık sık kullanılır. Özellikle roman ve hikâye türünde kullanılır, ayrıca anı,biyografi, gezi, tarih gibi türlerde de öykülemeden yararlanılır. Öyküleme tarzında belli ögeler yer alır. Öykülemeyi oluşturan ögeler; zaman, yer, şahıs kadrosu ve olay şeklinde sıralanabilir. Olay, öykülemenin temel unsurudur. Olay; bir durumdan başka bir duruma, bir yerden başka bir yere ve görünüşe geçiştir. Olay için, olayın içinde yer alacak şahıslara, olayın geçeceği bir yere ve her olay için bir zamana ihtiyaç vardır.Yer, zaman ve şahıslar olayın unsurlarıdır. Habercilikte bir genel ölçü olarak kabul edilen 5N+K öykülemede vardır. Ne, nerede, niçin, ne şekilde, nasıl ve kim ? sorularına cevap bulunur.
    b. Betimleme(Tasvir Etme): Varlıklara ait belirleyici özellikleri ortaya koyma, ayırıcı özelliklerini belirtme ve varlıkları, kelimelerle resimlendirme işine betimleme denir. Betimlemede varlıkların duyularımız, hislerimiz üzerindeki etkileri, tesirleri anlatılıyorsa bu tür betimlemelere izlenimsel betimleme denir; bu tür betimlemelerde öznellik vardır. Bazı betimlemelerde ise yazar, duygularını işin içine hiç karıştırmaz. Bu tip betimlemelerde okuyucuyu bilgilendirmek esastır. Yazar, duygularını anlattıklarına katmaz. Yazar anlatımda alabildiğine nesnel davranır.
    c. Açıklama : Öğretmek, bilgi vermek, tanıtmak amacıyla yazılan yazı türlerinde sık sık kullanılan bir anlatım biçimidir. Açıklama tarzındaki anlatım biçiminde öğretmek esastır. Konuyu anlaşılır hâle getirmek için yer yer diğer anlatım şekillerinden de yararlanılabilir. Açıklama; ele alınıp işlenilen konu üzerindeki birtakım soruları cevaplama işidir. Açıklama pek çok konuda ve alanda kullanılır. Yeni bir buluş açıklanabileceği gibi tehlikeli bir durumda yapılması gerekli faaliyetler de açıklanabilir.
    d.Tartışma: Farklı düşünen birinin fikirlerini değiştirebilmek amacıyla kullanılan anlatım biçimidir. Tartışma; bir konunu farklı yorumlanmasından, anlaşılmasından doğar. Tartışma tarzındaki anlatım biçimine karşı tarafın görüşlerini çürütmek, onu geçersiz hâle getirmek esastır. Bunun için önce, karşı tarafın görüşü ele alınıp incelenir. Geçici bir süre için karşı görüşlerin doğruluğu kabul edilir. Bu aşamada �tutalım ki, kabul edelim ki, varsayalım ki, düşünelim ki� gibi sözlerle karşılaşmak mümkündür. Karşı görüşlere söz hakkı verildikten sonra, o görüşlerin çürütülmesine geçilir. Bu sırada çeşitli örneklerden, karşılaştırmalardan ve çeşitli kişilerin görüşlerinden yararlanılır. Tartışmada birden fazla değil, bir tek konu ele alınıp incelenir. Ortaya atılan teklif açık ve tek yanlı olmalıdır. �Çocuk, okula kaç yaşında başlamalıdır?� konusu, tartışma tarzındaki anlatım biçiminde ele alınmaz. Fakat, �Çocukların altı yaşında okula başlaması faydalıdır.� görüşü incelenebilir.
    e.Tanımlama: Bir kavramın ne olduğunu, ne işe yaradığını, belirleyici özelliklerini ortaya koyarak anlatma yöntemidir. Tanımlama için, mutlaka, tanımı yapılacak bir kavrama, varlığa ihtiyaç vardır. Meselâ; �teknik� kavramını �kültür� kavramını tanımlayabiliriz. �Şiir, kelimelerle güzel şekiller kurmak sanatıdır.� Kısaca söylemek gerekirse �Ne, nedir?� sorusuna cevap tanımlamadır. Bir paragrafta birden fazla tanımlama yapılmışsa karşılaştırma yapılmış demektir.
    f.Karşılaştırma: Düşünceyi geliştirmenin, farklı anlatım yapmanın bir başka yolu da karşılaştırmadır. Karşılaştırma; iki ayrı varlık ya da kavram arasındaki ortak, benzer veya zıt özelliklerin, yönlerin ortaya çıkarılmasıdır. Karşılaştırma, gerek konuşmalarda gerek yazılı anlatımda sık sık başvurulan, düşünceyi geliştirme yollarından biridir. İki varlık karşılaştırılabileceği gibi, insan ile hayvan, iki ayrı görüş, iki ayrı sanat dalı veya sanatçı karşılaştırılabilir.Karşılaştırmada, kavramlar arasında karşılaştırılacak bir yönün olması gerekir. Karşılaştırmalarda bir kavram anlatılıp özellikleri sıralandıktan sonra diğer kavrama geçilirken �.... ise, hâlbuki, ama, yalnız, fakat� gibi bağlaçlar sıkça kullanılır.
    g.Tanık Gösterme: Anlatılmak istenen bir düşünce, başkalarının görüşlerinden yararlanılarak da geliştirilebilir ve anlatılabilir.Bu duruma tanık gösterme adı verilir. Tanık göstermede herkesin görüşlerinden yararlanmak mümkün değildir. Görüşüne başvurulan kişinin o alanda uzman, yetkili, ve söz sahibi olması gerekir. Tanık göstermeye bu fikri inandırıcı hâle getirmek üzere başvurulur. O alanda söz sahibi kişilerin fikirlerine karşı çıkılması mümkün değildir. Ancak, şiir konusunda bir gazetecinin görüşlerine, ekonomi hakkında da bir sanatçının fikirlerine başvurulmaz. Tanık gösterme şeklindeki anlatımda önce yazıyı yazan kendi görüşlerini ortaya koyar, sonra da tanık gösterdiği kişinin düşüncelerini aktarır.
    h.Örneklendirme: Soyut durumdaki bir görüşe, düşünceye somutluk kazandırma işidir. Örneklendirme ile anlatılmak istenen düşünce okuyucunun zihninde belirginlik kazandırır ve düşünce okuyucunun zihninde canlanır. Ortaya atılan görüşü, ilgili örneklerle açıklamak ve düşünceyi inandırıcı hâle getirmektir. Örneklendirmeye, düşünceye somutluk kazandırmak amacıyla başvurulur. �Y sınıfı, başarılı bir sınıftır.� cümlesi soyut bir düşüncedir. Bu fikri inandırıcı kılmak için, bu sınıfın başarısını ortaya koyan örnekler verilmelidir. Not ortalaması en yüksek sınıfın bu sınıf olduğu, en yüksek ortalaması olanların bu sınıfın öğrencileri olduğu örnek olarak verilebilir.

    i.Benzetme: Ararlarında ortak yön bulunan iki kavramdan zayıf olanın kuvvetli, güçlü olana benzetilmesidir. Benzetme, anlatıma güç ve çekicilik kazandırmak için kullanılır. Bir varlık anlatılırken benzetme yoluyla diğer bir varlığın özelliklerinden yaralanılır. Benzetmede bir benzeyen, bir kendisine benzetilen vardır. Bir de iki varlık arasındaki benzetmenin yönü vardır. �İnci gibi parlayan dişleri vardı.� Dişler parlaklık yönüyle inciye benzetilmiştir.


    alıntı
     

Bu Sayfayı Paylaş