Meteorit

'Uzay ve Gökyüzü' forumunda Dine tarafından 27 Ocak 2010 tarihinde açılan konu

  1. Dine

    Dine Özel Üye

    Sponsorlu Bağlantılar
    Meteorit konusu Mete*oritler
    Temel Britannica

    Meteor ve mete*oritler Güneş sistemimizdeki en küçük gökci*simleridir. Bunlar aslında gezegenler arası uzayın engin boşluğunda Güneş'in çevresin*de dolanan kayaç ve demir parçalarıdır. Dünya atmosferine girenler meteor ve meteo*rit olarak adlandırılır. Aralarındaki en önemli fark meteoritlerin meteorlardan daha büyük olmasıdır. Meteorlar Dünya atmosferine gir*dikten kısa bir süre sonra yanıp yok olur. Meteoritler ise daha büyük kayaç ve metal kütleleri olduklarından atmosferden geçerek yere düşer.
    Meteoritler gezegenler arası uzaydan Dünya atmosferine girdiklerinde tümüyle yanıp yok olmadan yeryüzüne düşen demir ve kayaç parçalarıdır. Meteorlardan daha büyük ol*dukları için tümüyle yanıp tükenmezler. Bun*ların 1 gram ile onlarca ton arasında değişen kütleleri olabilir. Meteoritler genellikle mete*or yağmurları sırasında düşmez. Küçük geze*genler gibi meteo*ritlerin de gezegenleri oluşturan maddelerden artakalmış parçaları olduğu sanılmaktadır. Meteoritler "gökten gelen taş" olarak kav*randığından Türkçe'de "göktaşı" olarak ad*landırılmıştır.
    Meteoritler parlak bir ışık saçarak düşer ve yere bir ateş topu halinde çarpar. Bazı meteo*ritler düşerken ya da yere çarptıklarında pat*lar. Meteoritler aslında uzayda dolanan gök*cisimleridir; bunların Dünya'ya düşmelerinin nedeni yakınından geçerken Dünya'nın kütleçekimine yakalanmalarıdır. Yeni düşmüş bir meteoritin üzerinde si*yah bir kabuk görülür; buna atmosferde dü*şerken sürtünme etkisiyle oluşan ısı neden olur. Bazı büyük meteoritler yere düştüğün*de yüzeyde büyük kraterler oluşturur; bunla*ra çarpma krateri denir.
    Başlıca iki tür meteo*rit vardır:

    Taş meteoritler
    Demir meteorit*ler
    Aerolit olarak da adlandırılan taş meteo*ritler bir miktar demir içermekle birlikte te*mel olarak kayaç yapısındadır. Siderit olarak da adlandırılan demir meteoritler ise genel*likle bir miktar da nikel içerir.
    Yere düştüğü görülen meteoritlerin çoğu*nun taş yapısında olduğu belirlenmiştir. Taş meteoritlerin büyük bölümü gökkumu denen küçük yuvarlak parçacıklar içerir. Bu parçacıklar kondrit denen ve çeşitli mineraller içe*ren kayaç benzeri bir maddeden oluşur; bu maddenin Güneş sistemiyle aynı zamanda oluştuğu sanılmaktadır. Bazı kondritlerde karbon bulunur; bu karbonun çoğunlukla canlılardakine benzer organik bileşikler biçi*minde olduğu saptanmıştır. Bilim adamları bu meteoritleri inceleyerek uzayda hangi ele*mentlerin bulunduğunu öğrenirler. Bazı bilim adamları meteoritlerin Dünya'ya taşıdıkları organik maddelerin canlıların ortaya çıkma*sında ve gelişmesinde etkili olduğuna ayrıca bugünkü hastalıklara yol açan bazı mikropla*rın bu yolla Dünya'ya geldiğine inanmak*tadır.
    Bugüne kadar bulunmuş olan en büyük me*teorit 60 ton ağırlığındadır; bu meteorit Namibia'daki Grootfontein'e düşmüştür. Çok eski jeolojik çağlarda Dünya'ya düşmüş olan meteoritlerin açtığı ünlü kraterler vardır. ABD'de Arizona'nın orta kesimlerindeki Me*teor Krateri'nin çapı 1 kilometrenin biraz üze*rindedir ve derinliği 180 metredir. Kraterin yakınlarında çok sayıda küçük meteorit par*çası bulunmuş ama büyük tek bir parçaya rastlanmamıştır. Meteoritin yere çarptığında patladığı sanılmaktadır. Öteki en büyük me*teorit olan Grönland'daki Ahnighito Meteoriti'ni kâşif Robert Edwin Peary 1897'de bul*muştur. Antarktika kıtasının buzulları üzerinde de binlerce meteorit bulunmuştur.
     

Bu Sayfayı Paylaş