Melek Kavramı ve Meleklere İman

'İman ve İslam Forumu' forumunda Dine tarafından 5 Nisan 2010 tarihinde açılan konu

  1. Dine

    Dine Özel Üye

    Sponsorlu Bağlantılar
    Melek Kavramı ve Meleklere İman konusu Melek Kavramı ve Meleklere İman

    a) Melek Kavramı ve Meleklere İman
    Melek Kavramı ve Meleklere İman Sözlükte "haberci, elçi, güç ve kuvvet" anlamlarına gelen melek, Allah'ın emriyle çeşitli görevleri yerine getiren, gözle görülmeyen nûrânî ve ruhanî varlıktır
    Kur'an'da meleklere imanın farz olduğunu bildiren birçok âyet vardır: "Peygamber Rabbi tarafından kendisine indirilene iman etti, müminler de Her biri Allah'a, meleklerine, kitaplarına, peygamberlerine iman ettiler" (el-Bakara 2/285)
    "Asıl iyilik Allah'a, âhiret gününe, meleklere, kitaplara ve peygamberlere iman edenlerin iyi amelidir" (el-Bakara 2/177)
    Meleklere inanmayan kişi, bu âyetlerin hükmünü inkâr ettiği için kâfir olur Ayrıca Cenâb-ı Hak, Kur'an'da meleklere düşman olanları kâfir diye nitelemiş ve böyle kimselerin Allah düşmanı olduğunu vurgulamıştır (el-Bakara 2/98)
    Meleklere inanmamak, dolaylı olarak vahyi, peygamberi, peygamberin getirdiği kitabı ve tebliğ ettiği dini de inkâr etmek anlamına gelir Çünkü dinî hükümler, peygamberlere melek aracılığıyla indirilmiştir
    b) Meleklerin Mahiyeti
    Melekler duyu organlarıyla algılanamayan, gözle görülmeyen, sürekli Allah'a kulluk eden, asla günah işlemeyen, nûrânî ve ruhanî varlıklardır Bu sebeple onlar hakkındaki tek bilgi kaynağı âyetler ve sahih hadislerdir Onun ötesinde bir şey söylemek mümkün değildir Meleklerin gözle görülmez, duyu organlarıyla algılanamaz varlıklar oluşu, inkâr edilmeleri için bir gerekçe olamaz Gerek akla gerekse pozitif bilimlere dayanılarak, meleklerin var veya yok olduklarına dair kesin deliller ileri sürülemez Çünkü melekler, gözlem ve deneye dayanan pozitif bilimlerin ilgi alanı dışında kalan fizik ötesi varlıklardır Şartlanmamış insan aklı da meleklerin varlığını imkânsız değil, câiz ve mümkün görür
    c) Meleklerin Özellikleri
    Melekleri diğer varlıklardan ayıran birtakım özellikler vardır Bunları şu şekilde sıralamak mümkündür:
    1 Melekler nûrdan yaratılmış; yemek, içmek, erkeklik, dişilik, uyumak, yorulmak, usanmak, gençlik, ihtiyarlık gibi fiillerden ve özelliklerden arınmış nûrânî ve ruhanî varlıklardır: "O'nun huzurunda bulunanlar, O'na ibadet hususunda kibirlenmezler ve yorulmazlar Onlar, bıkıp usanmaksızın gece gündüz (Allah'ı) tesbih ederler" (el-Enbiyâ 21/19-20), "Onlar rahmânın kulları olan melekleri dişi kabul ettiler Acaba meleklerin yaratılışlarını mı görmüşler? Onların bu şahitlikleri yazılacak ve sorguya çekileceklerdir" (ez-Zuhruf 43/19); ayrıca bk es-Sâffât 37/149; en-Necm 53/27-28)
    2 Melekler Allah'a isyan etmezler, Allah'ın emrinden çıkmazlar, asla günah işlemezler, hangi iş için yaratılmış iseler o işi yaparlar "Onlar, üstlerindeki Rablerinden korkarlar ve kendilerine ne emrolunursa onu yaparlar" (en-Nahl 16/50; ayrıca bk el-Enbiyâ 21/26-28; et-Tahrîm 66/6)
    3 Melekler, son derece süratli, güçlü ve kuvvetli varlıklardır: "Gökleri ve yeri yaratan, melekleri ikişer üçer ve dörder kanatlı elçiler yapan Allah'a hamdolsun O, yaratmada dilediği artırmayı yapar Şüphesiz Allah her şeye gücü yetendir" (el-Fâtır 35/1) İslâmî kaynaklarda meleklerin kanatları olduğu bildirilmekle birlikte bu kanatların mahiyeti konusunda bir şey söylemek mümkün değildir Meleklerin nûrânî varlıklar olduğu göz önünde tutulursa, bunları kuş veya uçak kanatları gibi maddî nitelemelere konu etmenin doğru olmayacağı ortadadır Kanatların mahiyetini ancak Allah ve melekleri gören peygamberler bilebilirler Meleklerin kanatları onların sûretini, kanatlarının fazlalığı onların güç ve sürat yönünden derecelerini, Allah katındaki değerlerini gösterdiği şeklinde anlaşılabilir
    4 Melekler Allah'ın emir ve izniyle çeşitli şekil ve kılıklara bürünebilirler Cebrâil (as) Hz Peygamber'e ashaptan Dihye şeklinde görünmüş, bazan kimsenin tanımadığı bir insan şeklinde gelmiştir Yine Cebrâil (as), Hz Meryem'e bir insan şeklinde görünmüş (Meryem 19/16-17), meleklerden bir grup, Hz İbrâhim'e bir oğlu olacağı müjdesini getiren insanlar şeklinde gelmiş, o da onları misafir zannederek kendilerine yemek hazırlamış, fakat yemediklerini görünce korkmuş, sonra da melek olduklarını anlamıştır (Hûd 11/69-70) Bu âyetten meleklerin yiyip içmedikleri sonucu da çıkmaktadır
    5 Melekler gözle görünmezler Onların görünmeyişleri, yok olduklarından değil, insan gözünün onları görebilecek kabiliyet ve kapasitede yaratılmamış olmasındandır Melekler peygamberler tarafından aslî şekilleriyle görülmüşlerdir Asıl şekillerinden çıkıp bir başka maddî şekle, meselâ insan şekline girmeleri durumunda diğer insanlarca da görülmeleri mümkün olur Cibrîl hadisi diye bilinen, iman, islâm ve ihsan kavramlarının tanımlarının yapıldığı hadiste belirtildiği gibi, Cebrâil ashap tarafından insan şeklinde görülmüştür (bk Buhârî, "Îmân", 37; Müslim, "Îmân", 1; Ebû Dâvûd, "Sünnet", 15)
    6 Melekler gaybı bilemezler Çünkü gaybı, ancak Allah bilir Eğer Allah tarafından kendilerine gayba dair bir bilgi verilmiş ise, ancak o kadarını bilebilirler Kur'an'da ifade edildiğine göre Allah, Hz Âdem'e varlıkların isimlerini öğretmiş, sonra da isimlerin verildiği varlıkları meleklere göstererek, bunların isimlerini haber vermelerini onlardan istemiş, bunun üzerine melekler "Seni tenzih ederiz Senin bize öğrettiğinden başka bizim hiçbir bilgimiz yoktur Çünkü her şeyi hakkıyla bilen, hüküm ve hikmet sahibi olan sensin" demişlerdir Bunun üzerine de Cenâb-ı Hak Hz Âdem'in, varlıkların isimlerini haber vermesini emretmiş, o da söyleyiverince şöyle seslenmiştir: "Size demedim mi ki, göklerin ve yerin gaybını şüphesiz ben bilirim Neyi açıklarsanız neyi de gizlemişseniz ben bilirim" (el-Bakara 2/31-33)
    d) Meleklerin Görevleri ve Çeşitleri
    Âyet ve hadislerde sayıları hakkında herhangi bir bilgi bulunmayan fakat pek çok oldukları anlaşılan meleklerin temel görevleri Allah'a kulluk ve O, neyi emrederse onu yerine getirmektir Melekler görevleri açısından şu gruplarda incelenebilirler:
    Cebrâil, dört büyük melekten biridir Allah tarafından vahiy getirmekle görevlidir Cebrâil'e (as) güvenilir ruh anlamına gelen "er-Rûhu'l-emîn" de denilmiştir: "O (Kur'an'ı) korkutuculardan olasın diye Rûhulemîn senin kalbine indirmiştir" (eş-Şuarâ 26/193-194) Bir başka âyette de ona Rûhulkudüs adı verilmiştir: "Kur'an'ı Rabbinden hak olarak Rûhulkudüs indirmiştir" (en-Nahl 16/102) Cebrâil, meleklerin en üstünü ve en büyüğü, Allah'a en yakını olduğu için kendisine "meleklerin efendisi" anlamında seyyidü'l-melâike denilmiştir Mîkâîl, dört büyük melekten biri olup, kâinattaki tabii olayları ve yaratıkların rızıklarını idare etmekle görevlidir İsrâfîl, sûra üflemekle görevli melektir İsrâfil, sûra iki kez üfleyecek, ilkinde kıyamet kopacak, ikincisinde ise tekrar diriliş meydana gelecektir Azrâil ise, görevi ölüm sırasında canlıların ruhunu almak olduğu için "melekü'l-mevt" (ölüm meleği) adıyla anılmıştır: "De ki: Size vekil kılınan ölüm meleği canınızı alacak, sonra Rabbinize döndürüleceksiniz" (es-Secde 32/11)
     
  2. Dine

    Dine Özel Üye

    Meleklere İman

    Kirâmen Kâtibîn, insanın sağında ve solunda bulunan iki meleğin adıdır Sağdaki melek iyi iş ve davranışları, soldaki ise kötü iş ve davranışları tesbit etmekle görevlidir Hafaza melekleri adı da verilen bu melekler kıyamet günü hesap sırasında yapılan işlere şahitlik de edeceklerdir Kur'an'da bu melekler hakkında şöyle buyurulmuştur: "İki melek (insanın) sağında ve solunda oturarak yaptıklarınızı yazmaktadırlar İnsan hiçbir söz söylemez ki, yanında gözetleyen yazmaya hazır bir melek bulunmasın" (Kaf 50/17-18), "Şunu iyi bilin ki üzerinizde bekçiler, değerli yazıcılar vardır Onlar yapmakta olduklarınızı bilirler" (el-İnfitâr 82/10-12; ayrıca bk ez-Zuhruf 43/80)
    Münker ve Nekir, ölümden sonra kabirde sorgu ile görevli iki melektir "Bilinmeyen, tanınmayan, yadırganan" anlamındaki münker ve nekir, mezardaki ölüye, hiç görmediği bir şekilde görünecekleri için bu ismi almışlardır Bu iki melek kabirde ölülere, "Rabbin kim? Peygamberin kim? Kitabın ne?" diye sorular yöneltecekler, alacakları cevaplara göre ölüye iyi veya kötü davranacaklardır
    Hamele-i Arş, arşı taşıyan meleklerin adıdır Kur'an'da haklarında şöyle buyurulur: "Arşı yüklenen, bir de onun çevresinde bulunanlar (melekler) Rablerini hamd ile tesbih ederler O'na iman ederler" (el-Mü'min 40/7; ayrıca bk el-Hâkka 69/17)
    Mukarrebûn ve İlliyyûn adıyla anılan melekler, Allah'ı tesbih ve anmakla görevli olup, Allah'a çok yakın ve O'nun katında şerefli mevkii bulunan meleklerdir (en-Nisâ 4/172) Cennet ve cehennemdeki işleri yürütmekle görevli melekler de vardır (bk er-Ra`d 13/23-24; et-Tahrîm 66/6; el-Müddessir 74/29-31)
    Bunlardan başka, insanın kalbine doğruyu ve gerçeği ilham etmekle (Tirmizî, "Tefsîr", 3), namaz kılanlarla birlikte Fâtiha sûresinin bitiminde "âmin" demekle (Buhârî, "Ezân", 111, 112; "Da`avât", 63; Müslim, "Salât", 18), hergün sabah ve ikindi namazlarında müminlerle birlikte olmakla (Buhârî, "Mevâkýt", 16; Müslim, "Mesâcid", 37), Kur'an okurken yeryüzüne inmekle (Buhârî, Fezâilü'l-Kur'ân, 15; Müslim, "Müsâfirîn", 36), sokakları ve yolları dolaşıp zikir, Kur'an ve ilim meclislerini arayıp bulmakla (Buhârî, "Da`avât", 66; Müslim, "Zikr", 8), müminlere (Ahzâb 33/43) özellikle bilgin olan müminlere rahmet okumakla (Tirmizî, "İlim", 19), sadece Allah'a hamd ve secde etmekle (A`râf 7/206) görevli melekler de vardır
    e) İnsanlarla Melekler Arasındaki Üstünlük Derecesi
    Ehl-i Sünnet'e göre insanlar içinden seçilen peygamberler, meleklerin peygamberleri durumunda olan büyük meleklerden daha üstündür Çünkü yüce Allah insan için "halife" tabirini kullanarak (el-Bakara 2/30) onu melekler karşısında yüceltmiş, Hz Âdem'e secde etmeleri için meleklere emretmiş, eşya ve âlemi meleklere gösterip bunların adlarını sorduğu zaman melekler cevap verememiş, Hz Âdem ise birer birer saymıştır (el-Bakara 2/31-34) Ayrıca meleklerin Allah'a kullukları ve hayırlı şeyleri yapmaları, iradeye bağlı olmayan hareketlerdir Halbuki insan Allah'a kulluğunu ve iyi işleri, kendisini doğru yoldan ayıracak pek çok engeli aşarak yapar Bütün bunlar insan cinsinin melek cinsinden üstün olduğunu gösterir Meleklerin önde gelenleri, peygamber olmayan bütün insanlardan; takvâ sahibi müminler, şehidler, salih amel işleyenler, dinde dosdoğru hareket edenler, diğer meleklerden; diğer melekler de insanların kâfir, münafık, müşrik, inancı bozuk, amelsiz, ahlâksız olanlarından daha üstündür
    f) Cin ve Şeytan
    aa) Cin
    Sözlükte, "gizli ve örtülü varlık, görülmeyen şey" anlamına gelen cin, terim olarak duyu organlarıyla algılanamayan, çeşitli şekillere girebilen; ateşten yaratılmış, mânevî, ruhanî ve gizli varlıklara verilen bir addır
    Cin kelimesi geniş anlamıyla ele alındığında, insan kelimesinin karşıtı olarak kullanılır ve herhangi bir kayıtla sınırlandırılmamışsa, duyu organlarından gizlenmiş bütün mânevî varlıkları ifade eder Dar anlamıyla ise cin kelimesi, ruhanî varlıkların bir kısmını belirtmek için kullanılır Çünkü gözle görülmeyen ruhanî varlıklar: Hayırlı olan ve Allah'ın emrinden çıkmayan ve insana iyi şeyler ilham eden melekler, insanı aldatan ve şerre yönelten şeytanlar, hem hayırlıları hem de şerlileri bulunan cinler, olmak üzere üçe ayrılmaktadır
    Cinler, duyu organlarıyla algılanamayan varlıklar olduğu için, onlar hakkındaki tek bilgi kaynağı vahiydir Kur'ân-ı Kerîm ve sahih hadisler, cinlerden bahsetmekte, doğru düşünebilen akıl da bunu imkânsız görmemektedir İnsanların cinleri göremeyişi, gözlerinin cinleri görecek yetenekte yaratılmamış olmasındandır
    Kur'an'a göre insan topraktan, cinler ise ateşten yaratılmıştır: "Cinleri öz ateşten yarattı" (er-Rahmân 55/15), "Andolsun biz insanı, kuru kara çamurdan, şekillenmiş kara balçıktan yarattık Cinleri de daha önce, zehirli ateşten yarattık" (el-Hicr 15/26-27) Sonuncu âyet cin türünün insan türünden önce yaratıldığını da göstermektedir
    Kur'an'da cinlerden bahseden, yirmi sekiz âyetten oluşan ve Cin sûresi diye bilinen bir sûre bulunmaktadır Bu sûrede de dile getirildiği gibi, cinler çeşitli gruplara bölünmüşlerdir Cinlerin bir kısmı müslümandır Bir kısmı da kâfirdir Kâfir olanları cinlerin çoğunluğunu oluştururlar Cinlerin mümin olanları, müminlerle beraber cennette, kâfir olanları da kâfirlerle beraber cehennemde kalacaklardır
    Cinler çeşitli şekillere girebilecek ve insanların yapamayacağı bazı işlerin üstesinden gelebilecek yetenekte yaratılmıştır Hz Süleyman Sebe melikesinin tahtını getirtmek istediğinde cinlerden birinin, o henüz yerinden kalkmadan tahtı getirebileceğini söylemesi (en-Neml 27/39) bunu göstermektedir Cinin Hz Süleyman'la karşılıklı konuşması, onların gözle görülebilecek bir şekle girebileceklerine işarettir Allah cinleri Hz Süleyman'ın emrine vermiş, o da cinleri ağır ve meşakkatli işlerde kullanmıştır
    Cinlerin mutlak gayba dair bilgileri yoktur Ancak hayat sürelerinin uzunluğu, ruhanî ve mânevî varlıklar olmaları, meleklerden haber çalmaları gibi sebeplerle, insanların bilmediği, geçmişe ve şu ana ait bazı olayları bilebilirler Ancak bu durum, cinlerin insandan daha üstün varlıklar olduğunu göstermez Bir âyette, "Süleyman'ın ölümüne hükmettiğimiz zaman, onun öldüğünü, ancak değneğini yiyen bir ağaç kurdu gösterdi (Sonunda) yere yıkılınca anlaşıldı ki cinler gaybı bilselerdi, o küçük düşürücü azap içinde kalmazlardı" (Sebe' 34/14) buyurularak, onların gaybı bilmedikleri açık bir şekilde ortaya konulmuştur
    Cinler de insanlar gibi iman ve ilâhî emirlere itaat etmekle yükümlüdürler: "Ben cinleri ve insanları ancak bana kulluk etsinler diye yarattım" (ez-Zâriyât 51/56) Cinler tıpkı insanlar gibi yerler, içerler, evlenir ve çoğalırlar, erkeklik ve dişilikleri vardır, doğar, büyür ve ölürler Ancak cinlerin ömrü, insanlarınkine göre epeyce uzundur
    Bazı durumlarda cinlerin insanlara zarar vermesi söz konusu olabilirse de, müslüman bir kimsenin cinlerden korkmaması ve Allah'ın izni olmadan, bir varlığın başka bir varlığa zarar veremeyeceğine gönülden inanması gerekir Diğer varlıklardan gelebilecek zararlara karşı Allah'a sığınmak gerektiği gibi cinlerden gelebilecek zararlar hususunda da aynı tutum gösterilmelidir Nitekim Hz Peygamber'in de cinlerin insanları etkilemesine karşı Âyetü'l-kürsî'yi, Felâk ve Nâs sûrelerini okuduğu bilinmektedir (bk Buhârî, "Vekâle", 10; "Fezâilü'l-Kur'ân", 10; Tirmizî, "Tıb", 16) Müslümanlar, cinlerden zarar gördüklerini sandıkları durumlarda Hz Peygamber'den öğrendiği tedbirlerle yetinmeli, cahil cinci ve üfürükçülerin tuzağına düşmekten sakınmalıdırlar


    bb) Şeytan
    Gözle görülmeyen fakat varlığı kesin olan, azgınlık ve kötülükte çok ileri giden, kibirli, âsi, insanları saptırmaya çalışan cinlere şeytan adı verilir
    Kur'ân-ı Kerîm'de ilk şeytandan İblîs diye söz edilir, İblîs, azmış ve Rabbinin buyruğuna isyan ederek sapıklığa düşmüş cinlerdendir "Hani biz meleklere Âdem'e secde edin demiştik İblîs hariç hepsi secde ettiler O yüz çevirdi, büyüklük tasladı ve kâfirlerden oldu" (el-Bakara 2/34) anlamındaki âyet, onun melek olduğunu göstermez Çünkü bu âyette, ifadenin çoğunluğa göre düzenlenmesi kuralına uygun bir üslûp kullanılmıştır "İblîs cinlerdendi; Rabbinin emrinden dışarı çıktı" (el-Kehf 18/50) âyetinden de açıkça anlaşılacağı gibi, aslında o bir cindir Allah'a ibadet ederek derecesini yükseltmiş, melekler arasına karışmış, daha sonra da isyanı yüzünden bu konumunu yitirmiştir
    Melekler ve cinler gibi duyu organlarıyla algılanamayan fakat varlığı Kur'ân-ı Kerîm ve sahih hadislerde kesin biçimde haber verilen şeytan, ateşten yaratılmıştır Hz Âdem'in çamurdan, kendisinin ise ateşten yaratıldığı gerekçesiyle ondan üstün olduğunu iddia etmiş, Âdem'e secde etmekten kaçınmış, Allah'ın lânetine uğramış ve O'nun huzurundan kovulmuştur Daha sonra Hz Âdem ve eşi Havvâ'yı yanıltarak, onların cennetten çıkarılmalarına sebep olmuştur
    Şeytan ilk insandan beri bütün insanlara kötülükleri, küfür ve günahları süsleyip güzel göstermiş, insanları hak yoldan uzaklaştırmak için elinden geleni yapmıştır
    Allah'ın gösterdiği dosdoğru yoldan uzaklaşmak, yasakları çiğnemek, şeytana imkân ve fırsat vermek demektir Sapıklık ve azgınlıkta devam edenler, şeytanın kendilerini çepeçevre kuşatmasına, kendilerinin de şeytanın esiri olmalarına sebep olurlar Yüce Allah insanları şeytanın düşmanlığına, hile ve aldatmacalarına karşı uyarmıştır: "Çünkü şeytan sizin düşmanınızdır Siz de onu bir düşman sayın O, kendi taraftarlarını ancak ateş ehlinden olmaya çağırır" (el-Fâtır 35/6)
    Dünyada insanları hak ve hakikatten uzaklaştıran şeytan, âhirette de onları işledikleri ile başbaşa bırakacak, bu konuda kendisini suçlamamalarını söyleyecektir Şeytanlar, her peygambere düşman kılındığı gibi, her insanı yoldan çıkarmaya çalışacak ve kötü şeyleri süslü gösterip, yasakları çiğnemeye teşvik edecek bir şeytanın bulunacağı da Hz Peygamber tarafından bildirilmiştir (bk Müslim, "Münâfikun", 11)
    Yüce Allah, Kur'an okunduğunda kovulmuş şeytandan kendisine sığınılmasını emrettikten sonra, Allah'a içtenlikle inanıp ibadet eden, yasaklarını çiğnemeyen kimseler üzerinde şeytanın hiçbir etki ve hâkimiyetinin olmayacağını ifade etmiştir (bk en-Nahl 16/98; el-İsrâ 17/65; el-A`râf 7/21) Allah Teâlâ varlıkları, biri diğerinden ayırt edilebilsin ve aralarındaki fark insanlarca kolaylıkla anlaşılabilsin diye zıtlarıyla birlikte yarattığından, şeytanı da yaratıkların en temiz ve en şereflilerinden olan, hak ve hayrı tavsiye eden meleklerin varlığına zıt ve alternatif olarak yaratmıştır Çünkü belli fiillerin ibadet, hayır, güzel ve iyi oluşu, ancak zıtlarının varlığı ile bilinebilir ki, insanlara şer ve çirkin fiillerde yol gösteren de şeytandır
     
  3. Dine

    Dine Özel Üye

    Meleklere iman Sual: İmanın ikinci şartı nedir?
    Meleklere iman CEVAP
    İmanın ikinci şartı,Meleklere imandır Amentü�deki, (Ve melaiketihi) ifadesi,Allahü teâlânın meleklerine inanmayı, iman etmeyi bildirmektedir

    Sual: Meleklere iman nasıl olmalıdır?
    CEVAP
    Melekler, Hayat sahibi, diri, nurani yaratıklar olup, akıl sahibidirler Allahü teâlânın sevgili ve kıymetli kullarıdır, ortakları ve kızları değildir Allahü teâlânın emirlerine itaat ederler, isyan etmezler Günah işlemezler Erkek ve dişi değildir Evlenmezler, doğurmazlar, çoğalmazlar, çocukları olmaz, yiyip içmezler Allahü teâlâ, bunlardan bazılarını peygamber olarak seçmiştir Diğer meleklere vahiy [haber] götürmek görevi ile şereflendirmiştir Peygamberlerin kitaplarını ve sayfalarını getiren de bunlardır Mesela Enam suresini Cebrail aleyhisselam ile birlikte 70 bin melek getirmiştir Bunlar hata etmez, unutmaz Hile yapmaz, aldatmazlar Bunların Allahü teâlâdan getirdikleri hep doğrudur, şüpheli, ihtimalli değildir Kendilerine verilen emirleri yapmaktan başka işleri yoktur

    En üstünleri 4 tanedir:
    Cebrail aleyhisselam: Meleklerin en üstünüdür Vazifesi, Peygamberlere vahiy getirmek, emir ve yasakları bildirmektir Cebrail aleyhisselamın günah işleyeceğini veya yanlış bir iş yapacağını sanmak çok tehlikelidir Çünkü Allahü teâlâ buyurdu ki:
    (Ey Resulüm de ki; �Cebrail�e düşman olan, Allah�a düşmandır� Çünkü o, Kur�an-ı kerimi, Allah�ın izniyle, kendinden önce gelen kitapları doğrulayıcı, bir hidayet rehberi ve müminler için müjdeci olarak senin kalbine indirmiştir) [Bekara 97]

    İsrafil aleyhisselam: Sura üfürmekle vazifelidir Birinci üfürmesinde hasıl olan sesi işiten, Allahü teâlâdan başka her diri ölecek, ikincisinde hepsi tekrar dirilecektir

    Mikail aleyhisselam: Rızk gönderilmek, ucuzluk, bolluk, kıtlık, pahalılık ve her maddeyi hareket ettirmekle vazifelidir

    Azrail aleyhisselam: İnsanların ruhunu almakla vazifelidir

    Bunlardan sonra dört sınıf melek vardır Hamele-i Arş denen melekler dört tanedir Huzur-i ilahide bulunan meleklere, Mukarrebin denir Azab meleklerinin büyüklerine Kerubiyan, rahmet meleklerine Ruhaniyan denir Cennet meleklerinin büyüğünün adı Rıdvan, Cehennem meleklerinin büyüğünün adı Malik�tir Cehennem meleklerine Zebani denir Bunlar, Cehennemde emredilen vazifelerini yapar Denizin balığa zararlı olmaması gibi, Cehennem ateşi de bunlara zarar vermez İnsanların iki omuzunda bulunup, iyiliklerini ve kötülüklerini yazan Kiramen katibin ismindeki iki melek ile, cinden koruyan meleklere, Hafaza melekleri denir Sayısı en çok olan mahluk meleklerdir

    "Zebani gibi bir zalim", "Azrail gibi cani, işkenceci bir Zebani", �Çocuğunuzu terbiye etmezseniz, anarşist olur, Azrail ve Zebani olur� gibi sözler uygun değildir [Bunları mecaz olarak da örnek vermek uygun değildir Allahü teâlânın emrine uyarak iman eden, emir ve yasaklara uyan müslümanlara mesela namaz kılan, oruç tutan, kul hakkı yemeyen, zina etmeyen müslümanlara ahmak, gerici, örümcek kafalı denir mi hiç? Bunun gibi, Allahü teâlânın emrini yerine getiren meleklere cani, işkenceci, zalim denir mi hiç? Mecazı da, örneği de, şakası da çok çirkindir] Meleklere hakaret eden Müslüman dinden çıkar Bütün melekler günahsızdır, cani, işkenceci, zalim değildir Allahü teâlânın emrini yerine getirirler (Feraid-ül-fevaid)

    Sual: (Ecelin hoyrat eli) demek küfür müdür?
    CEVAP
    Evet Çünkü Azrail aleyhisselamın Allahü teâlânın emri ile can alması hoş karşılanmamış, ona hakaret edilmiş oluyor Günahsız olan meleklere her ne şekilde olursa olsun hakaret etmek, onları kusurlu bulmak küfrü gerektirir (Birgivi)

    Bunun gibi, (Bu ibadetin sevabını yazacak melek yok) diyerek melekleri, dolayısıyla Allahü teâlâyı aciz bilmek de çok tehlikelidir

    Sual: Melekleri hep kanatlı kız şeklinde yapıyorlar Kızlara melek ismini veriyorlar Dört büyük meleğin ismini kızlara koymakta mahzur var mıdır?
    CEVAP
    Melekleri kız şeklinde yapanlar, Hıristiyanlardır Bir de onların etkisi altında kalan cahillerdir Meleklerde erkeklik, dişilik yoktur Melek ismini, kız çocuğuna değil de, erkek çocuğa koymak daha uygun olurdu En azından melekleri kız sanma ihtimali ortadan kalkardı Ama şimdi alışılmıştır Erkeğe melek ismi koymak yadırganabilir Ecdadımız, dört büyük meleğin ismini erkeklere koymuşlar, böylece onların kız olmadıkları intibaı yayılmış olmaktadır Erkek çocuklarına Cebrail, Mikail, İsrafil ismini koymak uygun olur Cennet meleklerinin en büyüğü Rıdvan�dır Cehennem meleklerinin büyüğü de Malik�dirBunlarınismi de erkek çocuğa konabilir Kız çocuklarına da koymak caiz ise de, Hıristiyanlara benzememek için koymamalı Azrail ismi de caizdir Ancak diğer çocukların alay etmesine yol açabilir Onun için Azrail ismini koymak uygun görülmemiştir Melekler hakkında Kur�an-ı kerimde mealen buyuruluyor ki:
    (Ahirete inanmayanlar, meleklere dişilerin adlarını takıyorlar) [Necm 27]
    (Rabbiniz oğulları size ayırdı da, kendisi için kız olarak melekleri mi edindi?) [İsra 40]

    (Putperestlere de ki: Kızlar Rabbinin de erkekler onların mı? Yoksa biz melekleri onların gözü önünde kız olarak mı yarattık?) [Saffat 149,150]

    Sual: Hangi hallerde eve rahmet melekleri girmez?
    CEVAP
    Günah işlenen yerlere, mesela kumar oynanan, içki içilen, herhangi bir çalgı aleti, mesela tv bulunan yerlere rahmet melekleri girmez Böyle yerlerde namaz kılmak mekruh olur ve edilen dua da kabul olmaz (Nisabül-ahbâr)

    Mekruh olarak kılınan namaz sahih olur Yani o kimse, namaz borcundan kurtulursa da, namaz kılmakla hasıl olacak büyük sevaba kavuşamaz Hadis-i şeriflerde buyuruluyor ki:
    (Canlı resmi, köpek ve cünüp bulunan yere rahmet melekleri girmez) [Nesai]
    (Sarhoş olan kimseye rahmet melekleri yaklaşmaz) [Bezzar]

    (Akraba ziyareti yapmayan kimselerin bulunduğu yere rahmet melekleri gelmez) [Taberani]
    (Heykel [ve her çeşit insan ve hayvan biblosu] bulunan odaya rahmet melekleri girmez) [Müslim]

    (Cers [çan, çıngırak] bulunan odaya rahmet melekleri girmez) [Nesai]
    (Cers, şeytanın mizmarıdır) [Müslim]
    [Mizmar her türlü çalgı aletidir (Müncid)]

    Bir ihtiyaç olmadan oyun, eğlence için cers takılı hayvana binmek mekruhtur Cers bulunan kervana rahmet melekleri gelmez (Tergib-üs-salât)

    Şeyh-ül-İslam Ahmet ibni Kemalefendi hazretleri buyuruyor ki:
    (Mizmarları kırmak için gönderildim) hadis-i şerifi, (Her çeşit çalgıyı yasak etmekle emrolundum) demektir (Kırk hadis)

    Allahü teâlâ, şeytana (Senin müezzinin mizmardır) buyurdu (Ebu Nuaym)
    Müezzin, ezan okuyan, insanları ibadete çağıran kimsedir Şeytanın müezzini ise, insanları günah işlemeye çağırır Bu da mizmarların her çeşididir

    Sual: Rahmet melekleri eve girmezse, ne kaybımız olur?
    CEVAP
    Melek girmeyen eve şeytan girer Hadis-i şeriflerde buyuruldu ki:
    (Misafir, sofrada iken, melekler ev sahibine dua eder) [Taberani]
    (Sirke yiyen kimselere, iki melek, yemek bitinceye kadar dua eder) [İbni Asakir]
    (Melekler, sahura kalkan kimselere dua eder) [İmam-ı Ahmed]
    Eğer sofrada içki veya meleklerin girmesine mani olan bir şey varsa, o kişi meleklerin yapacağı bu duadan mahrum kalır

    Yine hadis-i şeriflerde buyuruldu ki:
    (Bana salevat getirenin, günahlarının affolması için melekler dua eder) [Ey oğul ilmihali]
    (Allahü teâlânın zikredildiği yerlere, melekler rahmet saçar) [Ebuşşeyh]
    (Kur�an-ı kerimi hatmedene 60 bin melek dua eder) [Hazinet-ül-esrar, Deylemi]
    (Bir kimse, uygunsuzluk yapmadıkça, namaz kıldığı yerden ayrılıncaya kadar, melekler, �Ya Rabbi, buna rahmet et� diye dua ederler) [Nesai]
    Eğer salevat getirilen, zikredilen, Kur�an okunan ve namaz kılınan yerde, çalgı aleti veya meleklerin girmesine engel olan başka bir şey varsa, meleklerin yapacağı duadan mahrum kalınır

    Yine hadis-i şeriflerde buyuruldu ki:
    (Melekler, insanlara iyilik öğreten kimselere dua ederler) [Tirmizi]
    (Din kardeşinin bir işini yapana binlerce melek dua eder) [İbni Mace]
    (Yatağa abdestli yatan kimse için, o gece bir melek sabaha kadar, �Ya Rabbi, bunu affet� diye dua eder) [Hakim]

    Eğer o yerlerde veya yatak odasında, canlı resmi, kumar aleti veya rahmet meleklerinin girmesine engel olan başka bir şey varsa, meleklerin yapacağı duadan mahrum kalınır

    Ölüm hastasının bulunduğu odada, hayzlı, cünüp, canlı resmi, kumar aleti, köpek, çalgı aleti ve rahmet meleklerinin girmesine engel olan başka şey bulunmamalıdır

    Mümin, ruhunu teslim edeceği vakit, rahmet meleklerini görüp, can verme acısını duymaz O odaya rahmet melekleri girmezse, o kimse ölürken sıkıntılara maruz kalabilir

    Bir namaz vaktini cünüp geçirmek büyük günahtır Sarhoş olmak, kumar oynamak ve çalgı çalmak haramdır (Berika)

    Kendisi kullanmasa bile, herhangi bir çalgı aletini evinde bulundurmak günah olur (Hadika)

    Kendi yapmasa bile, kötü şeyleri evinde bulundurmak kötü, kendi yapmasa bile, iyi şeyleri bulundurmak iyidir Mesela, Kur�an-ı kerimi, okumasını bilmese de, bereketlenmek için evinde bulundurmak sevaptır (Hindiyye)

    Kendi oynamasa bile evde iskambil kağıdı, tavla gibi kumar aletlerini bulundurmamalıdır Haramlardan, mekruhlardan kaçılırsa, rahmet meleklerinin yapacakları dualardan istifade ederiz Melekler masumdur, duaları red edilmez

    Sual: Melekler Hazret-i Âdem�e secde etti mi?
    CEVAP
    Melekler Âdem aleyhisselama secde etmedi Onun istikametine Allahü teâlâya secde etti Biz Kâbe�ye secde etmiyoruz, Kâbe istikametine dönerek Allah için secde ediyoruz

    Sual: Melekler sevinip üzülürler mi?
    CEVAP
    Evet

    Sual: Kazalar azalınca veya yaşlılar ölmeyince, Azrail tatilde demek caiz midir?
    CEVAP
    Caiz değildir Azrail aleyhisselam, vazifesini ihmal etmez Böyle söylemek vazifesini ihmal ettiği anlamına gelir Meleklerle alay etmekte, küfre kadar götürür

    Sual: İblis, lanetlenmeden önce, meleklerin hocası mıydı?
    CEVAP
    Evet, meleklerin hocası ve reisi idi İslam âlimleri buyuruyor ki:
    Allahü teâlânın emri ile, bütün melekler, Adem aleyhisselama doğru secde etti Meleklerin hocası olan İblis, emri dinlemedi, secde etmedi İmam-ı Salebi hazretlerinin, İbni Abbas hazretlerinden rivayet ettiğine göre; İblis, meleklerle beraber idi Ateşten yaratılan cinler taifesinden idi Melekler ise, nurdan yaratıldı İblis�in önceki adı Azazil idi Cennetin bekçilerindendi Dünya seması meleklerinin reisi idi Dünya, semasının ve yerin sultanıydı Meleklerden ilimde üstün idi Gök ile yeryüzü arasını idare ediyordu, bunun için kendini büyük gördü Bu hâli onu Allah�a isyana sürükledi Allahü teâlâ da onu, rahmetinden uzaklaştırdı (Camiul Ahkam)

    İbni Abbas hazretleri buyuruyor ki:
    (İblis, Cennet bekçilerinden idi, dünya semasının işlerini idare ediyordu) [Beyheki]

    Said bin Müseyyib buyuruyor ki:
    (İblis, Meleklerin reisi, hocası idi) [İbni Cerir, İ Süyuti]

    Melekler günah işlemez
    Sual: Bir tefsirde, Hârut ile Mârut isimli iki meleğin günah işlediği yazılıdır Başka bir kitapta ise, meleklerin günah işlemediği yazılıdır Hangisi doğrudur?
    CEVAP
    Kur�an-ı kerimde iki melek denmesi, cinlerin, meleklerin içinde olmasından dolayı idi Hârut ile Mârût cin taifesinden idi Melekler günah işlemez (Tefsir-i Şeyhzâde, T Kurtubi)

    Sual: Cami kelimesi, Cebrail, Azrail, Mikail, İsrafil isimli dört büyük meleğin isimlerinin baş harflerinden mi meydana gelmiştir?
    CEVAP
    Hayır, meleklerin isimleri ile ilgisi yoktur Cami, Arapça kelimedir Dört değil, üç harflidir Cim, mim ve ayn harfleri ile yazılır Ayrıca, meleklerin üstünlük sırası da, bu kelimeye uygun değildir Mevlana Halid-i Bağdadi hazretleri buyuruyor ki:
    Meleklerin birbirlerinden üstünlükleri vardır En üstün dört büyük melekten 1si Cebrail, 2si İsrafil, 3sü Mikail, 4sü Azrail�dir [aleyhimüsselam] (İtikadname)

    Melekler ve İblis
    Sual: Kur�anda, İblise değil, meleklere secde emri verildiği bildiriliyor Şeytana böyle bir emir verilmediği halde, neden şeytan cezalandırılıp lanetlendi?
    CEVAP
    Hâşâ, Allahü teâlânın, yanlış, lüzumsuz bir şey yapması, haber vermeden, suçsuz bir mahlukunu cezalandırması, yani zulmetmesi hiç mümkün mü? İblis, Meleklerle beraber yaşıyordu, onların hocası idi Allahü teala, içinde, İblis�in de bulunduğu melekler topluluğuna emir verdi O toplulukta, İblis olmasa idi, verilen emirden sorumlu olmazdı Âyet-i kerimelerde, (Fakat İblis secde etmedi) buyurulduğuna göre, İblis de, secde emri verilenlerden idi Bir âyet-i kerime meali şöyledir:

    (Meleklere, �Adem�e secde edin� demiştik İblis hariç, hepsi secde etmişti O, cinlerden idi Rabbinin emrinin dışına çıktı Şimdi siz, beni bırakıp da, İblis�i ve onun avenelerini dost mu ediniyorsunuz? Halbuki onlar, sizin düşmanınızdır [Şeytanın yolundan gidenleri dost edinerek, Cenneti verip Cehennemi almak] zalimler için, ne kötü bir değiş tokuştur) [Kehf 50]

    Şeytanın, secde ile emrolunduğunu bildiren, iki hadis-i şerif meali şöyledir:

    (Ademoğlu, secde âyetini okuyup da, secde edince, şeytan ağlayarak uzaklaşır Sonra şöyle der: Yazık bana, ademoğlu secdeyle emrolundu ve secde ettiği için Cennete kavuştu Ben de secdeyle emrolundum, ama isyan ettiğim için, Cehenneme müstahak oldum) [Müslim]

    (Kibirden sakının Kibir, şeytanı secde etmemeye sevk etti) [İ Asakir]
     

Bu Sayfayı Paylaş