Meal ve tefsir okumak

'Dini Sohbetler Dini Forum' forumunda Mavi_Sema tarafından 16 Mayıs 2011 tarihinde açılan konu

  1. Mavi_Sema

    Mavi_Sema Özel Üye

    Sponsorlu Bağlantılar
    Meal ve tefsir okumak konusu Kur'ânı Kerim Tercümesi Okumak
    Kur'an-ı Kerim'in Meal ve Tefsiri

    Biz Türkiyeli Müslümanların ana dilimiz Arapça değildir. Kur'ân'ı aslından okuyarak anlayamayız.

    Arapça Kur'ân Allah kelâmıdır. Onda hatâ yoktur. Başka dillere yapılan tercümeler ve meâller kul sözüdür. Onlarda hatâ olabilir, nitekim de kasdî olarak veya yanılarak böyle hatâlar yapılmıştır.

    Türkçe Kur'ân tercümesi, meâli, tefsiri okuyacak iyi niyetli Müslümanların mutlaka (kasıtlı olarak yanlış yapmayan ve en az yanılan) icazetli müfessirlerin (Kur'ân yorumcularının) ihlâsla, Allah rızası için hazırladıkları tercüme, meâl ve tefsirleri (ihtiyatla) okumaları gerekir.

    Dini imanı para, menfaat, zenginlik, servet, benlik, makam, mevki, riyaset olan bozuk kişilerin, ulemâ-i su'in (Kötü âlimlerin) yaptığı Kur'ân tercümeleri, meâlleri, tefsirleri okunmamalıdır.

    Ana dili Arapça olmayan ve din ilimlerini okuyup icazet almamış olan Müslümanlar, İslâm dini ile ilgili bilgileri, icazetli ulemânın yazmış (te'lif ve tasnif etmiş) oldukları kitaplardan okuyup öğrenmelidir.

    Din âlimi ve müctehid olmayan bir Müslüman kendi re'yi, hevası, hevesi, kafası ile Kur'ân'dan din ve şeriat hükmü çıkartamaz.


    1. Sadece icazetli müfessirlerin hazırlamış oldukları tercüme, meâl ve tefsirler okunabilir.

    2. İcazetli din âlimi, fakih, müfessir olmayanların hazırladıkları tercüme, meâl ve tefsirler okunmaz. Bunları okuyan sapıtabilir.

    3. Müslümanlar ilmihallerini (öğrenmeleri farz olan dinî bilgileri) tercüme, meâl ve tefsirlerden değil, muteber ilmihal kitaplarından öğrenirler.

    4. Kur'ân tefsiri okuyabilecek ön tahsile, birikime, kültüre sahip olan Müslümanların icazetli bir üstada, âlime, fakihe müracaat ederek ondan usulüne göre ders almaları gerekir.

    Herkes Kur'ân'ı okusun, kendi kafasına göre mânâ çıkartsın diyenlerin bazısı, Ehl-i Sünneti yıkıp, onun yerine bid'at mezheplerini ve fırkalarına ikamet etmek isteyenlerdir.

    Cahilin biri Kur'ân'ı okurken müteşabih ayetleri lügavî mânâlarına göre te'vil ederek küfre düşebilir.

    Mutlak müctehid derecesindeki büyük ve muttaki âlimler ve fakihler, Ümmet için sahih itikad kitapları yazmıştır. İtikadımızı bunları okuyarak öğrenmeliyiz.

    Kur'ân okumak farz değil, Sünnettir.

    OkunanKur'ân'ı dinlemek farz-ı kifâyedir.

    Tıp doktoru, veteriner, avukat, iletişim uzmanı, işletmeci, bakkal, kassab, balıkçı, bilgisayarcı, şoför, öğretmen... Bu gibi kimseler rasgele Kur'ân tercüme, meâl ve tefsiri okumamalıdır. Okuyacaksa mutlaka ehliyetli ve icazetli bir âlimin kitabını almalıdır. Ve bundan kesinlikle kendi kafasına göre din ve şeriat hükmü çıkartmaya yeltenmemelidir.

    Bir Müslüman küçük bir ilmihal kitabını okuyarak, ondaki bilgileri hayata geçirerek, sahih itikada sahip olarak Cennet'e girebilir.

    Yüce Kur'ân'ı, küfre ulaştıracak şekilde yanlış yorumlarsa, meselâ bazı müteşabih ayetleri lügavî mânâlarına alarak Allah'a noksan sıfatlar yakıştırırsa Cehennemlik olur.

    Evet Kur'ân Allah'ın Yüce kitabıdır, kadim Kelâmıdır, İslâm'ın ana kaynağıdır. Lakin onu okumanın, anlamanın, yorumlamanın, içindeki kurtarıcı hükümleri hayata geçirmenin, ona uymanın metodu vardır, usûlü vardır, edebi ve erkânı vardır.

    İslâm baştan başa edebtir.
     

Bu Sayfayı Paylaş