Mazıdağı Karaalanı Köyü - Mazıdağı Karaalanı Köyü Hakkında Bilgi

'Mazıdağı Tanıtımı' forumunda Siraç tarafından 9 Aralık 2009 tarihinde açılan konu

  1. Siraç

    Siraç Site Yetkilisi Admin Editör

    Sponsorlu Bağlantılar
    Mazıdağı Karaalanı Köyü - Mazıdağı Karaalanı Köyü Hakkında Bilgi konusu
    Mazıdağı Karaalanı Köyü - Mazıdağı Karaalanı Köyü Hakkında Bilgi

    Karaalanı, Mazıdağı

    Karaalanı, Mardin ilinin Mazıdağı ilçesine bağlı bir köydür.

    Tarihi

    Köyün eski adının Meker olduğu bilinmektedir.Osmanlı Arşiv kayıtlarında vede Mardin, Diyarbakır(Amid)Tahrir ve Tapu kayıtlarındada var olan bilgiler dahil olmak üzere köy "meker" Mardin yöresinde bilinen tek Oğuz KARAKEÇİLİ aşiretinden insanlarca kurulmuş yegane bir köydür.Köyde yaşayanlar Urfa Karakeçili aşireti gibi kürtçe konuşurlar.Osmanlıyı kuran Türkiyenin en büyük aşiretlerinden biridir.Elazığ,musul,Urfa,Rakka,Halep,Antep,Erzurum bir çok yerde yerleşik bir aşirettir.Meker köyünü kuran Karakeçililer Musul ve Rakkadan gelen Karakeçili kabileleridir.Mazıdağı yöresi ezici çoğunluğu KÜRT olan bir ilçedir.tek bilinen Türkmen asıllı köy meker köyüdür. Karakeçili aşireti Malazgirt Savaşı (1071)’ndan önce, Ertuğrul Gazi’nin önderliğinde Orta Asya’nın Merv ve Mahan bölgelerinden Anadolu’ya girmişler, bir süre Iğdır ve çevresinde konakladıktan sonra güneye doğru akarak Ahlat, Şanlıurfa ve Suriye bölgesine geçmişlerdir. Aşiretin bir bölümü Urfa, Suruç, Siverek bölgesinde, bir kısmı da Ankara, Karacadağ ve Söğüt bölgesinde yerleşmişlerdir.Osmanlı Devleti kuruluş tarihinden itibaren, göçebe Türk boylarını, Anadolu'nun çeşitli yörelerinde yerleşik hayata geçirmek için değişik uygulamalara girişmiştir. XVI. Yüzyılın ilk çeyreğinde Anadolu'daki iskan hareketi hızlanmıştır. Elazığ ve ilçeleri,Erzurum ve ilçeleri,Malatya Elbistan yöresi,antep,adıyaman yöreleri,Maraş,kelkit vadisi ve Batı Anadoluda Eskişehir,Bursa,Bilecik,söğüt,domaniç çevresi,Manisa,Uşak,Afyon,Kütahya,Toroslar,Konya,Ankara,Kırıkkale,Çorum havzalarında Osmanlı döneminde iskanlar yapımıştır.Musul,Erbil,Kerkük,Halep,Rakka,Münbiç çevrelerine Anadoludan önce Kayı Boyu ve KARAKEÇİLİLER yerleşmişlerdir.Türkiyede Karakeçililer bilinen 68 koldan oluşur.Elazığ çevresinde 5 oymak ve isimle anılan Karakeçili kolları vardır.Bunlar:"Çarsancaklı","Torun","Ceraplı","Gökçe","Antarlı"URFA'DA Antarlı kolu (Andari)olarak ifade edilmiştir."Kadılı"kolu'da Kadıyan olarak ifade edilir.Bulkasım yada Kasımoğlu koluda(Arapça'nın etkisi ile Binkasım olarak ifade edilmiştir.)Musuldan son 200 yılda Urfa Elazığ çevresine göç eden Karakeçililere(musiki)denilmiştir. Gaziantep havalisine yerleşen Karakeçililer ise, "Albayramlar" adıyla anılırlar.Bilindiği gibi, Anadolu'daki Karakeçililerin önemli bir bölümü Urfa havalisinde yaşamaktadır. Burada yaşayan Karakeçililer Türk oldukları hâlde, Türkçeden farklı bir dil konuşmaktadırlar. Ancak konuşulan bu dilin "Gürmanç" ağzı olduğu ve Tuncer Gülensoy'un tesbitlerine göre, "Doğu Anadolu Osmanlıcası" olduğunu söylemek mümkündür. Aynı Hoca'nın burada yaşayan Karakeçililerle ilgili tesbitleri şöyledir: "Urfa-Suruç yöresinde yaşayan Karakeçililerin büyük bir kısmı "Gürmanç" ağzını konuşmakladırlar. Ancak bunun yüzde seksenbeşi Türkçe kelimelerden oluşmaktadır."l4.Karakeçililer üzerinde sosyolojik araştırmalar yapan Ziya Gökalp ve Mehmet Eröz'ün görüşleri de bu düşüncelerle beraber değerlendirildiğinde, olayın realitesi açığa çıkmaktadır. Ziya Gökalp, Viranşehir'deki Millilere komşu olarak nitelendirdiği Karakeçililerin -ki aslında bu boyun içinde addedilmektedirler-Bursa'daki Karakeçililerin bir bölümünü oluşturduklarını ve zamanla Türkçeyi unuttuklarını ifade ederek, bunların köy isimlerinden hareketle Türk olduklarının anlaşıldığını söylemektedir. Nitekim, Salur ve Kangılı köylerinin Karacadağ'da yer aldığını, bunların da eski Türk boy adları olduğunu söylemektedir. Ziya Gökalp, buradaki Türkan aşiretinin de aynı akibete uğradığına işaret etmektedir.Karakeçililer, geçmişte Ertuğrul Gazi Türbesi'ni her yıl Nevruz gününde ziyaret ederlerdi. Burada bir tür anma toplantısı niteliğinde buluşur ve şenlik düzenlerlerdi. Ancak sonraları bu geleneği Eylül ayının ikinci haftasında yapmaya başlamışlardır. Bu ziyaret ve şenlik Karakeçililerin bayramıdır. Atlarla buraya gelen ve kurbanlar kesen Karakeçililer görkemli törenler yaparlardı. Bu esnada cirit oyunları ve güreş müsabakaları da yapılırdı.15 Bu ziyaret ve şenlikler II. Abdülhamid zamanında resmileştirilmiştir.Osmanlı yönetimine sadakatla bağlı kalan Karakeçililer, genel olarak herhangi bir disiplinsizlik hareketine girmemişlerdir. Sultan II. Abdülhamid sarayın muhafazası için Karakeçilileri görevlendirmiştir. Hem Yavuz Sultan Selim, hem de II. Abdülhamid tarafından Karakeçililere sancak verildiği ve kendilerine çok güvenildiği rivâyeti de yaygındır. Bilindiği gibi, II. Abdülhamid, Alman İmparatoru'na Karakeçili aşiretinin mensuplarını tanıtırken, kendi akrabaları olarak takdim etmiştir. Ayrıca aynı padişah Karakeçililerin bulunduğu bir alay meydana getirerek, bu alaya "Ertuğrul Alayı" adını vermiştir, ki bu da çok manidardır. Yine kendi adıyla oluşturduğu "Hamidiye Alayları"nda, ki bunlar da Çanakkale ve Doğu Cephesi'nde Ruslar, İran ve Ermenilerle olan çarpışmalarda önemli hizmetler ifa etmiştir, Karakeçililer yer almıştır.Cumhuriyet döneminde de Karakeçililer devlete sadakatla bağlı kalmışlardır. Millî Mücadele'de Urfa ve havalisindeki millî faaliyetlerde ve özellikle yörenin Fransız işgalinden kurtarılması ile bazı iç isyanların bastırılmasında, Siverek kuvvetleri içinde yer alan Karakeçililer, diğer Türkmen (Oğuz) kuvvetleri olan İzoli, Beğdili (Badıllı), Karahanlı aşiretleri gibi üzerlerine düşeni yapmışlardır.16.Yine Millî Mücadele'de Güneydoğu Anadolu'daki Milli aşiretinin neden olduğu ayaklanma teşebbüsüne katılmayan Karakeçililer, Viranşehir ve çevresinde İngiliz ve Fransız kuvvetleriyle mücadeleye giriştikleri gibi, isyancılarla da mücadele etmişlerdir. Ancak bu isyan sırasında Karakeçililerin ileri gelenleri hayatlarım kaybetmişlerdir. Mardin'de bulunan Beşinci Tümen'in çabaları ve millî kuvvetlerin yardımıyla bu isyan hareketi bastırılmış ve asiler Suriye'ye kaçmak zorunda kalmışlardır.17. Güneydoğu Anadolu'da olduğu gibi Orta ve Batı Anadolu bölgelerindeki Karakeçililer de Millî Mücadele'ye destek vermişler ve önemli vazifeler ifa etmişlerdir. Batı cephesinde Yunanlılara karşı ve bazı iç isyanların bastırılmasında önemli hizmetlerde bulunmuşlardır. Mustafa Kemal Paşa'nın yakın silâh arkadaşlarından Yarbay Mehmet Arif Bey oluşturduğu özel bir "Karakeçili Müfrezesi" ile Millî Mücadele'ye katkıda bulunmuştur.18.Sonuç olarak, Karakeçililerin Hocamız Faruk Sümer'in "Türkmenler" dediği Oğuzların Bozok kolunun Kayı boyuna mensup oldukları ve yüzyıllara dayanan bir mazilerinin olduğu açıktır. Anadolu'yu ebedî vatan yapan Türkiye Selçukluları ve Osmanlı Devleti zamanında varolan ve Anadolu birliği içinde çok uzak olmasa da farklı yörelerde yaşayan bu insanlar, âdeta Anadolu insanın kardeşlik ve birliğinin simgesini oluşturmaktadırlar, denilebilir. Kısacası, millî birlik ve beraberliğe, kardeşliğe güzel bir örnektir Karakeçililer... Devlete ve millete hizmet yolunda Cumhuriyet döneminde de sadakada bağlı kalan bu aşiretin "Yörük Bayramı" kutlu olsun.Sözlerimi Büyük Atatürk'ün şu cümlesiyle bitirmek istiyorum; "Diyarbakırlı, Vanlı, Erzurumlu, Trabzonlu, İstanbullu, Trakyalı ve Makedonyalı hep bir ırkın evlâtları, hep aynı cevherin damarlarıdır... "19
    DİPNOTLAR Prof. Dr., Kırıkkale Üniversitesi Rektör Yardımcısı, Fen-Edebiyat Fakültesi, Tarih Bölümü Başkan Kırıkkale-TÜRKİYE. (1) Faruk Sümer, Oğuzlar, Ankara 1967, s. 9. (2) Faruk Sümer, Oğuzlar, Ankara 1964, s.182. (3) Cevdet Türkay, Başbakanlık Arşiv Belgelerine Göre Oymak, Aşiret ve Cemaatler, İstanbul 1979, s. 476. (4) İbrahim Kafesoğlu, Türk Millî Kültürü, İstanbul 1994. s. 259. (5) AbdulhalukÇay, Her Yönüyle Kürt Dosyası, Ankara 1996, s. 245. (6) W. Bang-R. Rahmeti Arat, Oğuz Kağan Destanı, İstanbul 1970, s. 14. (7) A. Çay, a.g.e., s. 242. (8) Bu boylara ilişkin geniş bilgi için bkz., Faruk Sümer, Oğuzlar, Ankara 1 964. (9) A, Çay, a.g.e., s. 247. (10) Geniş bilgi için bkz., Mahmut Rışvanoğlu, Doğu Aşiretleri. (11) A. Çay, "Ertuğrul Gazi, Karakeçililer ve Söğüt Yörük Bayramı", III. Osmanlı Sempozyumu, Söğüt 1988, s. 7. (12) A, Çay, a.g.m., s. 7. (13) 1589 tarihli Ankara Şeriye Sicili. (14) Tuncer Gülensoy, "Karakeçili", Ortadoğu Gazetesi, 22 Aralık 1994, s. 2. (15) Kâmil Su, Balıkesir ve Civarında Yörük Türkmenler, Balıkesir Halkevi Yayını, Sayı 20, İstanbul 1938, s. 40.

    Kültür


    Köyün gelenek, görenek ve yemekleri hakkında bilgi yoktur.

    [​IMG] [​IMG]
    Mazıdağı Karalanı Köyünün Mehmet Kapçak tarafından çekilmiş genel görünümü

    Coğrafya

    Mardin iline 53 km, Mazıdağı ilçesine 3 km uzaklıktadır.

    İklim


    Köyün iklimi, karasal iklimi etki alanı içerisindedir.

    Nüfus


    Yıllara göre köy nüfus verileri
    2007 1700
    2000 1460
    1997 -

    Ekonomi


    Köyün ekonomisi tarım ve hayvancılığa dayalıdır.

    Muhtarlık


    Yerleşim yerinin köy tüzel kişiliği alması ile birlikte köyün tüzel kişiliğini temsil etmesi için köy muhtarlık seçimleri de yapılmaktadır.
    Seçildikleri yıllara göre köy muhtarları:
    2004 - Celal Erez
    1999 -
    1994 - Hasan Ekinci
    1989 -
    1984 -

    Altyapı bilgileri


    Köyde, ilköğretim okulu vardır ancak kullanılamamaktadır. Köyün [[içme suyu şebekesi,yeni yapıldı,kanalizasyon şebekesi vyoktur. PTT şubesi ve PTT acentesi yoktur. Sağlık ocağı ve sağlık evi yoktur. Köye ulaşımı sağlayan yol asfalt olup köyde elektrik ve sabit telefon vardır.


    Not: Bilgiler değişmişse sizler bu konu başlığı altında cevap yazarsanız en kısa süre içinde düzeltilecektir.
    Ayrıca Karaalanı Köyü hakkında yazı resim veya yayınlanmasını istediğiniz konuları bu başlık altında cevap olarak yazarsanız size yardımcı oluruz.






    Kaynak:Vikipedi, özgür ansiklopedi

     
    Son düzenleme: 23 Aralık 2014
  2. avatar

    avatar Üye

    eline sağlık paylaşım için teşekkürler
     

Bu Sayfayı Paylaş