Matematiksel Aşk

'Aşk-Sevgi-Evlilik Sözleri' forumunda mynq tarafından 25 Ağustos 2008 tarihinde açılan konu

  1. mynq

    mynq Üye

    Sponsorlu Bağlantılar
    Matematiksel Aşk konusu
    Sana romantik şiirler yazmayacağım artık.
    Kör olayım yazarsam
    Sana senin anladığın dilden yazacağım yani.
    “matematik” ile yazacağım.
    Bir “mimar” matematikten anlar ve reel olur.
    ...
    Bulunduğum konumu uzun süre düşündüm
    Sonra kendimi buldum.
    Ben aşk çemberine teğet geçen bir doğruyum.
    Tek tesellim hala “doğru” oluşum.
    Teğet geçme nedenimse;
    Çemberin sabit duramayışı...
    Eksiğim yok muydu?
    Vardı...
    Ben iki komşu dik kenar arasındaki açı kadar “dik”tim.
    90 dereceydim yani.
    Seni de hep bir “hipotenüs” gibi
    Hep karşımda duracak sandım
    Lakin aldandım.
    Sen bir gün çekip gidince
    Üçgenimiz bozuldu.
    Ben de “iki vektör arasındaki bir açı” oldum.
    Üçgen olmalıydık oysa.
    Dörtgen olmalıydık.
    Beşgen olmalıydık.
    Ne bileyim çokgen olmalıydık.
    Ama asla “yamuk” olmamalıydık.
    Yamuğu hiç sevmem.
    Ne zaman yamuk dense
    Bir “Quasimodo” gelir aklıma.
    Ve içim cız eder Notre-Dame’ın kamburuna.
    ...
    Matematik sabittir:
    2 x 2 = 4.
    Л = 3.14... gibi.
    Edebiyat ise değişkendir:
    “Ah aman gider o yâre haber
    Yarda yanar bir zaman” misali
    Olmayacak hayalleri vardır edebiyatın.
    Ne yâre haber gider ne de yar yanar.
    Olan sana olur eczacılara gün doğar.
    (Okulun kapısında seni beklerken
    Oturduğum o mermerin soğuğunu;
    Bir ben bilirim bir de
    Haftalar boyu yutulan antibiyotikler.)
    ...
    “Yârin yanağından gayri” demişti üstat.
    Benim için tektin paylaşılmazdın.
    Sonra bunun da formülünü buldum.
    “4sen 2 + 2sen + 4 = 0”
    Ne dersin?
    Bununla kaç tane “içi boş sen” türetilebilir?
    Bence hiç... Dört işlem bilirdim önce
    Senden önce yani
    Toplamayı severdim;
    Toplardım bütün güzellikleri
    Bölmeyi severdim;
    Yanlış anlama (ülkemi değil)
    Ekmeğimi bölerdim yüreğimi bölerdim.
    Çarpmaya başladım sonra;
    Kafamı bütün duvarlara.
    Sen beni bu güzelliklerden çıkardın da
    Eline ne geçti?
    6 ile 5’in toplamından bile 1 kalırken
    Senin bu sevdadan elinde ne kaldı?
    ...
    Sen!
    Payı paydasından küçük
    Sen dört işlemin yutan elemanı
    Sen çarpım tablosunda yolunu şaşırmış X.
    Bense yanına ilişmiş herhangi bir rakam.
    Ve sen her defasında
    X ’i yalnız bırakabilmek için
    Beni benimle sadeleştirdin.
    Biz sana ne değerler verdik de
    sen eşitliğin sağına hep değersiz olarak geçtin.
    Şimdi soruyorum sana:
    X ’i yalnız bırakabildin mi?
    . . . .
    Ne hayaller kurmuştum
    San dair bana dair.
    Kısacası bize dair;
    Kırmızı panjurlu bir evimiz olacaktı
    Küçük bir bahçe içerisinde
    Bahçemizde bir de havuz.
    Havuzumuzu 2 musluk 3 saatte doldururken
    1 musluk 2 saatte boşaltacaktı.
    İki de çocuğumuz olacaktı.
    Birinin adını “Pascal” koyacaktık.
    Diğerini “Abdülkerim”.
    Çocuklarımızın yaşları toplamı;
    Babalarınınkinden 1 eksik.
    Annelerininkinden 2 fazla olacaktı...
    Sen “profiterol” yerken
    Ben “acılı lahmacun” yiyecektim.
    aaaatlar dünyasının en aaaat çifti biz olacaktık.
    Ama olmadı.
    Olsaydın olacaktı oysa.
    Ama olması için benim ne olmam gerekiyordu bilemiyorum.
    Bir “parabol” mü yoksa “parası bol” mu?
    Ben bir yarım uyaktım
    Kendi içimde edebiyatvari...
    Sence ne olmalıydım?
    Zengin kafiye mi?
    ...
    Sana romantik şiirler yazmayacağım artık.
    Kör olayım yazarsam.
    Çarpılayım da kendime geleyim.
    Hatta 10’un 3’e bölümünden kalan
    33333... teki 3 gibi
    Sonsuzlukta boğulayım.
    Yanayım.
    Hatta kül olayım.
    ...
    Bütün kalbimle sana karşı hissettiklerimi
    Ve seni görmek istediğimi bildiğin halde
    Gittin ya;
    Git…
    Zıkkımın kareköküne kadar yolun var.
    Diyemiyorum.
    Yinede sana reel sayılar kadar reel mutluluklar...
     
  2. Google

    Google Özel Üye

    paylaşım için teşekkürler
     

Bu Sayfayı Paylaş