Mardinde Yılbaşı Tatili

'Mardin Tanıtımı' forumunda DeMSaL tarafından 28 Kasım 2010 tarihinde açılan konu

  1. DeMSaL

    DeMSaL Özel Üye

    Sponsorlu Bağlantılar
    Mardinde Yılbaşı Tatili konusu
    Mardinde Yeniyıl Tatili - Mardin Tanıtımı - Mardinde Yılbaşı - Mardinde Turizm - Mardine Nasıl Gidilir - Mardinde Nerelerde Gezilir - Mardin Konaklama Tesisleri


    Son yıllarda sadece ülkemizin değil tüm dünyanın ilgisini çekmeye başlayan Mardin, tarihi ve kültür yapısı ile Unesco’nun “Dünya Mirası Kenti Listesine” girmeye aday...

    [​IMG]


    Turistik gezi denince belkide akla hep Ege ve Akdeniz bölgeleri gelir… Ama esas gezginlerin gezipte hayran kaldığı bölgelerimiz, yerlerimiz ve şehirlerimiz ülkemizde öylesine çok ki…

    Mardin, özellikle son yıllardır gerek gelişimi gerekse de dizilere konu olan muhteşem görüntüsü ile her yıl binlerce kişinin burayı ziyaret etmesine sebep oldu. Görülmeye değer öyle çok yeri ve öğrenilmeye değer öyle güzel bir tarihi var ki Mardin’in…
    Şimdi bir de biz özetleyelim… Mardin’e nasıl gidebileceğinizden bahsedelim önce… Mardin’e kendi aracınız ya da otobüs ile ulaşmak isterseniz İstanbul’dan 1448, İzmir’den 1429 Ankara’dan ise 995 km yol kat etmeniz gerekiyor. Mardin’in 368 km’si devlet yolu, 362 km’si il yolu olup bölgeye bağlanan tüm yollar karayoludur. Mardin’e gitmek için havayolunu da kullanabilirsiniz. Haftanın her günü THY, Pegasus ve Onur Air’in Mardin Havaalanı’na seferi mevcut.
    Mardin’e vardıktan sonra öncelikle Mardin’in yapısına uygun bir konaklama yeri seçmelisiniz. Bunun için konaklayabileceğiniz alternatifler şöyle; Mardin’de 1. Cadde üzerinde bulunan butik otel olan Erdoba Evleri’ni tercih edebilirsiniz. Yine aynı cadde üzerinde bulunan Artuklu Kervansarayı’nda keyifli saatler geçirip, butik otelin konak havasını yaşayabilirsiniz. Mardin’in Midyat ilçesinden bulunan Matiat Otel’de tavsiye edebileceğimiz otellerden. Hotel Bilem, Büyük Mardin Oteli, Otel Öztopraklar, Nezirhan Oteli, Yay Grand Otel konaklamak için size sunacağımız seçeneklerden.
    Otelinizi seçtiniz ve yerleştiniz, şimdi sıra geldi Mardin seyahatiniz boyunca neler yapabileceklerinize… Öncelikle bilmeniz gerekenlerden biri; Mardin’in ilk çağlardan beri insanlık tarihi için çok önemli bir yerleşim alanı olduğudur. Bu sebeple gezip göreceğiniz her yeri çok dikkatli incelemenizde fayda var. Mardin geziniz hafızanızda unutulmayacak izler bırakacak. Dünü bugün, dünden getirdiklerini gönlünden; geçmişten geleceğe sunan, tarihi tarihle özümsetmek, yaşayıp yaşatabilmek ayrıcalığı nedeniyle, tarihin en eski Hıristiyan topluluğu Süryanilerin köklü kültürü ve çeşitli uygarlıkların izleriyle bezenen Mardin’de engin hoşgörü şehrin ötesine ulaşmaktadır. Ezanların Çanlarla kardeşçe ve birlikte yankılandığı bu medeniyetler şehrini görmek istemez misiniz?
    Nerelere Gidilir...
    Mardin'de Abbaralar, Mardin Evleri, Kırklar Kilisesi (Mar Behnam Kilisesi),Surp Hovsep Kilisesi(Mar Yusuf), Mardin Müzesi (1895), Meryem Ana Kilisesi (1895), Çerme Ailesi Evi(1909), Kız Meslek Lisesi(1901), Zinciriye Medresesi(1385), Kervansaray(17./18.yy), Şahtana Ailesi Evi(1890), Eski Vali Konağı(19.yy. sonu), Eski Askeri Kışla(19.yy. sonu), Bab-es-sur Camii(14.yy), Savurkapı Hamamı(12.yy.sonu-13.yy başı), Sitti Radviyye Medresesi, (12. yy. sonu), Hamza-i Kebir Zaviyesi(1438), Firdevs Kasrı (13.yy), Deyruzzafaran Manastırı (4.yy), Şehidiye Medresesi(13.yy.), Emir Hamamı, Revaklı Çarşı(17.yy), Kayseriye Bedesteni(15.yy),Ulu Cami(12.yy.), Mar Mihail Kilisesi(5.yy.), Kasımiye Medresesi(15.yy. sonu-16.yy.başı), Cihangirbey Zaviyesi (15.yy.) görülmeye değer yapılardan bazılarıdır. Belki bunların hepsine gitmeniz mümkün olmayacak ama en azından birçoğunu görmeye gayret edin.
    Mardin Kalesi
    Mardin Kalesi, Subari, Sümer, Babil, Mitaniler, Asur, Pers, Roma, Bizans, Emevi, Abbasi, Hamdaniler, Selçuklular, Artuklu, Karakoyunlu, Akkoyunlu, Safaviler, Osmanlılar dönemlerini, kimi zaman zaferleri, kimi hayal kırıklıklarını yaşamış çok önemli bir kaledir.
    MS.330 yılında ateşe ibadet eden ve güneşe tapan Şad Buhari isminde bir kral gelip Mardin kalesinde kalır. Rahatsız olan kral, kalede kaldığı süre içerisinde iyi olunca, kendisine bir kasır yaptırıp, 12 yıl burada yaşar. Daha sonra kendi memleketi Pers ve Babil'den birçok asker ve sivil getirip, onları Mardin’e yerleştirir. Getirilen halkın vasıtasıyla MS.442 yılına kadar birçok ilerlemeler görülür. M5.442'da veba salgınından dolayı kaledekilerden sağ kalan olmaz. MS. 542'e kadar Mardin Kalesi boş kalır. M.S.975-976'da Hamdaniler'den Hamdan Bin El Hasan Nasır El Devle Bin Abdullah Bin Ham binlerce yıldır hakim bir konumda bulunan bu doğal kaleyi bir takım eklemelerle, daha korunaklı bir hale getirmiştir.
    Kalede daha önceleri mesken olarak kullanılmaya yarayan kalıntılar gözlenmektedir. Evliya Çelebi her zamanki anlatım özelliğiyle kale ambarlarının çok miktarda erzak,cephane ile dolu olduğunu yazmıştır. l9.yüzyılın ilk yarısında mevcut olan surların, bugün bazı yerlerde yalnız temellerine rastlanmaktadır. Bir çok kez kuşatılan kale, Timur'u bile çileden çıkaran direnişini, bünyesinde barındırdığı su sarnıçları ve ambarlarındaki bolluk ile sağlamıştır. Dimdik ayakta iken şehrin altı kapısı mevcutmuş. Bunlar; ilin batısında Diyarbakır Kapı, Doğuda Savur Kapısı, Kuzeyde Bab-ı Şavt, Kuzeybatıda Bab-ı Hamara, Güneybatıda, Bab-ı Zeytun, Güneyde Bab-ı Cedid (Yeni kapı) dir. Bu kapıların sağlamlığı kalenin uzun yıllar zapt edilemeyişine önemli bir etkendir. Kartal Kalesinin şöhreti o kadar yaygındır ki, pek çok şaire ilham kaynağı olmuştur. Kalenin yaşadıklarına şahit olan Mezopotamya’ya medeniyetin ve tekniğin sihirli değneği deyince bu zümrüt ovayı bugün nura boğmuştur. Geceleri güney yönünden muhteşem Kartal Kalesine bakan biri, dağın eteklerinde parıldayan binlerce ışığı göğün yıldızları sanır.
    Çeşmeler : Kasımiye, Aynılpetrek, Firdevs, Ayn Kapçak, Ayn İcrun, Ayn Melha, Fahriye, Sultan İsa, Cevheriye, Ayn Saray, Ravza, Ayn Yahut, Tumbağa, Ayn ıl Kambar, Ayn ıl Milliye, Ayn ıl Cavz, Ayn ıl Tokmak vardır.
    Çarşılar : Mardin’de, Sipahiler, Un, Ayakabıcılar, Hasan Ayyar, Meşkin, Nalburiyeciler, Marangozlar, Kasaplar Çarşısı vardır.
    Hanlar : İlimizde Kervansaray Sürur Hanı, Kayseriye, Çeço Hanı, Cumhuriyet Hanı bulunmaktadır.
    Hamamlar : Mardin İlinde Emir, Savurkapı Hamamı, Yıldız Hamamı, Ulu camii Hamamı, Meristen Hamamı, Sıtrazaviye Hamamı vardır.
    Kaplıcalar : Dargeçit İlçesinde Germ-i Ab Kaplıcası vardır.

    Mardin Müzesi:
    Mardin Merkez 1. Cadde Cumhuriyet Alanı Atatürk heykeli yanındadır. Binanın doğu tarafına bitişik olan Meryem Ana Kilisesi'nin müzeye bakan kapalı portalindeki kitabeye göre bina, 1895 yılında Antakya Patriği İgnatios Behnam Banni tarafından Süryani katolik patrikhanesi olarak yaptırılmıştır.
    Daha sonraları askeri garnizon, M.S.P. İl teşkilatı, kooperatif binası, sağlık ocağı ve polis karakolu olarak kullanılmıştır.
    Binayı Süryani Katolik Vakfı'ndan satın alan Kültür Bakanlığı 1988 yılında bunu restore etmeye karar vermiş ve 1995 yılında da bina müze olarak hizmete açılmıştır. Bu ana kadar eski müze Artuklu sultanlarından Sultan İsa tarafından, 14. yüzyıl başlarında yaptırılan Zinciriye Medresesinde faaliyet gösteriyordu.
    Yeni müze binası tamamen kesme kalker taşından yapılmıştır. İç ve dıştaki tonoz, kemer, korkuluk ve sütun başlıklarında eşsiz süslemeler mevcuttur.
    Müze üç katlıdır: Birinci katta; danışma yeri, konferans, sergi ve dinlenme salonları, İkinci katta; etnografya sergi salonu, kütüphane ve eser depoları; Üçüncü katta ise Girnevas Höyük kazısında çıkarılan kimi eserlerle, satın alınarak müzeye kazandırılan arkeolojik eserlerin sergilendiği salonlar ve idari bölümler yer almaktadır. Müzedeki eserler; M.Ö. 4000'den, M.Ö. 7. yüzyıla kadar olan döneme ait eserlerdir.
    Arkeolojik salonlarda Eski Tunç, Asur, Urartu, Grek, Pers, Hellenistik, Roma, Bizans, Büyük Selçuklu, Artuklular ve Osmanlı devirlerine ait tabletler, silindir ve damga mühürler, kült kapları, figürinler, metalden bızlar, takılar, keramikler, altın, gümüş ve bakır sikkeler, gözyaşı şişeleri ve kandiller sergilenmektedir.
    Etnografya salonunda ise Mardin ve çevresine, bilhassa Midyat İlçesi'ne özgü gümüş işlemeciliğinin seçkin örnekleri olan kolyeler, küpe, bilezik, halhal, alınlık, saçlığın yanı sıra, eski giysiler, kılıçlar, kahve (mırra) takımları, hamam eşyaları, tespihler, ısınma araçları ve bakır eşyalar da sergilenmektedir.
    Adres: Halk Kütüphanesi Binası Meydanbaşı Mardin Tel: (482) 212 16 64
    Yılbaşı programınızı yaptınız mı? Anı Tur'un düzenlediği turların bilgilerini ve fiyatlarını görmek için tıklayın!
    Avlanabilir ya da kamp yapabilirsiniz...
    Arkeolojik bakımdan çok zengin olan Mardin, tabii güzelliği bakımından da farklı bir cazibeye sahip… Av turizminin oldukça geliştiği Mardin’de ava meraklı olanlar, tilki, tavşan, keklik, karabatak, çulluk ve yaban ördeği avlayabilirler. Mardin’de Zinnar Bağları ve Beyazsu’da doğa yürüyüşleri yapabilir, Karasu, Bakırkırı, Gurs Şelale ve bahçeleri, Zınnar Bahçeleri, Savur Piknik ve Mesir Bahçeleri’nde kamp yapabilirsiniz.
    Mardin'e gitmişken...
    Mardin’e özgü yemeklere kesinlikle bayılacaksınız… Her biri ağzınıza layık lezzetlere sahip, her biri dünyanın en güzel tatlarını bezenmiş hissettirecek size… Güney ve Doğu Anadolu’nun bol baharatlı, yağlı beslenme özelliği Mardin’de de görülüyor. Yörenin en meşhur yemeklerini tabiî ki köylerde yemenizi tavsiye ederiz. Sabah kahvaltılarınızı, el değmemiş dalından koparılmış lezzetlerle yaparken, akşamları en meşhur yiyeceklerden olan içli köfteyi mutlaka yemelisiniz. Sembusek adı verilen bildiğimiz lahmacunun kapalısı, İrok adı verilen Kızarmış içli köfteyi, Kaburga dolmasını, mercimekli köfteyi, Mumbar dolmasını, kavurmayı ve tatlılardan en meşhur olan zerde’yi yemezseniz çok üzülebilirsiniz. Mardin’in geleneği olan acı kahveden içmeden de oradan ayrılmazsanız iyi olur.


    mardinlife
     
    En son bir moderatör tarafından düzenlenmiş: 28 Kasım 2010

Bu Sayfayı Paylaş