Mardin tarihi ve turistik yerleri

'Mardin Tanıtımı' forumunda KaRDeLeN tarafından 21 Nisan 2009 tarihinde açılan konu

  1. KaRDeLeN

    KaRDeLeN Özel Üye

    Sponsorlu Bağlantılar
    Mardin tarihi ve turistik yerleri konusu
    - Mardinin Venedikten sonra yapı dokusu bozulmamış 2. şehir konumunda olduğunu;

    - 1600 yıllık mabet olduğunu,

    - Mardin halkının eski zamanlarda mangal ateşi etrafında Kürsü denilen düzenekle ısındıkları,

    - Eski zamanlarda mutfak eşyalarının temizliği için kül, kil ve toprak kullanıldığı,

    - Bağımsızlıklarını savaşarak değilde kıvrak zekaları ile kazandıklarını,

    - İlk üniversite eğitiminin Kasım Padişah Medresesinde gerçekleştiğini,

    - Mardin Müzesinin ilk zamanlarda Patrikhane olarak kullanıldığını, seçim binası, kooparatif binası, sağlık ocağı, çarşı karakolu aşamalarından sonra müzeye dönüştürüldüğünü,

    - Gümüş işçiliğinin Türkiye merkezi olduğunu ve bu işçiliğe Telkari adı verildiğini,

    - Yemek kültürünün Fransız mutfağından esintiler aldığını,

    - Sasani kumandanlarından Mardiusun kendi imar ettiğini,

    - Mardinin gecelerinde gerdanlığı andırdığını,
    ***************************************
    Taşın insan yaşamındaki yerini, insan emeğinin taşı nasıl şekillendirdiğini görmek için dinlerin, mezheplerin harman olduğu Mardine gitmeli. İklimi sert karasal iklimdir. Yazlar oldukça kurak ve sıcak, kışlar soğuk ve kar yağışlıdır. Bu sebeple tercihiniz, yaz sezonunda Mardin güzelliklerini yaşamak olsun.

    Mardin, mimarisi, sosyal yaşamı, kültürel dokusu ve şehrin kendisi ile gerçekten her göreni büyüleyen bir şehirdir. Mardin yalnız şehir merkezi ile değil, çevresi ile de kültürel bir gezi için ideal bir yerdir.

    Mardin gerçek anlamda bir müze şehridir. Bir kalenin üzerine oturtulmuş olan şehir, eski ve yeni olmak üzere iki bölümden oluşmaktadır. Mardin in 1960'lı yılların sonunda şehrin tamamının SİT alanı ilan edilmesiyle şehir içine yeni inşaat yapımı yasaklanmıştır.

    Mardin de baştan sona yürüyerek 15-20 dakika sürebilecek bir zamanda gezebilirsiniz. Araçların tek yönlü çalıştığı yalnız bir cadde vardır. Kendinizi 16.yy da hissedeceğiniz Mardin anlatılmaz yaşanır...

    Önce Mardin kent merkezi içindeki önemli noktaları, evleri, medreseleri, kiliseleri, daha sonra ilçeleri Deyrulzafaran Manastırı başta olmak üzere Dara, Midyat ve Hasankeyf’i içine alan geniş bir alanı gezilmeli. Dünya Süryaniliğinin merkezi olan Deyrulzafaran, su sarnıçları ile Dara ve yine dünyadaki yaşayan arkeolojik birkaç şehirden biri olan Hasankeyf'i de kattığınızda Mardin gezmeye doyulmaz bir şehir olarak karşınıza çıkar​
     
    En son bir moderatör tarafından düzenlenmiş: 21 Nisan 2015
  2. EbruLi

    EbruLi Üye

    mardinli olmak gurur verici birseydir...:)
     

Bu Sayfayı Paylaş