Maliye Politikası Final 11,12,13 Üniteler

'SBS - ÖSS - Sınavlar' forumunda NeslisH tarafından 15 Nisan 2009 tarihinde açılan konu

  1. NeslisH

    NeslisH Özel Üye

    Sponsorlu Bağlantılar
    Maliye Politikası Final 11,12,13 Üniteler konusu MALİYE POLİTİKASI ÜNİTE -11
    ***Türkiye’de Ocak 1980’de uygulamaya başlanan ekonomik istikrar politikasında ücretlerle ilgili benimsenen ilke ücretlerin sınıflandırılmasıdır.

    ***Petrol fiyatı artışları ülkemiz ekonomisini istikrarsızlığa iten temel dış etkenlerden bir tanesidir. (aofforum.com)

    ***1980 istikrar politikasının temel özelliklerinden biri de enflasyonla para arzını ve kamu harcamalarını sınırlandırmak suretiyle talebi kısarak mücadele etmektir.

    ***1980 istikrar politikası ile 1981 yılından itibaren dolar karşısında türk lirasının sürekli olarak ayarlanması fiyatların piyasada serbestçe belirlenmesi benimsenmiştir.

    ***1980 istikrar politikası ile ülkemizde dış ödemeler güçlüğü ekonomik istikrarsızlığın başlıca nedenlerinden birisi olduğu için dış ticaret açığının giderilmesi amacıyla ihracatın arttırılması görüşü benimsenmiştir.

    ***1980 istikrar politikası ile ekonomide faiz oranlarının yükseltilmesi görüşü benimsenmiştir.

    ***Tarımsal üretimdeki değişiklikler iç istikrarsızlık kaynaklarına örnektir.

    ***Yurt içi tasarruf oranının düşüklüğü iç istikrarsızlık kaynaklarına örnektir.

    ***Bütçe gelirlerinin artış hızının yavaşlamış olması iç istikrarsızlık kaynaklarına örnektir

    ***Hızlı şehirleşme iç istikrarsızlık kaynaklarına örnektir.(aofforum.com)

    ***İstikrar politikasında kapsanan ücretlerin sınırlandırılması önleminin altında yatan temel nedenler:
    ----Üretim maliyetinin düşürülmesi
    ----İç talebin sınırlandırılması
    ----İhracat olanağının artması
    ----Kar oranını arttırarak yatırımları uyarması

    ***5 Nisan istikrar programında kapsanan önlemler:

    ----Kitlerin özelleştirilmesi
    ----Ücretlerin sınırlandırılması
    ----Devalüasyon
    ----Ek vergilerin getirilmesi

    ***!980 istikrar politikası ile öncelikle amaçlanan yurtiçi talebin daraltılarak ihracatın arttırılmasıdır.

    ***Ülkemizde 2000 yılı başlarında ,üç yıllık bir süre için, enflasyonu düşürmek ve ekonomide büyüme ortamını yeniden sağlamak amacıyla kapsamlı bir enflasyonla mücadele programı uygulamaya konulmuş
    ve program IMF’le imzalanan bir stand-by anlaşmasıyla da desteklenmiştir.

    ***Güçlü ekonomiye geçiş programında yer alan hedefler:
    ----Enflasyonla mücadelenin sürdürülmesi
    ----Bankacılık sektöründe yeniden yapılanmaya gidilmesi
    ----Kamu finansmanının güçlendirilmesi
    ----Gelirler politikasının sürdürülmesi

    ***Güçlü ekonomiye geçiş programı ile bankaların mali yapılarının sağlıklı bir yapıya kavuşturulması kapsamında Bankalar kanununda değişiklik yapılması mali sektörün yeniden yapılandırılmasına örnek olarak verilebilir.

    ***1980’de faizlerin yükseltilmesinin bir nedeni de yurt içi talebi azaltarak yaratılan üretim fazlasını ihracata yönlendirmekti.Böylece yurtiçi harcama düzeyi azaltılmış olacaktı.

    ***Ücret sınırlaması politikası iş gücü verimliliğinin azalmasına diğer taraftan ise nitelikli iş gücü kaybına neden olmuştur.

    ***Serbest kur politikasına geçişin kısa dönemdeki amacı resmi ve karaborsa kur arasındaki farkı azaltmak ve ülkeye gelen işçi dövizlerinin miktarını arttırmaktı.Diğer amaçlar ise uzun dönem için hedeflendi.

    ***Serbest döviz kuru uygulamasının uzun dönemli amacı ihraç mallarının fiyatlarının düşürülmesi yoluyla ihracatı arttırmak ithalatı azaltmaktır
     
  2. NeslisH

    NeslisH Özel Üye

    MALİYE POLİTİKASI ÜNİTE -12

    ***Ekonomik büyüme reel GSMH’daki artış olarak tanımlanabilir.Ekonomik byüme ile bağlantılı olan çözümlenebilecek temel sorunların belli başlıcaları şunlardır.(aofforum.com)
    ----Ekonomik büyüme yüksek bir istihdam düzeyini garanti eder.
    ----Ekonomik büyüme yapısal değişimi kolaylaştırır.
    ----Ekonomik büyüme ,ulusal ve uluslar arası gelir dağılımı farklılıklarından kaynaklanan çatışma ve sorunları yumuşatır.
    ---- Ekonomik büyüme , iş kaybı riskine yol açmadan çevrenin korunmasını daha fazla mümkün kılar.
    ----Ekonomik büyüme çalışma ortamının iyileştirilmesi ve kaynak tasarrufu ile ilgili yatırımlar için uygun koşulları sağlar.
    ----Ekonomik büyüme sosyal güvenlik sisteminin devamını sağlar.

    ***1930 ve 1950 yılları arasında maliye politikasının temel amacı ,tam istihdam düzeyinde ekonomide dengenin nasıl kurulabileceğini göstermeye çalışmak olmuştur.Fakat özellikle 1950 ‘lerden sonra kuram ve politikanın büyüme sorunlarına olan ilgisinin giderek artması üzerine ,maliye politikası ,tüm ekonomik üretim kapasitesinin kullanıldığı bir durumda ,sürekli ve mümkün olduğu kadar yüksek bir büyüme oranını gerçekleştirme yollarını bulmaya yönelik bir nitelik kazanmıştır.Böylece üretim faktörlerine ilişkin koşulları nicel ,nitel ve bileşim açısından iyileştirmeyi hedef alan bilinçli bir büyüme politikası ,sosyal ülkeler dahil hemen her ülkede izlenen ekonomi politikasının temel hedeflerinden biri haline gelmiştir.

    ***Ekonomik büyümeyi belirleyen üç önemli faktör vardır:
    ---Emek
    ---Sermaye ve
    ---Teknolojik gelişme’dir.
    (aofforum.com)
    ***Klasik büyüme modeli ekonomik büyümede sadece yatırımların kapasite etkisini dikkate alır.

    ***Keynesyen büyüme modeli yatırımların sadece gelir etkisini dikkate alır.

    ***Ekonomide büyüme sürecini sermaye birikimi ile açıklayan büyüme modeli Harrold-Domar büyüme modelidir.

    ***Neo klasik büyüme modelinde büyüme hızı teknolojik gelişme ve nüfus artışı tarafından belirlenmektedir.

    ***Yatırımların gelir etkisi yatırımların milli gelir üzerinde yarattığı etkidir.

    ***Yatırımların üretim kapasitesi üzerinde yaptığı etkiye yatırımların kapasite etkisi adı verilir.

    ***Dar anlamda altyapı olarak nitelendirilebilecek maddi alt yapının kapsamına :
    ---Enerji
    ---Ulaştırma
    ---Haberleşme
    ---Doğal kaynakların korunması girmektedir
     
  3. NeslisH

    NeslisH Özel Üye

    MALİYE POLİTİKASI ÜNİTE –13

    ***Az gelişmişliğin temel ve hemen her yerde geçerli olan özelliklerini birkaç noktada toparlamak mümkündür:
    ---Kişi başına gelir düzeyinin düşük olması
    ---İnsan üzerine yapılan beşeri sermaye yatırım harcamalarının çok düşük düzeyde kalması
    ---Hızlı nüfus artışı karşısında gelir düşük kaldığından tüketimden geriye kalan tasarruf ve ona bağlı olarak da yatırım düzeyinin yetersiz kalması
    ---Nüfusun büyük bölümünün tarımla uğraşması ,ekonomik faaliyetlerin içinde sanayi kesiminin yerinin göreli olarak küçük kalması
    ---İkili ekonomik yapıya sahip olunması ve bu yapıda geleneksel yöntemlerin hakim olduğu tarım kesiminin nisbi ağırlığının ekonominin paralı değişim sistemine geçişini güçleştirmesi

    ***Yatırımların arttırılamaması emeğin verimliliğini düşük düzeyde tutarak bir sonraki dönem gelirlerinin de düşük düzeyde olmasına yol açmaktadır.Böylece düşük gelir düzeyi hızlı nüfus artışı düşük kişi başına milli gelir düzeyi düşük tasarruf ve yatırım düzeyi ve sonuçta düşük gelir oluşumu kapalı devresi oluşmaktadır.

    ***Kalkınma temelinde maddi koşullar gerektiren bir süreçtir.

    ***Kalkınmanın ilk aşamalarında devletin temel görevleri :
    ---Sermaye birikimini oluşturmak
    ---Ülkenin tel altyapı ve enerji şebekesini kurmak
    ---Klasik devlet görevlerini yerine getirmek şeklinde sıralanabilir.

    ***Gelişmekte olan ekonomilerde vergi kapasitesini kısıtlayan bazı faktörler şunlardır:
    ---Gelir düzeyinin düşüklüğü
    ---Gelir dağılımının bozukluğu
    ---Vergi sisteminin artan oranlılık derecesinin istenen düzeyde olmaması
    ---Gelir dağılımı bozukluğunun lüks tüketimi beslemesi
    ---Hızlı nüfus artışı
    ---Vergi yönetiminin zayıf olması

    ***Arz yanlı ekonomi yaklaşımının etkisi altında oluşan devlet politikası :
    ---Bir yandan vergilerde ciddi anlamda kısıtlamalarla karşı karşıya kalırken ,
    ---Diğer yandan da toplumsal gereksinimler harcama artışını zorlamaktadır.

    ***Gelişmekte olan ülkelerde Tasarruf / Gelir oranı (S/Y) ,gelişmiş ülkelere oranla çok düşüktür
     

Bu Sayfayı Paylaş