Loğusalık Döneminde Tehlike Belirtileri

'Gebelik ve Annelik' forumunda Mavi_Sema tarafından 9 Eylül 2009 tarihinde açılan konu

  1. Mavi_Sema

    Mavi_Sema Özel Üye

    Sponsorlu Bağlantılar
    Loğusalık Döneminde Tehlike Belirtileri konusu Loğusalık Döneminde Tehlike Belirtileri

    Loğusalık dönemi bir yandan bebeğinizin ihtiyaçlarını karşıladığınız, öte
    yandan gebeliğe bağlı oluşan etkilerin silinmeye başladığı bu dönemde
    çeşitli yakınmalarla başa çıkmaya çalıştığınız bir dönemdir. Her ne kadar tümüyle seyreden bir gebelik ve doğumun loğusalığı da sıklıkla sorunsuz seyretse de aşağıdaki yakınma ya da belirtilerden birini gözlemlediğinizde doktora başvurmalı ve gerekli tetkik ve tedavinin yapılmasını sağlamalısınız.

    Aşağıda yaralan belirtiler sizde mutlaka normal dışı bir durum varlığını
    göstermezler, ancak mutlaka doktor incelemesi gerektirirler.

    Ateş

    Vücut ısısı yükselmesi en az iki adet ölçümde vücut ısısının 38 derece ve üzerinde olmasıdır ve her zaman aydınlatılması gereken bir durumdur.
    Loğusalıkta en sık ateş nedeni memelerin aşırı dolgun olmasıdır (süt
    ateşi, loğusalık ateşi). Bunun dışında endomiyometrit (uterus ve uterus iç zarı enfeksiyonu) ve idrar yolu enfeksiyonu loğusalıkta sıklıkla ateş
    yapan iki enfeksiyon türüdür. Epizyotomi yarasının enfeksiyonu, sezaryen
    cilt ve cilt altı yarası enfeksiyonu da ender olarak ateşe neden
    olabilirler. Ayrıca ateş, loğusalıkta tesadüfen geçirmekte oldu bir enfeksiyonun (grip, üst solunum yolu enfeksiyonu gibi) belirtisi olabilir.

    Karın ağrısı

    Loğusalıkta karın ağrısının en sık görülen nedeni uterusun "toparlanma" yani gebelik öncesi döneme geri dönme sürecinde kasılması ve bunun anne tarafından "ağrı" olarak algılanmasıdır. Bunun dışında endomiyometrit (uterus ve uterus iç zarı enfeksiyonu) ve idrar yolu enfeksiyonu da karın ağrısı şeklinde belirti verebilir.

    Aşırı kanama, pıhtı düşürme

    Loğusalığın ilk günlerinde kanama normal kabul edilir. Ancak günlük
    kanama miktarının normal adet kanamasından iki kat ya da daha fazla olması mutlaka doktor değerlendirmesi gerektirir. Muhtemel neden plasentanın bir parçasının uterus içinde kalması olabileceği gibi endomiyometrit (uterus ve uterus iç zarı enfeksiyonu) de söz konusu olabilir.

    Kötü kokulu ve/veya miktarca fazla akıntı

    Loğusalık döneminde akıntı normal kabul edilir ve akıntının nitelikleri
    loğusalığın dönemine göre değişkenlik gösterir. Loğusalık akıntısı ya da
    "loşi" adı verilen bu akıntı doğumdan sonraki 4-6 hafta boyunca devam eden özel bir akıntı türüdür. Amacı uterusun içindeki "gebeliğe bağlı kalıntıların" atılmasıdır. İlk günlerde kanama şeklinde olan bu akıntı
    kısa zamanda pembeleşir, daha sonra rengi sararır ve nihayet beyazlaşarak loğusalık bittiğinde tümüyle biter. Gebelik öncesi dönemde fizyolojik (herhangi bir soruna bağlanmayan) akıntısı olan kadınlarda loğusalık bittiğinde bu fizyolojik akıntı genellikle geri döner.

    Loğusalık akıntısı özellikle sabah kalktığınızda daha fazla olabilir.
    Bunun nedeni gece boyunca yatmaya bağlı olarak vajinada biriken akıntının ilk ayağa kalktığınızda nispeten daha hızlı boşalmasıdır.

    Yukarıdakilerden farklı özellikler taşıyan her akıntı doktor tarafından
    değerlendirilmelidir. Kötü kokulu bir akıntı enfeksiyon belirtisidir.
    Özellikle beraberinde karın ağrısı ve ateş gibi belirtiler de söz konusu
    olduğunda sıklıkla endomiyometrit (uterus ve uterus iç zarı enfeksiyonu) söz konusudur. Tek başına kötü kokulu akıntı basit bir bakteriyel vajinit belirtisi olabileceği gibi epizyotomiyle normal doğum yapmış olan annelerde epizyotomi tamir edilirken kanamanın görüş sahasını kapatmasını engellemek amacıyla vajinaya yerleştirilmiş ve tamir sonrası çıkarılması unutulmuş bir tampon da söz konusu olabilir. Köpüklü bir akıntı trikomonas enfeksiyonuna işaret ederken, peynir kesiği gibi bir akıntı ve beraberinde vajina ve/veya vulvada kaşıntı sıklıkla bir mantar enfeksiyonuna işaret eder.

    Bacaklardan birinde ya da ikisinde ağrı, kızarıklık, şişme

    Gebelik dönemi özellikle toplardamarlarda pıhtı oluşumuna zemin hazırlar
    ve bu risk loğusalığın ilk günlerinde devam eder. Derin ven trombozu (DVT)
    (dokunun derinlerinde yar alan bir toplar damar içinde pıhtı oluşumu) adı
    verilen durum kendini tıkanıklık oluşan bölgenin gerisinde kızarıklık,
    ağrı, şişme ve bölgesel ısı artışı şeklinde belli eder. Bu belirtilerin
    tümü birden oluşabileceği gibi özellikle hastalığın başında yalnızca biri
    söz konusu olabilir.

    DVT tedavi edilmediğinde toplardamar içinde oluşan trombüs (pıhtı)
    yerinden kalkarak akciğer atardamarlarından birinin tıkanmasına neden
    olabilir. Pulmoner emboli ("akciğer damarı tıkanıklığı") adı verilen bu
    durum anne ölümlerinin başta gelen nedenlerinden biridir. Bu nedenle
    yukarıdaki belirtilerin varlığında en kısa zamanda doktora başvurulmalı ve
    tedaviye hemen başlanmalıdır.

    Memelerde aşırı ağrı, ısı artışı, bölgesel kızarıklık

    Memelerde emzirme döneminde çeşitli sorunlar ortaya çıkabilir. Bu
    sorunlar basit bir angorjman ("dolgunluk") şeklinde olabileceği gibi
    bakterilerin meme(ler)de enfeksiyon yapması (mastit) söz konusu olabilir.
    Her iki durumda da memelerden birinde ya da ikisinde ısı artışı,
    dolgunluk, ağrı ve vücut ısısında artış söz konusudur. Bunlara ek olarak
    memelerden birinin diğerine göre çok daha ağrılı olması, o meme üzerinde
    "baş vermiş" bir absenin ele gelmesi meme absesi düşündürür. Meme absesi
    sıklıkla erken aşamalarında tedavi edilmemiş basit bir mastit sonucunda
    gelişir.

    Memelerin aşırı dolgunlaşması durumunda sıklıkla birkaç tedbirle tedavi
    sağlanırken (yukarıdaki linke tıklayın), mastit durumunda sıklıkla
    antibiyotik tedavisi gerekir. Abse ise cerrahi bir işlemle boşaltılması
    gereken bir durumudur. Meme enfeksiyonu belirtilerinin erken tanınması ve
    tedavisi abse gelişiminin önlenmesi açısından önemlidir.

    Bariz ruhsal değişiklikler

    Loğusalık depresyonu anne tarafından her zaman fark edilmeyebilir ve bu
    durumlarda ailenin diğer bireyleri ve sıklıkla kadının eşi doktora
    başvurulması gereken durumları tanımalıdır.

    Perine bölgesinde ağrı

    Normal doğum yapmış ve özellikle de doğum esnasında epizyotomi uygulanmış
    annelerin bu belirtiye çok duyarlı olmaları gerekir. Epizyotomi tamir
    edildikten sonraki ilk saatlerde bölgede ortaya çıkan ağrı bir epizyotomi
    hematomuna işaret edebilir (hematom: bölgede kan toplanması). Yine ilk
    günlerde ortaya çıkan ağrı epizyotomi dehisansı (dehisans: dikişlerin
    açılması) ve/veya epizyotomi yeri enfeksiyonuna işaret edebilir.

    Epizyotomi ya da sezaryen dikişlerinde ağrı, akıntı, bölgede kızarıklık

    Bu belirtiler bölgesel bir enfeksiyona işaret edeler ve doktor tarafından
    değerlendirilmelidirler.

    Makattan kanama

    Gebelik dönemi hemoroid (basur) oluşumu için zemin hazırlar ve risk
    loğusalıkta da devam eder. Özellikle dışkının kanla boyalı olduğunun
    görülmesi beraberinde ağrı olsa da olmasa da mutlaka doktor
    değerlendirmesi gerektiren bir durumdur.

    Değerlendirme gerektiren diğer belirtiler

    İdrar yaparken yanma (idrar yolu enfeksiyonuna işaret eder), idrar
    boşaltamama hissi (epizyotomi ağrısı idrarın tümüyle boşaltılmasını
    engellediğinde bu his ortaya çıkabilir), halsizlik-uykuya eğilim-üşüme
    gibi kansızlık belirtileri, gaz ya da dışkı kaçırma (doğumda perinenin
    ileri derecede yırtılması neticesinde gaz ve dışkı tutucu mekanizmanın
    hasar görmesi) gibi belirtiler doktor değerlendirmesi gerektiren diğer
    durumlardır.


    alintidir
     

Bu Sayfayı Paylaş