Lityum Eksikliği ve Sonuçları

'Genel Sağlık' forumunda DeMSaL tarafından 17 Mart 2010 tarihinde açılan konu

  1. DeMSaL

    DeMSaL Özel Üye

    Sponsorlu Bağlantılar
    Lityum Eksikliği ve Sonuçları konusu lityum eksikliği ve sonuçları - lityum eksikliği neden olur - Lityum elementi ve insan psikolojisi

    Lityum sembolü Li atom numarası 3 olan kimyasal elementtir. Periyodik tabloda 1. grupta alkali metal olarak bulunur ve yoğunluğu en düşük olan metaldir.
    Lityum doğada saf halde bulunmaz. Yumuşak ve gümüşümsü beyaz metaldir. Havada bulunan oksijenle reaksiyona giren lityum, lityum oksit (Li2O) oluşturur. Bu oksitlenme reaksiyonunu engellemek için yağ içinde saklanır. Hava ve su tarafından hızlı bir şekilde oksitlenip kararır ve lekelenir. Lityum metali doldurulabilir pillerde (örnek olarak cep telefonu ve kamera pili) ve ağırla yüksek direnis göstermesi sebebiyle alaşım olarak hava taşıtlarında kullanılır. Li+ iyonunun nörolojik etkilerinden dolayı, lityumlu bileşikler farmakolojik olarak sakinleştiricilerde kullanılır.
    doğada bulunuşu

    lityumun yeryüzündeki ortalama konsantrasyonu yaklaşık %0,006 oranında olup, deniz suyunda da yaklaşık 0,1 ppm lityum olduğu sanılmaktadır. lityumun doğadaki ana kaynakları killer, mineraller ve salamuralar (tuzlu yer altı suları) olup, ticari ölçekte üretim mineraller ve salamuralardan yapılmaktadır. yaklaşık 150’den fazla lityum mineralinin varlığı bi-linmesine rağmen, bunların çok azının ticari olarak önemi bulunmaktadır. ticari olarak öneme sahip lityum mineralleri; spodümen, lepidolit, petalit ve amblygonit’tir
    lityum sinir ve kas hücrelerindeki sodyum alışverişini düzenler. vücut tarafından çok hızlı emilir. 12 saat içinde tüm vücuda dağılır. zehirleyici etkisi ile iyileştirici etkisi arasındaki fark çok az olduğundan lityum karbonat tuzu seviyesinin sürekli izlenmesi gerekir. düşünsel faaliyetlerde kontrol azaltıcı etkisi olduğundan dikkat eksikliği yaratabilir. hamilelerin kullanması sakıncalıdır.

    Bipolar Bozukluk tedavisinde ilk tercih olarak duygudurum düzenleyicisi denilen ilaç grubundan Lithuril marka adlı lityum karbonat tuzu kullanılır. Türkiye’de yaklaşık 30 bin kişi tarafından lityum kullanılmaktadır. Yinelenen bir pataloji olması nedeniyle lityum tabletlerinin ömür boyu alınması gerekebilir. Tedavi sırasında düzenli olarak lityum kan testleri yapılır. Serum lityum seviyesine göre psikiyatri uzmanı doktor lityum dozunu belirler. Manik atak döneminde 0.8-1.2 mEq/L, uzun dönemli idame tedavisinde ise 0.8-1.0 mEq/L serum lityum seviyesi hedeflenir.

    Tedavi Sonrası

    Lityum tabletlerinin bazı yan etkileri görülebilir, bulantı, kusma, sık su içme gereksinimi, ellerde titreme ve kilo alma gibi. Hamilelik dönemleri süresince lityum kullanımına ara verilmelidir.
    Kişinin ömür boyu uykusuz ve susuz kalmamaya, alkol kullanmamaya özen göstermesi gerekmektedir. Gerginlik yaratabilecek durum ve ortamlardan kaçınılmalıdır.
    İlaçla tedavi, hastalığın kontrol altına alınması içindir. Esas olan bir psikologun tedaviye katılmasıdır. Bipolar Bozukluğun sağaltımı, genelde kişinin depresyon etkilerine daha açık olması sonucunu getirir. Kişi, bir psikoloğun yardımıyla, depresyon eğilimlerine karşı bir savunma geliştirmelidir. Yine de manik ataklar önlense bile, kişide genel bir durgunluk gözlenebilir. Kişi, bu eğilime karşı da hazırlıklı olmalı, bitkiselliğe kadar varabilecek süreçlere müdahale etmelidir. Tedavisi mümkün olan bir hastalıktır

    DUYGU DURUM DÜZENLEYİCİLERİ

    Lithuril
    Tegretol,Karbalex,Karazepin
    Depakin,Konvulex
    Lamictal

    Bipolar afektif bozukluk ya da diğer adıyla manik-depressif hastalık sık görülen ve derin bir çöküntü dönemini izleyen manik dönem ile karakterize bir durumdur. Bu bozukluğun tedavisinde kullanılacak ilaçlar hastalığın dönemine göre dikkatle seçilmelidir. Çöküntü döneminde uygun olmayan ilaç seçimi maniye kaymaya neden olabilir. Tedavide en çok lityum ve antiepileptik ilaçlardan valproik asit, karbamazepin ve lamotrijin kullanılır.

    Lityum bileşiklerinden lityum karbonat, alüminyum
    üretiminde geniş bir kullanım alanı bulur. Bunun yanısıra;
    seramik endüstrisi, diğer lityum bileşiklerinin üretimi ve
    tıpta manik depresyon tedavisi (bir ruh hastalıkları gurubu)
    karbonat olarak kullanıldığı diğer alanlardır. Lityum hidrür
    hidrojen gazı üretiminde, Lityum hidroksit motor yağı ve gres
    üretiminde, lityum klorür ve bromür soğutma sistemlerinde
    kullanım alanı bulur.

    Lityum en çok lityum karbonat olarak kullanılır.
    Onun da en çok kullanıldığı alan alüminyum endüstrisidir.
    Lityumun ikinci büyük kullanım alanı cam endüstrisidir. Burada
    hem lityum karbonat hem de mineral olarak tüketilir. Özellikle
    kaliteli cam üretiminde lityum karbonat olarak kullanılır.

    BEYİN SAĞLIĞI İÇİN NELER YAPABİLİRİZ?


    Anneannem 84 yaşında vefat etmeden yaklaşık 2 sene önce çevresinden kopmaya başlamıştı... Son günlerinde ise beni dahi zor tanıyabiliyordu. Teşhis konamamıştı o zaman... Şeker hastalığına bağlanmıştı olay! Ancak aradan bir kaç yıl geçip "Alzheimer’s" keşfolunup, semptomları yazılınca, anlamıştım ki, rahmetlinin vefat sebebi de buydu!. Altmışına merdiven dayamış bir yaşlı olarak düne baktığımda... Biz çocukken, evde bakır kaplarda pişerdi yemeklerimiz... Arada bir kapı önünden geçen "kalaycı"lar, bakır kapları kalaylardı.Yemekler de bu kalaylanmış kaplarda pişerdi. Sonra birden aluminyum furyası çıktı!. Herkes bakır kaplarını satıp evi aluminyum kaplarla doldurmaya başladı... Büyük kolaylıktı. Hafifti, ucuzdu, kalaylanma derdi yoktu!. Yıllar yılı aluminyum kaplarda pişmiş yemeklerle beslendi beyinlerimiz!. Derken çelik kaplar, teflon tencereler çıktı yakın yıllarda, bizler mezara bir karış yaklaştığımızda...

    Ve ortaya bir yeni keşif atıldı! "Alzheimer’s", yani ALUMİNYUM hastalığı!. Bu hastalığa yakalananların beyin hücrelerinde normalin 4 katına kadar aluminyum fazlalığı tespit edildi 1989 da...Özellikle, beynin hâfızayla alâkalı hippocampus bölgesindeki hücrelerde bu birikim çok fazla olarak bulundu. İnsanların farkında olmadan gıda ve diğer yollarla aldıkları fazla aluminyum beyni iflasa sürüklüyordu... ALZHEİMER’S" hastalığı, İnsanı ister fakir bir çöpçü, ister başbakan olsun, isimleri, yerleri,kişileri hatırlamaz hâle getiriyordu. Ve bunda, kullanılan aluminyum kapların etkisi çok büyük! Yapılan araştırmalara göre, normal kapta pişen domatesteki aluminyum oranı, alimunyum kapta piştiğinde yüzde yüze yakın artıyordu. Şimdi aluminyum tencereler kullanılmıyor pek ama tehlike geçti mi? Bu defa en başta aluminyum "kutu"larda saklanan,içilen konserve ve meşrubat türü gıdalar çıktı karşımıza! Bunların yanısıra vücuda alınan bazı ilaçlara da dikkat edilmeli sanırım! Meselâ, stresli toplumlar sürekli mide yanmalarına karşı antiasid almaya başladılar... Ki alınan antiasid hap veya şurupların pek çoğunda yoğun miktarda alüminyum hydroxid ve alüminyum tuzları bulunmakta!. Yanı sıra ishal kesici (antidiarrheal) haplar dahi alüminyumlu maddeler ihtiva etmekte. Bir kısım ağrı kesici aspirinler, kepek olmasını önleyici bazı şampuanlar, bazı deodorantlar, hep beynimizin belâsı alüminyumu ihtiva etmekte...

    Bilmem alüminyumlu nesnelerden uzak durmamız gerektiğini yeterince anlatabildim mi?. Yanı sıra kesinlikle LIGHT ve DIET yazan yenecek ve içeceklerden uzak durmak gerekiyor... Rafine beyaz şeker, beyni "turn-OFF" yapan (çalışmasını durduran) madde olarak adlandırılıyor.Tadlandırıcıların her türünden uzak durmak gerek...”


    BU MAKALE BİR ARAŞTIRMA YAZSIDIR.
    UĞUR ÖZALTIN
     
    En son bir moderatör tarafından düzenlenmiş: 7 Aralık 2015
  2. ben yaklaşık 5 yıldır bipolar tedavisi görüyorum ve halen ilaçlara devam etmam gerektigi söyleniyor nezaman biter bu ilçalar bilginiz varmı
     
  3. bence bipolar tedavisi yoktur ben on yıldır ara ara ilaç kullanıyorum faydasını bulamıyorum.
     
  4. Ben de bir süredir lityum kullanıyorum, bu ilaç benim ani ataklarımı azalttı ama, beni de dış dünyaya karşı duyarsızlaştırdı.Sanki içimdeki ben, derin bir uykuya yattı.Yaşama hevesimi yiritdim. hiç bir itici güç kalmadı. Sanki pilim boşaldı.Sabahları büyük bir çoşkuyla uyanan ben, artık uyusam da bir uyansam da yesem de bir yemesem de gibi bir duygu durumundayım.Bu arada, doktarlar ağız birliği etmişcesine,bana önce bir hastalık ismi koydular;adına şizofreni,affektif reaksiyon dediler.Her ne demekse illaki bir isim koyacaklar.sonra da bu ilacı verdiler.Kullanıyorum bazen unutsam da alıyorum ama neden içimdeki ben öldü?neden yaşama isteğimi yitirdim, neden her gün, birbirinin aynısı olmaya başladı, heyecanlarım, tutkulrım, arzularım nereye gitti?
     
  5. Acaba lityumun beyin sinir uclarıyla alakası varmı ve neden ömür boyu kulanılması gerektiğini doktorlar söylüyor
     
  6. 2014 Eylül başından beri kızım duygu durum bozukluğu tedavisi için LİTYUM tuzu kullanıyor.Sanki dünyadan kopmuş gibi sürekli uyuma isteği var doktoru bu durumun normal olduğunu söylüyor.Lityum beyinde ne etki yapıyor ki böyle davranıyor?
     
  7. Bu hastalığa yakalanip iyi olan yok mu varsa lütfen bana ulassin
     
    En son bir moderatör tarafından düzenlenmiş: 22 Ekim 2015
  8. arkadaşlar lityumu eksik çıkanlar ilaçlarını düzenli kullansın bana etkisi olmuyor diyenler tuzlu yiyecekler tüketmesin
     
  9. Merhabalar.banada bipolar ve anksiyete teşhisi koydular.ilaçları kullandım,mal gibi oldum,şimdi ilaçlarımı bıraktım,valla bana yetişebilene aşkolsun,kendinizle barışık olun,arada jeykıl gelebilir,ama onuda bastırmanın bir yolunu buluyosunuz.
     
  10. Ben yaklasik 13 yildir kullaniyorum. Agirlikla depresyon tarafinda olan bipolar hastasiyim
    Ciddi olarak major dep gecirdikten sonra (kendimi peygamber zannediyordum secilmis kisi) oyle korktum oyle korktum ki kendi istegimle hastaneye yattim
    Aklim gidecek ve ben onu durduramayacaktim
    Sonuc olarak ASLA lithium u birakmadim
    Duzenli tahlilimi yaptirdim
    Ve en onemlisi kendimi daima mesgul tutuyorum. Cok sevdigim bir hobimi meslegim haline getirdim
    Hasta oldugumu hissettigimde kendime bunun bir hastalik oldugunu ve dikkatimi baska seye yonettirsem gececegini soyluyorum ve bazen resim,bazen muzik bazen bir arkadasimla konusuyorum ve bakmisim ki hersey normale yakin oluyor
     
  11. asd

    asd

    Isimsiz ne guzel yazmisiniz
     
  12. İsimsiz kardeş umudum oldun. Umudumuz oldun. Anladım ki iyileşmek hastalıktan eser kalmaması değil,hastalıkla yaşamayı öğrenmek...
     
  13. Merhaba bende 2005te tanıştım bu hastalıkla kesinlikle kendi kendimizin Dr.u olmamaliyiz ve moralimizi hep yüksek tutmaya çalışmalıyız benim de en çok şikayet ettiğim şey donuk ve durgun olmak ailenin desteği paha biçilemez bu süreçte lityum ilaçtan da nefret ediyorum ama içmek zorunda olduğum için ve tek bi ilaç kullanıyorum diye sukredip çikolata sekermiscesine iciyorum çünkü 11 yıldır ilaç kullanmak ve omurboyu içecek olmak insanı etkiliyor kilo olayı veriliyor da tsh yukseltmesi kötü oluyor işte ilaç değil mi bi yeri yapıp bi yerleri yıkıyor yine de çok şükür halimize arkadaşlar beterin beteri var sonuçta
     
  14. Babam yaklaşık 17 yildir lityum+depakin+serepual kullanmakta idi taaa ki 8 GÜn önceye kadar hic bilmediğimiz aklimizin ucundan geçmeyen lityum zehirlemesi dediklerinde tanıştık bu ilacın kotu yüzüyle 16 gun önce kan li düzeyi 0.68 idi kontrolde doktor devam amca ilaçları aksatma deyip gönderdi bizi aradan 8 kısacık gün geçti kan li düzeyi 3.27 olmuş yogun bakima aldilar böbrekler bitme noktasına gelmiş bilinç gidip geliyor idi 2 diyaliz sonucu kan li düzeyi normale geldi fakat bilinç yok doktorlar bilinci bekliyoruz diyorlar ama hayati tehlike devam ediyor diyorlar 8 gündür yari olu gibi babam sizleriden ricam kullandığınız lityum denilen ilaç şakaya alınacak ya nasılsa birşey olmadı deyip içilecek bir ilaç değil kafaniza göre bırakıp tekrar icmeyin ben 12 yaşındaydım babam bu ilaç ile hayata döndüğünde 17 yıl kullandı sorunsuz kesintisiz ama kaderden buda varmış dikkat edin allah bütün hastaların sifasini versin inş.
     

Bu Sayfayı Paylaş