laboratuvar HB HGB Hemoglobin tahlili nedir açıklaması anlamı, tanıtımı, tanımı nedir

'Diğer Mesleki Bilgiler' forumunda NeslisH tarafından 13 Kasım 2008 tarihinde açılan konu

  1. NeslisH

    NeslisH Özel Üye

    Sponsorlu Bağlantılar
    laboratuvar HB HGB Hemoglobin tahlili nedir açıklaması anlamı, tanıtımı, tanımı nedir konusu HB: Hemoglobin
    Anemi, kan kaybı vb. durumların değerlendirilmesinde kullanılır. Egzersiz, yanık, aşırı kusma ve yüksek rakım gibi durumlarda hemoglobin miktarı artarken anemi gibi durumlarda miktarı azalır.
     
  2. NeslisH

    NeslisH Özel Üye

    Normal Değerler :
    Hemoglobin: 14-18 g/dL (erkek); 12-16 g/dL (kadın)
    Hemotokrit: % 42-52 (erkek); %36-46 (kadın)
    Açıklama : Hemoglobin ve hematokrit sıklıkla beraber istenen ve kanın oksijen taşıma kapasitesini ölçmek için kullanılan testlerdir. Hemoglobin kırmızı kürelerde bulunan ve temel olarak oksijenin taşınmasından sorumlu maddedir. Hematokrit ise kırmızı kürelerin kan içerisindeki yüzdesini gösterir. Genellikle hematokrit değeri hemoglobin değerinin üç katıdır. Hemoglobin ve hematokrit bebeklerde, gebe kadınlarda, bakım evlerinde yaşayan yaşlılarda, adet gören kadınlarda mutlaka kontrol edilmelidir. Bu testlerin en önemli yanı aneminin tespit edilebilmesini sağlamasıdır.

    Artığı Durumlar : Polisitemilerde, doğuştan var olan kalp hastalıklarında, aşırı su kaybında yüksektir. Orak hücre anemisi gibi kırmızı küre şekil bozukluklarında hemotokrit hatalı olarak yüksek çıkar, bunlarda hemoglobin miktarına bakılmalıdır.

    Azaldığı Durumlar : Anemilerde
     
  3. NeslisH

    NeslisH Özel Üye

    - Anemiler ve Klinik Laboratuvar -



    Anemi , vücut dokularına oksijen taşıyan Hemoglobin (HGB) miktarının yaş ve cinsiyete göre olması gereken değerinin altına düşmesidir. Erişkin erkeklerde bu sınır 13,0 g/dL, kadınlarda 12,0 g/dL'dir. Normal HGB düzeyi, yeni doğanlarda 15,0 g/dL, üç aydan puberteye kadar olan dönemde ise 11,0 g/dL civarındadır.

    Aneminin bir hastalık olmadığı, bir bulgu olduğu unutulmamalıdır. Anemide kanın oksijen taşıma kapasitesi azaldığından dokularda hipoksi gelişir, bunun sonucu yüksek oksijen gereksinimi olan kas sistemi, kardiyovasküler sistem ve merkezi sinir sisteminde bazı belirtiler ortaya çıkar.

    Çeşitli anemi türleri vardır ve herbirinin nedeni farklıdır; demir eksikliği, vitamin eksikliği, edinsel ve kronik hastalıklar, kanama, genetik yapı veya tedavide kullanılan bazı ilaçlara bağlı olarak anemi gelişebilir. Anemileri geçici veya kronik, şiddetine göre hafif veya derin olarak tanımlamak mümkündür. Bu yazıda anemi tanısında önem taşıyan laboratuvar parametreleri ve bunların anemi türleri ile olan ilişkileri özetlenecektir.

    Laboratuvar yaklaşımı

    Anemi düşünülen hastada ilk yapılması gereken test Hemogram'dır. Günümüzde, otomatik kan sayımı cihazları Hemoglobin (HGB), Hematokrit (HTC), Eritrosit sayısı (RBC), Eritrosit indeksleri (MCV, MCH, MCHC, RDW), Trombosit sayısı (PLT), Lökosit sayısı (WBC) ve Lökosit Formülü'nü çok kısa sürede ve büyük bir doğrulukla ölçebilmektedir. Anemilerin değerlendirilmesinde eritrosit indekslerinin izlenmesi önemlidir, anlamları aşağıdaki şekilde tanımlanabilir;

    MCV (Mean Corpuscular Volume); Eritrositlerin ortalama birim hacimlerini gösterir. Anemilerin sınıflandırılmasında kullanılan çok önemli bir parametredir. MCV; <80 fL ise eritrosit morfolojisi için mikrositoz, 80-98 fL arasında ise normositoz, >98 fL ise makrositoz söz konusudur.

    MCH (Mean Corpuscular Hemoglobin ); Eritrositlerin içerdiği ortalama hemoglobin miktarıdır. Normal düzeyi 30-34 pg'dır, bu düzeyden daha az hemoglobin taşıyan eritrositler hipokromik olarak adlandırılır.

    MCHC (Mean Corpuscular Hemoglobin Concentration); Eritrosit hemoglobin konsantrasyonunun yüzde olarak ifadesidir. Bir eritrosit büyüklüğü ne olursa olsun, hemoglobin konsantrasyonu % 30-36 arasındadır. MCHC bu özelliği nedeni ile kan sayımı cihazlarında bir kontrol parametresi olarak da kullanılır. MCHC sadece sferositoz'da % 36'dan büyük olabilir.

    RDW (Red cell Distrubition Width); RDW, eritrositlerin büyüklüklerinin dağılımını gösteren bir indekstir.

    Anemilerin ayırıcı tanısında ve sınıflandırılmasında MCV ve RDW ölçümü büyük önem taşır.

    Retikülosit Sayısı (RET); Retikülosit sayısı kemik iliğinin hemopoetik aktivitesi hakkında fikir verir. Retikülosit yüzdesinden daha çok mutlak retikülosit sayısı önemlidir. Akut kanama, hemolitik anemi, tedavi altındaki demir eksikliği anemisi, folat eksikliği ve pernisiyöz anemilerde yüksek bulunabilir.

    Transferrin Reseptörü (sTfR); Fonksiyonel demir eksikliği tanısında kullanılan yeni bir laboratuvar testidir. Akut veya kronik inflamasyonu olan hastalarda, akut faz reaksiyonlarından etkilenmediği için, demir eksikliğinin ayırıcı tanısında kullanılır. Serum sTfR düzeyi, demir eksikliğinde yükseldiği halde kronik hastalıklarda genellikle etkilenmez.

    Duyarlılık ve özgünlüğü artırmak için sTfR ölçümü, ferritin, total demir bağlama kapasitesi (TDBK) ve serum demiri gibi diğer parametreler ile birlikte değerlendirilmelidir.

    Periferik Kan Yayması (Manuel Formül);

    Kan sayımı cihazları, eritrosit morfolojileri ve lökosit grupları ile ilgili bilgiler verse de, gerçek değerlendirmenin mikroskobik inceleme ile yapılması gerekir. Mikroskobik inceleme sırasında, eritrositlerin büyüklükleri (mikrositoz, makrositoz), çaplarındaki farklılıklar (anizositoz) ve şekillerindeki farklılıklar (poikilositoz) değerlendirilir. Eritrosit morfolojilerindeki değişimler çeşitli hastalıklarla ilgilidir ve tanı konulmasında yol gösterirler.
     

Bu Sayfayı Paylaş