Lüks giyimde zararına satışlar başladı

'Yurt İçi Haberler' forumunda KaRDeLeN tarafından 10 Şubat 2009 tarihinde açılan konu

  1. KaRDeLeN

    KaRDeLeN Özel Üye

    Sponsorlu Bağlantılar
    Lüks giyimde zararına satışlar başladı konusu Lüks giyimde zararına satışlar başladı


    Eren Güler / hurriyet.com.tr



    Armani Jeans ve Armani Collezione, Versace Collection, GF Ferre, Trussardi, Just Cavalli gibi lüks giyim markalarının Türkiye temsilcisi olan İstanbul Bujiteri'nin ortağı Tuna Kılıboz ile konuştuk...


    - Lüks tüketim yaşanan krizlerden ne kadar etkilenir?

    Kriz eskiden ülke bazında olurdu ve lüks tüketim etkilenmezdi. Daha doğrusu tam tersi yönde bile hareket edebiliyordu. Kriz olduğu dönemlerde lüks tüketim artabiliyordu.

    - Nasıl oluyordu?

    Çünkü her krizin kaybedenleri olduğu gibi kazananları da oluyordu. İster faizden ister dövizden ister borsadan bir şekilde kriz kazananları oluyordu ve tüketim artıyordu. Otomotivde, inşaatta ve bizim gibi tekstil sektöründe talep artabiliyordu.

    İstanbul Bujiteri, Armani Jeans ve Armani Collezione, Versace Collection, GF Ferre, Trussardi, Just Cavalli ve Jean's Paul Gaultier gibi dünyaca ünlü 21 lüks giyim markanın Türkiye temsilciliğini yapıyor. 20 yıl önce Nişantaşı'nda tek bir aksesuar dükkanı ile başlayan yolculuk şimdi 100'e yakın perakende noktası ile yolculuğuna devam ediyor.


    Eren GÜLER YAZIYOR

    İstanbul Bujiteri'nin iki ortağından biri olan Tuna Kılıboz, krizin ilk defa lüks giyim sektörünü etkilediğinin altını çizdi. Sektörde yüzde 30 satış düşüşü bekleyen Kılıboz, bazı markaların da zararına satışa başladığını kaydetti. Kılıboz'a göre özellikle pazara yeni giren markalar yaşanan ortamda diğerlerine göre daha fazla zorlanacak. Kılıboz ile yaşanan krizin lüks giyim sektörünü ne kadar etkilediği başta olmak üzere birçok şey konuştuk. Röportaj iki gün sürecek.

    - Şimdi?

    Bu kriz çok geniş kapsamlı. Üstelik başta ABD olmak üzere finansal enstrümanların çok önde olduğu, gelişmiş ülkelerden kaynaklandı. Doğal olarak da çok büyük sermayedarlar, çok büyük finans kuruluşları ve her sektör etkilendi. Aynı şekilde lüks sektörünü de etkiledi.

    Ama ne kadar etkiliyor derseniz, orta sınıfı etkilediği kadar etkilemiyor. Çünkü orta sınıfta büyük bir işsizlik sorunu ortaya çıkıyor. Üst tarafta ise daha hafif atlatılıyor. Ancak burada şöyle bir handikap var: Son 5-10 yılda finansal köpüğün de etkisiyle pasta çok büyüdü ve sektörler bu büyümeye hızla adapte oldu. Yeni markalar oluştu, herkes yüksek segmentte markalar yarattı ve fazla bir arz oluştu.

    - Türkiye'de?

    Bu bizim ülkemizde de göreceli olarak biraz böyle oldu. Bizde aynı anda ve aynı zaman dilimi içerisinde çok fazla alışveriş merkezi oluşturuldu. Bu fazla sayıda alışveriş merkezleri talebin yüksek olmasıyla iyi olacakmış gibi göründü ve yatırımcılar genel itibariyle kolay yatırımlar yaptılar. Kimse uzun vadeyi öngöremedi. Ama bu yatırımlar önümüzde problem olarak duruyor şu anda.

    Bir de AVM'lerin belli bölgelerde yoğunlaşması ve yüksek maliyetler de lüks tüketim için sorun yaratıyor.

    - Türkiye'de lüks tüketim pazarı ne kadar büyüdü?

    Lüks tüketim son iki yılda yaklaşık yüzde 50-60 büyüdü. Ama daha önce yılda ortalama yüzde 5 büyürdü.

    - Nasıl bu kadar hızlı büyüdü bir anda?

    Bunda AVM'lerin ve dünya piyasasının önde giden moda markalarının Türkiye'ye hızla girme arzuları etkili oldu. Ayrıca Türkiye'nin önde gelen bazı büyük gruplarının yatırım arzuları da pazarı büyüttü. Zincir etkisiyle yüksek bir arz oluştu.

    - Pazar krizle birlikte ne kadar küçülecek?

    "Lüks tüketim son iki yılda yaklaşık yüzde 50-60 büyüdü"

    Bir küçülme ve elenme yaşanacağı kesin. Kapanan firmalar, el değiştirmeler olacak. Zaten bunun emareleri de gelmeye başladı. Bugün Bağdat Caddesi'nde birçok boş dükkan görmeye başladık. Önde gelen AVM'lerde yüzde 5 civarı bir boşalma eğilimi var. Bu oranın yüzde 15-20'lere ulaşabileceğini görüyoruz. Çünkü bu maliyetlerle belirli ciroları yakalayamayan firmaların ayakta kalmasına olanak yok.

    Bize göre pazarda minimum yüzde 30 küçülme yaşanacak.

    - Vitrinlerde çok büyük indirimler görüyoruz. Aynısı en üst segment için de geçerli mi?

    Geçerli. Bu da dediğim gibi arz fazlasından kaynaklanıyor.

    - Eskiden bu kadar indirim olur muydu?

    Bu derece olmazdı. En azından bu kadar erken de olmazdı. Ama firmalar krizin bu kadar hızlı gelmesinden ve yeni ürün tedariki için nakde ihtiyaç duyduğundan, olması gerekenin çok üzerinde, zararına satış yapıyorlar.

    - Alışveriş davranışlarında bir değişiklik var mı? Mesela lükste de daha ucuza yönelme gibi bir durum oluyor mu?

    Böyle bir şey gözlemlemiyoruz. Açıkçası lüks tüketimde daha ucuz ürünler B ve B plus grubuna yönelik olduğu için asıl o tarafta daha büyük daralma oluyor. A ve A plus dediğimiz gruptaki kayıp daha az. Daha pahalıya, daha haute couture'a, daha özel koleksiyona yönelik ürünlerde düşüş daha az.

    - Krizde hangi markaların işi daha kolay hangilerinin daha zor?

    " Lüks pazarda minimum yüzde 30 küçülme yaşanacak."

    Versace, Armani gibi köklü firmalar bu krizden daha az yara alacak. Yeni giren, markalaşma yönünde " A ve A plus dediğimiz gruptaki kayıp daha az. "

    yeni adımlar atan, fazla tanınmayan markaların işi biraz daha zor. Çünkü girdikleri andan itibaren krizle başladılar.

    - Türkiye'den çıkan markalar olur mu?

    Olur, halihazırda da oluyor zaten. Önümüzdeki dönemde kapanan sayısı açılandan kat be kat fazla olacak.

    - Sizin kriz stratejiniz nedir?

    Biz son dönemde Türk insanının daha çok kabul ettiği, daha cazip olan İtalyan markalarına ağırlık verdik. Yeni çıkmış ve ne olacağı konusunda soru işaretleri olan markalar değil de Armani, Versace, Trussardi gibi köklü markalara yoğunlaşmayı ve bayileri daha temkinli davranmak ve çok hızlı bir büyüme trendi çizmemeleri yönünde uyararak bu sorunu çözebileceğimizi sanıyorum.

    Yani klasik lüks İtalyan markalarla çıkacağız krizden.

    - Lüks tüketim pazarı derken ne kadar büyüklükten bahsediyoruz?

    Kesin bir veri yok ama tüm lüks harcamalar dahil 2.5 milyar dolarlık bir büyüklükten bahsedebiliriz. İnşaat, otomotiv hepsi giriyor bunun içine.

    - Ekonomi düzeldi diyelim. Lüks tüketim pazarı diğerlerine göre daha mı hızlı gider?

    " Kesimleri ve zevk itibariyle daha Amerikan zevkine hitap eden markalar Türkiye'de zorlanıyor. "

    Evet daha hızlı gider. Çünkü rekabet orta dereceye göre daha az. Şu anda bütün segmentlerde arz fazlası var ama en sert rekabet orta ve alt fiyatlı ürün grubunda. Lüks ürünlerde markalaşma çok üzün süreç aldığından rekabet daha az. Orada harcama sorunu da daha az. O nedenle ekonomi döndüğünde hızlı bir çıkış olacağı kesin.

    Bu pazarda Türkiye'de daha çok gidecek yol var. Milli gelir artıyor, genç nüfus çok yoğun ve AB kapısındayız. Bir de Türk insanı marka kültürünü çok çabuk benimseyip özümsedi. Bunun da etkisi var.

    - Hangi tip lüks markalar daha çok zorlanıyor?

    Türk insanının adaptasyonu kolay olmayan, kesimleri ve zevk itibariyle daha Amerikan zevkine hitap eden markalar zorlanıyor bizde. Biz daha Avrupai kesimlere yatkınız. Çoğunlukla İtalyan ve Fransız, kısmen de İspanyol modasını izliyoruz.

    - Türk insanı önce markaya mı yoksa stile mi bakıyor?

    "Önümüzdeki dönemde kapanan sayısı açılandan kat be kat fazla olacak"

    İkisi de var. Tamamen markaya odaklanan da var, önceliği stile veren de var.

    - Mesela 'Armani olsun da ne olursa olsun' diyenler var mı?

    Aynen. Bugün bir Armani zevkinde giyinen, onun renklerine kumaş ve modellerine hayran olan kitle var ki o insanlar genellikle gidip Armani'den alır.

    - Marka bağımlığı en yüksek Armani'de?

    Evet, kesinlikle çok yüksek. Ama işte bir de markaya bağımlı olmaksızın kendi zevkine göre giyinmeye çalışanlar var. Son zamanlarda özellikle bu moda ikonları dediğimiz insanların herşeyi kendi zevklerine göre oluşturması ile ön plana çıktı. Bizde de bunun örnekleri oluşmaya başladı.

    - Onların tarzları gerçekten giyim tercihlerini etkiliyor mu?

    Türkiye'de çok etkilemiyor. Ama doğal olarak özellikle genç kuşaklara indikçe etki oranı artıyor.
     

Bu Sayfayı Paylaş