Kuzyakahacılar Köyü Safranbolu Karabük

'Karabük Tanıtımı' forumunda KaRDeLeN tarafından 24 Mart 2010 tarihinde açılan konu

  1. KaRDeLeN

    KaRDeLeN Özel Üye

    Sponsorlu Bağlantılar
    Kuzyakahacılar Köyü Safranbolu Karabük konusu Safranbolu Kuzyakahacılar Köyü - Kuzyakahacılar Köyü Hakkında - Kuzyakahacılar Köyü Tanıtımı - Kuzyakahacılar Köyü Resimleri



    Tarihi

    Romalılar'dan ve daha da öncesinden buraların yerleşme alanları olduğuna dair bulgulara rastlanmaktadır. Bir örnek olarak, taştan oyulmuş bir lahit bulunmaktadır. Köy yaşlılarının anlatıklarına göre vaktiyle bu lahidin, aynı kalınlıkta yani 10-12 santimetre kalınlığında bir de kapağı varmış ama o kırılmış. Ayrıca, aynı yerde içine rahatlıkla birkaç kişinin sığabileceği şekilde ve büyüklükte bir tane de küp bulunmuş. Zamanla o küp te kırılmış. Bu küp, kırk gaz tenekesi buğday alırmış. Bu küpten de anlaşıldığı üzere, yörede vaktiyle şarapçılığın da yapldığı anlaşılmaktadır.

    Köyün alt kısımlarında Manasur denilen bir yer vardır ve burasının Manastır sözcüğünün halk ağzındaki değişiminden kaynaklandığı bilinmektedir.

    Manasur’a yakın bir tarlanın ortasında bulunan bir taşın adı ise Gâvur Dibeği’dir. Yine o civarda üzerinde işaretler, zincir şeklinde örgüler bulunan yontulmuş taşlar da bulunmaktaydı.

    Köyün üst tarafında Kölevi (Köleevi) denilen bir yer vardır. Bir rivayete göre, Kurtuluş Savaşı’nda esir düşen bir Yunan askeri ile Türk köylüsü Türkçe olarak konuşurlar. Rum, Türk köylüsünün Kuzyakahacılarlı olduğunu öğrenince; “Kölevi’ne çık. Orada üç tümsek bulacaksın. Bunlardan ortancasına kulağını dayadığında bir su sesi duyacaksın. O suyun iki yanındaki tümseklerde de define ve altın bir boyunduruk bulacaksın“ der. O suyun bulduğu, onun ayağına bir süre sonra çeşme yapıldığı anlatılır. Ama o yerler hiç kazılmamıştır.

    Köyün Türkleşmesinin öyküsü ise Yörük ve Hacılarobası ile benzerlik taşır.

    Bazı kaynaklarda anlatıldığına göre; Yörük aşireti Orta Asya'dan dağılan Oğuz Türkleri'nin Karakeçili aşiret kollarından biridir. Yörük köylüleri 250 sene göçer olarak çadırlarda yaşamaya devam etmişlerse de Osmanlı devletinin yerleşik düzene zorlamasıyla oluşan köylerden birisi de Kuzyakahacılar köyüdür.

    Köye ilk yerleşim dört aile tarafından yapılmış ve onlardan çoğalmışlardır. Bu dört aile Çakmaksızoğlu, Emiroğlu, Hışıroğlu(!) ve Çöpkadıoğlu’dur.

    Köyün alt kısmında, bağların bulunduğu yere Kışla denir. Kışla sözcüğü, askeri bir yerleşme yeri gibi de anlatılmasına karşın köy halkına göre Kışlak sözcüğünden gelmektedir.

    Köy halkı bir zamanlar kışı daha sıcak olan buralarda geçirmişler ve yazları da yukarılara yani şimdiki köyleri olduğu yerlere göçmüşlerdir. Kışla bağlarında yapılan küçük yapıların Köşk sözcüğüyle adlandırılması da göçerler için küçük binaların taşıdığı anlamı ifade etmektedir.

    Kuzyakahacılar köyünün bir kolu da Yörük köyündedir. Mimari olarak da benzer bir yapılaşma vardır. Örneğin Yörük köyü çamaşırlığı ile köyün eski çamaşırlığı aynı özellikleri taşımaktaydı. Bu arada uğura inanan Yörük köyü sakinleri de diğer köy halkı gibi evlerinin saçak uçlarına eskiden vurdukları geyiklerin boynuzlarını da asmışlardır. Yörük Köyünün kapı bağlama, kilitleme şekillerinden tüm yaşam tarzlarına yansıyan benzerlikler, devam etmektedir.

    Kuzyaka, kuzeye bakan yamaç demektir. Hacılar adı da, köyün bir merkez köy olmasından kaynaklanmaktadır. Bu, açık şekilde yakın köy adlarından da anlaşılabilmektedir. Bir tarafındaki köyün adı Öteköy iken diğer taraftakinin adı Yukarıköy'dür.

    Hacca gidecek yakın köylüler, Kuzyakahacılar köyünde toplanırlar. Türbesinde dua ettikten sonra hep birlikte haç farizesini yerine getirmek için yola çıkarlardı. Köyün, bu sebeple Hacılar adını aldığı bilinmektedir.

    Coğrafya

    Karabük iline 19 Km., Safranbolu ilçesine 16 Km. uzaklıktadır.

    Kültür

    Kültüründe, Türkmen ve Yörük geleneğinin çok belirgin örnekleri vardır. Örneğin, ölümlerde ve ölüm yıldönümlerinde, ölünün yaşadığı evin ışığı söndürülmezdi. Bayram günleri gibi özel günlerde, evde kimse yaşamasa bile, bacanın tütmesi için evin ocağında ateş yakılırdı. Akşam saatlerinde konu komşuya süt ya da yoğurt verildiğinde içine mutlaka küçük bir iki parça kömür atılırdı.

    Geceleri tırnak kesilmez, sakız çiğnenmezdi.

    Ters dönen ayakkabı, çarık ya da başka bir terlik, hemen düzeltilirdi. Zira aksi ölümü çağrıştırırdı. Geceleri uzun uzun uluyan köpekler ölüm habercisi sayılırdı.

    Bu inançların bir bölümü Anadolu'da halen yaşatılır.


    Altyapı bilgileri

    Köyde ilköğretim okulu yoktur. Köyde, içme suyu şebekesi vardır.kanalizasyon şebekesi yoktur. PTT şubesi ve PTT acentesi yoktur. Sağlık ocağı ve sağlık evi de yoktur. Köye ulaşımı sağlayan yol asfalt olup köyde elektrik ve sabit telefon vardır.

    [​IMG]



    Kaynak : Vikipedi, özgür ansiklopedi

    Kaynak : Yerel Net


    Köyünüze Ait Bilgi ve Resimleri Bu Konu Altında Paylaşabilirsiniz
     

Bu Sayfayı Paylaş