Kutupta Pusu (Deniz Gerdanları=Boynuzlu Balinalar) - Balinalar Katlediliyor

'Akvaryum - Balık Dünyası' forumunda _Mr.PaNiK_ tarafından 26 Ekim 2008 tarihinde açılan konu

  1. _Mr.PaNiK_

    _Mr.PaNiK_ Üye

    Sponsorlu Bağlantılar
    Kutupta Pusu (Deniz Gerdanları=Boynuzlu Balinalar) - Balinalar Katlediliyor konusu
    Kutupta Pusu (Deniz Gerdanları=Boynuzlu Balinalar) - Balinalar Katlediliyor

    Boynuzlu balıklar

    [​IMG]

    Ortaçağda kraliyet ailesi mensuplarının yoğun ilgi gösterdiği uzun dişine yönelik talep bugün de uluslararası piyasada varlığını sürdürüyor ve denizgergedanı popülasyonu büyük kayıplara uğruyor.

    Denizgergedanının geri dönüşü, Kuzey Kutup Bölgesi'nde heyecanla beklenen bir olaydır. Aylar süren karanlıktan ve eksi 40 derecelere kadar düşen soğuklardan sonra kış, yerini bahara bırakır ve Lancaster Geçidi'ni kaplayan
    deniz buzu parçalanmaya başlar. Denizdeki açık alanlar, çekilmekte olan deniz buzunu izleyerek atalarının yazı geçirdikleri Baffin Adası çevresindeki sulara doğru yol alan bu küçük balinalar için birer yolculuk hattı oluşturur. Ve "boynuzlu" balinaların geldiği haberini alınca hemen tüfeklerine davranan İnuit avcılar, buz sınırına doğru yola koyulur...

    İnuitler gibi ben de boynuzlu balinaların dönüşünü heyecanla bekliyorum. Haziran ayının büyük bölümünü rehberimle birlikte Admiralty Kanalı'nın donmuş yüzeyinde tipinin geçmesini bekleyerek ve kırılıp parçalanan deniz buzu üzerinde suya düşmemek için çadırlarımızın yerini değiştirerek geçiriyoruz. Ve en sonunda, bu konuşkan balinaların cıyaklama, çığlık ve poflama seslerini duyduğumuzda, büyük bir buz kütlesine tırmanıp gelişlerini kutlamak üzere tezahürata başlıyoruz.

    Önce, denizgergedanlarının sekiz ila on kadarı ve sonra da yüzlercesi, geçit töreni yaparcasına bir arada ilerliyor. Döndükleri haberi yerel telsiz kanallarından yayıldıkça, çoğu yıllardır tanıdığım iyi birer dost olan İnuit avcılar kamp malzemeleri ve güçlü tüfeklerini taşıdıkları kar araçlarıyla gelmeye başlıyor. Buz sınırında pozisyon alıyor ve denizgergedanlarının -tüfekle vurulduktan sonra ipe bağlı bir kancayla çekilebilecek yakınlıkta- yüzeye çıkmasını bekliyorlar.

    İnuit halkı kış boyunca bu anı bekliyor. Buz üstünde bekleyen her avcı, bin doları aşan fiyatlara alıcı bulabilecek bir boynuzlu balina yakalama umudunda; iş olanaklarının az, geçimin pahalı olduğu ırak topraklarda ikramiye gibi bir şey bu. Avcıların sabırsızlıkla beklediği bir diğer şey de, taze muktuk. Geleneksel bir lezzet olarak büyük değer taşıyan muktuk, yağ ve derinin en üst katmanından oluşuyor.

    Ancak, aynen Kuzey Kutup Bölgesi'nde yaşamak gibi, denizgergedanı avlamak da bir sabır işi. Açık deniz burada çok geniş bir alana yayılıyor ve balinalar, avcıların kolayca erişebileceği yerlerden uzak noktalarda seyrediyor. Biz de kamp ocaklarımızı yakıyor; çayımızı demleyip, birbirimize hikâyeler anlatarak eğleniyoruz. Baharın bitmeyen gün ışığında 24 saat nöbet tutuyoruz. Büyük erkekler "boynuzlarını" gökyüzüne diktiğinde Tuugaalik! Tuugaalik! -Denizgergedanı! Denizgergedanı!- bağrışları duyuluyor. Ardından telsizden denizgergedanlarının 30 kilometre batıda yeni oluşmuş bir kanaldan yukarı yüzerken görüldükleri haberi geliyor. Hemen yer değiştiriyor ve buzdaki çatlağın dar olduğunu görüyoruz. "Kaçırılmayacak bir fırsat." Ama geçtikleri alan dar olsa da, balinalar yüzeye çıktıklarında temiz bir atış yapmak o kadar kolay olmayacak.


    Tek Boynuz

    [​IMG]

    Fotoğraf : Paul Nicklen

    Ortaçağda büyük değer verilen ve tek boynuzlu at efsanelerine ilham kaynağı olan denizgergedanı dişleri yüzyıllardır tüm sınırları zorladı. Günümüzde, diş ve derisine yönelik talep nedeniyle bazı popülasyonlar tehdit altında.

    Avcıların Menzilinde


    [​IMG]
    Fotoğraf : Paul Nicklen

    Göç yolundaki denizgergedanları, baharda buz kütleleri geri çekilirken oluşan çatlak ve deliklerin arasına girer. Çok büyük olmamaları (boyları 4 ila 5 metre arasında) ve sırt yüzgeçlerinin yokluğu sayesinde, buz altında yol almaları kolaylaşır. Göç rotalarının en kötü yanı, onları avcıların menziline sokması.

    Gösterişli Dişler


    [​IMG]
    Fotoğraf : Paul Nicklen

    Bir buz deliğine akın eden erkekler, dişlerini dikkatle kullanıyor. Üstçeneden bir boynuz gibi uzayan bu dişler daha çok erkeklere özgü bir özellik. Uzmanlar bu dişin -erkek geyiklerin boynuzları örneğinde de olduğu gibi- bir üstünlük göstergesi olduğu görüşünde.


    Silahlı Karşılama

    [​IMG]
    Fotoğraf : Paul Nicklen

    Baharda denizgergedanlarını Admiralty Kanalı'nda (Kanada) silah sesleri karşılıyor. Sadece, mevsime ve bulundukları yere göre değişen yöntemler kullanan İnuitlerin balina avlama izni var. Tüfekler avlanmayı kolaylaştırsa da, yalnızca en iyi nişancılar tek atışta öldürebiliyor.


    Acı Gülümseme


    [​IMG]
    Fotoğraf : Paul Nicklen

    Öldüğünde bile gülümsüyor gibi görünen denizgergedanı, İnuit yaşamında kültürel ve ekonomik açıdan önemli bir rol oynuyor.

    Metresi Dolarla

    [​IMG]
    Fotoğraf : Paul Nicklen

    Tel fırçanın vurduğu sert darbeler, diş üzerindeki algleri temizleyerek ona ışıltılı bir görünüm kazandırıyor. Uluslararası pazarda alıcı bulan dişler, yüksek yoksulluk oranlarıyla karşı karşıya olan İnuit toplulukları için önemli bir nakit kaynağı. Daha uzun olanları, daha iyi fiyata gidiyor: Kusursuz durumdaki üç metrelik bir diş, bir avcıya 2000, satıcıya ise 5000 dolar kazandırabiliyor.

    Yara İzi

    [​IMG]
    Fotoğraf : Paul Nicklen

    İki erkek denizgergedanı nefes almak için yüzeye çıkmış. Sağdakinin taşıdığı beyaz iz, bir silah yarasının anısı.


    Meraklı Dişiler

    [​IMG]
    Fotoğraf : Paul Nicklen

    Bir dizi erkek denizgergedanı ışıldayan kuyruklarıyla buzun altındaki karanlığa süzülüyor. Denizgergedanları, en derine dalan balinalar arasında yer alır; 1500 metreye kadar inerek 25 dakika suda kalabilir. Fotoğrafçı Paul Nicklen, kamerasıyla yaklaştığında erkeklerin çabucak kaçtığını ama dişilerin daha meraklı göründüğünü ve yabancı ziyaretçiyi incelemek için biraz oyalandığını söylüyor.

    Muktuk


    [​IMG]
    Fotoğraf : Paul Nicklen

    Bir avcı muktuk denilen denizgergedanı derisi ve yağını, eve dönüş yolculuğu için deriden çantasına yerleştiriyor. Özel bir tat olarak kabul edilen muktuk taze sebzelerin uçakla, yüksek fiyatlara getirildiği bu topraklarda zengin bir C vitamini kaynağı.

    Tartışmalı Yöntemler

    [​IMG]
    Fotoğraf : Paul Nicklen

    Buza taşınıp başı kesilen bir denizgergedanının derisi ve yağı İnuitlerin geleneksel yiyeceği olan muktuk için sıyrılır. Dişi de uzunluğuna göre bin dolar ya da daha yüksek bir paraya satılır. Bazı ülkeler diş satışını ve ithalatını yasaklasa da, bu ticaret hâlâ dünyanın her yerine ulaşıyor. Diş avcılığı yoksul topluluklara nakit gelir sağlıyor, ama avcıların yöntemleri tartışmaya açık: Balinalar yüzüp geçerken buz sınırından tüfeklerle ateş açan avcıların yaraladığı balinalar çoğu kez kaçıyor ya da daha sonra ölüp, suda batıyor.

    Kurtulan Av


    [​IMG]
    Fotoğraf : Paul Nicklen

    Avcılar bu balinayı vurmuş, ama ellerinden kaçırmıştı. Cesedi daha sonra yüzeye çıktı. Bir başka avcı da onu karaya çıkardı, böylece boşa gidecek bir avı kurtarmış oldu.

    Batan Balinalar

    [​IMG]
    Fotoğraf : Paul Nicklen

    Buz sınırında avlanırken çok sayıda denizgergedanı vuruluyor, ancak sadece bir bölümü buzun üstüne alınabiliyor. Bazıları batıyor, bazıları yaralı olarak canını kurtarıyor.


    Çok Bilinmeyenli Denklem

    [​IMG]
    Fotoğraf : Paul Nicklen

    Erkek denizgergedanlarının sualtında çekilmiş ender fotoğraflarından birinde, soluk deliğinden kabarcıklar çıkıyor. Denizgergedanları hakkında halen birçok bilinmeyen var. Bu da, avcılık yönteminde verilecek kararları karmaşıklaştırırken, geleceklerine yönelik tahminlerde bulunmayı güçleştiriyor.

    Balina Boynuzu

    [​IMG]
    Fotoğraf : Paul Nicklen

    Bir denizgergedanı, yüzeyde nefes alıp yiyecek aramak için dibe yöneliyor. Ortaçağda denizgergedanı dişleri tek boynuzlu at boynuzu diye satılırdı. Dişlerin her şeyi iyileştirebildiği ve zehirlenmeye karşı koruma sağladığı düşünülürdü.

    Uydu Takibi


    [​IMG]
    Fotoğraf : Paul Nicklen

    Dizlerine kadar dondurucu suya girmiş olan Mads Peter Heide-Jørgensen (ortada) yakalanmış bir denizgergedanına uydu vericisi takarken, bir meslektaşı da kuyruğundan kan örneği alıyor. Buzla kaplı denizler, sert kış fırtınaları ve uzak yaşam alanları, denizgergedanlarını incelemeyi güçleştiriyor. Uzmanlar son birkaç yılda denizgergedanı davranışlarına ilişkin bilgilerini artırmış olsa da, bu balinalar hakkında hâlâ bilinmeyen birçok şey var. Avlanmanın denizgergedanı sayısını nasıl etkilediği de bu bilinmeyenlerden biri. Uyduyla izlemenin "kışın nereye gittiklerini göstereceği"ni belirten Heide-Jørgensen'e göre, bu çalışma "denizgergedanı ekolojisini anlama ve avcılık yönetimi ile ilgili yerinde kararlar alma açısından çok önemli".
     

Bu Sayfayı Paylaş