Kutsal Ağaç - Gingo Biloba Hakkında

'Doğa ve Bitkiler' forumunda DeMSaL tarafından 1 Temmuz 2010 tarihinde açılan konu

  1. DeMSaL

    DeMSaL Özel Üye

    Sponsorlu Bağlantılar
    Kutsal Ağaç - Gingo Biloba Hakkında konusu Kutsal Ağaç - Gingo Biloba - Kutsal Ağaç - Gingo Biloba Bitkisi - Kutsal Ağaç - Gingo Biloba Hakkında



    Dinazorlar döneminden bir ağaç daha aklıma geldi. 150 milyon sene öncelerden bulunan fosillerde bu bitkinin izleri var. Charles Darwin onun için yaşayan fosil ismini kullanmış. 6 Ağustos 1945 günü,
    ikinci dünya savaşı sonunda, Japonya Hiroşima’ya atılan atom bombasından sonra her şey yok olmuşken canlı kalabilmiş 4 Ginkgo ağacı, umut sigesi olup, ağacın nekadar sağlam olabileceinin en acı örnekleridir. Ağaçlar hala yaşıyorlar…

    Aslında ben en çok ağaçları seviyorum galiba. Şehir içinde yapılan yeni binalarda dikilen uyduruk bitkileri gördükçe içim bulanıyor! Neden kocaman, sağlam ağaçlar dikilmiyor? Buyrun bakalım, bu en iyilerden, ilginizi çeker belki…

    Ginkgo Biloba (Çin – Japon mabet ağacı), köklerini tarihin derinliklerine dayamış ulu bir ağaçtır. Resimdeki ağaç Kore’den, oralarda, ağaca ne kadar önem verdiklerini açıkça görebilirsiniz. Ginkgo Biloba tarihte 1690 senesinde Alman bilimci, seyyah, Engelbert Kaempfer tarafından Çin’de keşfedilmiş ve bugün bidiğimiz botanik ismini onun sayesinde almıştır.

    Bitki Ginkgoaceae ailesindendir. Botanik biliminde yaprağını döken çam türleriyle aynı sınıfa girer. Yaprakları başka hiçbir bitkiye benzemez. Yelpazeyi ya da bir ördeğin ayağını andırır. Anavatanı Uzakdoğu olan bu bitki Çin ve Japonya’da kutsal ağaç sayılır ve mabetlere dikilir. Zamanla bitki bakımsızlıktan ölürse bulunduğu mabet de ölmüş sayılır.

    Ginkgo Biloba doğada dişi ya da erkek şeklinde bulunur. Dişi bitkileri, ilkbahardaki minik çiçekleri dışında sıcak geçen yaz aylarından sonra verdikleri küçük tohumsu meyvelerinden anlarsınız. Bu meyveler asla yenmez. Çıplak elle dokunulduğunda vücutta kızarıklık-kaşıntı yapar. İnsana pek hoş gelmeyen bir kokusu da vardır (doğrusu, leş gibi!…). Bu sebeple şehirlerde özellikle insanların bulunduğu cadde ve bahçelerde, erkek ginkgolar dikilmektedir. Şehir ağaçlandırılmasında problemsiz oluşu, hastalık kapmaması, çok uzun ömrü (1000 sene kadar!) ve hava kirliliğine dayanması tercih edilmesine neden olmaktadır.

    Gingko her türlü rutubetli, suyu geçirgen, hatta kumlu toprağa bile uyum sağlar. Sahillerde denizden gelen tuza da dayanır.

    New York şehrinde tüm yollar bu bitkiyle kaplanmıştır. Fakat her ağacın altında otomatik sulama sistemi vardır. Bizde ağaç altı 50 x 50 cm. delik olur, hatta betonla sıvanır, sulama sistemi hiç düşünülmez . Yurtdışında ölçü büyük ağaçlar için 1.50 x 1.50’dir. Üzerleri demir işçilikleriyle süslenip su geçirgen şekilde kapatılır.

    Ginkgo sonbaharda dökülürken en güzel sarı rengi alan bitkidir. Neredeyse 30- 40 metre kadar büyüyebilen bu ağaç, dökülürken dev altın ağaç olur.

    Türkiye’de, İstanbul’da bu bitki pek tanınmıyor. Benim gördüğüm en güzel, dev örnekler Ihlamur kasrı’n da ve Beylerbeyi’n de bir yalının bahçesinde. Sonbaharda dikkat edin, mutlaka göreceksiniz. (Ihlamur kasrındaki yola yakın olanı çanak antenleri gölgeliyor diye okadar kötü budamışlar ki bu yazıyı aslında onlara kızıp hazırladım! GİNKGO BUDANMAZ.)
    Gingko tohumlarından üretildiği gibi dalların köklendirilmesiyle de üretilebilir. Başlangıçta fidanken bitki çok yavaş büyür. 10 metre olan bir bitki en az 30 yaşındadır. Zamanla büyüyen, gelişen bitki ilerleyen yaşına göre daha hızlı büyümeye başlar. Piramit şeklinde yükselen bitki yaşlandıkça enine de gelişir.
     

Bu Sayfayı Paylaş