Kurt Adamlar - Kurt Adam Resimleri - Wolfman Pictures - Wolfman Resimleri

'Konu Dışı Başlıklar' forumunda DilzaR tarafından 1 Şubat 2009 tarihinde açılan konu

  1. DilzaR

    DilzaR Üye

    Sponsorlu Bağlantılar
    Kurt Adamlar - Kurt Adam Resimleri - Wolfman Pictures - Wolfman Resimleri konusu



    Kurtadamlık yamyamlıkla yakından iliskilidir. Bir kurtadamın bir gecelik aktivitesi kurbanlarını avlanmak, oldurmek ve yemektir. Cogu kaynak tek amaclarının kuzu gibi hayvanlarının butun surulerini oldurup yemek oldugunu belirtir. Her ne kadar yemekte ayrım yapmasalar bile cocuk eti gibi genc ve taze etleri tercih ederler. Insanlarin dogasinda oldurme ve hayat alma durtusu vardir. Aci cekerken seyretmekten hoslanma, zarar verme ve iskence etme egilimi her tur insanda bulunur. Bu kana susamislik ve yamyamlik ''akil hastaligi'' olarak degerlendirilirken aslinda tam da Kurtadamlik katagorisine dusmektedir. Beyindeki sorunlar o kisinin halusilasyon gormesine ve iradesinin azalmasina sebebiyet verir.






    [​IMG]


    [​IMG]
     
  2. DilzaR

    DilzaR Üye

    Kurt adam inancının kaynağı

    Kurda ya da başka bir yırtıcı hayvana dönüşen insanların öykülerine birçok ülkede rastlanır. Kurt olmayan bölgelerde (kurt, yalnızca kuzey yarımkürede yaşar) dönüşülen hayvan, o yörenin başka bir yırtıcı hayvanı olmaktadır. İnsanlığın tarihine bir bakıldığında, biçim değiştirip başka bir yaratığın şekline bürünme yeteneği, şeytani bir eylem olarak değerlendirilmiştir. Mesela Ortaçağ'ın karanlık Avrupa'sında cadıların istedikleri bir hayvana dönüşebileceğine inanılmakta idi.
    Bir ayraç açıp şunu da söyleyelim: Biçim değiştirip başka bir varlığın şekline bürünme düşüncesi Eski Türkler'de de vardı. Eski Türkler, bu eylemi ''kabulma'', ''türlenme'', ''donuna girme'', ''giyimini giyme'', ''bürünme'', ''silkinme'' gibi deyimlerle tanımlarlardı. Yalnız, Türkler'deki biçim değiştirme ile ilgili inançlar, öteki kültürlerde olduğu gibi şeytan ve şeytanilikle bağlantılı olmayıp, dini ve mistik bir mahiyettedir. Mesela, Yakut Türkleri'nde leylek donuna girip uçan bir atadan söz açılır ve aynı düşünce Göktürkler'le ilgili bir efsanede de vardır. Bir Anadolu halk öyküsü ise şöyledir: ''...Hacı Bektaş Veli, bir güvercin donuna girip Anadolu'ya geldi. Bunu gören Anadolu dervişlerinden Tuğrul Baba, bir doğan donuna girdi ve Hacı Bektaş'ı yakalamak istedi. Ancak, Hacı Bektaş Veli silkindi ve yine insan olup, Tuğrul Baba'yı boğazından tuttu. Sonunda Tuğrul Baba, Hacı Bektaş'a biat etti...'' Zaten kurt, başka kültürlerde genellikle uğursuz ve kötü olarak değerlendirilir. Türk kültüründe ise kutlu bir hayvandır.
    Dolunaylı gecelerde kurda ya da yarı kurt yarı insan bir yaratığa dönüşen kişilerin kurt adam olarak adlandırılıp efsaneleşmesi Ortaçağ Avrupası'nda Transilvanya bölgesinde gerçekleşmiştir. Zaten Transilvanya kurt adam, vampir, hortlak, hayalet gibi boş inançların kaynağı durumunda olan bir yerdir. Bunu, zamanın bölge halkının cehaletine ve yöneticilerin zalim davranışlarına bağlayabiliriz. Unutmayalım ki, vampir Drakula efsanesinin çıkış yeri de Transilvanya'dır. Ve Drakula gerçekten yaşamış bir kişidir. Asıl adı Vlad Drakul olan bu adam şimdiki Romanya topraklarında hüküm süren küçük ama zalim bir hükümdar idi. İşi gücü savunmasız Müslüman Türk köylerine saldırıp savunmasız insanları öldürmekti. Tarih kayıtlarına göre yakaladıklarını kazığa oturtur, diri diri ateşte kızartır, yüreklerini yer, kanlarını içerdi. Fatih Sultan Mehmed Han çağında yaşayan bu adam Türkler'e saldırıyordu, ama yalnızca savunmasız olanlarına. Hiçbir zaman Türk ordusunun karşısına çıkma cesaretini gösteremedi. Sürekli olarak Türk ordusundan kaçtı. Ama sonunda Türk akıncıları onu kıskıvrak ele geçirdiler ve layık olduğu karşılığı, Türk akıncılarının elinden buldu ! Ve sonra şahsiyeti üzerine bir Vampir Drakula efsanesi ortaya çıktı.
    Kurt adam efsanelerinin Ortaçağ Avrupası'na dayanmasına karşın, kökenleri daha eskilere gider. MÖ 5.yy.da yaşamış Eski Yunanlı tarihçi Heredot, Karadeniz kıyısında yaşayan kimi toplulukların büyücülerinin, yılın bazı günlerinde kurda dönüştüklerinden söz eder. Yunan mitolojisinde de kurda dönüşme inancı vardır. Yunan mitolojisine göre birgün ilah Jupiter, Arkadya kıralı Lycaon'a kızarak onu kurda çevirir ve Lycaon da sonsuza dek kurt kalıp çevresini dehşete düşürür. Roma çağında ise Vergilius, Plinius, Propertius, Servius ve Petronius, kurt adamlarla ilgili öyküler yazmışlardır. Petronius, ''Satyricon'' adlı yapıtında tüm ayrıntılarıyla klasik bir kurt adam öyküsü anlatmaktadır.
    Ortaçağ'ın karanlık Avrupası'nda kurt adam, büyücü, vampir ya da cadı olduğu ileri sürülerek birçok masum insan yakılarak öldürüldü. Aslında bu insanlar cadı, vampir gibi şeytani bir yaratık değillerdi. Olaylar incelendiğinde öldürülen kişilerin akıl hastası ya da fizik özürlü kimseler olduğu anlaşılmaktadır. Ama Engizisyon mahkemeleri, akıl hastaları ile fizik ya da zihin özürlü kimseleri de Tanrı'nın yarattığını düşünemeyecek ölçüde cehalete gömülmüştü. Asıl şeytan, Engizisyon ve çağın yöneticileri idi. Engizisyon ve devrin yöneticileri, kendi sömürü düzenlerini yaşatmak ve halkı baskı altında tutup daha çok vergi toplamak için cadıdır, büyücüdür bahanesiyle başta kendilerine karşı çıkanlar olmak üzere birçok günahsız kişiyi katlettiler.
     
  3. DilzaR

    DilzaR Üye

    [​IMG]
     
    En son bir moderatör tarafından düzenlenmiş: 26 Mart 2011

Bu Sayfayı Paylaş