Kur'an'da Ramazan , Ramazanda Kur'an

'Ramazan ve Hikmeti' forumunda Mavi_Sema tarafından 11 Eylül 2009 tarihinde açılan konu

  1. Mavi_Sema

    Mavi_Sema Özel Üye

    Sponsorlu Bağlantılar
    Kur'an'da Ramazan , Ramazanda Kur'an konusu Kur'an'da Ramazan , Ramazanda Kur'an

    Gönül ufuklarımızın güneşi olan ramazan içimizi aydınlatıyor Ruhumuzun kirleri günbegün arınıyor
    Yıl boyunca çoraklaşan ve çölleşen gönül bahçelerimiz ramazan ikliminde yeşeriyor
    Gönüllerimiz insan sevgisiyle büyüdükçe büyüyor, adeta kâinatı kuşatıyor İçimizde sürüp giden yangınlar, duaların sağanağında sönüyor İçimizdeki isler Kur’an’ın cilasıyla kayboluyor
    Ramazan, rahmet semalarından müjdeler getiriyor bizlere Resulullah’ın gül kokan selamını ‘baş üstüne’ deyip şeref sayıp alıyoruz Gönüller bayram yerine dönüyor

    Müslümanların dinî duygularının canlandığı, diriliş emarelerinin görüldüğü bu ayda Kur’an, müminlerin gündemine oturur
    Aslında hiçbir zaman elimizden düşürmememiz gereken Kur’an, bu ayda diğer zamanlara nazaran daha çok yanımızda ve yakınımızda olur Bu mübarek zaman diliminde Kur’an’a daha bir yoğunlaşırız
    Fakat mühim olan bu güzel davranışı diğer aylarda da sürdürebilmektir Zira bu yüce kitap bütün çağları kapsamaktadır
    İnsanlığın hayat kaynağı olan Kur’an-ı Kerim ramazana özel önem atfederek ondan genişçe bahsediyor
    Yüce kitabımız Kur’an, ramazan ve oruçla ilgili şunlara genişçe yer veriyor:
    “Oruç , sayılı günlerdir Artık sizden kim hasta ya da yolculukta olursa tutamadığı günler sayısınca başka günlerde tutsun
    Zor dayanabilenlerin üzerinde bir yoksulu doyuracak kadar fidye vardır
    Kim gönülden bir hayır yaparsa bu da kendisi için hayırlıdır Oruç tutmanız, -eğer bilirseniz- sizin için daha hayırlıdır”(Bakara, 184)

    “Ramazan ayı İnsanlar için hidayet olan ve doğru yolu ve hak ile batılı birbirinden ayıran apaçık belgeleri kapsayan Kur’an onda indirilmiştir Öyleyse sizden kim bu aya şahit olursa artık onu tutsun Kim hasta ya da yolculukta olursa, tutmadığı günler sayısınca diğer günlerde tutsun Allah, size kolaylık diler, zorluk dilemez Bu kolaylık sayıyı tamamlamanız ve sizi doğru yola hidayete ulaştırmasına karşılık Allah’ı büyük tanımanız içindir Umulur ki şükredersiniz”(Bakara, 185)
    Yüce Rabbimiz “Ey iman edenler ! Oruç, sizden öncekilere farz kılındığı gibi, sakınıp korunasınız diye, size de farz kılındı”( Bakara, 183)
    Buyurarak ramazanın ve onun meyvesi olan orucun diğer dinlerde de var olduğunu bizlere hatırlatıyor
    Fakat günümüzde bozulmamış, geçerli tek din İslamiyet olduğu için bizler bozulmuş dinlerin ahkâmını itibara almayacağız
    Zira Müslüman’ın dini İslam, kitabı Kur’an, peygamberi Hz Muhammed(sav)’dir
    Bizi sadece bu dinin, bu kitabın, bu Peygamberin söz ve fiilleri bağlar

    Ramazan Kur’an’ın yeryüzünü aydınlattığı aydır Kur’an-ı Kerim’in indirildiği ay olan ramazan, Müslümanlar arasında Kur’an ayı olarak da bilinir Peygamber Efendimiz bu ayda Kur’an’ı daha çok okurdu Allah Resulü her ramazan, Cebrail’le Kur’an’ı karşılıklı okurlar, azamî dikkatle gözden geçirirlerdi
    Bizler de onun ümmetinden kullar olarak bu ayda en azından Kur’an’ı bir kez hatmetmeliyiz Mümkünse mukabelelere iştirak etmeliyiz
    Kur’an okumanın yanında, okunanı dinlemek de çok sevaplıdır Kur’an’ı koşturarak değil, tecvidine uyarak, tabir caizse sindirerek okumakta fayda vardır Keşke okurken anlamına da vakıf olabilsek…
    “Ey örtünüp bürünen! Gecenin yarısında, istersen biraz sonra, istersen biraz önce kalk ve ağır ağır Kur’an oku”(Müzzemmil 1-4)
    Ayeti Kur’an okumada nasıl davranacağımızı öğütlüyor Marifet birkaç hatim indirmek değil, hakkını vererek, içine sindirerek okumaktır
    Ramazanla birlikte camilerimizde Kur’an sesi diğer zamanlara nazaran daha bir yüksek çıkıyor
    Genellikle sabah namazından sonra ve ikindi namazından önce yapılan mukabelelerde Kur’an sevdalıları yüce kitabımızı büyük bir iştiyakla okuyor veya okuyanları takip ediyor
    Fakat ne yazık ki anlamına vakıf olamıyorlar Keşke Kur’an’ı asgari düzeyde de olsa anlayabilsek
    Hiç olmazsa her rekâtta okuduğumuz Fatiha’nın anlamını öğrenmeye, kısa süreleri kavramaya kafa yorsak! Bunlar hiç de zor olmayan mühim meselelerdir
    Gelin bu ramazanda Kur’an’ı sadece Arapçasından değil, Türkçesinden (mealen)de okuyalım Okuduğumuzu anlayalım ki tefekkür edebilelim Bu durum inancımızı daha da pekiştirip zenginleştirecektir

    Cenabı Hak cümlemizi Kur'an'ı önder olarak , Peygamberimize yaraşır ümmet olarak baki hayata gitmemizi nasip eyler inşallah...
     

Bu Sayfayı Paylaş