Kuran Ahlakını Yaşamanın Sonucu: Huzur Ve Mutluluk

'Kuran'ı Kerim ve Tefsirleri' forumunda DilzaR tarafından 12 Ocak 2009 tarihinde açılan konu

  1. DilzaR

    DilzaR Üye

    Sponsorlu Bağlantılar
    Kuran Ahlakını Yaşamanın Sonucu: Huzur Ve Mutluluk konusu İnsan, yaratılışı gereği mutlu ve huzurlu yaşamak ister. Allah'ın Kuran'da bildirdiği ahlak yapısı, insanın fıtratına en uygun yaşamı sunar. Kuran ahlakı dışındaki yolların hepsi insanın huzursuz yaşam sürmesine neden olur.

    Yaşları, meslekleri, sosyal konumları her ne olursa olsun, Kuran ahlakından uzak toplumlarda yaşayan insanların hiçbiri tam anlamıyla mutlu ve huzurlu bir yaşam sürdürememektedirler.

    Çözüm Kuran'da Aranmalıdır

    Kuran ahlakını yaşamayan, yani cahiliye hayatına göre davranan insanların içinde bulundukları en büyük yanlış budur; çözümü Kuran'da aramamak...

    Bu kişiler içerisinde bulundukları durumun açmaz bir hal aldığını açıkça görürler. Yaşadıkları hayat tarzının, benimsedikleri karakter yapısının onlara istediklerini vermediğini, kendilerini tatmin etmediğini ve hatta sıkıntıya soktuğunu hayatlarının her anında hissederler. Ancak buna çözüm olarak cahiliyenin sunduğu diğer alternatifleri deneme yoluna giderler ki, bu da onlara yine mutsuzluk ve huzursuzluk getirir. Cahiliye sistemlerinin temelde birbirinden hiçbir farkı yoktur. Belki insanlar, mekanlar ve şartlar değişebilir ama yaşanan kaygılar ve hedefler hep sabit kalır. Örneğin cahiliye yaşamına göre 'entel' olmak veya 'sosyete kültürü' ile yaşamak çok önemlidir. Ancak bu iki yaşam modeli her ne kadar birbirinden farklı olarak görülse de hedef hep aynıdır: Dünya hayatına göre yaşamak.

    Oysa dünya hayatı hırsla bağlanılmayacak kadar kısadır. Dünya hayatında kazanılan hiçbir şey baki kalmaz. Ölümle birlikte dünya hayatındaki herşey yok olacaktır. Bu nedenle, yalnızca dünyevi kazançlar elde etmek için atılan her adım insana büyük sıkıntılar getirir.

    Buna karşılık Allah insanlara mutlu ve huzurlu olmanın yollarını Kuran'da bildirmiştir: Bir insan ancak Allah'a yöneldiği ve O'nunla dost olup, Rabbimizin beğendiği ahlakı yaşadığında sıkıntılarından kurtulabilir. Allah, bir ayetinde bu önemli sırrı şöyle bildirir:

    "Bunlar, iman edenler ve kalpleri Allah'ın zikriyle mutmain olanlardır. Haberiniz olsun; kalpler yalnızca Allah'ın zikriyle mutmain olur." (Rad Suresi, 28)

    Kuran'da tarif edilen mümin karakterinde sıkıntı, huzursuzluk, kaygı ve karmaşa yoktur. İman edenler Kuran ahlakını yaşadıkları için dünyada güzel bir hayat yaşarlar, dengeli bir ruh hali içinde olurlar ve güzel tavırlar gösterirler.

    Allah'ın Rızasını Hedeflemek

    Kuran ahlakından uzak yaşayan insanların mutlu olamamalarının ve bir türlü çıkış yolu bulamamalarının bir sebebi de yalnızca insanların hoşnutluğunu kazanmak için yaşamalarıdır. Bir insan tüm doğrularını, yanlışlarını ve hayatını insanların değer yargılarına göre belirliyorsa, insanlar için yaşıyor demektir.

    İnsanlar için yaşamak ise, büyük bir zorluktur. Çünkü her insanın beğenisi farklı ölçüler üzerine kurulmuştur. Bir insanın çevresinde yüzlerce insan olduğu düşünülecek olursa, bunların her birini memnun etmek için ayrı çaba harcamak gerekecektir. Birinin memnun olduğu bir tavırdan bir diğeri memnun olmayacaktır. Bu ise, "insanlar için yaşayan" kimselerin, "binlerce farklı talebi aynı anda" karşılaması demektir. Bu da imkansız olduğuna göre, söz konusu kişi sıkıntılı bir hayat sürmek zorunda kalacaktır.

    Allah, iman etmeyenlerin bu sıkıntılarına Kuran'da şöyle bir örnek vermektedir:

    "Allah (ortak koşanlar için) bir örnek verdi: Kendisi hakkında uyumsuz ve geçimsiz bulunan, sahipleri de çok ortaklı olan (köle) bir adam ile yalnızca bir kişiye teslim olmuş bir adam. Bu ikisinin durumu bir olur mu? Hamd, Allah'ındır. Hayır onların çoğu bilmiyorlar." (Zümer Suresi, 29)

    Yüce Rabbimiz, insanı ve tüm diğer varlıkları yaratandır. İnsanın nasıl bir yaşantıyla mutlu olabileceğini de yalnızca Allah bilir. Bu noktada insana yardımcı olabilecek tek bir yol vardır; Allah'ın sonsuz aklına ve bilgisine teslim olmak ve Allah'ın rızasını gözeterek yaşamak.

    Dünya Bir İmtihan Yeridir

    Cahiliye karakteri taşıyan insanların mutlu olamamalarının bir sebebi de dünyada bulunuş amaçlarını unutmalarıdır. Oysa insan Allah'ın aklını, gücünü, sanatını ve tüm diğer üstün sıfatlarını takdir edebilecek mi, O'na gereği gibi kul olabilecek mi, yoksa bunları ve yaratılış amacını unutup, dünya hayatına kapılacak mı diye denenmektedir. Allah Kuran'da dünya hayatının bu gerçeğini şöyle bildirmektedir:

    "O, amel (davranış ve eylem) bakımından hanginizin daha iyi (ve güzel) olacağını denemek için ölümü ve hayatı yarattı. O, üstün ve güçlü olandır, çok bağışlayandır." (Mülk Suresi, 2)

    İnsanın bu şekilde denenmesi, hayatının her anında devam eder. Okulda, işte, evde, sokakta, yalnızken ya da kalabalıkta, hasta iken veya sağlıklı olduğunda, dünyanın bir diğer ucuna da gitse orada da yine imtihanı devam eder. İstisna oluşturabilecek tek bir anı dahi yoktur. Söylediği her söz, yaptığı her tavır ve düşündüğü herşey eksiksiz olarak ahirette karşısına çıkacaktır.

    İnsanın dünyada olup biten her olayın bir deneme olarak yaratıldığını unutması, tevekkülsüz bir tavır göstermesine neden olur. Nitekim dinden uzak yaşayan toplumlarda sık sık duyulan "neden böyle oldu, keşke böyle olmasaydı", "işler yolunda gitmiyor", "mahvolduk", "bütün işler ters gidiyor", "şöyle yapmasaydım, böyle olmazdı" ve bunlara benzer pek çok şikayetçi ifadenin altında bu gerçeğin unutulması yatmaktadır.

    Kaderi unutmanın ve tevekkülsüzlüğün kesin sonucu ise, sıkıntı ve mutsuzluktur. İnsanların büyük bir bölümü olayların hikmetlerini düşünmedikleri için olumsuz gibi görünen en ufak bir durumla karşılaştıklarında hemen şikayet etmeye başlarlar. Bunun sonucunda da sürekli olarak huzursuz, mutsuz ve sıkıntılı bir hayat yaşarlar.

    Oysa insanın üzerine düşen, Allah'ın kendisi için yarattığı her andan razı olmasıdır. Ters gidiyor gibi görünen olaylar meydana gelse de, güzel ahlakta ve Allah'a olan teslimiyetinde kararlı olması ve en önemlisi yaratılış amacını unutmaması gerekir. Kuran'da emredilen güzel ahlakı yaşayan kimseler, bu tür olaylarda gösterecekleri sabrın ahirette ve dünyada kendilerine bir güzellik olarak döneceğini bilmenin huzurunu ve mutluluğunu yaşarlar. (Harun Yahya, Çözüm Kuran Ahlakı)
     
  2. DilzaR

    DilzaR Üye

    İnsanlığın dünyadaki mutluluk ve huzuru, ahiretteki kurtuluşu yalnızca Kuran ahlakının yaşanmasıyla mümkün olabilir. Herkesin rahatsızlık duyduğu toplumsal sorunlar da ancak bu şekilde ortadan kalkar. Çünkü Kuran-ı Kerim’de de haber verildiği üzere Yüce Allah insanları, ancak fıtratlarına uygun olan İslam ahlakını yaşadıkları takdirde mutlu, huzurlu, aklen ve bedenen sağlıklı olabilecekleri şekilde yaratmıştır.

    Bu yazı dizisinde Rabbimiz’in rızasını kazanmamıza vesile olacak üstün ahlak özellikleri tüm yönleriyle ele alınacaktır. Bunun bilenler için bir kez daha hatırlatma, bilmeyenler için Kuran ahlakının kapsadığı davranışların neler olduğunun anlaşılmasına bir vesile olması amaçlanmaktadır. Böyle bir kişiliğe ve bakış açısına nasıl sahip olunabileceği detaylı olarak incelenecek, günlük yaşamdan ve toplumsal hayattan çeşitli örneklere yer verilerek bu anlayışın nasıl hayata geçirilebileceği anlatılacaktır. Allah’ın övdüğü bu ahlakı yaşamak için ciddi bir karar alan ancak nasıl bir yol izlemesi, neler yapması gerektiğini bilmeyen ve öğrenmek isteyenler için konu Kuran ayetleri ve hadislerle ele alınacaktır. Ayrıca kimi suni sebeplerle Kuran ahlakını yaşama konusunda kararsızlık, iradesizlik veya üşengeçlik gösterenlere bu yanlış tavırlarının muhtemel sonuçları hatırlatılacaktır. Böyle üstün özelliklere sahip olmanın her insan için mümkün olamayacağını, yalnızca peygamberlerin ve bazı özel ilim sahibi kişilerin bunu yaşayabileceklerini düşünenlere, bu düşüncelerinin geçersizliğine dair Kuran’dan cevaplar sunulacaktır.

    Kuran Ahlakı Ne Demektir?

    Kuran ahlakı, dünyada güzel bir hayat sürebilmek ve sonsuz ahirete hazırlık yapabilmek için Allah’ın insanlara bir lütfudur. Kişinin hayat boyu karşısına çıkabilecek her olaya karşı nasıl bir tavır içinde olması gerektiğini, Rabbimiz’in beğendiği davranışların hangileri olduğunu öğrenebileceği bir yaşam rehberidir. Bu ahlakı yaşamak son derece kolay, zevkli ve konforludur

    Kuran ahlakı insanın fıtratına uygun olan tek yaşam şeklidir. İnsanı yoktan var eden Allah, onun nelere ihtiyaç duyacağını, hangi ibadetleri uygulamaya güç yetirebileceğini, nasıl sağlıklı, huzurlu ve mutlu olacağını en iyi bilendir.

    Din ahlakını yaşamak, insanların üzerindeki tüm külfeti, kısıtlayıcı ve insanlara zorluk getiren ağırlıkları kaldırır. İnsanın sadece sonsuz merhametli, şefkatli, bağışlayıcı, herşeyi hayırla yaratan, tüm gücün sahibi olan Allah'ın, kendisi için belirlediği kadere teslim olmasını, herşeyde sadece O'nun rızasını arayarak O'na yönelmesini bildirir.

    Evrendeki her varlığın ve gerçekleşen her olayın sahibi olan Allah'a güvenip dayanmak ve O'nu dost edinmek, bir insanın hayatındaki tüm korkuların, endişelerin, sıkıntıların ve zorlukların da sonu demektir.

    Bu gerçeği bilmeyen pek çok insan ise kendilerince din ahlakından uzaklaştıkları takdirde daha rahat yaşayacaklarını, ahlaki değerlere önem vermedikleri zaman özgür olacaklarını düşünürler. Ya da din ahlakının yaşamlarını zorlaştıracak birtakım kısıtlamalar getireceğini zannederler. Halbuki bütün bunlar insanların düştükleri çok büyük yanılgılar ve şeytanın aldatmacalarıdır. Çünkü Allah'ın buyurduğu din ahlakını yaşamak son derece kolaydır. Asıl zor olan, Allah'ın bildirdiği sınırları tanımayan insanlardan oluşan bir toplumda yaşamaktır. Böyle bir yaşantı son derece kötü sonuçları da beraberinde getirir.

    Din ahlakından uzak yaşayan toplumlarda veya iman etmeyen insanların hayatlarında genellikle kaos, kargaşa, huzursuzluk, korku, mutsuzluk ve stres vardır.

    Bununla beraber, bu topluluk içinde olup Allah'tan gerektiği gibi korkmayan bir insan her türlü ahlaksızlığı yapabilir, hiçbir konuda sınır tanımayabilir ve dejenere bir hayat sürebilir. Böyle bir hayatta insanlar birbirlerine karşı fedakarlık göstermez, sevgi, saygı bilmez, zor anlarında maddi ve manevi destek vermezler. Bu yüzden de böyle bir yaşam hiçbir zaman, hiçbir insana mutluluk getirmez. Din ahlakı yaşanmadığı zaman insanın huzur bulacağı ortamın tam tersi meydana gelir ve daha bu dünyadayken, cehennemin manevi azabı yaşanmaya başlanır.

    Kuran Ahlakı Nasıl Yaşanır?

    İnsanlar için en güzel örneklerin verildiği, her sorunun cevabının bulunduğu Kuran’da namaz kılmak, zekat vermek, oruç tutmak gibi herkesçe bilinen ibadetlerin yanısıra tüm ayrıntılarıyla tarif edilen bir yaşam modeli ve ahlak anlayışı bulunmaktadır. Allah Katında karşılığı olan ve Rabbimiz’in hoşnut olacağı pek çok davranış biçimi Kuran ayetlerinde haber verilmiştir. Bu davranışların her biri aynı namaz kılmak gibi Yüce Allah’ın bir emridir ve ibadettir. Aynı şekilde Rabbimiz’in emirleri doğrultusunda kaçınılması gereken birçok olumsuz eylem ve tavır da haber verilmiştir.

    Bununla beraber, dünya hayatı bir imtihan yeri olduğu için her insanın dünyada kaldığı süre boyunca çeşitli vesilelerle imtihan olacağı çok açıktır. İmtihanımız nefes aldığımız her an kesintisiz devam etmektedir. Allah’ın bizler için takdir ettiği ölüm vakti gelene kadar da devam edecektir. Dolayısıyla her insan her yeni gün farklı olaylarla sınanacak, göstereceği tavırlardan sorumlu tutulacaktır.

    İşte, Kuran ahlakını yaşamak denildiğinde anlaşılması gereken, tüm bu bilgilerin ışığında bir yaşam sürmek olmalıdır.

    Öyleyse güç yetirebildiğiniz kadar Allah'tan korkup-sakının, dinleyin ve itaat edin. Kendi nefsinize hayır (en büyük yarar) olmak üzere infakta bulunun. Kim nefsinin bencil-tutkularından (ya da cimri tutumundan) korunursa; işte onlar, felah (kurtuluş) bulanlardır. (Teğabün Suresi, 16)
     

Bu Sayfayı Paylaş