Kur'an-ı Kerimde Geçen Hz.İsa İle İlgili Ayetler

'Kuran'ı Kerim ve Tefsirleri' forumunda Mavi_inci tarafından 28 Mart 2011 tarihinde açılan konu

  1. Mavi_inci

    Mavi_inci Özel Üye

    Sponsorlu Bağlantılar
    Kur'an-ı Kerimde Geçen Hz.İsa İle İlgili Ayetler konusu Kur'an-ı Kerimde Geçen Hz.İsa İle İlgili Ayetler
    İsa İle İlgili Ayetler

    Hz. İsa ile ilgili ayetler incelendiğinde, onun ölmediği ve öldürülmediği, Allah katına yükseltildiği görülür:

    Nisa Suresi’nde, Hz. İsa’nın öldürülmediği ve Allah tarafından göğe yükseltildiği anlatılmaktadır. Allah ayetinde bu durumu açıkça bildirmektedir:

    Ve: “Biz, Allah’ın Resulü Meryem oğlu Mesih İsa’yı gerçekten öldürdük” demeleri nedeniyle de (onlara böyle bir ceza verdik.) Oysa onu öldürmediler ve onu asmadılar. Ama onlara (onun) benzeri gösterildi. Gerçekten onun hakkında anlaşmazlığa düşenler, kesin bir şüphe içindedirler. Onların bir zanna uymaktan başka buna ilişkin hiçbir bilgileri yoktur. Onu kesin olarak öldürmediler. Hayır; Allah onu kendine yükseltti. Allah üstün ve güçlüdür, hüküm ve hikmet sahibidir. (Nisa Suresi, 157-158)

    Türkçe meallere baktığımızda Hz. İsa’nın Allah katına yükseltilmeden önce öldüğü yönünde tercümeler görürüz. Söz konusu ayetler şunlardır:

    Hani Allah, İsa’ya demişti ki: “Ey İsa, doğrusu seni Ben vefat ettireceğim ve seni Kendime yükselteceğim…. (Al-i İmran Suresi, 55)

    Allah, Maide Suresi’nin 117. ayetinde ise, şu şekilde buyurmaktadır:

    “Ben onlara bana emrettiklerinin dışında hiç bir şeyi söylemedim. (O da şuydu) ‘Benim de Rabbim, sizin de Rabbiniz olan Allah’a kulluk edin.’ Onların içinde kaldığım sürece, ben onların üzerinde bir şahidim. Beni vefat ettirdiğinde, üzerlerindeki gözetleyici Sen’din. Sen her şeyin üzerine şahid olansın.” (Maide Suresi, 117)

    Oysa yukarıda verdiğimiz ayetlerin Arapça karşılıklarının incelenmesi, Hz. İsa’nın bildiğimiz manada ölmediğini açıkça ortaya koymaktadır. Çünkü bu ayetlerde geçen ve Türkçe meallerde öldürme ya da vefat ettirme olarak verilen kelime Arapça’da “teveffa” kökünden türemiştir ve bu kelime ölüm manasına değil, “canın alınması” manasına gelmektedir. İnsanın canının alınmasının ise her zaman ölüm anlamına gelmediğini yine Kuran bize bildirmektedir. Örneğin teveffa kelimesinin geçtiği bir ayette insanın ölümünden değil “uykuda canının alınmasından” Allah şu şekilde bahsetmektedir:

    Sizi geceleyin vefat ettiren (teveffa) ve gündüzün “güç yetirip etkilemekte olduklarınızı” bilen, sonra adı konulmuş ecel doluncaya kadar onda sizi dirilten O’dur. Sonra “en son dönüşünüz” O’nadır. Sonra yapmakta olduklarınızı size O haber verecektir. (Enam Suresi, 60)

    Bu ayette “vefat ettirme” olarak tercüme edilen kelime ile, Al-i İmran Suresi’nin 55. ayetinde kullanılan kelime aynıdır, yani her iki ayette de “teveffa” kelimesi geçmektedir. İnsanın gece içinde bulunduğu durum ölüm olmadığına göre ayetlerde kullanılan bu kelimenin ölümü kastetmediği, doğru tercümenin “geceleyin canlarınızı alan” şeklinde olması gerektiği açıktır. Aşağıdaki ayet de aynı şekildedir:

    Allah, ölecekleri zaman canlarını alır; ölmeyeni de uykusunda (bir tür ölüme sokar). Böylece, kendisi hakkında ölüm kararı verilmiş olanı(n ruhunu) tutar, öbürüsünü ise adı konulmuş bir ecele kadar salıverir. Şüphesiz bunda, düşünebilen bir kavim için gerçekten ayetler vardır. (Zümer Suresi, 42)
     

Bu Sayfayı Paylaş