Kur''ân-i Kerim’de Yahudilerin Ahlâklari

'Kuran'ı Kerim ve Tefsirleri' forumunda mynq tarafından 11 Ağustos 2008 tarihinde açılan konu

  1. mynq

    mynq Üye

    Sponsorlu Bağlantılar
    Kur''ân-i Kerim’de Yahudilerin Ahlâklari konusu
    KUR''ÂN-I KERİM’DE YAHUDİLERİN AHLÂKLARI




    Kurân-ı Kerim, muhtelif âyetlerle Yahudilerin karakterlerini ortaya koymuş, ahlâkî bozukluklarını tüm insanlara ilan etmiştir. Onlara vermiş olduğu nimetleri saymış ve bu nimetlere karşı onların nankörlüklerini beyan etmiştir. “Andolsun biz, İsrâiloğullarına kitap, hükümranlık ve peygamberlik verdik; onları güzel ve temiz yiyeceklerle rızıklandırdık ve onları (dönemlerinde) âlemlere üstün kıldık.”(el-Câsiye, 45/16) Bu ve muhtelif âyetlerde zikredilen “âlemlere üstünlük” vasfı, âlimlerin ittifakıyla kıyamete kadar devam edecek olan bir özellik olmayıp, sadece kendi zamanlarına münhasırdır. Zira onlar, kendilerine verilen bu ve diğer birçok büyük nimetin kadrini bilemediler. Allah’a ve peygamberlerine isyan etmek, hatta hoşlarına gitmeyenleri öldürmek suretiyle Allah’ın gazabına ve lanetine duçar oldular. Suretleri maymun ve domuz suretlerine çevrildi ve âlemlere üstün olma vasfını kaybettiler. Hatta bu vasfı kaybetmekle kalmayıp, zillet ve düşkünlük vasıflarına büründüler. “De ki: Allah katında cezası bundan daha kötü olanları size haber vereyim mi? Onlar, Allah’ın lanetlediği ve gazabına uğrattığı, içlerinden maymunlar ve domuzlar çıkardığı kimseler ile şeytanlara tapan kimselerdir. İşte bunların yeri daha kötüdür ve onlar doğru yoldan daha çok sapmışlardır.”(el-Mâide, 5/60)

    Yahudilerin, Kur’an-ı kerim’de zikredilen kötü ahlâklarını ve bu ahlâklara delalet eden âyetleri kısaca şöyle sıralayabiliriz:

    1. Allah (c.c.)’ya yalan söz isnat edip iftira etmeleri:

    “…Onlar, bile bile Allah'a karşı yalan söylerler.”(Âl-i İmrân, 3/75)
    “Allah, ‘Şüphesiz Allah fakirdir, biz zenginiz.’ diyenlerin sözünü elbette duydu…”(Âl-i İmrân, 3/181)

    “(Bir de) Yahudiler ve Hristiyanlar, ‘Biz Allah’ın oğulları ve sevgili kullarıyız’ dediler. De ki, ‘Öyleyse (Allah) size neden günahlarınız sebebiyle azap ediyor? Hayır, siz de O’nun yarattıklarından bir beşersiniz.’…”(el-Mâide, 5/18)

    “Bir de Yahudiler, ‘Allah’ın eli bağlıdır (cimridir)’ dediler. Hay kendi elleri bağlanası ve söylediklerinden ötürü lanete uğrayasıcalar! Hayır, onun iki eli de açıktır, dilediği gibi verir…”(el-Mâide, 5/64)

    2. Yalan sözleri dinlemeyi sevmeleri:

    “Ey Peygamber! Kalpten inanmadıkları halde ağızlarıyla “İnandık” diyenler (münafıklar) ile Yahudilerden, küfürde yarışanlar seni üzmesin. Onlar, (Yahudiler) yalan uydurmak için (seni) dinlerler, sana gelmeyen bir topluluk hesabına dinlerler…”(el-Mâide, 5/41)
    “Onlar, yalanı çok dinleyen, haramı çok yiyenlerdir…”(el-Mâide, 5/42)

    3. Allah karşı isyanları, inat ve haddi aşmaları:

    “İşte, verdikleri sözlerini bozmaları sebebiyledir ki onları lanetledik, kalplerini de kaskatı kıldık. Kelimeleri yerlerinden kaydırarak (tahrif edip) değiştiriyorlar. Akıllarından çıkarmamaları istenen şeylerden önemli bir kısmını da unuttular. (Ey Muhammed!) İçlerinden pek azı hariç, onların daima bir hainliğini görüyorsun. Yine de sen onları affet ve aldırış etme. Çünkü Allah iyilik yapanları sever.”(el-Mâide, 5/13)

    4. Peygamberlerine karşı isyanları, inat ve haddi aşmaları:

    “Hani siz, ‘Ey Musa! Biz Allah’ı açıktan açığa görmedikçe sana asla inanmayız.’ demiştiniz. Bunun üzerine siz bakıp dururken sizi yıldırım çarpmıştı.”(el-Bakara, 2/55)

    “Dediler ki: Ey Musa! Onlar orada bulundukça biz oraya asla girmeyeceğiz. Sen ve Rabbin gidin, onlarla savaşın. Biz burada oturacağız.”(el-Mâide, 5/24)
    “Andolsun, İsrâiloğullarından sağlam söz almış ve onlara peygamberler göndermiştik. Fakat her ne zaman bir Peygamber onlara canlarının hoşlanmadığı bir hükmü getirdiyse; onlardan bir kısmını yalanladılar, bir kısmını da öldürdüler.”(el-Mâide, 5/70)

    5. Büyüklenme, gösteriş, cidal ve emre itaatsizlikleri:

    “Bizim için Rabbine dua et de onun nasıl bir sığır olduğunu bize açıklasın. Çünkü sığırlar, bizce, birbirlerine benzemektedir. Ama Allah dilerse elbet buluruz, dediler.”(el-Bakara, 2/70)

    “Peygamberleri onlara, ‘Allah size Tâlût’u hükümdar olarak gönderdi.’ dedi. Onlar, ‘O bizim üzerimize nasıl hükümdar olabilir? Biz hükümdarlığa ondan daha lâyığız. Ona zenginlik de verilmemiştir.’ dediler…”(el-Bakara, 2/247)

    6. Hakkı gizleyip söylememe ve halkı dalalete sevk etme:

    “Hakkı batılla karıştırıp da bile bile hakkı gizlemeyin.”(el-Bakara, 2/42)
    “Onlardan (Kitap ehlinden) bir grup var ki, Kitap'tan olmadığı halde Kitap'tan sanasınız diye (okudukları) Kitap’tanmış gibi dillerini eğip bükerler ve ‘Bu, Allah katındandır.’ derler. Hâlbuki o, Allah katından değildir. Bile bile Allah'a karşı yalan söylerler.”(Âl-i İmrân, 3/78)

    7. Münafıklıkla vasfolunmaları:

    “İman edenlerle karşılaştıkları zaman, ‘İnandık’ derler. Fakat şeytanlarıyla (münafık dostlarıyla) yalnız kaldıkları zaman, ‘Şüphesiz, biz sizinle beraberiz. Biz ancak onlarla alay ediyoruz’ derler.”(el-Bakara, 2/14)

    8. Şahsî menfaatlerini ve çıkarlarını hep ön planda tutmaları:

    “…Size her hangi bir peygamber, canınızın istemediği istikamette bir şey getirdikçe, kibirlenip (onların) bir kısmını yalanlayıp bir kısmını da öldürmediniz mi?”(el-Bakara, 2/87)

    “Kitap ehlinden öylesi vardır ki, ona yüklerle mal emanet etsen, onu sana (eksiksiz) iade eder. Fakat onlardan öylesi de vardır ki, ona bir dinar emanet etsen, tepesine dikilip durmadıkça onu sana iade etmez...”(Âl-i İmrân, 3/75)

    9. İnsanların iyiliğini değil, kötülüğünü ve fesadını istemeleri:

    “Kitap ehlinden birçoğu, hak kendilerine belirdikten sonra dahi, içlerindeki kıskançlıktan ötürü sizi, imanınızdan sonra küfre döndürmek isterler…”(el-Bakara, 2/109)

    10. Haset ve çekememezlik:

    “Size bir iyilik dokunursa, bu onları üzer. Başınıza bir kötülük gelse, ona sevinirler. Eğer siz sabırlı olur Allah’a karşı gelmekten sakınırsanız onların hileleri size hiç bir zarar vermez. Çünkü Allah onların işlediklerini kuşatmıştır.”(Âl-i İmrân, 3/120)
    “Yoksa insanları; Allah'ın lütfünden kendilerine verdiği şey dolayısıyla kıskanıyorlar mı? Şüphesiz biz, İbrahim ailesine de kitap ve hikmet vermişizdir. Onlara büyük bir hükümranlık da vermiştik.”(en-Nisâ, 4/54)

    11. Kibir ve büyüklenmeleri:

    “(Bir de) Yahudiler ve Hristiyanlar, ‘Biz Allah’ın oğulları ve sevgili kullarıyız.’ dediler. De ki, Öyleyse (Allah) size neden günahlarınız sebebiyle azap ediyor? Hayır, siz de O’nun yarattıklarından bir beşersiniz.”(el-Mâide, 5/18)

    “Kendilerini temize çıkaranları görmedin mi? Hayır! Allah dilediğini temize çıkarır ve kendilerine kıl kadar zulmedilmez.”(en-Nisâ, 4/49)

    “…Bu da onların, ‘Ümmilere karşı (yaptıklarımızdan) bize vebal yoktur.’ demelerinden dolayıdır. Onlar, bile bile Allah'a karşı yalan söylerler.”(Âl-i İmrân, 3/75)

    12. Sömürgecilik ve fırsatçılık:

    “Yahudilerin yaptıkları zulüm ve birçok kimseyi Allah yolundan alıkoymaları, kendilerine yasaklanmış olduğu halde faiz almaları, insanların mallarını haksız yere yemeleri sebebiyle önceden kendilerine helal kılınmış temiz ve hoş şeyleri onlara haram kıldık. İçlerinden inkâr edenlere de acı bir azap hazırladık.”(en-Nisâ, 4/161)

    13. Hitapta edepsizlikleri:

    “Yahudilerden öyleleri var ki, (kelimeleri yerlerinden kaydırıp) tahrif ederek onları anlamlarından uzaklaştırırlar. Dillerini eğip bükerek ve dine saldırarak ‘İşittik, karşı geldik; işit, işitmez olası! Râ’inâ’ derler. Hâlbuki onlar, ‘İşittik ve itaat ettik; dinle ve bize bak!’ deselerdi bu kendileri için daha hayırlı olurdu. Fakat Allah, küfürleri yüzünden kendilerini lânetlemiştir. Bu yüzden pek az iman ederler.”(en-Nisâ, 4/46)

    14. Kolayca cana kıymaları:

    “…Böylece zillet ve yoksulluk onları kapladı. Onlar, Allah’ın gazabına uğradılar. Bunun sebebi, onların; Allah’ın âyetlerini inkâr ediyor, peygamberleri de haksız yere öldürüyor olmaları idi. Bütün bunların sebebi ise isyan etmek ve aşırı gitmekte oluşlarıydı.”(el-Bakara, 2/61)

    15. Duygularının körleşmiş, kalplerinin katılaşmış olması:

    “Sonra bunun ardından kalpleriniz yine katılaştı, taş gibi; hatta daha katı oldu. Çünkü taş vardır ki içinden ırmaklar fışkırır. Taş vardır ki yarılır da içinden sular çıkar. Taş da vardır ki Allah korkusuyla (yerinden kopup) düşer. Allah yaptıklarınızdan hiçbir zaman habersiz değildir.”(el-Bakara, 2/74)

    16. Antlaşmalara ve verdikleri sözlere ihanetleri:

    “Onlar ne zaman bir antlaşma yaptılarsa içlerinden bir takımı o antlaşmayı bozmadı mı? Zaten onların çoğu iman etmez.”(el-Bakara, 2/100)

    17. Vicdan ve hissiyatlarının ölmüş olması:

    “İşledikleri herhangi bir kötülükten birbirlerini vazgeçirmeye çalışmazlardı. Yapmakta oldukları ne kötüydü!...”(el-Mâide, 5/79-80)

    18. Verilen emirlere hileyle karşı gelmeleri:

    “(Ey Muhammed!) Onlara, deniz kıyısında bulunan kent halkının durumunu sor. Hani onlar Cumartesi (yasağı) konusunda haddi aşıyorlardı. Zira tatil yaptıkları Cumartesi günü balıklar onlara akın akın geliyor, tatil yapmadıkları (diğer) günlerde ise gelmiyorlardı. İşte onları yoldan çıkmaları sebebiyle böyle imtihan ediyorduk.”(el-A’râf, 7/163)

    19. Korkak olmaları:

    “Onların kalplerinde size karşı duydukları korku, Allah’a karşı duydukları korkudan daha baskındır. Bu onların anlamaz bir toplum olmaları sebebiyledir. Onlar müstahkem kaleler içinde veya duvarlar arkasında olmadan sizinle toplu halde savaşmazlar. Kendi aralarındaki çekişmeleri şiddetlidir. Sen onları toplu sanırsın. Hâlbuki kalpleri darmadağınıktır. Bu, onların akılları ermez bir topluluk olmalarındandır.”(el-Haşr, 59/13-14)

    “Andolsun, sen onların, yaşamaya, bütün insanlardan; hatta Allah’a ortak koşanlardan bile daha düşkün olduklarını görürsün. Onların her biri bin yıl yaşamak ister. Hâlbuki uzun yaşamak onları azaptan kurtaracak değildir. Allah onların bütün işlediklerini görür.”(el-Bakara, 2/96)

    20. Cimri olmaları:

    “Yoksa onların hükümranlıkta bir payı mı var? Öyle olsa, insanlara bir zerre bile vermezler.”(en-Nisâ, 4/53)

    “Ey iman edenler! Hahamlardan ve rahiplerden birçoğu, insanların mallarını haksız yollarla yiyorlar ve Allah’ın yolundan alıkoyuyorlar. Altın ve gümüşü biriktirip gizleyerek onları Allah yolunda harcamayanları elem dolu bir azapla müjdele.”(et-Tevbe, 9/34)

    21. Kendilerine indirilen kitapları tahrif edip değiştirmeleri:

    “Vay o kimselere ki elleriyle Kitap’ı yazarlar, sonra da onu az bir karşılığa değişmek için, ‘Bu, Allah’ın katındandır.’ derler. Vay ellerinin yazdıklarından ötürü onların haline! Vay kazandıklarından dolayı onların haline!”(el-Bakara, 2/79)

    “Yahudilerden öyleleri var ki, (kelimeleri yerlerinden kaydırıp) tahrif ederek onları anlamlarından uzaklaştırırlar…”(en-Nisâ, 4/46)

    22. Amaçlarına ulaşma uğruna küfrü vs. kötülükleri mubah görmeleri:

    “Kendilerine Kitap’tan bir nasip verilmiş olanları görmüyor musun? Onlar ‘cibt’e ve ‘tâğut’a inanıyorlar. İnkâr edenler için de, ‘Bunlar, iman edenlerden daha doğru yoldadır’ diyorlar.”(en-Nisâ, 4/51)

    “Onlardan birçoğunun inkâr edenleri dost edindiklerini görürsün…”(el-Mâide, 5/80)
    Bu ahlâklar, Yahudilerin millet olarak taşıdıkları sû-i ahlâklardır. Bunların yanı sıra bu zelil milletin fert fert sahip oldukları ahlâklar vardır ki, bu da ayrıca bir araştırma konusudur.

    Kur’ân’da bu şekilde tavsif edilen Yahudiler, aslı İslâm olan dinlerini tahrif edip değiştirmiş, kendi heva ve heveslerine uygun âyetler uydurarak bunların Allah katından olduğunu söylemişlerdir. Allah’ın hükümlerini değiştirerek hem dalalete düşmüş, hem de kendilerine tabi olan insanları dalalete sürüklemişlerdir. Yeryüzünde fitne ve fesadın kaynağı olarak tanınmışlar ve yüzyıllarca girdikleri her memleketten sürülmüşlerdir.

    Allah (c.c.), Kur’ân’da bu şekilde onların ahlâklarını beyan ederek bizlere tanıtmış, şerlerinden emin olabilmemiz için onlardan dost edinmememizi emretmiştir. Onların bu ahlâklar yüzünden duçar oldukları zillete ve enva-ı çeşit azaba işaret ederek Müslümanların kendilerine çeki düzen vermelerini, dinlerini ve istikametlerini muhafazaya gayret göstermelerini istemiştir.

    Dönüş Allah’adır, mülk O’nundur. Allah (c.c.) bizleri, dinine yardım etmek suretiyle yardımına nail olan bahtiyar kullarından eylesin! Âmin!
     
  2. Google

    Google Özel Üye

    Allah razı olsun paylaşım için teşekkürler
     

Bu Sayfayı Paylaş