Kumarbi Efsanesi

'Masallar-Hikayeler-Destanlar' forumunda KaRDeLeN tarafından 2 Aralık 2009 tarihinde açılan konu

  1. KaRDeLeN

    KaRDeLeN Özel Üye

    Sponsorlu Bağlantılar
    Kumarbi Efsanesi konusu
    Kumarbi Efsanesi

    Hurri kökenli bu efsane, daha sonra Yunan mitolojisinde de izleri görülecek ilginç bir efsanedir

    Bu destan bir kaç kompozisyon halinde işlenmiştir Ancak tablelerin çoğunda büyük kırıklar olduğu için parça parça günümüze gelmiştir

    Bu efsane , Hesiodos'un Theogonia'sını andıracak biçimde tanrı soyarından bahsetmektedir

    "İlk (eski) tanrılar, [] kuvvetli tanrılar işitsinler : [] Geçmiş yıllarda Alalu (gökyüzünde) kral idi Alalu tathta oturuyordu Ve tanrıların önde geleni, güçlü Anu, (hizmetçi olarak) onun huzurunda duruyordu O, (Alalu'nun) ayaklarına kapanıyor ve içki kaplarını, içmek için, onun eline veriyordu "

    Ancak bu durum çok uzun sürmez Alalu gökte dokuz yıl krallık yapar Anu, Alalu'ya karşı ayaklanır ve onu yenerek aşağıya, karanlık toprağa gönderir ve tahta geçer Bu kez Kumarbi ona hizmet etmeye başlar

    Anu da dokuz yıl boyunca tahtta kalır Dokuzuncu yılda bu kez Kumarbi Anu'ya karşı ayaklanır ve Onunla savaşmaya başlar Anu, Kumarbi'ye karşı koyamaz , kaçar :

    "Anu, Kumarbi'nin el ve ayaklarından kendini sıyırdı ve kaçtı Anu, gökyüzüne çıktı (Fakat) Kumarbi onun arkasından koştu Anu'nun ayaklarından yakaladı ve Anu'yu gökyüzünden aşağıya çekti (Kumarbi Anu'nun) dizini (bel altını) ve bronza benzer Kumarbi'nin karnına bitişik erkeklik organını ısırdı Kumarbi, Anu'nun erkekliğini yutunca, o sevinde ve yüksek sesle güldü Anu döndü ve Kumarbi'ye (şöyle) söylenmeye başladı : " Erkekliğimi yuttuğun için kendi içinden seviniyor musun? Kendi kendine sevinme! Ben sana yük (tohum) yükledim İlk olarak soylu Fırtına Tanrısı ile seni aşıladım (gebe bıraktım) İkincisi dayanılmaz Aranzah nehriyle seni aşıladım Üçüncüsü soylu Tašmišu ile seni aşıladım Üç dehşet tanrıyı ben sana bir yük olarak yerleştirdim "

    Anu böyle diyerek gökyüzüne gizlenir Kumarbi ise hemen tükürür ve daha sonra da Nippur şehrine gider Kumarbi burada doğum için ayları sayar ve tanrıları dünyaya getirir Metinin buraları çok kırık olduğundan efsanenin bu bölüm hakkında ayrıntılı bilgimiz yoktur Ancak çıkan tanrılar da savaşa tutuşurlar En kuvvetlisi Teşup'tur Hatta Teşup boğası Šeri'ye şöyle der :

    "[Artık kim benim] karşıma kavga etmeye gelebilir? [Şimdi beni kim] yenebilir? Kumarbi bile [bana karşı çıkamaz(?)] "

    Kırık parçalardan Anu'nun Kumarbi'nin öldürülmesini istemediğini öğreniyoruz Ayrıca yeryüzü de hamiledir ve ay saymaktadır ve tabletin sonunda iki çocuk doğurur

    Tabletlerin kırık olması yüznden efsanenei tam bir versiyonu elimizde yoktur Yalnız anlaşıldığı kadar, efsane Mezopotamya kökenlidir Hitiler'e Hurriler yoluyla girmiştir

    Metinin Hesiodos'un Theogonia'sıyla benzerliği dikkat çekicidir Hesiodos'un bu efsaneleri Anadolu'dan aldığı düşünlebilinir Güterbock (bkz Kaynakça) ise bunların Hesiodos'a Fenikeliler yoluyla da geçebileceğne dikkat çekmektedir

    Güterbock Kumarbi ismini ise şöyle açıklamaktadır :

    "Bu tanrının adı hakikî Hurricedir: sondaki -bi, Hurrice aidiyet eki -ve'dir Kumar sözcüğünün cins ismi mi yoksa yer adı mı olduğu ve Kumar adlı şehrin nerede aranacağı bilinmiyor "

    Güterbock aynı zamanda Allau-anu ve Anu-Kumarbi, arasında baba oğul ilşkisi olabileceğinin de altını çizmektedir

    Köken ne olursa olsun bu efsane Hihitlerde, daha doğrusu anadolu'da bir nalam kazanmış ve belki de "Yunan Mucizesi" denilen safsatanın doğuşunda rol oynamıştır
     

Bu Sayfayı Paylaş