Kul Sefili Kimdir - Kul Sefili Biyografisi, Hayatı

'Biyografi & Otobiyografi' forumunda Mavi_Sema tarafından 8 Ocak 2011 tarihinde açılan konu

  1. Mavi_Sema

    Mavi_Sema Özel Üye

    Sponsorlu Bağlantılar
    Kul Sefili Kimdir - Kul Sefili Biyografisi, Hayatı konusu Kul Sefili Kimdir,Kul Sefili Hayatı,Kul Sefili Biyografisi,Kul Sefili Eserleri


    Çorum'un Sungurlu ilçesinin Beylice Köyünde 1964'te doğdum. Yoksul bir ailenin üçüncü ve son çocuğuyum. İlkokulu köyümde bitirdim, orta öğrenimime 1977'de Ankara Atatürk Lisesin de yatılı olarak başladım. Ortaokulu başarıyla bitirdim, liseyi de bazı siyasi nedenlerden dolayı bırakmak zorunda kaldım. Öğrencilik hayatımı da noktalamış oldum. Öğrencilik hayatım sona erdikten sonra, önce inşaatlarda amelelik, daha sonra usta olarak çalışmamı sürdürdüm. Ortaokul yıllarımda Halk şiiri tarzında şiirler yazmaya başladım. Şiire başlamam, etüt hocamızın duvar gazetesine asılması amacıyla herkesin kitap konulu bir şiir yazmasını istemesiyle başladı. Daha sonra da lise bir de edebiyat hocamızın mani yazmamızı istemesiyle pekişerek devam etti. Bu güne kadar bazı içerikler değiştirerek geldi.

    O yıllarda, aşk ve güzellikler üzerine yazmaya çalışırken, daha sonraları siyasi bilincimi kazanmamla beraber sosyal açıdan toplumsal içerikli şiirler yazmaya başladım. Bu dönüşümde, Üstat Aşık İhsani'nin bende etkisi vardır. Genelde, kendine halk ozanıyım diyen kişide, sürekli tasavvuf içerikli veya aşk, sevda şiirleri üzerinde yoğunlaşıyorsa bunu ben eksiklik sayarım. Çünkü halk ozanı düzenle barışık olamaz, özelliklede böylesi kapitalist düzenle hiç mi hiç barışık olamaz. O nedenle halk ozanı, halkı düzene karşı savunmalıdır. Onun derdini, çilesini anlatmalıdır. Bende bunları Aşık İhsani de fazlasıyla gördüğüm için onu kendime rehber edindim. 1990 yılında Ankara halk ozanları derneğine üye oldum. İstanbul'a taşındıktan sonra irtibatım koptu. 2001 yılı içerisinde çok sevdiğim ozan arkadaşım Nesimi Şahindokuyucu'nun önerisi üzerine Halk Ozanları Kültür Vakfına üye oldum.

    Mustafa Suphi isimli bir de oğlum var. Henüz 8 buçuk aylık. Çalışmalarım devam etmektedir. Halk ozanlığı üzerine araştırmalarımda mevcuttur.


    ÖMRÜME DOYMADAN


    Yaşım otuz saç ağardı
    Ömrüm sana doyamadan
    Her telinde hüsran vardı
    Ömrüm sana doyamadan

    Genç yaşta dişim döküldü
    Sızıdan belim büküldü
    Kuruyup kanım çekildi
    Ömrüm sana doyamadan

    Ağrılar çöktü dizime
    Çizgiler indi yüzüme
    Perde çekildi gözüme
    Ömrüm sana doyamadan

    Geçti yıllar düştüm yorgun
    Aylarınan oldum dargın
    Kul Sefili gider bir gün
    Ömrüm sana doyamadan.


    DURUR


    Dört duvar var benliğimi çeviren
    Bir yanı düzene çakılı durur
    Çok soru var şu beynimi kemiren
    Bir kaçı kafama takılı durur

    Benliğim esirdir, bana yabancı
    Sorular beynimi kemiren acı
    Bu yorgun bedenim benden davacı
    Her gün bir tarafı yıkılı durur

    Beynimi kemirir düzenin kurdu
    Dört duvar arası olalı yurdu
    Türlü yönler ile bedenim yordu
    Sanki limon gibi sıkılı durur

    Beynime çelikten kapı koydular
    Ne var diye içerisin oydular
    Her gün akşam bir yanımı soydular
    Bir yanımsa yine hep saklı durur

    O saklı yanımı açamadılar
    Bir adım öteye geçemediler
    Orda ne var ne yok seçemediler
    Yaşantımın orda bir "şekli" durur.

    alıntı
     

Bu Sayfayı Paylaş