"Kriz kıta değiştirdi ve kapımıza geldi"

'Ekonomi Ve Borsa' forumunda NeslisH tarafından 18 Ağustos 2008 tarihinde açılan konu

  1. NeslisH

    NeslisH Özel Üye

    Sponsorlu Bağlantılar
    "Kriz kıta değiştirdi ve kapımıza geldi" konusu Turkish Yatırım Menkul Değerler tarafından hazırlanan günlük bültende ABD'nin krizde en kötü günlerini geride bıraktığı ve sıranın Avrupa'ya geldiği vurgulandı.

    "Kriz Kıta Değiştirdi ve Kapımıza Geldi" başlığıyla yayınlanan bültende Türkiye açısından durumun pek de parlak olmadığı dile getirildi. Önemli tespitlere yer verilen ve ayrıntılaraa dikkat çekilen bülten şu şekilde;

    "Dünyada ekonomik endişeler büyüme ve enflasyon kaynaklıydı. Enflasyonist tehlike enerji ve gıda fiyatlarında kiartışlara dayanıyordu. Dünyada ABD Doları'nda yaşanan zayıflama enerji ve emtia fiyatlarında yükselişe neden oluyor ve gıda fiyatlarını etkiliyordu. ABD Doları'nın son bir ayda Euro’ya karşı yüzde 10 değer kazanmasıyla birlikte, enerji ve emtia fiyatlarında bir çöküş yaşandı. Şimdiye kadar dolardan kaçış, Euro’ya ve emtialara geçiş vardı. Son 1.5 ayda Euro ve emtialardan çıkış, dolara geçiş yaşanıyor.

    Mevcut sermaye kıtalararası ve piyasalar arasında yer değiştirmeye devam ediyor. Kısıtlı sermayenin yer değiştirmesinden bahsettiğimize göre carry trade yeniden başladı diyemeyiz. Dolara yaşanan geçiş ABD’nin en kötüyü yaşadığını, Euro’dan kaçış ise Avrupa’nın en kötüye gidiş hattını gösteriyor. Avrupa Bölgesi'nde büyümeye yönelik endişeler artmaya başladı.

    ABD, krizi AB’ye bulaştırdı ve ABD krizden çıktı diyebiliriz. ABD’de kriz varken, Türkiye ekonomik göstergeleri enflasyon haricinde pek değişim göstermedi. Çünkü ABD’nin toplam ihracatımızda ki payı sadece yüzde 3’idi.

    ABD büyümesinde yaşanan daralmayı biz ekonomi olarak tam hissetmedik. Kriz ya da durgunluk sendrom olarak AB’ye vurdu. Tüm gözler kuşku ile Almanya’ya çevrilmiş durumda. Çok yakın zamanda artık ECB’de faiz indirimleri bekleniyor. Türkiye ile AB’nin ihracatı yüzde 50.6’dır. Euro Bölgesinde yaşanacak bir daralmayı Türk ekonomisinin hissetmemesi kaçınılmazdır.

    İhracatımızın yüzde 10.1’ini Almanya’ya, yüzde 6.6’sını İtalya’ya, yüzde 6.4’ünü İngiltere’ye, yüzde 5.4’ünü Fransa’ya, yüzde 3.4’ünü İspanya’ya gerçekleştiriyoruz. Bu 5 ülkeye ihracat 22 milyar dolar seviyesinde, Haziran ayı ihracatımız 58 milyar dolar seviyesinde. Bu 5 ülkenin toplam ihracatımız içerisindeki payı yüzde 38’dir. Bu ülkelere yapılan ihracatçılar geçen aya göre pariteden dolayı yüzde 10’luk fiyat avantajı kaybetmişlerdir. Emtia fiyatlarında yaşanan gerileme ve Avrupa ile ihracat nedeniyle bu tabloya Rusya’yı ve Rusya ile yaptığımız ihracatı eklediğimizde bu oran yüzde 43,6’ya çıkıyor.

    Yurtdışında konjonktür Türkiye lehine dönmüştü ama bu dönüşüm bir değişimi kapsamayacak. Petrol ve emtia fiyatlarında yaşanan/yaşanacak düşüş enflasyonumuzu düşürecek ama dış ticaret rakamlarımızı iyileştirmeyecek. Türkiye’de 2009’da enflasyonist baskılar sona erecek. Büyüme ve dış ticarete ilişkin riskler artacak. Almanya başta olmak üzere Avrupa’ya ihracat gerçekleştiren şirketlere dikkat edilmelidir.

    İMKB’de hala yurtdışı dendiğinde ABD takip edilse de, bundan sonra AB’nin takip edilme zorunluluğu ortaya çıkmıştır. AB’de büyümeye ilişkin veriler bundan sonra ABD’den daha önemlidir."
     

Bu Sayfayı Paylaş