Kozağaç Köyü Serik Antalya

'Antalya Tanıtımı' forumunda DeMSaL tarafından 30 Mart 2010 tarihinde açılan konu

  1. DeMSaL

    DeMSaL Özel Üye

    Sponsorlu Bağlantılar
    Kozağaç Köyü Serik Antalya konusu
    Kozağaç Köyü Serik Bilgileri - Kozağaç Köyü Hakkında - Kozağaç Köyü Tanıtımı - Kozağaç Köyü Resimleri



    İlçe: SERİK - İl: ANTALYA

    Köy Muhtarı: HASAN ÇELİK



    Muhtarlık Erişim Bilgileri:
    Telefon:

    0 (242) 724 00 93

    Cep Telefonu:

    0 (532) 488 18 54

    Antalya
    Bilgiler
    Nüfus 702 (2000)
    Koordinatlar
    Posta Kodu 07500
    Alan Kodu 0242
    Yönetim
    Coğrafi Bölge Akdeniz Bölgesi
    İl Antalya
    İlçe Serik
    Web Sitesi http

    Kozağaç, Antalya ilinin Serik ilçesine bağlı bir köydür.

    Kültür

    Çocuğun dişi çıktığı zaman annesi tarafından buğday ve mısır kaynatılarak komşu kadınlar davet edilir. Bu uygulamaya "Diş Köllesi" adı verilir.

    Kız İsteme

    Evlenme çağına gelen oğlu için anne ve baba önce çevresinde kız aramaya karar verir. Bütün akrabalarının da fikrini alarak genç kızı olan eve tanışsın-tanışmasın kız görmeye gidilir. Bir günde 2-3 kız görmek için ziyaretler yapılır. Bütün görülmüş olan genç kızlar içinde bir tanesi üzerinde karar verilir. Artık kız isteme işlemine geçilir. Erkek evinin sözcülüğünü alan kimse, kızı anne ve babasından ister. Bu isteme daha ziyade Perşembe, Cuma günlerine denk getirilir. (Dini yönden hayırlı günler kabul edilir. Kız ailesinden istenir ve söz almak için belirli bir gün kararlaştırılır. Bu aradaki zaman içinde kız ailesi karşı taraf hakkında soruşturma yaparak evet veya hayır der. Evet cevabı verilince her iki tarafın akraba ve dostları toplanarak "söz kesimi" veya "şerbet içme" denilen tören yapılır. Belirlenen günde erkek evi tarafından masrafı görülerek ve kız için "nişan kofası" hazırlanır. Hazırlanan bu hediyeler kızın evine gönderilir. Gelen hediyeler kızın arkadaşlarına ve tanıdıklarına bir masa üstüne serilerek gösterilir. İki taraf arasında kararlaştırılan bir günde de; yalnız erkekler toplanarak dini yönden de duası yapılarak "söz kesme" töreni yapılır. Sonunda limonata ikram edilir. İkkram edilen limonatadan oğlan evine en önce kaçırarak damada içiren kimse bahşiş alır. Tören dağılırken gelen misaffirlerin bir kısmı özellikle damadın arkadaşları kız evinden bazı eşyaları gizlice alırlar. Kaçırılan bu eşyalar da damada bahşiş karşılığı verilir. Sonra da ev sahibine iade edilir. Bu olaylar çevrede geniş tepki yaratır. Günlerce bu hususta konuşmalar devam eder.

    Nişan

    Söz kesme töreni sonunda nişan töreni yapılır. Bu tören her iki tarafın anlaşmasına göre ayarlanır. Basit olarak aileler arasında sade bir tören olabileceği gibi bir nişan töreni dedüzenlenbilir. Adete göre nişan için bir salon tutulur. Sadece kadınlar toplanır. Nişanı olacak kızı yüksek yere oturturlar. Her iki tarafın akraba ve dostları toplanırlar. Çalgı takımı nişan salonunu görmeyecek şekilde yerini alır. Özellikle bu tören gündüz yapılır. Herkes oynar; oyunlar genellikle hareketli ve tek olarak oynanan yerel oyunlardır. Bu arada yaşlı hanımların oynadığı zeybek de oldukça ilgi çekicidir. Eğlencenin sonuna doğru nişan merasimi yapılır. Müzik eşliğinde kayınvalide nişan yüzüğünü ve kendi nişan hediyesini takar. Arkasından bütün oğlan evi kendi hediyelerini renk renk kordelalar ile takarlar. Sıra kız evine gelir. Onlar da nişan hediyelerini takınca artık nişan takılan genç kızın oynaması gerekir.Bu arada bütün gözler üzerindedir. Çünkü bütün kolları, boynu, parmakları, göğsü çeşit çeşit altın ziynetlerle dolmuştur. Ayrıca altın yerine para takanlar da bulunur. Bu merasim tamamlanınca tören biter, kız evine gidilir. Bütün takılan eşyaların saklanması gerekir. Takılan her hediyenin kimin tarafından da takıldığı öğrenilir. Çünkü takılan bu hediyelere yeri ve zamanı geldiğinde karşılık vermek adettir.

    Kına Gecesi

    Düğün 2 gün sürer, düğün kız evinin büyük bir masrafa girmesi olarak kabul edilir. Çünkü kız evi bütün eşyayı yapmak zorundadır. Bunun karşılığında erkek evi sadece gelinlik kıyafeti ve çok az eşyayı yapar. Birinci gün kız evinin hazırlamış olduğu çeyiz erkek evinin gönderdiği arabayla gelinin oturacağı eve götürülür. Bu da başlı başına bir törendir. Eşya taşımak için tutulan araba ve taşıyıcılara mendil, havlu, yazma gibi hediyeler verilir. Davul ve zurna önde olmak kaydı ile caddelerden geçilerek gelin evine eşyalar indirilir. Aynı gün veya ertesi günü kız evinin yakınları kız çeyizini eve yerleştirirler. Bu tören hafta başına denk getirilir. kına gecesi yapılır. Şimdilerde bu tören Cuma'ya veya Cumartesi'ye denk getirilir. Kına gecesinde mahalli çalgılardan yararlanılarak bir eğlence yapılır. Bu eğlencede kına hazırlanır. Yaşlı bir kimse tarafından (sağ ise kızın annesi tercih edilir) kınası yakılır. Kız ortaya oturtulur, başına pullu kırmızı bir yazma örtülür. Mahalli çalgılarla kıza ait maniler söylenir. Gaye kızı ve yakınlarını ağlatmaktır. Bu anda kızın el ve ayaklarına kınası yakılır. İstenirse yarım saat sonra yıkanır, değilse sabaha kadar öyle kalır. Bu eğlence kızın ağlatılmasını takiben biraz daha sürdürüldükten sonra bitirilir.

    Düğün

    Kına gecesinin ertesi günü düğün yapılır. Düğün genel olarak Perşembe veya Pazar günü tesadüf ettirilir. Geleneksel olarak yalnız kadınlara yapılır. Bazı aileler düğün yerine nikah töreni ile birlikte bir kutlama yaparak olayı bir defada bitirirler. Bazı ailelerde düğünden birkaç gün veya bir hafta önce her iki ailenin yakın fertleri ile kız evinde nikah töreni yaparlar. Düğün gecesi toplanan halkın bütün gözleri gelinlik kızdadır. Bu arada kıza dikilen gelinlir, neler alınmış, neler dikilmiş hep söz konusu edilir. Kız çeyisinin oğlan evine gitmesinden hemen sonra, kız evine oğlan evinden "düğün kofası" gönderilir. Bunda gelinlik, mantodan, iç çamaşır ve tuvalet takımlarına kadar herşey vardır. Nişan kofasında olduğu gibi sergilenerek halkın görmesine bırakılır. Nişan veya düğünden önce "urba görme" olarak adlandırılan ve bir kısmı kofaya konulacak eşyalar birlikte çarşı pazar gezilerek alınır. Evlenecek genç kıza en az 3-5 takım elbise, ayakkabı, terlik ve iç çamaşırı alınır. Kofa gönderme işi geleneksel bir uygulamadır. Kofanın gönderileceği gün önceden haber verilir. Kız evi, komşu ve tanıdıklara haber verir. Gelen kimseler eşyaları görür. Kofa, geniş bir sepet içinde gayet süslü eşyalar yerleştirilerek üzeri kırmızı tülden örtülerek hazırlanır. Fakir bir kimse tarafından alınan bu kofa taksi veya bir arabayla kızın evine götürülür. Kız evine kofayı teslim eden kişiye hediye verilir. Aynı şekilde kız evi de damada ait hediyelerini bu şekilde bir kofa hazırlayarak erkek evine gönderir. Düğün, köyde bazan düğün salonlarında yapılır. Düğünü idare eden bir şahıs bulunur. Misafirler belli bir saatte toplanır. Çalgı eşliğinde oyunlar oynayarak bu düğün töreni eğlenceli bir şekilde devam ettirilir. Bu düğünü idare eden kimse misafirleri sıra ile oyuna kaldırır. Gelin her arkadaşı ile ayrı ayrı oynar. Damat ve gelin köyden veya salondan ayrılırken başlarına para, şeker, leblebi gibi şeyleri avuç avuç atarlar. Salona gelmeden önce taksi ve otobüslerle misafirleri evlerine götürürler. Gelin ile damat oturacakları eve götürülerek damadın arkadaşlarınca gerdeğe sokulur. Burada sırtına vurmak adettir. Böyle olunca anne-baba için bu geleneklerin, yerine getirilmesi gereken görev olmaktan başka bir anlamı kalmamaktadır. Düğünlerde eskiye oranla daha çok salon düğünü şeklinde gerçekleşmektedir. Dolayısıyla kadın-erkek bir arada eğlenilir. Düğünün başlıngıcında gelin ve damat dansa çıkarlar. Daha sonra diğer oyunlar ve yöresel oyunlar (Teke zortlatmaları ve zeybekler) oynanır. Takı merasimi ayrı bir önem taşır. Gelin ile damada herkes takacağı hediyeyi bu sırada takar veya verir. Düğün salonlarında kuru pasta, yaş pasta ve meşrubat dağıtılır. Genellikle bir orkestra eşliğinde müzikler icra edilir. İsteyenler bağlama, davul-zurna gibi farklı sazları da kullanırlar.Teknolojinin gelişmesi ile düğünlerin video filme kaydettirilmesi adetleşmiştir. Bu yüzden düğün boyunca film çekimi yapan birisi düğüne gelenleri ve her türlü anı filme alırken görülür. Gece yarısı yani saat 24:00\'e doğru düğün bitirilir.

    Düğün oyunları

    • Sarı Zeybek • Yayla Yolları • Kezban Yenge • Al Yazma • Çek Deveci Develeri • Cemilem • Dirmilcik • Ovalar Ovalar • Yaylalarda Gezersin • Haymanalı • Teke Zortlatması • Cezayir gibi oyunlar oynanmaktadır.

    Coğrafya

    Antalya iline 26 km, Serik ilçesine 13 km uzaklıktadır.

    İklim

    Köyün iklimi, Akdeniz iklimi etki alanı içerisindedir.

    Nüfus

    Yıllara göre köy nüfus verileri
    2007
    2000 702
    1997 751

    Ekonomi

    Köyün toprakları çok verimlidir, topraklardan yılda bir iki kez ürün alınabilmektedir, tarım, modern zirai araçlarla yapılmaktadır. Köyün arazileri DSİ’nin sulama kanallarıyla sulanmaktadır, Köyün genel olarak sulama sorunu yoktur. Köy halkının en önemli geçim kaynağı seracılıktır. Seralarda turfanda sebzeler yetiştirilmektedir. Köyün genellikle her hanede en az bir tane sera vardır. Seralarda turfanda olarak; domates, salatalık, biber, patlıcan, çilek, kavun, fasulye gibi sebze ve meyveler yetiştirilmektedir. Ayrıca tarım arazilerinde buğday, mısır, susam, nar ve narenciye gibi ürünler de yetiştirilmektedir. köye halkı tarım ürünlerini, Serik’e veya Antalya’ya götürerek pazarlamaktadır. Köyün arazilerinin Antalya – Serik karayolu üzerine yakın olması son yıllarda Köyün önemini büyük ölçüde artırmıştır. Bahsedilen bölgedeki araziler üzerinde küçük ve ortaboy işletmeler açılmış olup bu işletmeler Köyün ekonomisine katkı sağlamakta ve işsizliği azaltmaktadır. Köyünde hayvancılık fazla yapılmamaktadır. Her âilenin kendi ihtiyaçlarını (et, süt, peynir, tereyağı, vs.) karşılayacak inekleri vardı. Hayvancılık sektör olarak gelişmemiştir.
    Altyapı bilgileri [değiştir]

    Köyde ilköğretim okulu vardır. Köyün içme suyu şebekesi vardır, ama ne kadar sağlıklı içme suyu şebekesi olduğu tartışılır, kanalizasyon şebekesi yoktur, Ptt şubesi yoktur ancak ptt acentesi vardır. Sağlık ocağı ve sağlık evi yoktur. Köye ayrıca ulaşımı sağlayan yol asfalt olup köyde elektrik ve sabit telefon vardır.

    Atasözleri ve Deyimler

    Aç gözünü, açarlar gözünü. Aç gurd yavrısını yer. Aç köpek fırın deler. Âca balta vurmuşlar, “sapı bendendir.”demiş. Acı badılcanı gırâ çalmaz. Adam olana bi söz yeter. Ağlamayan çocâ meme vermezler. Agla garayı seçmek Alışmış gudurmuşdan beterdir. Aptal düğünden, çocuk oyundan hoşlanır. At yerine eşek bağlanmaz. Avcı atar, balıkçı dutar. Aza ganaat etmeyen çoğu bulamaz. Bağa bak üzüm olsun, yemeye yüzüñ olsun. Balsız govanda arı durmaz. Beş parmân beşi de bi olmaz. Bıcag kendi sapını kesmez. Birini bilmeyen binin bilmez. Bişmiş aşa su dökülmez. Borç yiğidiñ gamçısıdır. Böyüğünü bilmeyen Allah’ını bilmez. Can baldan datlıdır. Çatal gazık yere geçmez. Deli deliyi, imam ölüyü sever. Deveciyle dost olan gapısını böyük açar. Ekmen böyü hamırın çoğundan olur. El atına binen tez iner. El eli yür el de yüzü yür. El yarası geçer, dil yarası geçmez. Eşşeğe cilve yap demişler çifde admış. Fakirin garnını yarmışlar kırk dene gelecek sene çıkmış. Fala inanma, falsız galma. Fazla mal göz çıkarmaz. Fazla naz âşıg usandırı. Gençliin gıymatı ihtiyarlıkda bilinir. Gızı gıymatlı olan kocaya, ôlu gıymatlı olan hocaya vermez. Guşun uçma zamanı vardır. Isırcak it dişini göstermez. İyi adam lafınıñ üstüne gelir. Kedi şeyini görmüş yaram var demiş. Kendi başını düzemeyen gelin başı düzer. Kötü gomşu insanı mal sahibi yapar. Namaz adamı yolda gomaz. Olsun da gomşuda olsun. Oynayamayan gelin“yerim dar” der. Tazısız ava çıkan, davşansız eve döner. Tencere yuvarlanmış kapânı bulmuş. Yiğidin alnından öpülür. Zâmet çekmeyince râmet olmaz. Zopayı yeyen zıpa, bi dâ gelir mi sapa.


    Kaynak : Vikipedi, özgür ansiklopedi
    Kaynak : Yerel Net
    Köyünüze ait bilgi ve resimleri bu konu altında paylaşabilirsiniz
     

Bu Sayfayı Paylaş