Koyun yetiştirme işleri

'Diğer Hayvanlar' forumunda Siraç tarafından 22 Ekim 2008 tarihinde açılan konu

  1. Siraç

    Siraç Site Yetkilisi Admin Editör

    Sponsorlu Bağlantılar
    Koyun yetiştirme işleri konusu Koyun yetiştirme işleri
    11.1. Koç katımı
    11.1.1. Koç katımı yöntemleri
    11.1.1.1. Serbest aşım
    11.1.1.2. Sınıf aşımı
    11.1.1.3. Elde aşım
    11.1.2. Koç katımına hazırlık
    11.2. Gebelik ve Doğum
    11.2.1. Gebelik
    11.2.2. Doğum (Kuzulama)
    11.3. Kuzu büyütme
    11.3.1. Kuzu büyütmede ilk uygulamalar
    11.3.2. Kuzu büyütme yöntemleri
    11.4. Sağım*
    11.4.1. Sağım sistemleri
    11.4.1.1. El ile sağım
    11.4.1.2. Makineli sağım
    11.4.4.2. Sağım hijyeni
    11.5. Kırkım
    11.5.1. Kırkımın koşulları
    11.5.1.1. Kırkım zamanının belirlenmesi
    11.5.1.2. Kırkım hazırlıkları
    11.5.1.3. Kırkım sırasında dikkat edilecek konular
    11.5.2. Kırkım yöntemleri
    11.5.2.1. Kırklıkla kırkım
    11.5.2.2. Makineli kırkım
    11.5.2.3. Kimyasal kırkım
    11.5.3. Yapağı gömleklerinin hazırlanması ve saklanması
    11.6. Bakım ve diğer işler
    11.6.1. Vücut bakımı ve temizliği
    11.6.2. Meme bakımı
    11.6.3. Tırnak bakımı
    11.6.4. Kuyruk kesme
    11.7. Kaynakça

    11.1. Koç katımı
    [Konu Başlığı] [Sonraki Konu]

    Çiftleşme mevsiminde kızgınlık gösteren koyunun koç ile birleştirilmesi olayına koç katımı yada aşım denir.

    11.1.1. Koç katımı yöntemleri
    [Konu Başlığı] [Önceki Konu] [Sonraki Konu]

    Koyunda katım yada aşım yöntemleri serbest aşım. sınıf aşımı ve elde aşım olmak üzere üçe ayrılarak incelenebilir.

    11.1.1.1. Serbest aşım
    [Konu Başlığı] [Önceki Konu] [Sonraki Konu]

    Bu yöntemde yeteri sayıda koç, ana sürüye salınır. Kızgınlık gösteren koyunlar, herhangi bir koç tarafından aşılır. Her koçun aştığı koyun sayısı da değişiktir. Koçlardan biri önder duruma geçer ve daha çok koyun aşma şansına sahip olur. Diğer koçlar önder koçun aşamadığı koyunlarla çiftleşirler. Bu sırada bir koçun sürekli olarak aynı koyunun aştığı da gözlenir. Koçlar başlangıçta çok aşım yaptığından katım süresi sonunda aşılan koyunların bir kısmı döl tutmayabilir. Bu nedenlerle serbest katımda, diğer aşım yöntemlerine göre daha çok koç bulundurma zorunluluğu vardır.

    Serbest aşımda çoğunlukla hangi koçun hangi koyunu aştığı bilinmediğinden koça göre herhangi bir seleksiyon söz konusu değildir. Genellikle yurdumuz köy sürülerinde bu yöntem uygulanmaktadır.

    11.1.1.2. Sınıf aşımı
    [Konu Başlığı] [Önceki Konu] [Sonraki Konu]

    Bu yöntemde, koyunlar vücut yapıları ve verim düzeylerine göre sınıflara ayrılır. Sınıflarda görülen aksaklığı düzeltecek nitelikte yeter sayıda koç, aşım zamanında sürüye bırakırılır. Bu. bir çeşit düzeltme ve ıslah çiftleştirmesidir.

    Sınıf aşımı, özellikle yabancı ülkelerde koyun yetiştiriciliğinde önem kazanır ve çok uygulanır. Örneğin, yapağı özellikleri iyi, ancak ince yapılı koyunların oluşturduğu sınıfa, yapağı özellikleri orta kalitede, iri yapılı ve et verimi bakımından iyi durumda koçlar bırakılır.

    Bu yöntemde kuzuların babası açık olarak belli değildir. Her kuzunun babası, o sınıfa verilen koçlardan biridir. Serbest aşımda da aşımları denetlemek ve bir koçun aynı koyunu çok kereler aşmasını önlemek olası değildir. Köy sürülerinde bu yöntemle ilerleme sağlanabilir.

    11.1.1.3. Elde aşım
    [Konu Başlığı] [Önceki Konu] [Sonraki Konu]

    Elde aşım, koç ve koyunların önceden saptanan ilkeler ışığında, koyunlarda kızgınlığın gözlemlenmesiyle biraraya getirilerek çiftleştirilmesidir.

    Bu yöntemde, koç katımı başlamadan aşım listeleri düzenlenir. Listelerde aşım yapacak koçların ve aştırılacak koyunların numaraları vardır. Bir başka deyişle elde aşımda hangi numaralı koçun, hangi numaralı koçla çiftleştirileceği katımdan önce belirlenmektedir.

    Katım mevsiminde, kızgınlık gösteren koyunları saptamak için bir arama koçu salınır. Arama koçunun karın ve inguinal bölgesi çuval ya da bu iş için hazırlanmış takımlara sarılır. Koç kızgın koyunu hızla belirler vc üzerine sıçrar. Ancak taşıdığı önlük nedeniyle aşım yapamaz. Bu şekilde kızgın koyun sürüden ayrılır ve aşım listelerine bakılarak ona ayrılmış koçla çiftleşmesi sağlanır. Listeye aşım tarihi yazılır. Kimi büyük koyun sürülerinde arama koçları koyun otlağa çıkarken aralarına bırakılır. Bunların önlerinde özel kayışlarla bağlanmış boya maddesi vardır. Arama koçu, kızgınlık gösteren koyuna sıçradığı anda boya koyunun sağrısına bulaşır. Sürü, akşam ağıla dönünce gerisi boyalı koyunlar ayrılır ve eşlendirilir.

    Elde aşımda arama koçlarının fazla yorulmasını önlemek ve kesin sonuç almak için kızgınlığın aranması sırasında koyunlar 10-15 başlık kümeler durumuna getirilmelidir. Küme yapılamıyorsa. 10-15 baş koyuna bir arama koçu düşecek sayıda arama koçu ayrılmalıdır. Bundan çok sayıda koyunu bir arama koçuyla taramak verimi düşürür ve koçun yorulmasına neden olur. Gözlemler, 15-20 dakikalık süreyle sabah ve akşam serinliğinde yapılmalıdır.

    Elde aşımda, koçlar sürü içinde dolaşmadığından yorulmazlar. Bu nedenle çok sayıda koyunla çiftleşebilirler.

    Elde aşımın ıslah bakımından en büyük yararı. elde edilen kuzuların ana ve babalarının bilinmesidir. Bu şekilde koça ve koyuna bağlı olarak etkin bir seleksiyon yapılabilir.

    11.1.2. Koç katımına hazırlık
    [Konu Başlığı] [Önceki Konu] [Sonraki Konu]

    Yetiştirici açısından koç katımının başarısı temelde (1) Gebe kalma oranının yüksek olmasına, (2) Koç katımı zamanının kısa sürmesine bağlıdır. Bu amaçla koç katımı öncesi ve koç katımında koyunlara ve koçlara uygulanacak işlemler önem kazanır. Bu işlemlerin başında. bu dönemde yapılacak beslemenin niteliği önem kazanır. Koyunlara ve koçlara, koç katımı öncesi ve koç katımında yapılacak yoğun ya da ek yemleme (=Flushing). kısırlığı düşürür, ikizliği arttırır ve koç katımının kısa sürmesini, bir başka deyişle kızgınlığın toplulaştırılmasını sağlar.

    Besleme dışında, uygulanacak işlemler arasında koyunların arasına uyarıcı koç yada koçların salınması, aşımın serinlikte yapılması, koçların yaz kısırlığından kurtarılması, oynaşı süresinin uzatılması gibi konular sayılabilir.

    Aşım dönemine geçişte koyunların arasına uyarıcı koç yada koçların salınması, kızgınlığın uygun zamanda ve toplu olarak görünmesini sağlamaktadır. Bu amaçla belirlenen aşım başlangıç tarihinden 2 hafta kala koyunlar arasına uyarıcı koçu bırakılmalıdır. Burada koçların etkisi, anöstrüs döneminden çiftleşme mevsimine geçerken görülür.

    Koyunlar ve koçlar aşım sırasında yüksek ısıdan olumsuz yönde etkilenirler. Uzun süreli yüksek ısı kızgınlığın çıkışını geciktirdiği gibi gebelik oranını da düşürmektedir. Bu nedenle yazın koyunların gece otlatılması ve aşımların serinlikte yapılması yararlıdır. Koçların da hayalarının üzerindeki yapağılarının kırkılması ve serinletilmesi onları yaz kısırlığından korur, gerek aşım isteğini, gerekse sperma verimini artırır.

    Sevi (oynaşı) süresini sperma verimi ve özellikleri üzerine etkisi vardır. Bu yüzden koçlara aşımdan önce 7-8 dakikalık bir oynaşı süresi verilmesi yada yaratılması yararlıdır.

    11.2. Gebelik ve Doğum
    [Konu Başlığı] [Önceki Konu] [Sonraki Konu]

    11.2.1. Gebelik
    [Konu Başlığı] [Önceki Konu] [Sonraki Konu]

    Koyunlarda çiftleşme olayıyla oluşan döllenmiş yumurta 3-5 gün sonra döl yatağına gelir. Dölleme ile başlayan ve doğuma değin süren bu fizyolojik olaya Gebelik denir. Koyunlarda gebelik süresi ortalama 5 aydır. Bu süre 145- 155 gün arasında değişir. Genel olarak geç gelişen ırklarda gebelik, erken gelişenlere oranla birkaç gün uzun sürer. Yaşlı koyunlar ise genç koyunlara göre kuzularını 1-2 gün fazla taşırlar. İkizlerin gebelik süreleri de tekizlere oranla 1-2 gün daha kısa olur.

    Koyunlarda gebelik oranını olumsuz olarak etkileyen etmenlerin başında döllenmiş yumurta (embriyo) ölümleri gelir. Bu olay geçici kısırlık yaratır. Embriyo ölümleri yüzde 20-30 oranında kısırlığa neden olur (Koyunlarda yüzde 5-8 kısırlık olağan sayılır). Embriyo ölümleri çokluk gebelik başlangıcının 14. günü ile 18. günü içinde olmaktadır.

    Embriyo ölümlerinin nedenleri arasında beslemedeki dengesizlik, yüksek ısı, zorlama (stres), hormonal düzensizlik vb. gibi konular sayılabilir.

    Gebeliğin son 1-1.5 ayında bakım-yönetim önem kazanır. Gebe koyunların hareket ettirilmeleri yararlıdır. Bununla birlikte hızlı yürümeye, dar yerlerden geçmeye, hendekten atlamaya zorlanmamalıdır.

    11.2.2. Doğum (Kuzulama)
    [Konu Başlığı] [Önceki Konu] [Sonraki Konu]

    Koyun yetiştiriciliğinde işin en fazla olduğu dönem kuzulama mevsimidir. Bu mevsimde, öncelikle doğum bölmelerinin hazırlanması gerekir. Doğum bölmeleri, ağılın en sıcak olan, rüzgar tutmayan yerlerinde hazırlanır, 10 gebe koyuna en az 1 doğum bölmesi hesap edilir.

    Kuzulamasına birkaç gün kalan koyunun karnı en büyük şişkinliğine kavuşur, memeleri gerilir ve meme başlarına süt iner. Vulvadan yapışkan bir sıvı akar.

    Koyunlarda doğum sancılı olur, ancak genellikle kolay doğum yaparlar. Yardım, başın çıkması için yapılabilir, ancak bu işlem ananın ıkınmasına uygun olarak gerçekleştirilir. Koyunlarda doğum arasında kuzuların yüzde 70’i öngeliş, yüzde 30’u arka geliş durumunda doğarlar.

    Koyunlardan doğumun hazırlık devresi 0.5-24 saat arasında değişir. Bu devrenin sonunda ana karnındaki yavruyu (fötüsü) saran birinci zar yırtılır, yavru doğum kanalına girer. Fötüsün dışarı çıkartılması devresi ise 30 dakika ile 2 saat arasında değişir. Doğum olayının tamamlanmasından sonra yada olay sırasında göbek kordonu kendiliğinden kopar. Koyunlarda sonun (plasenta) kuzulamadan sonra dışarı atılma süresi de 0.5-3 saattir. Sonun dışarı atılmasından sonra koyunun döl yatağı organ yavaş yavaş eski durumuna döner. Bu süre yaklaşık 30 gündür.

    Kuzularda göbek kordonu temizliği yavrunun sağlığı açısından önemlidir. Bu yüzden göbek kordonu yada bağı 4 parmak aşağıdan bağlanmalı ve tendürdiyotla dezenfekte edilmelidir. Düşen sonları ise ağıldan yada otlaktan toplayarak mutlaka gömmelidir. Kimi anaç koyunlar sonlarını yiyebilirler.

    11.3. Kuzu büyütme
    [Konu Başlığı] [Önceki Konu] [Sonraki Konu]

    11.3.1. Kuzu büyütmede ilk uygulamalar
    [Konu Başlığı] [Önceki Konu] [Sonraki Konu]

    Ağız sütünün verilmesi

    Yeni doğan kuzuyu anasının emmeye bırakmadan önce meme ucundaki ilk damlalar alınır. Daha sonra anasını emmesine izin verilir. Anasını ememiyorsa meme başını bulmasına ve emişine yardımcı olunur. Kuzulamadan sonraki ilk günlerde koyunun verdiği süte Ağız sütü (Kolostrum) denir. Ağız sütü mutlaka verilmelidir. Bu süt 3-5 gün süreyle salgılanır. Ağız tam bir besin maddesidir. Ayrıca içerdiği antikorlar (bağışıklık maddeleri) nedeniyle kuzular da bir süre hastalıklara karşı bir direnç oluşturur. Ağız sütü, kuzuyu hafif ishal de yapabilir. Bağırsaklardaki pisliği temizlemek gerekir. Bu pislik kuzuların gerisinde turuncu renkte bir dışkı olarak görünür.

    Yakma

    Kimi durumlarda, anası ölmüş kuzuların beslenmeleri yada ikiz doğumlarda ana kuzuları besleyemez durumda ise kuzunun başka bir koyuna alıştırılması söz konusu olabilir. Bu işe yakma denir. Yakmada bir süre güçlükle karşılaşılır. Güçlük daha çok koyundan gelir. Koyunun kuzuyu reddetmemesi. kendi öz yavrusu imiş gibi kabul etmesi için başlıca şu işlemlere başvurulur:

    Kuzu ve yakılacak koyun dar bir bölmeye alınır. Bir süre sonra koyun kuzuya alışır ve emmesine izin verir.
    Koyunun sütü öksüz kuzunun başına, vücuduna ve kendi burnuna sürütür. Koyun kuzuyu kokladığında kendi yavrusu olduğunu sanır, yavruyu yadırgamaz.
    Ölü kuzunun postu öksüz kuzunun sırtına bağlanır.
    Koyunun yavrusu doğar doğmaz ölmüş ise koyunun sonu öksüz kuzuya sürülür
    Koyunun kuyruk arkası öksüz kuzuya iyice sürülür ve kokusu yavruya sindirilir.
    11.3.2. Kuzu büyütme yöntemleri
    [Konu Başlığı] [Önceki Konu] [Sonraki Konu]

    Doğal (normal) büyütme

    Doğal büyütme kuzuların doğumdan sütten kesime değin analarını emmeleri yanında kaliteli kaba yem ve yoğun yemle beslenerek büyütülmeleridir.

    Doğal büyütmede kuzular ya sütten kesilinceye değil analarıyla birlikte ağıl ve merada bulundurulur yada sütten kesime kadar ağılda barındırılır. ancak analar merada dönünce yanlarına bırakılır.

    Otlakta kuzu büyütmede, sütten kesim yaşı kuzuların gelişme durumuna ve meranın besleme kapasitesine bağlı olarak değişir. Sütten kesim yaşı yada ağırlığı yetiştirme yönüne de bağlıdır. Koyunların sütü için sağılmadığı ülkelerde yada yerlerde kuzular 3-3.5 ay süreyle analarını emerler ve 30-35 kg sütten kesim ağırlığına değin ulaşabilirler. Bu dönemde aynı zamanda meranın durumu dikkate alınarak yoğun yemde verilebilir. Koyunların sağıldığı işletmelerde ise emiştirme süresi en fazla 2.5-3 ay sürer. Göçer koyunculukta kuzuların büyütülmesi sadece ana sütü ve meraya dayanır.

    Kuzuların ağılda barındırılması ve mera dönüşü analarıyla birarada bulundurulması entansif koyun yetiştiriciliğinde uygulanır. Bu şekilde kuzular 3-4 haftalık iken yoğun besleme düzenine sökülür. Burada iki yöntem uygulanabilir:

    Kuzular yarım gün anasız, yarım günde analarıyla birlikte barındırılır. Anaların yanında bulunacakları zaman koyunların gündüz yada gece otlatmalarına göre değişir. Yalnız kuzuların bulunduğu zamanlarda kuzulara arttırılarak yoğun yem ve temiz su verilir.

    Analarının geçemeyeceği, ancak kuzuların geçebileceği bölmeler hazırlanır. Kuzuların kendi bölmelerinde yoğun yem ve temiz su bulundurulur.

    Kuzuların daha hızlı yoğun yem yemeyi öğrenmeleri için birinci yöntem en iyisidir. ancak kuzuların anaların yanından ayırmak için biraz daha fazla işçiliğe gereksinme duyulur.

    Erken Sütten Kesme

    Erken sütten kesme, kuzular için normal sayılan emiştirme süresinden önce sütten kesilmesi yada analarının yanından ayrılması işlemidir. Bu işleme başlıca iki ana amaç için başvurulur: Birincisi, yılda birden çok kuzulatma yapan ve koyunculuğun daha çok kuzu üretimine yönelik olduğu işletmelerde koyunları sonraki koç katımına hazırlamaktır. Bu yüzden kuzular analarının yanından erken ayrılır. Koyunların kuruya çıkması sağlanır ve daha sonra uygulanacak besleme düzeniyle aşım kondisyonuna getirilir. İkincisi ise kuzuların erken sütten kesimi ile süt üretimine (pazarlanabilen süt) kısa sürede geçmektir.

    Erken sütten kesimde kuzular 1-1.5 aydan fazla emiştirilmezler. Sütten kesim ağırlığı da doğum ağırlıklarının en az 3-4 katı olmalıdır. Bu ağırlık yaklaşık 12-13 kg olarak kabul edilebilir.

    Sütten kesilen kuzuların yaşama gücünün yüksek olması ve sağlıklı gelişmesi için iyi nitelikli kaba yem ve yoğun yemle beslenmesi gerekir.

    Yapay büyütme (Kuzuların anasız büyutülmesi)

    Yapay büyütme, kısaca kuzuların ağız sütünü emdikten sonra analarının yanından ayırarak büyütülmesi olarak tanımlanabilir. Bu yöntemin uygulamasında temel koşul, yapay besinlerle büyütmenin ekonomik olmasıdır.

    Yapay büyütme koşulları

    Kuzu veriminin yüksek olduğu örneğin Britanya için öngörülen hedef 100 koyundan 300 baş kuzuyu kasaplık çağa kadar büyütme söz konusu olduğundan. yılda birden çok kuzulatmanın gerçekleştirildiği yada mevsim dışı kuzulatmanın ve kuzuların yüksek fiyatla pazarlamanın var olduğu durumlarda uygulanabilmektedir. Bu uygulamada bir iş birimine düşen kuzu sayısı arttırılarak iş verimliliği de yükseltilebilir.

    Yapay büyütmeye koyun sütünün iyi değerlendirildiği işletmelerde pazarlanabilen süt miktarını arttırmak için de başvurulabilir.

    Yapay büyütmede üç evre (faz) vardır:

    Sıvı besinle besleme
    Sıvı besin + yoğun yemle besleme (Geçiş dönemi)
    Yoğun yemle besleme
    Yapay büyütmenin ilk evresinde kuzular sıvı besinlerle beslenirler. Sıvı besin, ana sütüne besin maddeleri içeriği açısından benzer yada eşdeğer olan, ancak ana sütünden daha ucuza sağlanabilen maddelerdir. Bunlar;

    Yapay süt,
    İnek ve/yada keçi sütleri,
    İnek+koyun sütü, inek + keçi sütü yada koyun + keçi Sütü karışımları olabilir.
    Genel bir ilke olarak kuzuların yapay sütle büyütülmesi işlemine ağız sütünü emmelerinden sonra başlanır. Ağız sütü almaları için 1-2 günlük süre yeterlidir. Bilindiği üzere ağız sütünün en önemli özelliği bağışıklık maddelerini içermesidir. Kuzuların 1-2 günlük iken ağız sütünü emdikten sonra yapay sütle beslenmeye alınmaları kuzuların 4-5 günlük iken alınmalarından daha iyidir. Kuzu yapay süte alışmaları gün olarak yaşlandıkça zorlaşır.

    Yapay sütle büyütmede, önemli konulardan biri de yapay süt verme süresidir. Bu sürenin olduğunca kısa bir süre olması istenir. Kuzulara yapay sütle beslenme süresi üzerinde yapılan süreye bakmaksızın belli bir canlı ağırlığa ulaşan kuzular sütten kesilmektedir. Burada canlı ağırlık sınırları ırklara bağlı olarak 13 kg ile 16 kg arasında değişmektedir. Kimi uygulamalarda ise yapay süt verme dönemi süre olarak ele alınmaktadır. Bu durumda kuzular 5-8 hafta arasında değişen süreyle yapay sütle beslenirler. Ancak bu süre içinde kuzular ikinci haftadan itibaren yoğun yem yemeye alıştırılırlar. Bu alıştırma ne kadar erken olursa kuzular o kadar erken yapay sütten kesilebilir. Genel bir uygulama olarak 3 hafta süreyle kuzulara içebildikleri kadar yapay süt + 3 hafta süreyle günde kuzu başına yarım litre süt ve yiyebildiğince yoğun yem verilmesi (geçiş dönemi) önerilmektedir. Yapay sütle beslemeden sonra kuzular meraya çıkarılacaksa süre 7-8 haftaya çıkarılmakta, ancak merayla birlikte yoğun yemde verilecekse süre 5 haftaya değin indirilmektedir.

    Kuzulara verilecek yapay sütün ısısı üzerinde ayrı görüşler vardır. Kimi araştırıcılar sütün vücut ısısı sıcaklığında verilmesi gerektiğini, kimileri de soğuk olarak verilebileceğini bildirmektedirler. Ancak elde edilen bulgular ikisinin de geçerli olabileceğini göstermektedir.

    Yapay sütle beslenen kuzular yoğun yeme yavaş yavaş alışırlar. Bu nedenle yapay süt aşamalı olarak azaltılır. Burada gözönüne alınacak nokta, kuzular tüm besin madde gereksinmelerini yoğun yemden karşılaşıncaya değin yapay sütü az da olsa vermeye devam edilmesi gereğidir. Yoğun yemle besleme evresinde geçiş döneminde verilen yoğun yeme devam edilir. Burada verilen yoğun yemin niteliği (kalitesi) önem kazanır.

    Kuzuların yapay büyütülmesi, yapay sütün dışında diğer hayvan sütleriyle de olasıdır. Bu durumda kuzuların gelişmesini geriletmeyecek düzeyde inek ve keçi sütleri yada bu sütlerin koyun sütüyle karışımları verilebilir.

    d) Kalıntı sütle büyütme

    Pazar koyun sütü üretiminin kazandığı, bu açıdan erken sütten kesimin uygulandığı işletmelerde, hem erken kuzu kesiminin önlenmesi, hem de süt sağımına biran önce başlayabilmek için uygulanan bu yöntemde kuzular normal gelişmelerini tamamlayıncaya değin insanların koyundan makine yada elle alamadığı (sağamadığı) ve memede bıraktıkları sütle beslenirler. Buna kalıntı sütle büyütme denir.

    Makine yada elle sağılamayan memedeki kalıntı süt, kuzuları normal olarak büyütecek düzeydedir. Yöntem başlıca iki şekilde uygulanabilir:

    Tek sağım + Bir öğün kuzu emiştirme

    Kuzuların ağız sütünü 1-2 gün süreyle emmesinden sonra tek sağım + bir öğün kuzu emiştirme uygulamasına başlanır. Tek sağımdan sonra kuzular ana yanına bırakılır. Sağım sabah yapılıyorsa kuzular akşama değin analarını emerler yada anaları meradan dönünce emişlerine izin verilir, sonra ayrılır. Sağım akşam yapılacaksa. koyunlar otlak dönüşü önce sağılır, sonra kuzular ana yanına bırakılır. Kuzular sabaha değin analarıyla birlikte kalabilirler. Ancak, koyunlar meraya çıkarılırken ayrılır. İkiz doğuran melez kültür ırklarında yada yerli ırklarda bu yöntem uygulanır.

    Çift sağım + emiştirme

    Bu yöntemde de kuzuların 1-2 gün süreyle ağız sütü emmelerine izin verilir. Daha sonra koyunlar sabah ve akşam sağılırlar. Sağımı takiben kalıntı sütü emmek üzere kuzular analarının yanına 20-30 dakika süreyle bırakılır. Bol sütlü ve genellikle tek doğum yapan koyunlarda bu şekil uygulanabilir.

    11.4. Sağım*
    [Konu Başlığı] [Önceki Konu] [Sonraki Konu]

    Koyunculukta sağım, mevsimsel bir iştir. Genellikle günde iki defa, belirli aralıklarla yapılır. Yerli koyunlarımızın tümü ve süt tipi koyunlar sağılırlar. Yerli ırklarda kuzular sütten kesildikten sonra 3-5 aylık sağım devresi vardır. Sütçü ırklarda bu süre 7-8 aya çıkabilir. Sağım işleri, önemli bir işgücüne gereksinme gösterir.

    Yurdumuzda. koyun sürülerinin büyük bir kısmı küçük sürüler halinde bulundurulur. Süt verim düzeyleri de yüksek değildir. Bu nedenle sağım, doğal olarak el ile yapılır. Buna karşılık süt koyunculuğun geliştiği ülkelerde, büyük koyun sürülerinde gerek işgücü arttırımı (tasarrufu), gerekse süt ve sağım hijyeni açısından makine ile sağım giderek yaygınlaşmaktadır

    * Dr. Erdinç DEMİRÖREN tarafından hazırlanmıştır.

    11.4.1. Sağım sistemleri
    [Konu Başlığı] [Önceki Konu] [Sonraki Konu]

    11.4.1.1. El ile sağım
    [Konu Başlığı] [Önceki Konu] [Sonraki Konu]

    El ile sağımda sıra ile şu eylemler yapılır

    Süt salgısını uyarmak için, sağım öncesi 5-10 saniye süreyle memeye masaj uygulanır. Bunun için sol elle meme önden karma, sağ elle de arkadan kuyruğa doğru yumuşak hareketlerle sıvazlanır. Daha sonra her iki elin baş ve işaret parmakları ile meme başları almaşıklı olarak sıkılarak ilk damlalar alınır. Sağıma bundan sonra tüm meme avuçları içinde tutup, sünger sıkar gibi yukardan aşağı birkaç defada sütü alır. Meme de artan, kalan ve daha yağlı olan sütü almak için, kuzunun anasını emdiği sırada yaptığı başvurma hareketlerini hafif el darbeleri ile taklit ederek, parmak arası sağımla işi bitirir.

    Koyunlar genellikle günde iki kez sağılırlar. Sabah ve akşam sağımları arasında 10 saatlik bir süre geçmesi gerekir. Çok soğuk ve kırağılı günlerde sabah sağımı daha geç, sıcak günlerde ise daha erkene alınmalıdır.

    Elle sağım, uzun zaman gerektirir. Alışmış usta bir sağımcı 2-2.5 saatlik bir süre içinde 100 koyun sağabilir. Kimi koyun ırklarında memenin sağım için yeterli özellikleri sahip olmamaları, elle meme üzerine daha fazla basınç kullanılmasına neden olur. Eğer koyunlar küçük memeli ve kısa meme başına sahipse, iki yada üç parmakla sağım daha da güçleşir. Bazen bilinçsiz yapılan elle sağım meme üzerinde yaralara da neden olur, böylece koyunlarda mastitis için ortam yaratılır.

    Koyunların elle sağımında kimi noktalara özen gösterilmelidir. Koyunlar mera dönüşü hemen sağıma alınmamalıdır. Sağım öncesi 1 saatlik bir dinlenme suresi, süt verimini olumlu yönde etkilemektedir. Sağım sırasında koyunları korkutmak ve sağım için gerekli diğer koşulların uygun olmaması süt salgısını geriletmektedir. Rahat bir sağım koyunun arkasından gerçekleştirilir. Tabureye oturan sağımcı ayakları arasına sağım kovasını sıkıştırmalı ve kovaya süzgeç takmalıdır.

    El ile sağımın çeşitli şekilleri vardır. Orta Anadolu ve Güney Anadolu’dakinin yöreler ile göçer koyunculuğun uygulandığı yerlerde koyunlar genellikle merada sağılırlar. Bu durumda koyunlar, bir hat boyunca özel bir urgan ile yüzleri birbirine bakacak şekilde çabuk çözülen düğümler yapılarak bağlanır. Yünden örülmüş bağlama urganına koşan denir. Yöntemde koşan koşma yöntemi olarak adlandırılır. Ortalama, 50-60 sağmal koyundan bir koşan yapılır. Bu yöntemde her defasında koyunlar iki kez sağılır. Buna halk arasında ikileme denir. Ancak laktasyon sonunda tek sağım yeterlidir.

    Koyun sağımında en uygun olanı, ağıl içinde sağım için uygun ayrı bir bölmenin ayrılmasıdır. Bu şekilde süt verimi denetimlerinin yapılması kolaylaşır. Koyunların sağlık denetimleri ve sağılan sütün hijyenik koşullarda toplanması sağlanabilir. Bu gibi bölmelerde koyunlar sıkıştırılmadan sıralanmalıdır. İstenmeyen fizyolojik tepkimelere neden olacak şekilde korkutulmamalıdır.

    Burada önemli olan koyunların nasıl kendi yerlerini alacakları ve sağım bitinceye kadar korkutulmadan tutulmalarıdır. Sağım bölmesi yeterli büyüklükte ve genellikle sağıcının hareket ettiği yerden yukarıda olmalıdır. Sağım sırasında koyunlar değişik biçimlerde ve daha çok boyunlarından bağlanır.

    Değişik ülkelerde uygulanan çok mükemmel yöntemler vardır. İsrail’de koyunlar yerden belirli yükseklikteki ve içinde yem bulunan bir yemlik önünde sağılır. Bu yöntem koyunların sağıma kadar kolay alışmalarını da sağlar. Hareketli direğin dönebileceği kadar boş bir alan bulundurulur. Sağımcı oturur yada ayakta durabilir. Bazen de sağımcılar bir ray üzerinde kaydırılabilen oturak kullanılır, böylece çok az bir kuvvet kullanarak yer değiştirebilirler.

    Koyunlar “Kotra adı verilen ve oldukça kullanışlı özel bölmeler içinde de elle sağılabilir. Kotralardaki bölme sayısı kullanılan sağımcı sayısına bağlıdır. Koyunlar kotranın arka tarafındaki bir bölme içine sürülerek, sağıcıların arka tarafından yada yanından bölmeler içine alınırlar.

    Kotra tabanları genellikle önden arkaya meyilli ve tırnaklı bir yapıya sahiptir. Her bölmenin ön tarafında sağıcının kolaylıkla açıp kapayabileceği bir kapı vardır. Koyunlar sağıldıkça kapı açılarak kotra önündeki bölmeye alınırlar. Sabit sağım kotraları olduğu gibi küçük sürülere uygun taşınabilir kotralarda kullanılabilir.

    11.4.1.2. Makineli sağım
    [Konu Başlığı] [Önceki Konu] [Sonraki Konu]

    Koyun makineli sağımı, ticari olarak son 20-25 yıl içinde geliştirilmiştir. Bugün için sürülerin küçük bir kesiminde kullanılmaktadır.

    Koyunlarda makineli sağımın koşulları

    Sağılacak koyun sayısı : Makineli sağım olasılıkla 100 koyundan daha küçük sürüler için uygun değildir. Büyük sürüler için daha uygundur. Küçük sürüler için basit hareketli kovalı sistem uygulanabilir.

    Koyunlarm laktasyon uzunluğu : Kısa süren sağım süresine sahip koyun ırkları için makineli sağım aygıtları kullanmak ekonomik değildir. Uzun bir laktasyon dönemine sahip koyun ırkları için makineli sağım daha uygun bir sistemdir.

    Koyunların süt verimi : Makineli sağım için koyunların daha yüksek süt vermesi gerekir.

    Sağımcı maliyeti ve bulunma kolaylığı : Bu yurdumuzda dahi giderek artan bir sorundur. Gelecekte bu nedenle de büyük sürülerin el ile sağımında azalma olacaktır. Bu durum makine ile sağılan sürülerin sayısını arttıracaktır.

    Sağım sistemleri ve teknikleri

    Dört ana makineli sağım sistemi vardır.

    Koyunların geçeceği durak sisteminde (Kotra) hareketli sağım kovalarının kullanılması
    Sağım ünitesi sistemi: Bunlar inek sağım makinelerine benzer merkezi sistemli sağım üniteleridir. Sağımcılar ya tek yada çift kanala sıralanmış koyunlar arasında çukurda durur (Tek yada çift kanallı sağım ünitesi). Koyunlar boyunduruklarla bağlanır. Her iki koyun arasında bir sağım ünitesi vardır. Koyunlar çift çift sağılır. Süt borularla toplama tankına geçer. Kanaldaki (sıradaki) koyunlar hepsi sağıldığında toplu olarak salınır. Boyunduruklar sabitleştirilmiştir. Koyunlar boyunduruğa yalnız bir ucundan girebilirler ve doldururlar. (Ardışık sistem)
    Ayrı boyunduruk sistemli sağım ünitesi sistemi: Boyunduruk sisteminin ayrı olması dışında üstdeki sağım ünitesi sisteminin hemen hemen aynısıdır. Boyunduruklar tekerlekler üzerinde geriye ve ileriye doğru hareket eder.
    Dönerli tahlalı (Karuzer) Sistemi : Bu sağım sisteminde koyun bant sistemine göre çalışan bir dairesel platform üzerinde hareket ederken sağılır. Sağımcı ortada ayakta durur.
    Makineli sağımda dikkate alınması gerekli noktalar

    Makineli koyun sağımında, inek sağımından ayrı olarak makine ile sağımdan sonra elle ek bir sağım yapılması zorunluluğu vardır. Koyun, makine ile toplam pazarlanabilen sütün %80-85’şini verebilmektedir. Bir sağımcı saatte 6 sağım üniteli bir makine ile sağılan süt miktarının, el ile sağılandan farklı olmadığını ortaya koymuştur. Bu da gösteriyorki makineli sağım ile, pazarlanabilecek tüm süt koyunlardan alınabilmektedir.

    Koyunlarda makineli sağıma uyum yönünden aşağıdaki özellikler aranır:

    Meme bezel yapıda, düzgün yapıda, simetrik olmalıdır.
    Yeterli kapasitede olmalıdır.
    Meme başları silindirik olmalı, küre biçiminde olmamalıdır.
    Meme başı çapı en az 15 mm. uzunluğu ise en az 20 mm olmalıdır.
    Meme başları memeye dikey bağlanmalıdır.
    Meme başlarının meme ekseni ile yaptığı açı en ideal 45° olmalı, 75°’yi geçmemelidir.
    Koyunların makine ile sağılabilirlik yetenekleri değişik ölçütler ele alınarak saptanmaktadır. Bunlar, 15. saniyedeki süt miktarı, 60. saniyede elde edilen sütün toplam süte oranıdır. Bu gibi ölçütler yönünden koyunlar sıralandığında, makine ile sağılabilirlik yönününden de sıralanmış olmakta, belli sınırlar altında kalanlar sürüden ayıklanmaktadır.

    Makineli sağımda, meme sağlığını etkileyen etmenlere dikkat edilmelidir:

    Bunlar:

    Vakum pompasının hava verimi.
    Genel bakımın düzensiz yapılması.
    Kötü makine bakımı.
    Sağım ünitesinde yetersiz temizleme.
    Vakum hattının düzensiz çalışması.
    Pulsatörlerin aksak çalışmasıdır.
    11.4.4.2. Sağım hijyeni
    [Konu Başlığı] [Önceki Konu] [Sonraki Konu]

    Sağlıklı hayvanlardan sağılan taze süt memeyi terkettiği anda sadece birkaç mikroorganizma bulunur. Yapılan çalışmalar alveollerde, süt hazinesine kadar olan kısımda mikroorganizma bulunmadığını göstermiştir. Buna karşılık meme başı kanalı, bir mikroorganizma yatağıdır. Sütün mikroorganizmalar ile ilk bulaşması burada olur. Meme başı kanalından 1 ml, süte 100- 1000 arasında mikroorganizma geçmektedir. Havadan süte geçen bakteri yok denecek kadar azdır. Havalandırması iyi olmayan barınaklarda süte geçen spor yapan bakteri sayısı 1 ml’de l00-200 arasında bulunmuştur.

    Sütün bakteriyel bulaşmasına etkili olan diğer kaynaklar ise, iyi temizlenmemiş meme, sağımda kullanılan kaplar, süt güğümleri, sağıcı ve işletmede kullanılan yıkama suyudur. Bu bulaşma kaynaklardan süte çeşitli mikroorganizmalar geçmektedir. Ancak sağımdan sonra süte geçen mikroorganizmaların sayısı yanında türü de önemlidir. Sağlıklı hayvanların sütünde görülen bakteri türleri, hiçbir klinik belirtiye neden olmayan saprofit bakterilerdir. Hasta hayvanların sütünde ise insan ve hayvanlara hastalık yapan bakteriler bulunur. Koyun sağım hijyeni açısından önemli bir konuda, koyun sütlerinin inek sütlerinden daha fazla dışkı bulaşmasına maruz kalmasıdır. Böyle sütler koli bakterilerini içerirler, böylece salmonella gibi hastalık yapan bakteriler süte bulaşır. Bu nedenle koyun, keçi sağımı sırasında dışkı bulaşmasını önleyecek önlemlerinin alınması yararlı olmaktadır.

    Sağlık ve teknolojik açıdan ele alınacak olursa nitelikli bir sütten:

    Hücre sayısı normal olan.
    Patojen hiçbir bakteri bulundurmayan.
    Toksin ve zararlı kimyasal maddeleri içermeyen,
    Normal bir tat ve kokuya sahip bir süt anlaşılmalıdır.
    Bu özellikleri içeren bir süt, ancak hijyenik koşulları bilmek ve yerine getirmekle elde edilebilir.

    Bu koşulları kısaca özetlersek:

    Sağım ortamında karbondioksit, amonyak ve diğer zararlı gazların bulunmaması için yeterli altlık ve havalandırmanın sağlanması gerekir.
    Kokmuş, küflenmiş, bozulmuş yemler sütün bakteriyolojik kalitesi, aroma ve kokusunu bozacağından bu gibi yemleri kullanılmamalıdır.
    Sağıcıların hayvanlarda hastalık yapan patojen bakterilerin taşınmaması gerekir. Ayrıca sağıcı tüm temizlik ilkelerine dikkat etmelidir.
    Sağım sırasında hayvanların meme temizliğine dikkate edilmeli, en azından meme başları bir dezenfektan ile yıkanmalı, ilk süt ayrı bir kaba alınmalıdır. Sağım kapları amaca uygun olmalı, sağımdan sonra iyice yıkanmalı ağızları kapatılmalıdır. Sağımcılar sadece sağım anında giymek üzere temiz önlük kullanmalıdır.
    Sağımdan sonra süt ağılda bekletilmemeli, hemen süzme odasında süzülmelidir.
    Sütlerdeki mikroorganizma çalışmasını yavaşlatmak ve bozulmasını bir dereceye kadar önlemek için soğutma gerekir. En basiti düşük dereceli su ile soğutmadır. Soğutularak sütler soğuk su dolu havuzlar içinde güğümlerle konmalı, havuzdaki su güğümlerle süt düzeyinde olmalıdır. Su alttan verilip üstten akıtılmalıdır.
    Sağım hijyeni konusunda sonuç olarak belirtmek gerekirse; sağlıksız ortamlarda sağılan koyun ve keçi sütlerinin ürünlere işlenmesinde çeşitli güçlükler ortaya çıkmaktadır. Bu durum insan sağlığını ilgilendirdiği gibi hayvan sağlığını da doğrudan doğruya ilgilendirmektedir. Bu nedenle sağım öncesi ve sonrası gerekli hijyenik önlemler ve duyarlı biçimde yerine getirilmelidir.

    11.5. Kırkım
    [Konu Başlığı] [Önceki Konu] [Sonraki Konu]

    Kırkım, koyun üzerindeki yapağıyı makas yada makine ile keserek alma işlemine verilen addır. Koyunlardan üstün nitelikte yapağı elde etmek için yapağı gömleğini zarar vermeden kırkmak ve yöntemine göre saklamak gerekir.

    11.5.1. Kırkımın koşulları
    [Konu Başlığı] [Önceki Konu] [Sonraki Konu]

    11.5.1.1. Kırkım zamanının belirlenmesi
    [Konu Başlığı] [Önceki Konu] [Sonraki Konu]

    Kırkım zamanının belirlenmesi öncelikle bölgenin hava koşullarına bağlıdır. Bu zamanın saptanmasında, yapağı gömleğindeki yağın (yağıltı) yumuşayıp ortaya çıkmasını sağlayacak yeter sıcaklığın olduğu dönem temel alınır. Yağıltı, kırkımın kolay ve düzgün olmasını sağlar. Zamanı belirleyen diğer önemli konular, kuzulama mevsimi ile yeterli sayıda nitelikli kırkıcının bulunabilme durumlarıdır. Kuzulama mevsiminden önce yapılacak kırkımlar yavru atmalara neden olabilir. Bu yüzden kırkım genelde kuzulamadan sonra yapılır.

    Kırkım zamanının çok iyi saptanması gerekir. Soğuk havalarda, bir başka deyişle erken yapılan kırkım zor olur. Yağıltı ve kir, kırkım aygıtına yapışarak kırkımı zorlaştırır. Ayrıca, kırkılan koyunlar soğuk havanın etkisiyle hasta olabilirler. Kırkım geç yapılırsa, yapağının bir kısmı kendiliğinden dökülebilir. Lüleler düğümlenebilir. Bu da taramayı etkileyeceğinden gömleğin değerini düşürür. Diğer yandan kırkılması geciken koyunlar sıcaklardan rahatsız olurlar.

    Yurdumuzda kırkım zamanı, bölgesel ayrım gösterir. Batı Anadolu’da Nisan-Mayıs, Orta Anadolu’da Mayıs-Haziran ve Doğu Anadolu’da Haziran- Temmuz aylarında yapılır. Genel ilke olarak koyunlar yılda bir kez kırkılır. Ancak kimi bölge iki kırkım olur. İkinci kırkım eylül ayı içinde yapıldığından buna güz kırkımı da denir.

    11.5.1.2. Kırkım hazırlıkları
    [Konu Başlığı] [Önceki Konu] [Sonraki Konu]

    Kırkıma başlamadan önce, kırkım yerinin, kırkım makinelerinin ve kırkım yapılacak koyunların hazırlanmaları gerekir.

    Kırkım yeri (a) Temiz olmalıdır. (b) Kırkım yerinin gölgelik olması istenir. Kırkım kapalı bir yerde yapılacaksa yeterli ışık olmalıdır (c) Kırkım yeri tabanı sağlam ve düz olmalıdır. Toprak yerden mutlaka kaçınılmalıdır. En iyisi tahta döşemedir. Bu olası değilse büyük bir branda bezinden yararlanılır.

    Kırkımdan önce makine parçalanır. Bıçaklar bilenir. Makine parçaları temizlenir ve yağlanır, yedek parçalar alınır. Bu şekilde hazırlanan makine ile kırkım kolay olur.

    Kırkımın sağlığı açısından koyunların hazırlığı da önemlidir. Bu amaçla koyunlarda fazla çakıldak varsa bunlar kesilir. Ayrıca akşamdan aç bırakılır. Aç kalan koyunlar kırkım sırasında pislemez. Kırkıma koçlardan başlanır. Koçu sırasıyla anaç koyunlar. şişekler ve toklular izler.

    11.5.1.3. Kırkım sırasında dikkat edilecek konular
    [Konu Başlığı] [Önceki Konu] [Sonraki Konu]

    Kırkımda yapağı gömleğini bir bütün durumunda çıkarmaya çalışmalı, parçalanmaktan sakınılmalıdır.
    Kırkım, deriye olduğunca yakın yerden yapılmalıdır.
    Kırkım sırasında, deriyi ve meme uçlarını kesmekten kaçınmalıdır.
    11.5.2. Kırkım yöntemleri
    [Konu Başlığı] [Önceki Konu] [Sonraki Konu]

    11.5.2.1. Kırklıkla kırkım
    [Konu Başlığı] [Önceki Konu] [Sonraki Konu]

    Kırklık, yapağı kırkımında kullanılan özel makasa verilen addır. Bu yöntemde koyunlar yatırılır ve ayakları bağlanır. Bağ olarak yapağıdan yapılmış ip kullanılır. Kırklık ile kırkımda yapağı parçalar halinde makasın iki bıçağı arasına sıkıştırılarak kesilir.

    Kırklık ile yapılan kırkımdan sonra koyunun vücudu düzgün değildir. Yapağının bir miktarı koyun üzerinde kalır. Koyun derisini kesme oranı makineli kırkıma göre fazladır. Bir kırkıcı ortalama olarak günde 60 koyun kırkabilir.

    11.5.2.2. Makineli kırkım
    [Konu Başlığı] [Önceki Konu] [Sonraki Konu]

    Kırkım makineleri, berber saç kesme makinelerinin büyük tipleridir. Hareketlerini değişik enerji kaynaklarından sağlarlar. Sabit ve seyyar makineler vardır.

    Makineli kırkımın bir çok üstünlüğü vardır. Bunların başlıcaları şunlardır:

    Makineli kırkım daha kısa zamanda olur. Usta kırkıcılar bir günde 100- 200 koyunu kırkabilir.
    Makine yapağıyı deriye daha yakın yerde kırkabilir. Bu yüzden makineli kırkımda, lüle uzunluğu ve gömlek ağırlığı daha fazladır.
    Makineyle kırkım düzgün olur. Bu. lülelerin bir örnekliğini arttırır.
    Deri yaralanmaları ve ikinci kesimler kırklıkla kırkıma göre çok azdır.
    Yapağıya zarar vermeden kolay kırkım için, koyun tutuşla makine kullanma tekniğini bilmek gerekir. Yapağı gömleğini bir bütün halinde çıkarmaya özen göstermeli, parçalamaktan kaçınılmalıdır. Bunu sağlamak için kırkım bir sıra içinde yapılır.

    Yerli koyunlar daha hareketli olduklarından bağlanır. Merinos yada merinos melezleri daha iri ve ağır olduklarından bağlanmaz. Önce göğüs nahiyesinden kırkıma başlanır, sonra kavramlara değin karın altı ve etrafı kırkılır. Bundan sonra sağ arka bacak içi ve dışı, sol arka bacak içi ve dışı kırkılır. Koyun sağ tarafa yatırılır. Sol kalçadan başlanıp önce doğru sırt, yanlar ve boyun kırkılır. Daha sonra koyun sol tarafına yatırılır. Sağ ön nahiyelerden kırkılmaya başlanır ve sağrı nahiyesinde son bulur. Kırkımın bir sıra içinde düzgün yapılabilmesi için kırkımının uygun yerlerde bulunarak koyunu fazla hareket ettirmemesi gerekir.

    Kırkım sırasında makine tarafında toplanan yağıltı ve toz karışımı bıçağın hareketini zorlaştırır. Bu karışımın temizlenmesi için 40°C de sodalı su kullanılmalıdır.

    11.5.2.3. Kimyasal kırkım
    [Konu Başlığı] [Önceki Konu] [Sonraki Konu]

    Bu yöntem, yapağı gelişmesini bir süre için durduran bir ilacın koyunlara verilmesine dayanır. Kimyasal kırkımda CPA (Cyclophosphamide) adlı ilaç (koyun başına 28-30 mgr) koyunlara ağız yoluyla 20 gün süreyle verilir, ilaç, foliküllerde büyümeyi bir an için durdurur. Bu sırada el bir makine gibi çalıştırılarak yapağı gömlek halinde çıkartılır. Kimyasal kırkım, yaygın bir şekilde uygulamaya aktarılmış değildir.

    11.5.3. Yapağı gömleklerinin hazırlanması ve saklanması
    [Konu Başlığı] [Önceki Konu] [Sonraki Konu]

    Yapağı gömleklerinin değerlerini kaybetmeden saklanması için, yöntemine uygun olarak hazırlanmaları gerekir.

    Kırkılan yapağı gömleği bir iki defa silkelenerek kaba kirleri dökülür. Daha sonra toz ve toprağın iyice dökülmesi ve havalandırmak için ya tel yada tahta kafesler üzerine sarılır. Eğer gömlek herhangi bir nedenle nemli ise havalandırma kuruyana değin sürdürülür. Yapağı gömleği yeterince havalandırmadan nemli olarak sarılırsa yada nemli bir ortamda saklanırsa yapağı üreyen bakteriden dolayı özelliklerini kaybeder. Kırkım sonu yapağı kusurları şekillenir. Bu kusurların en önemlileri renk değişikliği ve direnç noksanlığıdır.

    Havalandırılan gömleğin etek ve bacak kısımlarındaki çakıldaklar da alındıktan sonra, önce gömleğin sol ve sağ yanları ortada birleşecek şekilde katlanır. Bundan sonra arkadan başlamak suretiyle öne doğru kıvrılır. Katlanan yapağı gömleğinde omuz bölgesi dış kısımda kalır.

    Sarılan gömlekler taşınma sırasında saçılıp dökülmemesi için bağlanır. Bağlama işi çok sıkı yapılmamalı, gömleğin açılmasını engelliyecek sıkılıkta olmalıdır. İpi çapraz olarak birer kez geçirmek yeterlidir. En uygun bağlayıcı ip, kağıt iplikten olanlardır, diğerleri örneğin kalın ip, renkli ip yada tel yapağı gömleğine zarar verir.

    Sarılan yapağı gömlekleri çuvallara konur. Çuvallarla depoları yapağı, dış etkilerden ve kirden korunur. Bu yüzden yapağı çuvallarının temiz olmasına özen gösterilmelidir. Diğer yarıdan yapağı gömlekleri çuvallara doldurulurken sınıflandırılır. Siyah renkliler, çakıldaklı kısımlar, karın altı yapağıları, koç yapağıları, koyun yapağıları, toklu yapağıları ve kuzu yapağıları ayrı çuvallara konur. Diğer bir nokta da yapağının çuvallar içine sıkı sıkıya basılmamasıdır. Bu durumlarda yapağının parlaklığı kaybolabilmektedir.

    Yapağıların iyi bir şekilde saklanması için temiz, kuru, serin ve ışıklı yerlerde bulundurulmaları gerekir. Depolama yerinde çuvallar en az 15 cm. yükseklikte raflara yerleştirilmelidir. Nem, yapağı kusurları oluşturur. Yüksek ısı, yapağıda normal olarak bulunan nem ve yağı buharlaştırabilir. Bu durum hem ağırlık kaybına neden olur, hem de yapağının niteliğini bozar. Kirli yerler, bakteri faaliyetini kolaylaştırır. Küf ve güveler de yapağının doğal düşmanıdır. Bu bakımdan küfe karşı depoların ışıklı olması yararlıdır. Güve için de başlangıçta önlem alınmalıdır.

    11.6. Bakım ve diğer işler
    [Konu Başlığı] [Önceki Konu] [Sonraki Konu]

    11.6.1. Vücut bakımı ve temizliği
    [Konu Başlığı] [Önceki Konu] [Sonraki Konu]

    Koyunlarda vücut bakımı ve temizliği için en iyi bir şekilde banyo yapmakla sağlanır. Bu aynı zamanda hayvan sağlığı için, özellikle dış asalaklardan korunma için de zorunludur. Bu nedenle banyo konusu sağlık koruma kısmında anlatılacaktır.

    Koyunlarda. etek etrafında ve özellikle yağlı kuyruklu koyunlarda kuyruktaki yapağılarda çakıldak denilen pislikler oluşur. Koyun yürüdükçe bunlar sallanır. Koyunları rahatsız eden bu çakıldakları doğumdan ve kırkımdan önce mutlaka temizlenmeleri gerekir. Bu temizlik işi kırkım makinesiyle yapılır. Çakıldak dışında meradaki dikenlerde koyunlarda rahatsızlık verir. Bunlar aynı zamanda yapağı niteliğini de düşürür. Diğer yandan koyunların otladığı meralar kumlu yada çevrede rüzgar erozyonu varsa bu durumda yapağının kırkımı zorlaşır. Bu yüzden koyunlarda banyo işlemi genelde kırkımdan sonra yapıldığı halde kırkımı kolaylaştırmak ve yapağı niteliğini yükseltmek amacıyla banyo kırkımdan önce de yapılabilir.

    11.6.2. Meme bakımı
    [Konu Başlığı] [Önceki Konu] [Sonraki Konu]

    Özellikle süt tipi koyunlarda meme bakımı hem hayvanın sağlığı, hemde sağlıklı süt üretimi açısından önem kazanır. Memenin sağımdan önce ve sonra yıkanarak temizlenmesi ve olanak varsa mikrop öldürücü bir sıvıyla dezenfekte edilmesi yararlıdır. Hiç değilse sağımdan önce memeyi silmek gerekir. Bunun yanında memede sağımdan sonra süt bulaşığı bırakmamalıdır. Süt bulaşığı mikrop üremesine neden olur. Bu durum meme kanalı yoluyla memenin körelmesine yol açabilecek hastalıklara neden olur. Yüksek verimli koyunlarda meme başlarının kuruyup çatlamalarını önleyecek antiseptik sağım gresleri kullanılabilir. Buna olanak yok ise sağımdan önce gliserin ile meme başları yumuşatılmalıdır.

    11.6.3. Tırnak bakımı
    [Konu Başlığı] [Önceki Konu] [Sonraki Konu]

    Bütün yıl boyunca mera kalan koyunlarda tırnak bakımına gereksinme duyulmaz. Ancak yılın belirli dönemlerinde yada düzenli olarak ağılda barınan koyunlarda tırnaklar aşınmadığı için alta ve uca doğru kıvrılır, bir pabuç görünümü alır. Bu durum koyunların yürümesini güçleştirir, zamanla da duruş bozuklukları yapar. Uzamış tırnaklar koçlarda da aşım zorlukları yaratır. Bu nedenle belirli aralıklarla (4-6 haftada bir) koyunları elden geçirip, tırnakları uzamış olanları kesmek gerekir. Tırnak kesimi için tırnak bıçağı ya da tırnak makası kullanılır. Bunun yanında tırnak arasına kaçan taş ve diken gibi maddeler, apselere ve topallamalara yol açabilir. Bu durumda tırnak araları temizlenmeli, bir antiseptik maddeyle dezenfekte edilmelidir.

    Koyunlarda tırnak sağlığında en önemli araçlardan biri de ayak banyolukları (yüzlek banyolar)dır. Ayak banyolukları ağılın girişine yapılır. Meradan dönen koyunlar buradan geçirilir. Banyoda bulunan antiseptikli su, hem tırnak hastalıklarına karşı hayvanları korur, hemde ayak yoluyla bulaşıcı hastalıkların ağıla girmesini önler.

    11.6.4. Kuyruk kesme
    [Konu Başlığı] [Önceki Konu] [Sonraki Konu]

    Genel olarak yerli koyun ırklarında kuyruk kesilmez. Bu koyunlarda kuyrukların işlevsel bir özelliği vardır. İnce uzun kuyruklu Merinos ve benzeri birçok koyun ırklarında ise kuyruk gereksiz bir organ gibidir. Bitkisel artıkların ve dikenlerin kuyruğa yapışması sonucunda koyunun rahatsız olmasına neden olur. Bu yüzden ince uzun kuyruklu koyun ırklarında kuyruk kesme işlemi uygulanır. Bu işlem, kuzu 2-3 haftalık iken yapılır. Kuyruk dibinden 3-4 omur kemiği bırakılarak kuyruk kesilir. Kuyruk kesme zaman olarak baharda yapılır, aşırı sıcaklarda yapılmaz.

    Kuyruk kesimi değişik şekil ve gereçlerle yapılır;

    Bıçakla kesim: Küçük kuzuların kuyruğunu kesmede en çabuk ve en iyi yöntemdir. Önce kuyruk derisi yukarıya doğru sıyrılır ve kesim işi yapılır.

    Makasla kesim: Kuyruk bir defa da makasla kesilir. Kolay ve çabuk bir yöntemdir.

    Lastik halka (elastrasyon) yöntemi: Bu amaçla hazırlanmış sağlam lastik halkalar, elaktrator denilen aygıtla kuyruğa geçirilir ve kuyruk boğulur. Kan akımı durur ve 2-3 hafta sonra kuyruk kendiliğinden düşer. Kolay bir yöntemdir.

    Burdizo pensi yardımıyla kesim: Bu yöntemde deri dibe doğru kıvrılır. Kesilecek yer burdizo pensi ile sıkıştırılır. Kuyruğun pensin iç tarafında kalan kısmı bıçakla kesilir.

    Kesim yapan çobanın eli temiz ve dezenfekte edilmiş olmalıdır. Kesilen kuyruk kısmı da ayrıca dezenfekte edilmelidir.
     

Bu Sayfayı Paylaş