Korsan karşıtı gizli küresel ittifak

'İnternet ve Network' forumunda KaRDeLeN tarafından 20 Ekim 2009 tarihinde açılan konu

  1. KaRDeLeN

    KaRDeLeN Özel Üye

    Sponsorlu Bağlantılar
    Korsan karşıtı gizli küresel ittifak konusu 2007 yılından beri üstünde gizli olarak çalışılan ACTA kullanıcılara casus yazılım yüklemeden devletlerin CD hammadesi ithalatına kadar pek çok alanda iddialı taleplerde bulunuyor.

    ACTA olarak da bilinen Anti-Counterfeiting Trade Agreement (Sahteciliğe Karşı Ticaret Anlaşması) 2007 yılında ABD’nin önderliğinde çalışmalarına başlanan ve Avrupa Birliği, İsviçre ve Japonya’nın da katılımıyla genişleyen bir küresel tasarı. Sonradan katılan Avustralya, Kore, Yeni Zelanda, Meksika, Ürdün, Fas, Birleşik Arap Emirlikleri, Singapur, Kanada ve Almanya ile dünyanın en geniş ölçekli anlaşmalarından biri haline gelen bu çalışma 22 Mayıs 2008 tarihine kadar tamamen gizli yürütülüyordu. Wikileaks sitesi tarafından içeriğine ulaşılması ve gazetelere servis edilmesinin ardından bir kısmı ortaya çıktı.

    Korsan içerik ve sahte ürünlere yönelik yasal düzenleme tarihin en gizli kapaklı yürütülen çalışmalarından biri olarak adlandırılıyor. İçeriği hazırlayan komisyon dışında sadece hakkında kimseye bilgi vermeyeceğine yönelik anlaşma imzalayan bir avuç insana ve sadece 42 avukata gösterilen tasarı ticari korsanlığa ve taklit ürünlere olduğu kadar para karşılığı yapılmayan kişisel paylaşımlara da adli cezalar getirilmesini öngörüyor.

    ACTA taraflarından müzik endüstrisi komisyona yolladığı talep listesinde internet şirketlerinin içerik paylaşılan sitelere erişimi engellemesi, IP adreslerinin öğrenilmesinin mahkeme kararı olmadan kolay bir yöntemle elde edilebilmesi, üç uyarıdan sonra abonenin erişiminin bir ya da daha fazla yıl boyunca kesilmesi ve kişisel paylaşımların ticari korsanlıkla aynı ölçüde değerlendirilmesi gibi sonu gelmeyen bir liste yapmıştı.

    Tasarıda kabul edildiği kesin görünen internet filtresi önceden belirlenen sitelere erişimin en baştan engellenmesini savunuyor. Ancak bu da üstü örtülü bir sansür olduğu için başta ABD olmak üzere birçok ülkenin tüylerini diken diken ediyor.
    CD üretmek bile suç

    En cüretkar talepse boş CD ve DVD’lere yönelik. Korsan CD ve DVD üretim ve satışının yoğun olduğu bilinen ülkeler bu anlaşmaya göre ithal edecekleri boş diskler için hangi amaçla kullanacaklarına dair bilgi verip lisans almak zorunda olacak. Anlaşma ayrıca bu medyaların üretiminde kullanılan polikarbonat maddesinin bu ülkeler tarafından ithalatına bile sınırlamalar getiriyor.

    Çeşitli ülkelerde bulunan ana çoğaltıcılar da bu anlaşma uyarınca çoğalttıkları bütün disklerin içeriklerini ve kimler için üretildiğini kaydedecek. Ayrıca bu tesislerde çoğaltılan her diske sonradan takibini kolaylaştıracak özel bir kod eklenecek.

    Anlaşmaya taraf olan ülkelerin sınırlarında gümrük polisleri korsan içeriğe yönelik olarak istediği herkesin bilgisayar, harici disk, cep telefonu ve taşınabilir müzikçalar cihazlarını inceleyebilecek. Gerekirse daha detaylı bir inceleme için bir kopyasını da çıkarabilecek. Hatta gümrük polisleri şüphelendiği ürünlerin gümrüğü geçmesini kişisel inisiyatif kullanarak engelleyebilecek.
    Tasarının hazırlanmasında görev alan ve danışmanlık yapanlar arasında yazılım korsanlığına karşı çalışan BSA, müzik endüstrisini temsilen RIAA, sinema endüstrisini temsilen MPAA, internet dünyasındansa Google, eBay sitelerinin temsilcileri, internet erişim sağlayıcı Verizon, donanım dünyasındansa Dell ve Intel gibi şirketlerin yanısıra içerik gruplarını temsil eden çeşitli düşünce kuruluşları ve sivil toplum örgütleri yer aldı. [[/COLOR]
    Her eve bir casus

    Konuyu araştıranlardan Kanada Ottawa Üniversitesi Hukuk Profesörü Michael Geist, tasarının şimdilik çıkartılan bir kısmında kullanıcıların bilgisayarlarına izni ve bilgisi olmadan içeriği ve yaptıklarını takip eden yazılımlar yüklenmesini öngördüğünü ortaya çıkardı. Bu yazılımların amacı ‘zararlı faaliyetleri önleme ve yapılan işlemleri kayıtlı tutma’ olarak gösterilmiş. Bu yazılımların yüklenmesi görevi de internet servis sağlayıcılara verilmiş. Uzmanlar bunun düpedüz bir takip toplumu kurgusu olduğunda hemfikir.

    Bütün bu sızan bilgiler doğrultusunda tamamı 1500 sayfayı geçtiği bilinen tasarısının üstündeki sır perdesini anlamak da mümkün hale geliyor. Elbette sızmayan kısımlarındaki ürpertici sürprizleri hesaba katmadan...
     

Bu Sayfayı Paylaş