Korkusu Ve Motivasyon

'Psikoloji' forumunda Fatma tarafından 5 Ekim 2008 tarihinde açılan konu

  1. Fatma

    Fatma Üye

    Sponsorlu Bağlantılar
    Korkusu Ve Motivasyon konusu Kısa boylu ve zayıf bir genç yanında duran uzun boylu ve iri yapılı kuzenine dönerek “ben senin yerinde olsam, dünya ağır siklet boks şampiyonu olurdum” dedi. Bunu duyan kuzeni dönerek şu cevabı verdi: “Seni dünya hafif siklet boks ?şampiyonu olmaktan alıkoyan ne?”
    Hepimizin, fıkradaki genç gibi, kendi şartlarımızda elimizden gelenin en iyisini yapmak yerine, “başkalarının yerinde olsaydık” neler yapacağımıza odaklandığımız zamanlar olmuştur. Bizi böyle düşünmeye yönlendiren nedir?
    Başarmak istediğiniz bir hedefi düşünün. Bu hedef ayda 3 kitap okumak, sigarayı bırakmak, aylık faaliyetlerinizi raporlamak ya da üniversite sınavını kazanmak olabilir. Hedefinize ulaşabilmek için neler yapmanız gerektiğini biliyorsunuz. Bu yapmanız gerekenleri niçin yapmanız gerektiğini de biliyorsunuz. İsterseniz nereden başlayabileceğinizi ve işleri nasıl yapabileceğinizi de biliyorsunuz. Yapmamakla neler kaybettiğinizi, yaparsınız neler kazanacağınızı da biliyorsunuz. O işi yapmayı istediğinizi de düşünüyorsunuz. Ama yine de yapmıyorsunuz. Bir türlü ilk adımı atamıyor, eyleme geçemiyorsunuz. Yada eyleme geçtikten sonra yarı yoldan vazgeçiyorsunuz.
    Hiç düşündünüz mü; sizi durduran ne?
    Sizi durduran faktör “atalet”tir.Atalet fizik biliminde “eylemsizlik hali”, kişisel gelişim terminolojisinde “amaca yönelik eyleme geçmeme” demektir. Onlarca kişisel gelişim kitabı okuduğu halde, o kitaplarda anlatılanları uygulamayanların sorunu atalet içerisinde olmalarıdır. Yıllardır başarılı olmak için hayaller kuran, hedefler koyan, planlar yapan ama bir türlü ilk adımı atamayan kişilerin sorunu da atalet halinde yaşıyor olmalarıdır.
    “Ataletli” insanları nereden tanıyabilirsiniz? Atalet halinde yaşayan kişiler genellikle yavaş hareket ederler. Tembellik, yılgınlık, yeis, miskinlik, üzerine ölü toprağı serpilmiş gibi hareket etmek, yumurta kapıya gelmeden harekete geçmemek, bezginlik, sevksizlik karakteristik özellikleridir. Görevlerini yaparken sık sık işleri erteler, mazeret beyan ederler. Hayata bakışları sitemkar, umursamaz, reaktif, kötümser, eleştirel ve kaygılıdır. Bu nedenle de yaşama seviçleri ve hayat enerjileri çok düşüktür. Onları çağırdığınızda genelde başlarını kaldırmadan kaşlarını kaldırarak size bakarlar!
    Türkiye de en yaygın kişisel atalet örnekleri nelerdir? Yaptığımız bir ankette katılımcılardan “yapmamanız gerektiği halde yaptığınız ya da yapmanız gerektiği halde yapmadığınız 3 şeyi yazar mısınız?” diye sorduk. En çok gelen 10 cevap şunlardı: Yabacy dil öğrenmemek, kitap okumamak, sigarayı bırakmamak, düzenli spor yapmamak, ailesine ve çocuklarına yeterince zaman ayıramamak, deprem önlemleri almamak, TV’ aşırı düzeyde seyretmek, tasarrup yapmamak veya çok israf yapmak, fazla kilolardan kurtulmamak, yaptığı günlük veya yıllık planlara uymamak.
    Insanlar neden eyleme geçemezler? Neden atalet halinde ya?arlar? Bu sorunun cevabı kişilere göre değişmektedir. Bununla birlikte temel nedenler şunlardır: hedef yoklu?u, iç disiplin (irade) zayıflığı, kısa vadeli düşünmek ya da uzağı görememek, alynganlık ve pasif direnç duygusu içerisinde yaşamak, motivasyon yetersizliği, negatif kurum kültürü, konformist ve hedonist bir dünya görüşüne sahip olmak, başarısızlık korkusu, standart ve kriter algysynyn olmaması, öğrenilmiş çaresizlik duygusu, hedefin gerektirdi?i asgari yeterliliklere sahip olmamak, zaman kullanma bilincinin olmaması, objektif bir performans de?erlendirme sisteminin olmaması, yanlış yorumlanmış kadercilik anlayışı, açık değil imalı iletişim kültürüne sahip olmak, sert gerçeklerle yüzleşme cesaretine sahip olmadığı için bu tür verileri görmezden gelmek vb.
    Atalet halinde yaşayan kişiler ikiye ayrılır:
    1. Iç disiplini ve motivasyonu zayıf olduğu için hedeflerinin gereklerini yada görev tanymlarynda yazanlary yapmak için harekete geçemeyenler.
    2. Aşırı iş yükü altında boğuşmaktan önemli işlere öncelik veremeyenler. Bu kişilerin sorunu kişisel organizasyon sistemlerinin yetersiz olmasıdır.
    Ilk grup tembel ve iradesiz, ikinci grup gayretli ama metotsuzdur. Ataletin sonuçlarını yaşama açısından iki grup eşit durumdadır.
    Insanlar ataletten neden kurtulamıyor? Birinci neden, ki?ilerin atalet halinde yaşadıklarının farkında olmamalarıdır. Ikinci neden, kişilerin ataletin nedenini kendi içlerinde değil dışlarında arama eğilimine sahip olmasydyr. Üçüncü neden ataleti yenmek için de ataletten kurtulmuş olmanın gerekmesidir.
    Ataletin ataletin oluşumu iki aşamada gerçekleşir. Birinci aşama, çevredeki değişiklikleri görmemek ya da yapmasy gerekenleri görememek (körlük) İkinci aşama, yapması gerekenleri gördüğü halde hiçbir şey yapmamak, ihmal etmek, üşenmek, ertelemek ve eyleme geçmemektir.
    Ataleti ve kanseri tehlikeli yapan tedrici (aşamalı) ?ekilde oluşmalarıdır.
    şok değişimlere karşı kişiler, kurumlar yada toplumlar reflekslerini kullanarak harekete geçebilirler. Oysa tedricen (kademeli) oluşan değişimleri bünye tam algılayamaz. Bu durumun tipik örneği meşhur “ suyu ısınan kurbağa” deneyidir. Bir kurbağa sıcak suya direkt atılır. Yaşadığı “şok değişim”in etkisiyle kurbağa zıplayarak atıldığı kaptan çıkar. Ikinci denemede kurba?amyz bu defa içinde oda sycaklığında su bulunan bir kaba konur. Kap bir ysytycynyn üzerine konur ve kurbağanın suyu ısınmaya ba?lar! Su ısındıkça kurbağa gevşemeye, rehavete ve atalete düşmeye baslar. Suyun sıcaklığı “yakıcı” seviyeye ulaştığında kurbağa zıplayıp kaptan dışarı çıkmaya çalışır ama artık bacak reflekslerinin “çalışmadığını” görür. Ataletin insanı etki altına alma şekli de yaklaşık olarak böyledir.
    Insanların hayat karşısındaki “duruşları” da kurbağanınki ile pek çok noktada benzerlik gösterir. Pek çok kişi, ya hiç eyleme geçmez yada ertyk eyleme geçmenin dahi sorunu çözemeyeceği noktada birşeyler yapmaya başlar. Insanları eyleme geçme şekillerine göre 4 gruba ayyrabiliriz:
    1. Bilen ve yapanlar (profesyonelce ba?aranlar)
    2. Bilen ama yapmayanlar (ataletliler)
    3. Yapan ama bilmeyenler (amatörler)
    4. Yapmayan ve bilmeyenler (başarısız kişiler)
    Eğer 1. grupta yer almak istiyorsanız aşağıdaki “ipuçlarını” izleyebilirsiniz.
    1. Ataletten kurtulmanyn ilk adymy atalet halinde yaşadğını fark etmektir. Bu kadar yoğun ve yaygın olarak atalet içerisinde yaşadığımız halde atalet algılamamızın olmamasy ataletlerimize kalycylyk kazandyrmaktadyr.
    2. Prof. Dr. Ali Fuat Başgil’in deyişiyle “Üşenmeyin, Ertelemeyin, Vazgeçmeyin”. Atalet düşmek istiyorsanız önce hedefler belirleyip planlar yapın, sonra da ü?şenin, erteleyin, vazgeçin!
    3. Umutlarınızı yüksek sabit giderlerinizi düşük tutun. Atalete düşmek istiyorsanyz umutlarımız düşük, sabit giderlerinizi yüksek tutun!
    4. Geniş düşünün, dar başlayın, çabuk bitirin. Atalete dü?mek istiyorsanyz “dar dü?ün, geniş başla, geç bitir” tarzında çalışın!
    5. Her alanda birşeyler ö?renin, bir alandaki her şeyi öğrenin. Atalete düşmek istiyorsanız her alanda yüzeysel bir?eyler (“televole bilgileri”) öğrenin.
    6. Panonuza şu soruyu yazın: Bugün yapmadıklarımın gelecekteki sonuçları neler olacak?
    7. Hayatta başınıza gelen olaylardan daha çok, o olaylara verdi?iniz anlamların sizi atalete düşürdüğünü unutmayın. Önemli olan size neler oldu?undan daha çok sizin nasıl biri olduğunuzdur.
    8. Eyleme geçmek için mükemmel hale gelmeyi beklemeyin. Özellikle küçük işlerde kervanı yolda düzeltecek şekilde harekete edin.
     

Bu Sayfayı Paylaş