Klasik Diş Çürüğü Nedenleri Nelerdir

'Ağız ve Diş Sağlığı' forumunda SeLeN tarafından 21 Aralık 2010 tarihinde açılan konu

  1. SeLeN

    SeLeN Site Yetkilisi Editör

    Sponsorlu Bağlantılar
    Klasik Diş Çürüğü Nedenleri Nelerdir konusu Diş Çürüklerinin Sebepleri - Dişler Neden Çürür - Bilimsel Açıdan Diş Çürükleri

    1- Kurt Teorisi: Eski bir sümer kaydında diş ağrısının nedeni kurtlar olarak gösterilmiş ve kurtların dişin kanını emerek çene köklerinde karınlarını doyurdukları yazılmıştır.

    Diş çürüğünün kurt tarafından oluşturulduğu fikri hemen hemen evrenseldi. Homer’in eserlerinde işaret ettiği bu fikir Çin, Hindistan, Finlandiya ve İskoçya’da da taraftar toplamıştır.

    2- Sıvılar teorisi: Eski Yunanlılarda bireyin fiziksel ve beyinsel yapısının vücudun dört ana sıvısı olan kan, siyah safra, sarı safra ve balgamın belirli oranlarda bulunmasıyla dengelendiğine inanılır ve bu dengenin bozulması sonucu diş çürüğü dahil hastalıkları oluştuğuna inanılırdı.

    3- Vital Teori: Bu teoriye göre diş çürüğü kemikteki gangren gibi dişin içinde başlamaktadır. Klinikte çok görülen fissürden başlayıp dentine yayılan ve pulpayı perfore eden çürük tipi göz önüne alınarak bu teori ortaya atılmıştır.

    4- Kimyasal Teori: Parmly 1819’da vital teoriye itiraz ederek kimyasal teoriyi ortaya atmış ve ne olduğunu kendisinin de bilmediği kimyasal ajanın çürüğe yol açtığını öne sürmüştür. Yaklaşık 20 yıl kadar sonra nitrik asit ve sülfürik asidin dişi aşındırdığı gösterilerek bu teori desteklenmiştir. Kimyasal teoriye destek Robertson(1835) ve Renart(1838)’dan gelmiştir. Bu kişiler deneylerinde de değişik inorganik asit çözeltileri kullanmışlar(sülfürik asit ve nitrik asit gibi) ve bunların mineyi ve dentini korozyona uğrattıklarını saptamışlardır.

    5- Paraziter Teori: (Septik teori) Erdl 1843’te dişlerin yüzey membranı adını verdiği( bugünkü görüşle plak) örtü içinde bulunan parazitlerden bahsediyordu. Sonraları Ficinus denticolae adını verdiği flament şekilli bakterileri gösteriyor ve bu teoriyi destekliyordu. Çalışmalar sonucunda vardığı sonuç bu bakterilerin dentin ve minede dekompozisyona neden olduklarıydı. Fakat bu araştırıcılar mikroorganizmaların dişleri nasıl tahrip ettiğini açıklayamıyorlardı.

    6- Kimyasal-Bakteriyolojik Teori: (Şimiko paraziter teori) Bu teori yukarıdaki son iki teorinin birleşimidir. Berlin Üniversitesinde çalışan Amerikalı bir bilim adamı olan Miller o sırada Avrupa’da bakteriyoloji konusunda oldukça bilgili Robert Koch ve Pasteur ile çalışmış olan bir bilim adamı idi(3,10).

    En önemli gözlemi, şeker fermentasyonu sonucu bakterilerin asit üretme kabiliyetini bulmasıdır. Miller şimikoparaziter çürük teorisi olarak anılan çürük teorisine esas olan araştırmasını çekilmiş insan dişlerini insan tükürüğü ile şeker karışımının içine atıp demineralize ederek gerçekleştirdi.

    Amerikalı bilim adamı Miller Almanya’da yaptığı çalışmalar sonucunda çürüğün ağızdaki bakteriler tarafından gıda ile karbonhidratlardan asit yapımı ile dişin dekalsifikasyonu sonucu ortaya çıktığını göstermiştir.

    Miller’in ardından diş çürüğü üzerine mikrobiyolojik çalışmalar hızla artmıştır.

    Dikkatler Str. Mutans’a çevrilmiştir. İnsan oral florasında bir de Str. Sobrınus’a rastlanmıştır. Str. Mutans birçok virülans özelliğine sahiptir. Dişlere kolonize olurken yüksek oranda asit yaparlar ve yüksek şeker konsantrasyonuna dayanıklıdırlar. Streptokokların sakkarozlara olan afiniteleri bilinmektedir ve diş çürüğünün azaltılması amacı ile bir takım çalışmalar yapılmaktadır. Buna göre diş çürüğü mutans sayısının azaltılması ve sakkaroz tüketiminin kısıtlanmasına ve buna karşılık koruyucu mekanizmaların artırılmasıyla önlenebilir(9).

    Miller’in Teorisine Esas Olan Kriterler

    a) Çeşitli tip karbonhidratlar tükürük ile karıştırılıp 37 derecede etüve konursa bir dişin kronunu dekalsifiye edebilir.

    b) Birçok tip bakteri tek başına veya hep birlikte diş çürüğüne neden olabilecek kadar asit oluşturabilir.

    c) Karbonhidrat ve tükürük karışımı etüve konulduğunda laktik asit oluşur.

    d) Çürük dentinde filamanlar, basiller ve koklar gibi çeşitli mikroorganizmalar vardır.

    Çürük oluşumunda asitlerin rol oynadığı bir gerçektir .Çürük lezyonunda ve plakta bakteriyel fermantasyon için gerekli olan uygun substrat kullanıldığında pH’da düşüş meydana gelir. Stephan glukoz veya sukroz solüsyonlarını dişlere uyguladığında pH’nın 6,5’ten 2 ila 4 dakika gibi kısa bir süre içerisinde 5’e kadar düştüğünü ve orijinal düzeyine 40 dakikada tekrar ulaştığını göstermiştir. Daha sonra minyatür cam elektrotların ve telemetrelerin kullanımı ile diş ve plak bölgesindeki pH sürekli ve direkt olarak ölçülebilmiş ve özellikle interproksimal bölgelerde pH!nın Stephan’ın ölçümlerinden çok daha aşağılara düştüğü ve daha uzun süre bu düzeyde kaldığı anlaşılmıştır. Bu süre yaklaşık 2 saat kadardır.

    pH’nın miktar ve süresindeki azalma şu faktörlere bağlıdır.

    1. İnterdental plağın mevcudiyeti ve miktarına

    2. Oral floraya

    3. Tükürüğün akış hızına

    4. Alınan besinlerin tipi ve konsantrasyonlarına

    5. Plağın lokalizasyonuna

    Spesifik kromatografik tekniklerle organik asitler incelenebilmektedir ve bakteriler çürükten ve plaktan izole edilebilmektedir.

    Bu asitler; laktik, asetik, propionik, formik ve bütrik asitlerdir.

    6 karbonlu şekerin (C6) glikolizisi ile iki molekül pürivik asit (C3) açığa çıkar. Bu pürivik asidin de %90 kadarı laktik aside fermentif bakterilerce çevrilir. Geri kalan kısmı ise CO2 ve etil alkole dönüşür. Streptekokus Mutans’ın asit oluşturma kapasitesi Streptekokus Serguis ve Mitis’e oranla daha yüksektir. Streptekokus Mutans’ın yüksek oranlı asit oluşturma kapasitesinin oluşu karyojenitesinde önemli bir faktör olarak açıklanabilir.

    Alınan besin türü ile bağlantılı olarak değişik miktarlarda asitler açığa çıkabilmektedir.

    Amerikalı bilim admı olan Miller Berlin Üniversitesinde 1880’den 1906’ya kadar çalıştı. O zaman Avrupa’da bakteriyoloji konusunda yeni bilgiler ortaya çıkıyordu, bunlardan en tanınmışı başlıca mikrobiyolojik laboratuvarlardır. Robert Koch ve onun büyük rakipleri Luis Pasteur’dur.

    1897’de Williams mine yüzeyinde bakteri plağını gösterek bu teoriye katkıda bulunmuştur. Plak dış yüzeyi ile temas eden mikroorganizmaların organik asitleri üretmek için topluca bulundukları bir yer olarak düşünülmüştür.

    Miller şekerden fermente ederek asit üretebilen bir çok mikroorganizma üzerinde önemli gözlemler yapmıştır. Bu asit minenin apatit kristallerinin büyük bir kısmını eritir. Asit dental plak aracılığı ile mineye etki eder.

    Asitlerin dental çürük etyolojisindeki rolleri hakkında tam olarak aydınlığa kavuşmamaış bazı noktalar vardır. Plak sadece asiti tükürüğün yıkama etkisinden korumaz aynı zamanda dişten çözünen iyonik ürünlerinde dışarı çıkışını engeller. Asit dental plakta sürekli üretilmez, düzenli aralıklarla üretilir. Ancak belli bir potansiyele ulaşan asit etki yapabilir. Asitsiz hiçbir teknikle çürük oluşmaz. Plakta en çok laktik asit üretilir.

    Bu klasik çürük teorileri içinde günümüzde de güncelliğini kısmen koruyan şimiko-paraziter teoriye karşı bazı teoriler öne atılmıştır. Bu teorilere modern çürük teorileri de denebilir.


    alıntı
     

Bu Sayfayı Paylaş