KKTC'den Hristofyas'a uyarı mesajı

'Yurt Dışı Haberler' forumunda HiTMaN47 tarafından 20 Kasım 2008 tarihinde açılan konu

  1. HiTMaN47

    HiTMaN47 Üye

    Sponsorlu Bağlantılar
    KKTC'den Hristofyas'a uyarı mesajı konusu KKTC'den Hristofyas'a uyarı mesajı
    KKTC Cumhurbaşkanlığı Sözcüsü Hasan Erçakıca, Kıbrıs Rum yönetimi lideri Dimitris Hristofyas'ın, iki lider tarafından karar altına alınmış çözüm ilkelerini aşındırma çabasında olduğunu söyledi.


    Erçakıca, düzenlediği haftalık basın brifinginde, Kıbrıs konusunda görüşmeler devam ederken, Kıbrıs Rum tarafının uluslararası bir kampanya sürdürdüğüne işaret ederek, böylesi çalışmaların sorunun çözümüne yardımcı olmayacağı konusunda uyarıda bulundu ve bunun en somut göstergesinin de Rum tarafının İngiltere ile imzaladığı memorandum olduğunu ifade etti.

    Erçakıca, "Kıbrıs sorununa 'Kıbrıslı çözüm' arayışında olduğunu ileri süren Hristofyas'ın her fırsatta BM Güvenlik Konseyi üyesi Rusya ve Çin gibi devletlerin rolünden söz etmesi ve şimdi de Rusya ile Kıbrıs sorununu da içeren bir deklarasyon yayınlamaya hazırlanması anlamlıdır. (Hristofyas'ın Moskova ziyareti) Bu ziyarette bizi ilgilendiren en önemli husus budur" dedi.

    Kıbrıs sorununa çözümün görüşme masasında bulunacağını vurgulayan Erçakıca, "Kıbrıslı Rum lider Dimitris Hristofyas'a Kıbrıs sorunuyla ilgili muhataplarının Moskova'da değil Lefkoşa'da olduğunu bir kez daha hatırlatırız" diye konuştu.

    Hristofyas'ın, iki lider tarafından karar altına alınmış çözüm ilkelerini aşındırma ve kendine göre yeniden şekillendirme çabasında olduğunu söyleyen Erçakıca, şöyle devam etti:

    "Kıbrıs Rum tarafı özellikle 23 Mayıs 2008 tarihinde iki lider tarafından yayımlanan ortak açıklamadaki hususları göz ardı ettirmek, aşındırmak gayretindedir. Rusya Federasyonu yetkililerini bu konuda uyarmak istiyoruz. 23 Mayıs açıklaması şunları kapsar; iki kesimli, iki toplumlu ve ilgili Güvenlik Konseyi kararlarında tanımlandığı şekliyle siyasi eşitlik temelinde bir federasyona bağlı olduklarını yeniden teyit etmişlerdir. Bu ortaklığın tek uluslararası kimliğe sahip bir Federal Hükümetinin yanı sıra eşit statüye sahip bir Kıbrıs Türk Kurucu Devleti ve bir Kıbrıs Rum Kurucu Devleti olacaktır."

    Kıbrıs Türk tarafının, Kıbrıs sorununa "hiç kimse hiçbir şekilde karışmasın" şeklinde değil, "üzerinde anlaşılmış parametreler, bugüne kadar üretilen BM müktesebatı ve BM çatısı altında gelecek katkıları memnuniyetle karşılama" şeklinde bir duruşu olduğunu kaydeden Erçakıca, "Bizim duruşumuz, ilkesel bir karşı duruştan çok, Kıbrıs sorununun çözümüne yardımcı olacak tarzda çalışmaları davet etmek yönünde" dedi.

    Kıbrıs sorununda çözüme doğru ilerlenecekse çözümün yapı taşları olacak iki tarafın anlaştığı hususlara bağlı kalınması gerektiğini ifade eden Hasan Erçakıca, üçüncü tarafların veya uluslararası toplumun elemanlarının da bunlara saygılı olması gerektiğini söyledi.

    -TÜRKİYE'NİN AB ÜYELİĞİ-

    Kıbrıs Rum tarafının, Kıbrıs sorununu Türkiye'nin AB üyeliği süreciyle ilişkilendirme çabalarının gereksiz olduğuna dikkati çeken Erçakıca, Türkiye Cumhuriyeti yetkililerinin de bu konuda geçen hafta gerekli mesajları verdiğini ve bunların algılanmış olmasının önemli olduğuna işaret etti.

    Türkiye'nin, Kıbrıs sorununa erken, kapsamlı ve adil bir çözüm bulunmasından yana olduğunu sıklıkla ve açık bir şekilde dile getirdiğini kaydeden Erçakıca, "Türkiye'nin bu desteğini kullanarak kapsamlı bir çözüme doğru ilerlemek gerekirken Kıbrıs sorununu Türkiye'nin AB üyeliği önünde bir engel durumuna getirmeye ve böylece Kıbrıs'ta hak edilmemiş çıkarlar elde etmeye veya Kıbrıs Türk halkını köşeye sıkıştırmaya kalkışmak sonuç getirici bir formül değildir" dedi.

    -2009 YAZINDA ÇÖZÜM BEKLENTİSİ-

    KKTC Cumhurbaşkanlığı Sözcüsü Hasan Erçakıca, "2009'a ilişkin bir görüşme programı üzerinde çalışılıp çalışılmadığı ve BM Genel Sekreteri'nin Kıbrıs Özel Danışmanı Alexander Downer'in görüşme sürecinin tamamlanması için 2009'un yazını işaret ettiği hatırlatılarak iki liderin bunu konuşup konuşmadığının" sorulması üzerine de iki taraf arasında üzerinde anlaşılmış bir takvim bulunmadığına dikkati çekti.

    Haziran 2009'daki Avrupa Parlamentosu seçimlerinden önce Kıbrıs sorununa çözüm bulma hedefini iki lider ve temsilcilerinin ifade ettiklerini hatırlatan Erçakıca, Downer'in yaz aylarını işaret eden konuşmasının bundan esinlenmiş olabileceğini kaydetti.

    "Üzerinde anlaşılmış olmamasına rağmen ortaya kabaca bir hedefin çıkmış olduğunu" ifade eden Erçakıca, "Bu da demektir ki, 2009 yılı haziran ayından önce Kıbrıs sorununa bir çözüm bulunması gibi bir hedef, muğlak da olsa ortak bir hedef olarak ortaya çıkmış oluyor. Biz bunu duymaktan mutluyuz" dedi.

    -CUMHURBAŞKANI TALAT'IN 15 KASIM KONUŞMASI-

    Cumhurbaşkanı Mehmet Ali Talat'ın, 15 Kasım töreninde yaptığı konuşmada, "KKTC'nin federasyona hazırlık için kurulduğu" yönündeki sözlerinin hatırlatılarak bir değerlendirme istenmesi üzerine de Erçakıca, "Cumhurbaşkanı'nın, konuşmalarını bilinçli yaptığını" belirtti.

    Konuşmaların, görüşme süreci ve uluslararası alanda Kıbrıs sorununa hassasiyetler de dikkate alınarak yapıldığını kaydeden Erçakıca, konuşmaların birbirlerini bütünlediğini söyledi.

    Erçakıca, "Bu konuşmalar gündemdeki konulara ışık tutar şekilde hazırlanmıştır. Cumhurbaşkanı'nın da belirttiği gibi, KKTC'nin ilanında bağımsızlık bildirgesinde, KKTC'nin ilanının federal çözüme açık olmasına özellikle dikkat çekilmiştir, bunda gocunacak bir şey yok" dedi.

    Erçakıca, konuşmanın, KKTC'yi federal çözüm önünde engel olarak lanse etmek isteyen çevreler ve Kıbrıs Rum tarafının bu savlarının anlamsız olduğunu belirtmek amacıyla yapılmış olduğunu ifade etti.

    -KKTC'NİN DIŞ ATAMALARI-

    Dış atamalar konusunda KKTC Dışişleri Bakanlığı ile Cumhurbaşkanlığı arasında "sorun olduğu" konusundaki haberlerin sorulması üzerine de Erçakıca, "Bunun uzun zaman öncesinden başlayan bir sorun olduğunu" söyledi.

    "KKTC'yi yurt dışında temsil edecek olan kişilerin belirlenmesi sırasında Cumhurbaşkanı ile istişare edilmesinin esas olduğunu" kaydeden Erçakıca, devletlerin yasalar kadar gelenekler çerçevesinde de yürütüldüğünü vurguladı.

    Bu konu hakkında Dışişleri Bakanı ve hükümet yetkililerine gerekli mesajın verildiğini ifade eden Erçakıca, "Ne yazık ki bu istişare yetersizliğinden kaynaklanan sorunlar ortaya çıkmıştır. Cumhurbaşkanımız atanan arkadaşların hiçbirisi hakkında kişisel bir tutum da belirtmemiştir" dedi.

    (ALINTI)
     

Bu Sayfayı Paylaş