KIRIM-KONGO KANAMALI (Hemorajik) ATEŞİ (KKKA, Crimean Congo haemorrhagic fever)

'Genel Sağlık' forumunda Dine tarafından 21 Ekim 2009 tarihinde açılan konu

  1. Dine

    Dine Özel Üye

    Sponsorlu Bağlantılar
    KIRIM-KONGO KANAMALI (Hemorajik) ATEŞİ (KKKA, Crimean Congo haemorrhagic fever) konusu KIRIM-KONGO KANAMALI (Hemorajik) ATEŞİ (KKKA, Crimean Congo haemorrhagic fever)

    Ülkemizde giderek artan kene epidemisi normal hayatı olumsuz etkilemeye başlamıştır.

    Kırım Kongo kanamalı ateşi (KKKA) virüsü insanlara ve hayvanlara kene ısırmasından bulaşabildiği gibi, hayvanlardan insanlara ise, kan, salgı ve çiğ etten geçebilir. Asıl tehlike, bu virüsün hayvanlardan insanlara bulaşabilmesidir. Hayvanlar kene ısırmalarına daha fazla maruz kaldıklarından bir Hayvanı yüzlerce kene ısırabilmektedir. Bu durum, bir taraftan kenelerin hızla çoğalmasına ve kısır döngü oluşturmasına, diğer taraftan virüsün Hayvanlardan insanlara bulaşma ihtimalinin artmasına neden olmaktadır. Kene epidemisinde olduğu gibi Kene mücadelesinde de Hayvanlar en büyük rolü oynamaktadırlar.
    Hayvanları Kene istilasından koruyamadıkça, İnsanları KKKA virüsünden korumak mümkün değildir.

    Hayvanları kenelerden koruyabilirsek, insanlar KKKA virüsündan dolayısıyle korunmuş olacaktır.

    Kenelerin biyolojik özellikleri incelendiğinde kenelerle mücadele etmek pek de zor değildir.

    Keneler kan ile beslenirler, kan emmeden yumurtlayamazlar, evrim geçiremezler ve çoğalamazlar. Kan ihtiyacını ise %99 hayvanlardan, %1 insan kanından sağlarlar.

    Kenenin yumurtlaması için kana ihtiyacı vardır. Kan emmeden yumurtlayamaz. Yumurtalardan çıkan larvaların gelişip Nimf dönemine geçebilmesi için tekrar kan emmesi gerekir. Nimfden erişkin keneye geçmek için yine kan emmek zorundadır. Kene ömründe 3 defa kan emer ve her kan emdikten sonra konağını terk eder.

    Larvalar insanları ısırmaz. Fare, kuş gibi küçük hayvanları ısırır. Nimf, kedi, köpek, tilki gibi orta boylu hayvanları ve nadiren İnsanları ısırır. Erişkin keneler ise tercihen Büyükbaş Hayvanları ve İnsanları ısırır.
    Keneler genelde İnsanları tercih etmezler. İnsanların keneler tarafından sıkça ısırılması Kene epidemisinin bir göstergesidir ve durumun vahim olduğunu gösterir.
    Paniğe kapılmamalıyız, fakat olayın son derece ciddi olduğunu görmeliyiz.

    Erişkin dişi kene, üçüncü (son) kan emişinden sonra döllenmeye hazır olduğunu erkek kenelere bildirmek için etrafa bir sinyal gönderir. Bu sinyali alan erkek kene, dişi keneyi bulur. Dişi kenenin karnının altına girer ve döllenmeden sonra ölür. Döllenen dişi kene ise yumurtalarını bırakacak uygun bir yer bulup yumurtlamaya başlar. Her 10 dakikada bir yumurtlayan kene iki-üç bin yumurta bıraktıktan sonra, yumurtalarını dış etkenlere karşı koruyucu bir salgı ile kaplar ve bu son görevden sonra o da ölür. Kenenin yaşam zinciri tekrar, yumurta- larva, larva-nimf, nimf- erişkin kene olarak devam eder.

    Kene ile başarılı mücadele için kenenin kan emme zincirini kırmalıyız.

    Keneler, kan olan yerde yaşayabileceklerinden, sıcakkanlıların �hayvanlar ve insanlar� bulundukları yerlerde yaşarlar. Sıcakkanlıların olmadığı veya geçmediği yerde kene bulunmaz. Kısaca, kan olmayan yerde kene fazla yaşayamaz.

    Keneler, avlarını �sıcakkanlıları� aramazlar ve peşlerine düşmezler, avlarının kendilerine gelmesini beklerler. Keneler sıçrayamazlar, uçamazlar, avlarının geçebileceği yerlerde larva azami 20 cm, nimf 40 cm, erişkin kene ise azami 80 cm yükseklikteki otlarda avlarının kendilerine temas edecek şekilde geçmesini beklerler.

    Keneler yaradılış ve içgüdüleri ile sıcakkanlıların nereden ve ne zaman geçeceklerini çok iyi bilirler. Kenelerin ön ayaklarının uçlarında bugünkü bilimi hayrete düşürecek hassasiyette algılama organları vardır. Bu organlar sayesinde kene, sıcakkanlıların ağızlarından çıkan nefesi bile çok uzaktan algılayarak nereden gelip geçeceklerini milimetrik olarak hisseder ve sıcakkanlının geçeceği yerde sabırla ve dikkatle bekler. Canlı oradan geçerken yıldırım hızıyla ayak uçlarını uzatıp yapışıverirler.

    Keneler yanlarından temas ederek geçen sıcakkanlılara asıldıktan sonra hemen sokmazlar. Çünkü, kenenin kan emme işlemi erkek kenede 8, dişi kenede ise 15 güne kadar sürebilir. Kene bu uzun süre içerisinde fark edilmeyecek, rahatsız olmayacak, nemli, sıcak, derinin ince olduğu ve kan dolaşımının yüksek olduğu uygun bir ortam aramaya başlar. Bu arama işlemi takriben 3 saate kadar devam eder. Ancak, uygun bir yer bulduktan sonra sokmaya ve kan emmeye başlarlar. Asıldığı canlının kimyasını beğenmediğinde veya o canlının üzerinde bir kene ilacının etkisi devam ediyorsa sokmadan uzaklaşır. Kenenin bu seçici özelliğinden dolayı bazı insanları kene ısırmaz.

    Kenenin kan emme zincirini kırmak ancak, küçükbaş, büyükbaş ve kanatlı hayvanların, barınaklarıyla birlikte aynı anda, �DOĞRU bir Kene ilacı ile BİLİNÇLİ olarak' ilaçlanmasıyla mümkündür.

    Kenelerin çoğu hayvanlar üzerinde asalak olarak yaşarlar. Doğru bir ilaç ve bilinçli bir uygulamayla, hayvanların üzerlerindeki ve barınaklarındaki keneler yok edilebilir. Diğer sıcakkanlılar �kuşlar, fareler, yabani hayvanlar� üzerindeki kene miktarı, Epidemi yapmaya, dolayısıyla insanları ısırmaya sayısal olarak yeterli olamayacaklardır.

    Kene mücadelesinde en önemli unsur DOĞRU ilaç kullanmaktır.

    DOĞRU bir Kene ilacı nasıl olmalıdır?

    Öncelikle, kene bir haşeredir ve diğer tüm soğukkanlılar gibi trake solunumu ile yaşar. Kısaca, bir haşere ilacı aynı zamanda bir kene ilacıdır.

    Herhangi bir haşere ilacını hayvanlara ve kendi üzerimize süremeyiz. Çünkü, kene ve haşere ilaçları genelde, insanlar, hayvanlar, bitkiler, toprak ve yeraltı suları için son derece tehlikeli ve kanserojendir.

    Mevzuat gereği, haşere ilaçlarının etiketinde uyarılar bölümü aynı bilgileri içerdiğinden, insanlarımız tehlikeli ilaçlarla tehlikesiz ilaçları ayıramamaktadır. Oysa, PBO (piperonylbutoxid), solvent ve türevleri kullanılmadan üretilen su bazlı yeni nesil haşere ilaçları vardır.

    Avrupada genelde bu tür ilaçlar kullanılır. Avrupalı haşere ilacı alırken, etken maddeden ziyade ilacın içerisindeki çözücülere dikkat eder. Çünkü insektisit olarak genelde piretroidler kullanılır (Krizantem çiçeklerinin özünden elde edilen doğal piretrumun kimyasal olarak yapılan türevlerine piretroid denir. Piretroid = suni Piretrum ). Tüm piretroidler kullanım dozlarında benzer etki ve toksisitelere sahiptirler.

    Piretroidlerin homojen olarak çözülmesi çok zor olduğundan, insektisit imalatçıları genelde çözücü olarak solvent ve türevlerini kullanırlar.

    Tüm mikro organizmalar için tehlikeli olan, bu güçlü çözücüler, piretroidlerin molekül bağlarını da çözdüklerinden üretilen insekisitin biyolojik insektisit etkisi yetersiz kalmaktadır. İnsektisit imalatçıları ilacın öldürücü etkisini arttırmak için ilacın formülüne PBO ilave ederler.

    PBO nun insektisit etkisi olmamasına rağmen, ilaçların haşereleri öldürme etkisini arttırmaktadır.

    Buradan anlaşılıyor ki, haşereler, PBO içeren ilacın biyolojik etkisinden değil, zehirli özelliğinden ölüyor. Tüketiciler, bu farkı kolay anlayamaz.

    Bu farkı anlamak için tüketicilerin sık kullandığı kolay bir deneme metodu, ilacı bir çiçekte uygulamaktır. Çiçekler çok hassas olup toksik maddelere dayanamazlar, çabucak solarlar.

    DOĞRU bir kene ilacı, Sıcakkanlılara ve Çevreye karşı zararsız, Soğukkanlılara karşı etkili ve kullanıma hazır (Homojen) olmalıdır.

    Kenelere karşı öldürücü ve repellent (tiksindirici-kovucu) etkisi onaylanmış ve ruhsatlı olmalıdır.

    Böyle bir ilaçla hayvanları ve barınaklarını, hayvanlar içerdeyken ULV soğuk sisleme ile maske bile takmadan ilaçlamak mümkündür. Bu durumda, hayvanların üzerindeki ve çevresindeki tüm keneleri tamamen yok edip, yenilerinin o alana uzun süre gelmesini önlemiş oluruz.
    İlave olarak, halkın yoğun olduğu piknik ve pazaryerlerini, cadde-sokak ve evlerimizin etrafını da ilaçlarsak kene sorununu çözmüş oluruz.

    Çok yaygın kullanılan ULV sistemi ile ilaçlamak hem daha etkili hem de ekonomiktir.

    BİLİNÇLİ ilaçlama nasıl yapılmalıdır?

    Bilinçli kene mücadelesi, telaşa kapılmadan kenelerin bulunduğu ve bulunabileceği yerlerin, hayvanları ve barınaklarının DOĞRU bir kene ilacı ile mümkün olan asgari dozda ilaçlanmasıdır.

    Kene mücadelesi için yeşil alanları gelişigüzel ve hesapsızca ilaçlamamalıyız.

    Sıcakkanlıların az bulunduğu alanlarda keneler çok seyrektir ya da yoktur.

    Bu yerlerde, kenelerden ziyade doğanın ekolojik dengesini sağlayan, arılar, karıncalar vs.gibi faydalı haşereler bulunmaktadır.

    Haşereler bizim için hayati önem taşımaktadır. Haşerelerin dünyamızdan tamamen yok olması insanlarında dünyadan 5 yıl içerisinde silinmesi demektir.

    Haşereler olmadan insanlar sadece 4-5 yıl hayatta kalabilirler. Onun için kene ilaçlamasının çok bilinçli yapılması şarttır. Birçok haşere ilaçları yalnızca belli alanlarda, uzman nezaretinde maske takılarak kullanılabilirler.

    İnsanlar kullandıkları haşere ilaçları konusunda hassas ve araştırmacı olmalıdırlar. Bugün internet çağında bilgilere ulaşmak çok kolaydır. Bu imkanları iyi değerlendirerek, kendimizin, sevdiklerimizin ve çevremizin sağlığı için araştırmalı, karşılaştırmalı ve bilinçli ilaç kullanmalıyız.

    alıntı
     

Bu Sayfayı Paylaş